Malum günlerdir bedelli askerliği konuşuyoruz. Destekleyenler ve karşı çıkanlar var. Biraz enine boyuna değineyim ! Hatta değinmeden direkt sizi taşlayacağım;

Bedelli askerliğe milliyetçi duygularla yaklaşan bir grup varki, bu arkadaşlar milliyetçiliğin Fransız malı olduğunu unutmasın ! Fransız devriminden sonra ortaya çıkan bir akımdır. Bambaşka bir grup, tedavi edilebilir olduğunu düşünmüyorum. Siz milliyetçiyseniz buyrun hayatınızı komando olarak dağlarda geçirin, tutan yok.

Diğer bir kısım eşitsizlik olduğunu savunuyor. Geleyim onlara. Bak arkadaşım, bu ülkede üniversite mezunu olan kaç kişi sınır karakollarında görev yaptı ? Ayrım zaten üniversite mezunu olmanla askeriyede mevcut. Mezunlara ve mezun olmayanlara yapılan muammele aynı mı sizce ?

Öte yandan bedelli askerlik devlete yine yarar. Şartlara bağlı olarak zorunlu şekilde askerlik yapmamış adamları askere mi tıkacaksın ? CEO, müdür olanı, yurtdışında kurulu düzeni olanı, ailesi olanı alıp askere göndereceksin ? Oldu birader.

Gelelim bu konuyu esas yazma nedenime.

Sınıf (zengin-fakir) Ayrımı

Sana uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi öğrencisi olarak cevap vereceğim;

Liberal sistemin bir kolu liberal ekonomidir. Serbest piyasayı desteklerler, devletin ekonomiye karışmamasını. AKP liberal ekonomi kısmını destekliyor. Liberal ekonominin kol kola olduğu, neredeyse aynı düşüncelere sahip olduğu başka bir kavram var : KAPİTALİZM !

Şahsen sosyalizmi savunmam ama Karl Marx’ın kapitalizm içindeki sorunları çok net tespit ettiğine inanırım. Marxistler der ki ; burjuva sınıfının çıkarları neyse, ülkenin çıkarlarıda o hale gelir. Çünkü burjuva sınıfı ekonomik gücü elinde tutar ve “bağlantıları” mevcuttur. Özeti budur. Yani AKP istediği kadar astığım astık, kestiğim kestik olsun;

Türkiye’nin en zengin 100 ailesi[1] ve Türkiye’nin en güçlü 500 şirketine[2] tamamen ters yasa geçiremez, sisteme geçemez !

Eğer bedelli askerlik içerisindeki “zengin-fakir” ayrımına ses çıkartıyorsan kardeşim, senin sorunun liberal ekonomi ve kapitalizmledir. Ancak Mevcut iktidarın tabanına bakarsak; eğitim düzeyi düşük, sınıfı düşük olan insanlar oluşturur. Peki bu adamlar hem liberal ekonomi destekleyen AKP’ye oy verip, arından liberal ekonominin getirdiği sıkıntılardan nasıl dem vurabiliyor ? SAÇMALIK !

Ne istediğinizi, ne yaptığınızı bilmenizi diliyorum.

Çözüm Ne Olmalıdır ?

Askeriye güçlü olmalıdır ! Bunun yanında terör sorunu ve Kıbrıs’a harcadığımız paraları eğitim ve teknolojiye yatırsaydık ; bugün Türkiye en az iki kat güçlü olurdu.

Ordunun gücü sayısından çok kullandığı araçlarla ölçülür. Bugün nükleer gücü olan ancak sayıca bizden az olan bir ülke, bizden üstün konumdadır (ordu yönünden). Bu yüzden füzeler, tanklar, anti-tank/uçak/füze sistemleri gibi techizatlar çok güçlü olmalıdır. Yatırımı asker sayısına değil, askeri teknolojiye yapmamız gerekmektedir.

Yinede erkeğin çeşitli dönüm noktaları olduğunu, zorunlu askerliğin bunlardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden çözümüm şudur;

Her “insan” askeri eğitim alacak. Erkekler 1 ay boyunca acemilik eğitimi alacak ve gerçek anlamda sınıfına bağlı olarak ve eğitim, strateji gibi konularda yoğun programlar uygulanacak. Yani 1 ayda 10 mermi atıp bırakılmayacak. Ancak hepsi bu. Kadınlarda 2 hafta boyunca acemilik eğitimi alacak. İsteyenler 6 ay askerliğe devam etsin (erkeklerde), ancak istemeyen erkekler ve kadınların hepsi zorunlu hizmet yapacak. Organizasyonlar ve oluşturulacak özel etkinliklerde.

Yani erkek-kadın eşitliği isteyen feministlere müjde ! Kadınlarda askerlik yapacak (bu yüzden çoğunuz yatmadan önce Başbakan olmamam için dua etsin).

Benim çözümüm budur.

%d blogcu bunu beğendi: