Türkiye’deki basının iğrençliğinden bıkmıştım. Bunun nedeninlerini şu konularında bol bol açıkladım:

Türkiye’de habercilik anlayışı
Medyanın önemi: ana akım ve sosyal medya
Uzun süredir beklenen istifa geldi
Tarık Akan’ın sahte balmumu haberi çilesi
Türkler vatandaşlıktan çıkıyor yalanı

Gibi bir çok konuda açıklamıştım. En büyük sorunlar ise “aldatıcı başlık”; clickbait dediğimiz “yıllar sonra nasıl görüntülendi”, “bakın yeni imajı nasıl”, “9 büyüklüğünde deprem oldu(bilmem nerede)” gibi başlıklar eklemeleriydi. Ben yetişkin sitelerinin sansürlenmesine karşı olsam da, haber sitelerinin yetişkin sitesine dönmesi, ecnebilerin deyimi ile “soft porn” yani mahrem yerin açılmadığı ancak erotik denilen film ve görsellere benzer bir sürü görselin olması da fazlasıyla can sıkıcı idi.

Bunların yanında benim en nefret ettiğim şey; bir haberin, haber olarak verilememesidir. Örnek vermek gerekirse, Türkiye’de İHA üretiliyor denilebilir. Fakat yandaş kanallara bakıyorsunuz; “Yunanistan korkuyor, Almanya titriyor, efendimiz kıymetlimiz Erdoğan’ın yeni projesi” diye veriyorlar İHA’yı. Muhalefete bakıyorsunuz, “bunun burası yerli değil, buradan şu yandaş para yemiş”… Yahu ver geç haberi, yorum ayrı konu. Veya haberi verip, “dünyada şu kadar ülke kendi İHA’sını üretiyor” ve “şu şu parçalar yerli mühendislerce, şunlar ise şu şu nedeniyle yabancı” diyebilirler.

Türkiye’deki basın yalaka. Ya iktidar yalakası ya da muhalefet. Doğru düzgün habercilik yok. Her yerde reklam, her yerde erotiklik, her yerde aldatıcı başlık. Bunlar yetmez gibi, 3 cümlelik haber aslında fakat evirip çevirip 3 paragraf yapıyorlar. Aynı 3 cümleyi tekrarlayıp, değiştirip kullanıp üretmişler. Aptallara anlatır gibi anlatmışlar. Bakınız bir haberden çekmiştim:

**

Aynı renktekiler, aynı bilgiler aslında. Çizmediğim orta paragraf haberin özü. Fakat saçma sapan bir sürü şey okutuyorlar bize.

Bunu kırmak için Twitter’da LimonHaber hesabı oluşturuldu. Saçma sapan başlıkları ve haberin özünü, mümkün olan en kısa şekilde anlatıyorlar. Ne kadar kısa? Çok kısa:

 

 

**

“Aldatan başlık yok” reklamı NTV’ye aitti. NTV’de, Türkiye’de takip edilebilinecek bir haber sitesi.

Al Jazeera Türk vardı, kapandı. En sevdiğim site o idi. Şimdi Euronews Türkçe, DW Türkçe, BBC Türkçe, Sputnik Türkçe sitelerini takip ediyorum. Ayrıca hepsinin Youtube kanalları var ve güzel içerikler var. Fakat BBC ve DW’nin haber videoları daha güzel (Nevşin Mengü’de DW’de yayın yapıyor).

 

İnternet Sitelerinin İstatistikleri ve Durumu

LimonHaber’in yanında, bir kaç yerden BBC, Sputnik, DW gibi kanallara Twitter kullanıcılarının kaydığını duydum. Merak ettim, bir istatistik çıkartmaya çalıştım.

Twitter kullanıcılarının önemli olduğunu düşünüyorum. Kültür, düşünce, dünyaya bakış açısı vb konularda Twitter kullanıcılarının daha farklı ve Türkiye’ye daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Tabi ki istisnalar olsa da, genel kanım bu yönde. Tabi facebook ile kıyasladığımızda… Twitter’ın çeşitli toplumsal olaylarda önemli rol oynadığını da gördük. Haliyle Twitter takipçi sayısı bazı şeyleri anlatmaya yetecektir diye düşünüyorum.

Alexa’da , Twitter takipçi sayılarından ve ComScor (kişisel olarak pek önemsemesem de ekledim) bilgilerinden bir tablo hazırladım:

 

**

Bu tabloya baktığımda bir kaç şey dikkatimi çekiyor. Takipçi sayılarının organik olduğunu düşünerek hazırladım ve yazıyorum.

NTV, “aldatan başlık yok” diyerek gerçekten de önemli bir kullanıcı kitlesi elde etmiş.
BBC Türkçe’de de farklılık mevcut. Eski Türkiye görüntüleri, çeşitli belgeseller vs var Youtube kanalı ve sitesinde. Haliyle ben de takip ediyorum.
Alexa’daki en çok girilen haber sitesi “En Son Haber” olarak geçiyor. SEO çalışması ya da başka bir şey bilemiyorum ama ilginç.
Cumhuriyet, Aydınlık, Korkusuz gibi bazı gazetelerinin tirajlarının yüksek iken; Alexa’da düşük çıkmaları ilginç.

Geri kalan yorumlar ve analizler başka şekilde yapılabilir.

Türk basını rezilliklerine yani her haberi yandaş veya muhalif şekilde vermeye (bağımsız ve tarafsız vermek yerine),
Her haber başlığında bir kaç tık daha alsın ve kâr yapsın diye milleti tuzağa çekmeye,
Websitelerini erotik içeriklerle doldurmaya (kaliteli içerik yerine abazanlara yönelmeye çalışıyorlar),
Basın ahlakını ve etik kuralları çiğnemeye (en basitinden birisi hakkında bir şey yazılacaksa, görüşü alınmalı) devam ettikçe; İŞLERİ ZORLAŞACAK!

BBC, CNN, NTV’nin liderlik etmesi; son 2-3 yılda Sputniknews ve DW Türkçe gibi hesap ve sitelerin büyümesi sizce tesadüf mü? Bu sitelerde bir analiz çıkıyor, bir haber çıkıyor; bizimkilerin hepsi oturup uğraşsa yapamaz. Ayıp yahu. Kalitesizliği “altadan başlık” ve erotik içerik ile gidermeye çalışacağınıza; daha kaliteli haberler için uğraşın. Anadolu Ajansı yanlı haber vermesine rağmen neden takip ediliyor? Ben dahi takip ediliyorum çünkü orada da bir kalite var. Yabancı medyada görebileceğinize benzer bir kalite. Infografik, analiz bölümleri gayet güzel. AA’nın da Youtube kanalı güzel.

Diyeceğim o ki, Türk basını birazcık şapkasını önüne koyup düşünmeli. Demokrasinin tanımlanmamış ayağıdır basın. Ne kadar özgür, yansız ve kaliteli olursa; “halkın haber alma” ihtiyacı o kadar iyi giderilir. Bu yüzden medya, hiçbir holdinge ve başka iş yapan patronlara ait olmamalı. Ya çalışanlara ait olacak ya da başka işle uğraşmayacak patronları.

*

journo.com.tr örneğin, ilk gördüğümde haber içeriklerinin kalitesine şaşırmıştım. Hakkında bölümüne bakabilirsiniz. Ekşi sözlük’te şöyle denmiş (journo.com.tr-andy kaufman 2), ne kadar doğru bilmiyorum:

medyaya yönelik baskılar sonrası ana akım medyadaki işlerinden olan başarılı gazetecilerin haberlerini yayınlamaları için alan açan platform.

Öte yandan uzunca bir süre takip ettiğim D&R’da “Diplomatique Turquie” vardı. Dünyanın her yerinden, o kadar güzel haberler veriyorlardı ki… Her sayısını heyecanla bekliyordum. Politika, uluslararası ilişkiler ağırlıklı idi. Sonra ne oldu? Popülizme yenik düştü ve teknoloji vs katmaya başladılar bol bol. Ondan sonra almayı kestim.

Fakat bu tarz ciddi ve ekonomi, politika, uluslararası ilişkiler, diplomasi vs gibi alanlarda yayın yapan bir kuruluşa ihtiyacımız var. New York Times vs Forreign Affairs vs gibi bazı haber kuruluşları bunlara örnek verilebilir.

Fakat bu işlerin hiçbiri; taraflı olarak, gazetecilik kültürünü ve etiğini bilmeyen çalışanlarla, “3-5 tık daha fazla alalım, reklam gelirlerinden yolumuza bakalım” mantığı ile, “abazanları çekelim” diye erotik görsel atarak olmaz.

*

Farklı kaynaklardan okuduğum önemli haberleri Türkçeleştirip vereyim diye düşündüm fakat benim işim değil. Yabancı dil bilen, iletişim veya basın ile ilgili bir şeyler okuyan veya uluslararası okuyan 3-5 kişi bir araya gelip; bazı ülke ve bölgeleri seçip, o bölgenin haberlerini okuyup, çevirip, haftalık olarak (Cuma’dan Cuma’ya) gönderi olarak yayınlayabilir. Biz de kahve/çay eşliğinde haftasonları bunları kısa kısa okuruz. Bu kadar basit.

Değil mi? Anlaşılan değil….