Ortalama okuma süresi: 3 dakika

Çok kısa yazacağım, çünkü olayın ciddiyetini anlayabilmiş değiller!

Çeşitli gruplar işbaşında: Atatürkçülere karşı çirkin imâ” başlıklı yazımda biraz detaylı vermiştim;

  • Son zamanlarda başlayan bireysel silahlanma istemleri
  • Keskin nişancılık veren çeşitli STK’lar!
  • Milletvekillerine mermi dolu büyük kavanoz resmi atanlar
  • “Bu Atatürkçülerle böyle mücadele olmuyor, yöntem değiştirmek gerek, ne yapılmalı ki?” şeklinde Atatürkçülerle silahlı mücadele imâsında bulunan tweetler ve yazılar
  • En son ekran başına çıkıp; eski AKP’lilerin darbe yapabilme ihtimalini yazan ABD’li bir düşünce kuruluşunun işini CHP’ye yıkmaya çalışan AKP’lilerin açıklamalarına da istinaden “komşularımı öldürürüm gerekirse” diyebilecek kadar çirkinleşen yaratıklar…
  • İsmet İnönü’yü FETÖ kaynağı olarak gösteren, Mason diyen; asıl amacı İstiklâl Mücadelesi kahramanlarını itibarsızlaştırmak olan birtakım kuruluşlar… Bknz (derki Yenişafak’a bağlı Gerçek Hayat dergisi imiş [1]):

Artık ne yapacağınızı şaşırdınız! Beyinsizliğinizin seviyesini gördükçe şaşırıyorum ve insanların, toplulukların, kurumların bu kadar aptal, bu kadar cahil olmayacağını; dolayısıyla alenen vatan hainliği yaptığını, ülke kahramanlarını itibarsızlaştırmak için, Türklük ve Atatürkçülüğü dolayısıyla bunların temsil ettiği bağımsızlığı yok etmek için giriştikleri çabayı görüyorum. Maalesef Atatürkçüler yeterince teşkilatlı ve tek ses olmadığından, cahil yığınların sayısı da fazla olduğundan bunlar pirim yapıyor ve yaptıkları yanına kâr kalıyor. Yargının durumu ve iktidarın bunlara ses çıkartmaması cabası!

Bu İşler En Çok İktidarı Yakar

Kendi başına ekmek almaya gidemeyecek akdar basiretsiz, IQ’suz olan bir takım yaratıklar; bağlı bulundukları cemaatler ve STK görünümlü yuvaların emirleriyle birlikte yepyeni bir hareket başlattılar. Demokrasiyi ve açıklarını kullanarak iktidara gelen ve yargı dahil her kurumda kadrolaşan iktidar ise bütün devlet gücünü kullanarak Atatürkçülüğü, demokrasiyi, özgürlüğü kısıtlama ve hatta yer yer yok etme girişimlerinde bulunmaya çalışıyor.

Fakat şu sıralar özellikle el altından cemaatler aracılığı ile nabız yoklamak için yaydığınız “Atatürkçülere karşı silahlı mücadele” iması sonucunda arzu ettiğiniz çatışmalar patlak verirse en çok iktidar etkilenir! Bu çatışmalar Libya’da mı başarıya ulaştı Suriye’de mi? Bu ülkelerde muhalefete mi yaradı ikidara mı? Tam tersine Türkiye, Rusya, Amerika, Sudi Arabistan dahil bir sürü yabancı ülke buralara müdahil oldu. Türkiye bir Suriye ve Libya değil elbet ancak buralardan ders çıkartmak gerekir. Türkiye’de yaşanacak çatışma, istenilen silahlı olaylar, kalkışma ve hatta darbe girişimleri ne muhalefete yarar ne de iktidara. Bunlar direkt olarak, Türkiye’yi güçsüzleştirmek isteyenlere ve dönemin süpergüçlerine yarayacaktır.

Haliyle bu aptallığın iktidar tarafından yapılmadığını düşünüyorum. Ancak engellenmemesi ve birden patlamasına rağmen gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle, kabinenin içinde de bulunan ve dışarıdaki bir takım cemaat ve yeni partililer ile eşgüdümlü yapıldığına inanıyorum.

  1. İstihbarat raporlarında gerçek bir darbe ihtimali varsa, meclis hemen açılmalı ve gereken önlemler alınmlaıdır
  2. Yargı ile vatansever Atatürkçülere saldırmaktan vazgeçin ve yargı işini yapsın, bağımsız şekilde bu söylemlerde bulunan her türlü kişi, cemaat, topluluk yargılansın
  3. Troller ile gazetecileri ve bazı kişileri “siyasi amaçlarla” ve basını, Atatürkçüleri susturmak için hedef göstermekten vazgeçin
  4. Yıllardır yaptığınız şekilde halkı kutuplaştırmaya ve size oy vermeyenlere “zillet, hain vb” şekilde ithamlarda bulunmaya son verin

Acil Normalleşme ve Milli Birlik Gerekiyor

Milli birlik sadece iktidar ittifakına oy verenlerce değil; kazanılan vergilerin sadece yandaşlara ve belli bir zümreye değil; topluma ve şirketlere adaletli şekilde dağıtılmasından kutuplaşmanın azaltılmasına kadar sağlanmalı.

Zaten ekonomik sıkıntılar üzerine yaşanan salgın süreci sonrasında zayıflaşacak ekonomi ve buna bağlı olarak belirsiz siyasi durum nedeniyle çeşitli odakların çeşitli planları olabilir. Bunlara karşı engel olmak için istihbarat ve yargı tetikte olmak ve üstte saydığım tarzda “silahlı mücadele, bireysel silah, darbe vb” gibi her türlü yersiz konuşma cezalandırılmalıdır!

Evet kişisel olarak AKP iktidarının politikalarının çoğunu yanlış bulsam da, AKP’nin gidişi ancak “barışçıl şekilde güç değişimi” ile olmalıdır. Yani halkın oyları ve demokratik bir geçiş ile olmalıdır. AKP, özellikle başkanlık sistemi ile birlikte basın özgürlüğünden insan haklarına kadar her türlü demokratik kavramı kısıtlasa ve zarar verse dahi; demokrasiden başka hiçbir yol düşünülemez. Dolayısıyla muhalefet bunu ısrarla vurgulamalıdır.

Desteklenilen demokratik kavramlar, “bireysel silahlanma ve daha sonra komşuları öldürme” söylemlerinden tutun milletvekillerine mermi resmi göndermeye kadar her alandaki saçmalıklara karşı savunulmalı.

Bunun dışında Türklük, Atatürkçülük, İstiklâl Mücadelesi ve İstiklâl Mücadelesi kahramanlarına karşı her türlü itham, suçlama ve özellikle İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASI ile mücadele edilmeli.

Bunlar ile ilgili adımları iktidar, yargı kadar; muhalefette atmalıdır. Muhalefetten kastım şu an en az iktidar kadar ne yapacağını bilmeyen partiler değil, gerçek vatanseverler ve Atatürkçülerdir. Bunca yıl kahve masasında, rakı sofrasında, arkadaş ve aile ortamında ülkeyi kurtarıp ertesi gün yine aynı hayatınıza ve ayrı yerlerde cılız söylemlere devam edemeyiz. Daha fazlasını “Çeşitli gruplar işbaşında: Atatürkçülere karşı çirkin imâ” başlıklı yazıda yazdım.

Sonuç Olarak

Türkiye’de ortaya çıkacak her türlü kaostan, çatışma ve kutuplaşmadan sadece Orta Doğu’da ve Afrika’da ve hatta 3. Dünya ülkelerinde olduğu gibi; silah tüccarları başta olmak üzere sömürgeciler ve süpergüçler yararlanacaktır. Bunlar yararlandığı için, Türkiye gibi ülkelerde milli kahramanları itibarsızlaştırmaya çalışma, yaşanan zaferleri (bknz: İstiklâl Mücadelesi ve Türklerin görkemli zaferi Lozan) küçümseyerek ülkeyi zayıflatmaya çalışanlar da bunların maşasıdır. Kutuplaştırıcı, silah ve çatışma imâ edici söylemler bunlara hizmet edecektir.

Eğer iktidar bunlara göz yumuyorsa, yargının bu alanda bir adım atması engellendiği gibi; yargı, hukuksuz şekilde Atatürkçülerin ve vatanseverlerin üzerine gidilen bir araç olarak kullanılıyorsa, tabii olarak yukarıdaki gruba dahil edilebilir. İşte o zaman bağımsızlık için, demokratik yollarla mücadele için Atatürkçülerin ve vatanseverlerin biraraya gelmesi hayati önemdedir.

**

Sözlerin altına imzamı atarım.. Cüneyt Çakır’ın demokrasi ve demokratik irade dersi:

 

 

[1] İsmail Saymaz (@ismailsaymaz). Tweet. https://twitter.com/ismailsaymaz/status/1259044182326497280/photo/1

Son Değişiklik: 10/05/2020 - 01:15
Kategori: Genel - Hayat - Politika
Etiketler: , , ,
%d blogcu bunu beğendi: