Ortalama okuma süresi: 6 dakika

Bugün, Rus televizyonlarının ahlâksız görüntüleri çıkınca, yazdığım “gündem Suriye: Hatay, mülteciler ve diplomasi” başlıklı gönderide birazdan buraya koyacağım bölümü yazmışım. Fakat gün içerisinde yaşananlardan sonra, bu yazıyı yazarak, işin “diğer bölümü” yani sabahtan beri konuşulan Erdoğan’ın zayıf görüntüsünün yanında, toplantıda yüz yüze neler olduğunu ve Rusların niye böyle bir şey yaptığını anlatmaya karar verdim. Çünkü Erdoğan’a yöneltilen eleştirilerin bu konuda, acımasızca olduğunu düşünüyorum. Evet anlaşma konusunda, basına yansıyan kadarıyla memnun değilim ve bu işin uzun soluklu olmayacağını düşünüyorum. Ancak toplantıda gerçekten Erdoağn kötü durumda mıydı? Göreceğiz.

Sabah yazdıklarım:

Görüntüler Rus televizyonlarında yayınlandı. Putin’i yıllardır yakından takip ederek bir şey öğrenmeye çalışmamın sebebi, bu tür “ritüelimsi” davranışları ve planlı, hesaplı birisi oluşu; duygusal aşırılıklardan uzak durmasıdır. Rus savaş gemileri boğazlardan geçerken, makineli tüfek bölümünde asker durması ve askerlerimiz şehit olduktan sonra başlatılan operasyonlar sırasında boğazlardan geçen gemilerin isimleri zaten Rusların niyet ve bakış açısı ile ilgili bir şey söylüyordu.

Görüntüleri paylaşmayacağım fakat Erdoğan’ın, görüşmeden önce Aleksandr Suvorov’un portesi önünde bekletilmesi ve Rus televizyonlarının daha Erdoğan odaya gelmeden bunu söylemesi, olayların gayet planlı olduğunun bir göstergesidir. Üstelik Putin’in karşıladığı salonu daha önceden biliyordum. genelde basın karşıdayken sağa doğruydu ve bizim heyeti 2. Katerina altında bekletmeleri ve basını oraya koymaları da yine planlıydı.

Erdoğan oturduğunda, içeriye çağrılması da hem “sağlıklı ve dinç değil” mesajı ve burada açıklayamayacağım bazı şeylere dikkat çekme hem de bir güç gösterisi haline dönmüş. Tam anlayamadım ancak “Türkiye’den yapılan açıklamanın kolay olduğunu ancak içeride söyleneceklerin direkt cevabı verileceği” gibi bir şeyler söylenmiş. Ne için referans verildi anlayamadım.

Burada, Türkleri kışkırtarak, Erdoğan’ın duygusal tepkilerine oynayarak; Suriye’deki durumu değiştirmek istiyorlar anlaşılan. Fakat Ruslar ile ilişkilerimiz bu noktadan sonra iyiye gidemeyecektir. Atatürkçülüğün ve Türklüğün temel alınmadığı bir iktidar; bölgede güç sergileyemez!

Rusların yaptığı fabrikalarda, Ruslardan gelen teçhizat ve mühendisler ile yapılmış Türk fabrikaları ve bunların karşılığının İtalya’dan getirilen portakal ağaçlarının ürünleri ile ödendiği bir Atatürk döneminden bu günlere geldik… Eee yıllardır Lozan’ı eleştirilenlerin elde ettiği anlaşma ve Bülent Ecevit’i bir kare üzerinden eleştirenlerin Rusya’da şaşkınlık ve koltuğa çökerek verdiği “görüntüler” ise ancak ilahi adalet ile açıklanabilir. Anlaşılan Ruslar da bizi kandırdı… Hedef tam bağımsız Türkiye’dir! Buna da siyasi İslam, Avrupacılık veya başka bir hareketle değil; ancak Türklük ve Atatürkçülük ile ulaşılabilir!

**

Gururu İncinen Rusların Planlı Yaptığı Diplomatik Nezaketsizlik

Putin’i yıllardır takip ettiğimden, bu tür şovlarına alışkınım. Bakınız, köpekten korkan Merkel’e karşı yaptıkları (ki sanırım Merkel’i köpek ısırmış):

Burada Putin’in duruşuna bakın. Zaten Putin videolarını ve belgesellerini izlediğinizde; özel bir ekibin sürekli olarak Putin’i güçlü şekilde gösteren çalışmalarını göreceksiniz. Silahlar, araç kullanımı, bu tarz “alfa (baskın) erkek” tavırları…

Gelelim görüntülere…
2. Katerina heykeli ve Aleksandr Suvorov portresi sürekli orada mıydı? Hatırlamakta zorluk çekiyorum. Bilinçli şekilde konulmuş olabileceği gibi, doğal olarak orada da bulunabilir. Haliyle “orada bulunmasının” bir sakıncası yok. Peki sorun nerede? Videoyu direkt vermeyeceğim, çünkü bana göre Türkiye’ye ve Türk milletine karşı yapılan bir terbiyesizliktir! Fakat izlemek isteyen bulacaktır.

Ekleme (11.03.2020), Rusya’da yaşayan Cem Kıran, videoyu en net şekilde çevirmiş. Türk basının ve muhalefeti abarttığı kadar veya benim yarım yamalak şekilde anladığım gibi bir şey yok. Video şurada:

**

Videoya kadar, bunların hepsinin “tesadüf” olduğunu düşünebilirdik. ANCAK, videodan önce şunu söylemem gerek; 28 Şubat’taki üzücü şehit haberlerinden sonra, Ruslar boğazdan iki gemi geçirdi ve isimleri Amiral Makarov ve Amiral Grigorovich idi.

Bunlar kim mi? Stepan Makarov, 93 Harbi’nde Osmanlı donanmasına ilk darbeyi indiren ünlü Rus amiraliydi. Ivan Grigorovich ise, 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı sahillerini bombalayan Rus donanmasının amiraliydi [1]. 2015 krizinde ise makineli tüfek ile geçmişlerdi [2].

Böyle mesajlar vererek, bir şey yaptıklarını düşünen, ya da en azından Rus halkının gazını alan Rusya, Suriye’de tam anlamıyla şok yaşadı! Buna birazdan geleceğim. Fakat bütün bunların sonucunda ve Rusya’nın İdlib açıklamalarının sonucunda, müzakerenin zor geçeceğini düşündüm.

Derken bu iğrenç video ortaya çıktı. Daha bizimkiler salona girerken, kameralar orada portreleri falan açıklıyordu. Muhabir, Suvorov’u falan anlatıyordu. Sonra bizimkilerin bakış ve davranışlarını yorumluyor, üzerine çok terbiyesizce bir şekilde “ekrana kronometre” konuluyor ve Erdoğan’ın 2 dakika kadar beklediği gösteriliyordu. Erdoğan bir yere oturduğu anda, onay geliyor ve kaldırılıyordu.

Evet, Lozan’ı eleştirilenlerin elde ettiği anlaşma ve Ecevit’i eleştirenlerin verdiği bu kare gerçekten ilahi adalet olabilir ancak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına bu yapılanlar hiç hoş değil! Bunlar, Türk milletine yapılmıştır.

Videoda biraz dalga geçer gibi, “kravatını düzeltsin diye, son hazırlıklar tamamlansın diye bekletiliyor, mecburen Susorov’un oradan geçecekler” falan gibi biraz alaycı ifadeler var.

Rusların Gururu İncindi

Nedenini fazla açmayacağım. Gündem Suriye: Suriye Politikamız ve orada ne işimiz var ile Gündem Suriye 2: Hatay mülteciler diplomasi konularında yeterince anlattım. Fakat çok kısa geçeyim… Gerek hayran olduğunuz kıza hayran olan rakiplerle, gerek rakip şirketler, yerel seçimler veya uluslararası alan fark etmez; rakibinizi küçümsemek çok büyük yanlışlara yönlendirecektir sizi! Ruslar bunu yapmıştı.

Rus askeri uzmanı Vladimir Yevseyev’in şöyle bir iddiada bulunmuştu: Türk ordusunun muharebe kabiliyeti düşük (Türk ordusunun Zeytin Dalı Harekâtı’na iyi hazırlanmadığını ve bu yüzden sahada sıkıştığını söylüyordu) [3]. youtube’da, Rus askerlerinin SİHA saldırılarıyla ne halde olduklarını bulabilirsiniz. Fakat Rus propagandası ile Suriye yollanan pantsir ne hale geldi gördük:

Avcı, avı tarafından avlandı. KORAL ve SİHA’lar resmen yepyeni bir boyut getirdi. Nasıl ki 2. Dünya Savaşı öncesinde tankların kullanım şekli piyadeleri desteklemeydi ve sonrasında Yıldırım Savaşı (Blitzkreig) ile tanklar ana unsur oldu ve yarılan cepheleri piyadeler temizledi; SİHA’larda İdlib’te yapılan harekatta, piyade desteğinden çok, ana unsur olarak kullanılmaya başlandı. Eğer akademisyenlerimiz ve ordu bu işi iyi yürütürse; askeri açıdan dünyaya yepyeni bakış açıları kazandıracak teoriler geliştirebilir. Eğer bizimkiler yazmazsa, yabancılar yazacak. Neyse, SİHA ve harekat bu nedenle çok önemli. Yepyeni bir anlayışı görüyoruz. Bütün dünya şaşkın şekilde izledi ve en başta Ruslar…

**

Suriye’ye saldırı başladıktan sonra, Türkiye’yi küçük görme eğiliminde olan Ruslar; şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi. Bu süreçteki durum çok doğru şekilde yürütüldü ve dünyaya çok güzel bir mesaj verildi. Esad’a da çok ağır darbe vuruldu.

Bu birinci aşamaydı. Yani kumpas davalar Ergenekon, Balyoz yıpratması ve sonrasındaki (daha doğrusu 1970 sonrasından günümüze) FETÖ’nün TSK’da yuvalanması, 15 Temmuz sonrası ordunun eğitimine vurulan darbeler şunlar bunlar gerçekten Türk ordusunu yıprattı. Fakat yıpranmış halinde bile yaptıkları ortadadır. Dolayısıyla tüm dünya şaşırdı.

İkincisine gelecek olursak…

Erdoğan’ın Güçlü Beden Dili Altında Putin Ezildi

Bu başlığı yazdığım için, bloguma ilk kez gelenler (ya da videoyu ilk kez okuyanlar) beni yandaş olarak düşünebilir. Aksine 5 yıldır yazdığım blogu okuduğunuzda; blogumda muhalefet ve iktidarı defalarca ve sert şekilde eleştirdiğimi ve daha çok iktidarı eleştirdiğimi ve bu yüzden adıma dava açıldığını öğrenecekler. Ben taraf tutmam, doğru bildiğime doğru; yanlış bildiğime yanlış derim.

Her ne kadar çoğu politikalarını yanlış bulup eleştirsem de, Rusların; Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türk heyetine yaptığı bu “basit ayak oyunları” çok ayıp olduğu gibi, Türk heyetine yapılmış sayılır… Ecevit’i Clinton karşısındaki tek kareden dolayı haksızca eleştirenlerin düştüğü bu durum aslında “manidardır”. Fakat bu, yapılan terbiyesizliği kapatmaz!

Öte yandan Erdoğan’ın medyada acımasızca eleştirildiğini gördüm gün boyunca… 16 yaşımdan bu yana, yani yaklaşık 14 yıldır psikolojik savaş, propaganda ile ilgileniyorum ve “uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi bölümünü” bitirdim. Dolayısıyla Erdoğan-Putin görüşmesini ya bu acımasızca eleştirenler izlemedi ya da ben bugüne kadar araştırıp öğrendiğim her şeyde yanlış yapmışım… Ya da üçüncü seçenek, başka bir maksat var…

Bakın iktidarı eleştirmek anlaşılır. Fakat muhalefet ve muhalif olarak, “doğru şekilde” eleştirmek gerek. Ancak doğru eleştiriler bizi doğruya götürecektir. Siyaset bir bilimdir ve her bilimde olduğu gibi doğruya, “yanlışlayarak” gider. Dolayısıyla, doğru olan her eleştiri altın değerindedir. Fakat günümüzde boş ve mantıksız eleştiri yapılıyor. Bu nedenle zaten eleştirilere kulak tıkayan iktidar ve seçmenleri, doğru eleştirileri dahi dinlememektedir. Bu yanlış.

Bu videoyu monteleme nedenim de budur, bakalım ağır eleştirenlerin gözden kaçırdığı Erdoğan-Putin görüşmesinin gerçeği neymiş, nasılmış? Erdoğan’ın beden dili hakimiyeti gerçekten dünya çapındadır. Bunun bilincinde olmanız, Erdoğan’a karşı seçim kazanmaya çalışsanız dahi çok önemlidir! Doğruları, güçlü ve zayıf yanları bilmek (kendinizin ve rakibinizin), çok önemlidir.

Sözü uzatmadan videoya geçiyorum:

 

**

Videoda da görüleceği üzere, Erdoğan’ın güçlü beden dili karşısında Putin’in oldukça stresli ve gergin bir yapısı var. Putin, Oligarklardan Avrupalı liderlere kadar bir çok insana “ayar” verirken, ekibi de bu görüntüleri iyi kullanıyordu. Fakat Erdoğan gerçekten beden dili ve hitabeti güçlü birisi. Yaşananlar, olaylar ve Erdoğan’ın karşısında bu hale gelince, sanıyorum ekibi bunu kullanmak istedi.

İşin daha garibi, Rus halkına verilen bu “imaj düzeltici videolar” Türkiye’de daha fazla işe yaradı ve hatta muhalefet çıkıp, “two minutes’e one minuts diyemedi” diye bir açıklama yaptı. Kusura bakmayın da, CHP içerisinde Erdoğan’ın 10’da 1’i kadar beden dilini iyi kullanabilen birisi yok.

Bütün gün sosyal medyada yapılan eleştirilen ve muhalefetin bu eleştirilerini görünce, Erdoğan’ın toplantıdaki tutumuna karşı çok gaddarca bir davranış sergilendiğini düşündüm. Dolayısıyla bunu yanlış buldum ve doğrusunu video ve blog gönderisi ile anlatmak istedim. Öte yandan “Erdoğan ne hale düştü hi hi hi” diyenler unutmasın ki her ne kadar politikaların büyük bölümünü beğenmesem de, partili olsa da Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olarak orada Türk milletini temsil ediyor. Erdoğan’ın Putin veya bir başkasına karşı güçlü duruşu önemlidir. Sadece Erdoğan değil; uluslararası bir alanda belediye başkanımız, sporcumuz, sanatçımız bizi temsil etmekte. Onlara karşı yapılan her yanlış bize yapılmıştır. Bunun ayrımını yapmanız ve sahada, Erdoğan ile görüşmede zor bir halde kalan Putin’in imajını düzeltmek için Rus halkına yapılan propagandalara tutulmamanız dileğiyle…

**

Toplantının beden dili analizini yabancı bir kanaldan izlemek için buraya tıklayın.

Toplantı beden dili analizini Türk yorumcudan izlemek için ise burayı tıklayın.

Toplantının tamamını Rusların gözünden (RT) buradan izleyebilirsiniz.

Türklerin gözünden ise buradan izleyebilirsiniz.

 

Kaynaklar

[1] Boğazdan geçen 2 Rus fırkateyninin isimleri hakkında çarpıcı detay(28 Şubat 2020). Milli Gazete. https://www.milligazete.com.tr/haber/3680221/bogazdan-gecen-2-rus-firkateyninin-isimleri-hakkinda-carpici-detay

[2] Rus askeri gemisi Boğaz’dan bu kez de makineli tüfekle geçti (9 Aralık 2015). CNN Türk. https://www.cnnturk.com/dunya/rus-askeri-gemisi-bogazdan-bu-kez-de-makineli-tufekle-gecti

[3] Rus askeri uzmanın iddiası: Türk ordusunun muharebe kabiliyeti düşük(26 Ocak 2018). https://tr.sputniknews.com/rusya/201801261031986461-rus-askeri-uzmanin-iddiasi-turk-ordusunun-muharebe-kabiliyeti-dusuk/

Son Değişiklik: 11/03/2020 - 22:31
%d blogcu bunu beğendi: