Ortalama okuma süresi: 5 dakika

Korona ile ilgili bir çok konu oldu ancak her gün güncellediğim konu “korona vaka ve ölüm karşılaştırması“. Ayrıca bknz: koronadan korunma yolları.

**

Yazıma başlamadan önce belirtmem gerek; yaklaşık 320-330 bin nüfusa ve 100 bin kadar öğrenciye sahip KKTC’de 6 korona virüs vakası görülmüş. Son bir kaç yıldır bir sürü şeyle uğraşan KKTC hükumetinin başına bir de bu bela açıldı. Bakanlar Kurulu hemen önemli kararlar aldı. 4’ü turist 2 KKTC vatandaşı olarak toplam sayı 6 olmuş. 9,5 yıl okuduğum ve çok sevdiğim ikinci vatanıma ve Kıbrıs Türklerine geçmiş olsun diyorum.

**

Millet panik halindeydi ve panik duyulan şeylerin yeriz olduğunu anlatmak için “panik yapılmamalı: corona balonu ve gerçekler” başlıklı yazı yazdım ve Türkiye’de hasta görüldükten sonra insanların bilinçsizce eldiven, maske ve kolonyaya abanmasıyla birlikte; “corona: korunma yollarını öğrenin” başlıklı yazımı da yayınladım.

Panikle Koyvermişliğin Ortasını Bulmak!

Korona virüsü panik yapıp, dünyanın sonu gelmiş gibi her şeyi yağmalama veya “herkes virüslü eyvah” paniğine girmemize neden olacak bir şey değil. Sağlık Bakanlığın ve belediyelerin yanı sıra, canla başla çalışan sağlık çalışanları da (evet hani şu sürekli şiddet uyguladığınız) işin bilincinde ve gerekenleri yapıyor.

Bireysel olarak yapmamız gerekenler var. Özellikle yaşlılar ve kronik hastalara biraz daha özen göstereceğiz. Dışarı çıkmayacaklar. Biz de daha az dışarı çıkacağız. Bol bol ellerimizi yıkayacağız. Bunun gibi bazı şeyler yapacağız hepsi bu. Zaten bu nedenle “panik yapmayın” dedim.

Fakat iş “koyvermişlik” boyutuna gelmeye başladı. Evet ölüm oranı az, fakat hızlı yayılıyor. Devlet kurumları gereken önlemleri aldığında ve (buraya dikkat) halk yasakları ve önerileri uyguladığında sorun çözülecek.

Çin’de 7 bin işçi ve yüzlerce alet ile 10 günde hastahane inşa edildi. Geçici corona hastahaneleri yapıldı ve şimdi kapatıldı. Çin bu işi bitirdi ve hatta doktorları İtalya’ya yolladı. Çin resmen dünyaya ders verdi. Çin’in yaptığı işi yapabilecek bir demokratik ülke olabildiğini sanmıyorum. İran ve İtalya’nın durumu da ortada.

Artık virüsün “merkezi” İran ve İtalya gibi görünüyor:

**

Avrupa zaten felaket. Bence Avrupa Birliğinin yapısı bu olaydan sonra değişecek.

Küresel ekonominin toplaması 3-4 yılı alacak. Türkiye aslında bunu bir fırsat olarak kullanabilir, CHP’li belediyelerin yaptığı şey çıkar yolu olabilir. Ekonomik alana değineceğim ancak bu yazımda değil.

 

Arasını Bulamadık

Panik yapmayın, sakin olun, bunu atlatabiliriz ancak düzen içinde gitmek gerek derken; bu ölüm oranları ve yasaklara uymayanlar patladı. Millet bir şey olmaz kafasıyla Cuma namazlarına, gece kulüplerine, konserlere gidiyor. Bu iş böyle yürütülmez!

Ay sonuna kadar 15-20 vaka olduğunde ve önümüzdeki bir kaç hafta içinde insanlar ölmeye başladığında mı anlayacaksınız durumun ciddiyetini?

Dünyanın sonu gelmiş ile hiçbir şey olmamış arasında bir yer var; panik yapılmayan ancak kişisel hijyene ve önlemlere biraz dikkat ederek 1,5-2 ay içerisinde eskiye döneceğimiz bir çizgi. Eğer bunlara dikkat etmezsek, başımız büyük belaya girebilir. İran ve İtalya’da olan budur! Bizim davrandığımız gibi davrandılar ve şu an ağır sonuçlarla karşı karşıya geldiler.

İran’da 11.364 vaka var, 514 kişi öldü, 2.959 kişi iyileşti.
İtalya’da 17.660 vaka var, 1.266 kişi öldü, 1.439 kişi iyileşti.

İran’da ölüm oranı şimdilik %4,5 ve İtalya’da ise %7,1 ki bunlar ciddiyeti gösteriyor. Lütfen rehavete kapılmayınız ancak panikte yapmayınız. Milletimiz en çok bir şeyin ucuna kadar gitmekte iyi. Halk ağzıyla bokunu çıkartmakta. Mantıklı ve disiplinli iş yapamıyoruz. Her şeyde bir abartı var. Her olayı abartıp, sündürüyoruz. Böyle olmaz! Ya çikolata yağmalıyoruz ya da konsere gidiyoruz. Bu nedir ya?

 

Devletin Önlemi Şart

Eğitime ara verildi, öğrencilerin yurtları ilaçlandı. Öğrenciler çıkartıldı. Ne yapacaklar? Memlekete dönecek. Nereden? Otogar. Peki otogarın son hâlini gördünüz mü? Böyle plansız programsız, bilinçsiz iş yapılmaz. Eğitime ara verildi, çocuklar kafelere, konserlere akıyor. AVM’lerin bu haftasonu durumunu bilmiyorum. Fakat IKEA ve Metro tıklım tıkışık idi (biraz önce geldim ikisinden de). Hamilesi, çoluğu, çombalağı…

Marketleri ve böyle yerler açık kalmalı fakat hamile insanla çocuğun ne işi var? Yaşlıların ne işi var? İyice abarttınız. Çocuklar taşıyıcı, aile büyüklerine bulaştırma riskleri var. Bu konularda halk olarak dikkat edilecek ancak devlet bunları kamu spotuyla anlatmak ZORUNDADIR!

Sadece devlet değil, herkes bu tür uyarıları yapmakla yükümlüdür. Bakın halkı paniğe sevk etmeden, bazı önlem almalarını sağlayamazsak, bizde de İtalya ve İran’daki durum yaşanabilir.

Kafelerin, gece kulüplerinin, konserlerin, Cuma namazlarının önümüzdeki 2-3 hafta açık olması nedir ya? Milletle dip dibe dans edemezseniz, Cuma namazı kılamazsanız ne olacak? Ölecek misiniz? Aksine bunları yaptığınızda ölme oranınız yükseliyor. Bu kadar da koyvermişlik olmaz! AYIP.

Kendinizi dilediğiniz gibi öldürebilirsiniz. Aptal olmanız ve doğal seleksiyona kurban gitmeniz umurumda değil. Önemli olan topluma bu pisliği bulaştırmamanız.

Yılda 6-7 bin kişi trafik kazalarında ölüyor (olay yerinde, yolda veya hastahaneye kaldırılınca toplam). Dolayısıyla ölüm oranları beni bu açıdan korkutmuyor. Fakat hangi durumda? Devletin gerekli önlemleri aldığı (ki şimdiye kadar güzel gidildi) ve vatandaşların da panik yapmadan bu yasaklara ve önlemlere uyduğu durumda.

Ancak son 2-3 günde gördüklerim gerçekten sinir bozucu. Kalabalık ortamlardan kaçının! Bu kadar cahillik ve bilinçsizlik olmaz. İnsanlar ölmeye başladığında mı ciddiyetin farkına varacaksınız? Biraz temkinli olarak 2 ayda atlatılabilecek bu süreci, bu vurdum duymazlık ile daha ciddi boyutlara taşıyacaksınız.

Bakın İtalya ve İran’da aynen sizin gibi davrandı! Bu işin dinle veya özgürlük ile ilgilisi yok! En azından 1-2 haftalığına uyarı yapın, insanlar namazlara ve kafe, gece kulübü, konser gibi yerlere gitmesinler. Eğer vakalar çoğalırsa yasaklamakta olası bir durum.

Yani böyle günler geçirirken umreye gitmek, gelenleri ziyarete gitmek, Cuma namazı, kafelerde ve diskolarda takılmak, konsere gitmek nedir? Bu kadar bilinçsizlik pes dedirttiriyor.

İlla bokunu çıkartacaksınız. Ya her şeyden korkup bilinçsizce temel malzemeler yerine cips çikolata yağmalayacaksınız ya da diğer tarafa doğru bokunu çıkartıp vurdum duymaz olacaksınız… Ciddiyetin farkında değilsiniz. Corona işi ciddi! Devlet ve kurumlar gerekenleri yapıyor. Ancak milletin de açıklamalara uyması ve “panik yapmadan” kişisel önlemlerini alması gerek. Sizler bu şekilde davranıp, sonra devleti veya başkasını suçlamayın!

Bir kaç hafta konsere, Cuma namazına, diskoya, umreden gelenleri ziyarete gitmeden ve akrabalarla görüşmeden yapabilirsiniz. Bu salgın süreci bu şekilde atlatılabilir. Bu nedenle panik yapmayın diyorum. Ancak tam tersine vurdum duymaz olursanız, İtalya ve İran’ın durumuna düşmemiz söz konusu! YAPMAYIN!

 

 

Ekleme (17.03.2020)

 

Ocak Şubat ve Mart aylarında vaka sonuçları (her ülkeyi almadım, dileyenler DSÖ sayfasındaki Durum Raporu bölümüne bakabilir).

 

Son Değişiklik: 27/03/2020 - 13:00
Kategori: Genel - Hayat
%d blogcu bunu beğendi: