Her seçimde insanlar umutlanıyor. Biraz düşününce, Cumhuriyet Mitinglerini hatırlıyorum. Buradan sonra Ergenekon ve devamında da Balyoz yalanları ile onurlu komutanlar içeri atılmış, susturulmaya çalışılmıştı. Özellikle 2010’dan sonra AKP’nin Türkiye’yi yönlendirdiği liman konusunda endişeli olan kesimler sürekli yeni arayışa girdi.

Tabi Cumhuriyet Mitingleri, Gezi Parkı, seçimler gibi çeşitli olaylarda umutlananlar oldu. Değişimin başlayacağını düşünenler oldu. Ben ise diken üzerindeydim. Çünkü İran dahil olmak üzere, renkli devrimler, Arap Baharı gibi olaylarda işlerin nasıl sarpa sardığını yakınen gördük ve görüyoruz.

 

Fazla Umutlanmayın

Atatürkçü, sol, muhalif kesimlerin umutlandığı dönemler olsa da; en son Muharrem İnce ile büyük bir umut dalgası başladığını, her yerel seçim ve genel seçim sonunda olduğu gibi, Muharrem İnce konusunda da özellikle “adam kazandı” olayından sonra fazlasıyla hayal kırıklığı yaşandığını gördük.

Türkiye, Amerika’daki gibi iki partili sisteme çevrilemye çalışılıyor. Fakat yapısı gereği olmayacaktır. Başkanlık macerasıda bitecektir. İttifak durumunun yerel seçimlere yansıması ile birlikte, farklı seçim sonuçları ortaya çıkacak. Tahminler ve anketlere pek fazla güvenmemek gerekiyor.

Örneğin Eskişehir. Yılmaz Büyükerşen’in partiler üstü ve hatta “ittifaklar üstü” olduğunu düşünüyorum. Benim gibi, partisi ne olursa olsun Yılmaz Büyükerşen’e oy verecek insanlar olacaktır. Referandum ve genel seçimde partilere bakarsanız, buradan çıkacak hesapla Eskişehir’de farklı bir durum oluşacaktır. Ancak iş Yılmaz Büyükerşen’e geldiğinde, parti ve ittifak olayları tutmayacak.

Bunun gibi particiliğin, ittifakın çalışmayacağı yerler olacak. Veya çok iyi çalışacağı ve dengeleri değiştireceği yerler olacak. Süpriz sonuçlar yaşayacağız (tüm taraflar açısından). Hiç beklenmedik yerler kazanılabilir, hiç beklenmedik yerler kaybedilebilir. Şahsen Ankara, Bursa, Samsun, Adana gibi bir kaç şehiri özellikle inceleyeceğim. Örneğin Adana’da CHP’li ve MHP’li adayların kampanyalarını sevdim. CHP’li Zeydan Karalar’ın reklam kampanyası çok güzel. Gerçekten şaşırtıcı güzellikte. Öte yandan MHP’li Hüseyin Sözlü’ye de hiç olmadık Youtube kanallarında denk geliyorum ve şaşırdım. Sosyal medya konusuna ağırlık vermişler. Oldukça sevindirici. Obama’nın kampanyasından sonra ulusal ve uluslararası alanda beni şaşırtacak, heyecanlandıracak kampanya fazla olmadı.

**

Öte yandan bunca süpriz, yenilik, değişiklik içerisinde muhalefet seçmeninin seçimlere çok fazla umut bağladığını görüyorum. Bakın ülkemizde yargı, yasama ve yürütme ayrı ayrı sıkıntılıdır. Denge ve denetim mekanizmaları işlemiyor. İnsan hakları, basın özgürlüğü, fikir özgürlüğü gibi çeşitli insanı ve demokratik kavramlar uygulanmıyor.

Durum böyle olunca, sandığı demokrasi olarak görmek ve sandıktan çıkacak sonuçların bir şeyleri bu kadar köklü değiştirebileceğini düşünmek bir yanılsamadır (illüzyon). Muhalefet seçmenleri, bu seçimde de hayal kırıklığı yaşayabilir. Bu nedenle fazla umut bağlamayın. Şunu unutmayın ki; bizzat elimizi taşın altına sokmadan, halkı eğitmeden, halka doğruyu anlatmadan değişim başlamaz! Bakın 1970’li yıllarda ışık evleri oluşturan cemaatçi tayfa, köşe başına adam dikip nöbet tutturuyordu. 1980 darbesinde soldan ve sağdan gençler içeri atıldı, memurluktan atıldı ve idam edildi. Bu süreçte tarikatçiler ellerini kollarını sallayarak dolaştı ve boşaltılan kadrolara doluştu. Haliyle 1970’lerden günümüze kadar bir yapılanmayla 2002’de iktidar oldular. Şimdi siz bekliyorsunuz ki bir kez insanlara bir şey söylediğinizde, öğrensinler ve anlasınlar. Böyle olmaz.  Bu nedenle elinizi taşın altına sokmak zorundasınız.

Fazla hayal kırıklığı yaşamamak için, aşırı umutlanamyın.

 

CHP’nin Durumu ve Traktör Olayı

Bu sabah twitter’a baktığımda Özgür Özel’in “CHP’den her çiftçiye bedava traktör” tweetini gördüm.

**

Dedim ki oo güzelmiş, ne oluyor? Videoyu izlediğimde olay bambaşka. Olayın özü şu; CHP’li belediyeler çiftçilere ekimde destek veriyor ve hasat sonrası eğer ürünleri düşük fiyata satılacaksa, belediye alıp ihtiyacı olanlara dağıtıyor. Bu nedenle çiftçiler zarar etmiyor. Böylece (AKP’li belediyelerde zarar eden çiftçinin aksine) para kazanıp, traktör alıyorlar.

Fakat algı nasıl? CHP’li belediyeler herkese traktör dağıtacakmış gibi. Ayrıca başka videoda herkese bir taksi diye çevirmişler. Buyrun iki kampanya:

 

 

**

 

Bakın çok güzel projeler. Çok güzel işler ve doğru. Ancak anlatım dili internette “clickbait”  olarak takip edilen yanıltıcı başlık. Hiç hoş değil! CHP’Ye yakıştıramadım. Yani seçim üstü böyle bir mesajla biraz daha oy kazanalım demek hoş değil. Halkı yanıltma var.

Yıllardır bizlere yalan söylenmesi, ses yükseltilmesi, milleti kutuplaştırmalarından bıktık. Bunlara karşı çözüm arıyorduk ve muhalefetin böyle adaylarla çıkması gerektiğini söylüyorduk. Ekrem İmamoğlu, böyle bir aday. Fakat CHP’nin yukarıdaki yanıtlması hiç hoş değil. Doğru bilgiler, doğru mesaj ama başlık çok yanlış. Direkt olarak yanıltma var.

CHP’li Belediyelerin durumu ve diğerleri diyebilirsiniz, belediyeniz CHP’li ve CHP’li değilse diyebilirsiniz. Ancak “herkese benden çay, herkese traktör veriyoruz” hoş değil.  Benim hoşuma gitmedi, bu kampanyayı da hiç hoş bulmadım. Başlık yanlış. Fakat aynı görseller, aynı animasyonlar kullanılarak daha güzel bir başlık bulunabilir.

Kategori: Ekonomi - Genel - Politika
%d blogcu bunu beğendi: