Ortalama okuma süresi: 10 dakika

Öncelikle İstanbul kitapçısı deneyimimi bahsetmek istiyorum. Biraz göz attığımda kategorilerini beğendim fakat dhaa da önemlisi 3-4 farklı siteden parça parça kitap alıyordum. Burada istediğim kitapların çoğunu buldum. Hemen aldım 🙂 İnternette baktığımızda (Ekşi sözlük, twitter, Şikayet Var), millet iyice kaptırmış. Geç geldi, bir ay bekledim, eksik geldi… Haliyle insanı şüphede bırakıyor.

Zor zamanlar ve olağanüstü dönemler geçiriyoruz. Üzerine anneler günü geliyor. Kargo şirketleri çok yoğun. Dolayısıyla sıkıntılar olabilir. Acil değildi, bu nedenle “teslimatın acelesi yoktur. Ofisteki herhangi birisi alabilir. İyi çalışmalar ” notuyla sipariş verdim.

5 Mayıs tarihinde sipariş verdim.
6 Mayıs tarihinde paketlenmiş,
7 Mayıs tarihinde Aras Kargoya verilmiş.
8 Mayıs itibarıyla saat 11’i biraz geçe elime ulaştı.

(Aras Kargo’nun Günbağı şubesini zaten seviyorum, çalışanları güler yüzlü aman nazar değmesin).

5’inde verdiğim sipariş 8’inde elime ulaştı. Kargo güzel şekilde paketlenmiş (paketleyenlerin eline sağlık). Kitaplar eksiksiz… Kendime 150₺ sınır koymuştum. 158₺ oldu. Çok önemli kitapları aldım. Kendi sitesinde 98₺ kâr yaptığımı söylüyor. Normalde aldığım yerlerde dahi indirim vardı, buna rağmen 20-30₺ indirimli ki bazı kitaplar yok, fiyatı direkt ilave ettim.

Dolayısıyla sorunsuz geldi. Ben memnun kaldım. İnsanlar hata yapar. Sorunlar yaşanır. Bu nedenle olabilecek ufak tefek şeyler anlayışla karşılanır, bunlar giderilir. İnsanlarda da insanların yönettiği organizasyonlarda da sorunlar olacak. Biz sistemdeki yanlışları ve yanlış kararları, hataları usulünce söyleyeceğiz ki düzeltilsin.

Kategorisi güzel, kitaplar güzel, fiyatlar güzel… “Geç geliyor” savı bu siparişte benim için çürüdü. Ben 6 iş gününde gelir ve normal demiştim. Eğer hız istiyorsanız, Amazon ya da Hepsiburada’dan alacaksınız ve ekspres seçeneğini de sçeip; birazcık parayla gününde ya da ertesi gün elinizde olacak. Amazon’dan aldığım normal kitaplar bile ertesi gün Kolay Gelsin ile elime ulaşıyor.

Yani 20-30₺ az gelebilir belki ama bunlarla kaç kitap alınır aşağıda göreceksiniz. Hem ucuz olsun hem kaliteli olsun (hızlı, sorunsuz vs) olmaz arkadaşlar.

 

Milli Mücadele Kitapları

Blogu takip edenlerin bileceği üzere; 2019 yılında “İstiklâl Mücadelesinin 100. yılı” olması nedeniyle 2019-203 arasında İstiklâl Mücadelemizi her alanda anlamak için başta Atatürk’ün fikirleri, hayatı, kararları olmak üzere Milli Mücadele kahramanları okumak, anlamak ve İstiklâl Mücadelemizi diplomatik, kültürel, ekonomik, askeri vb gibi bir çok alanda kavrayabilme hedefini kendime koymuştum.

  • Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerinden Lozan’da ve sonrasında Balkan Antantı’ndan Sadabat Paktı’na kadar her alanda yapılan diplomatik ve politik hamleleri,
  • Atatürk Orman Çiftliği’ndeki ekonomik model, İstiklâl Mücadelesi sırasındaki ekonomik adımlar, sonrasında yurt dışından getirilip Karadeniz’e ekilen çaylar, İtalya’dan getirtilen narenciyeler ve bunlarla Rusların yaptığı fabrika ve tesislerin ödenmesi (evet para değil meyve-sebze ile ödendi, bknz: ilgili yazının Atatürk ve Dehası bölümü ve ayrıca Atatürk’ün girişimleri imkânsızlıklar salgınlar ve Hıfzıssıha),
  • Atatürk’ün Biyoyakıt çalışmaları,
  • Ya da kültüre gelirsek; Sakarya’da büyük bir mücadele verirken, Ankara Garı’nın içerisindeki direksiyon binasında çalışır (alttaki görsel), son bir kararname hazırlar ve artık cepheye geçecektir. Sunay Akın’ın deyimiyle, “Atatürk’ü diğer liderlerden ayıran özelliğin” parçası olarak, çok ağır dönemlerde, daha kazanacağımız belli değilken ve meclisin Kayseri’ye taşınması tartışılırken; Atatürk, savaşı kazanacağından emin ve sonrasını planlayarak, “etnografya müzesi” kurma kararnamesini imzalayarak cepheye gider (bknz Sunay Akın’dan Aslanlı Yol – Anıtkabir ve Kültür Köklerimiz). Eğer bugün kendine Atatürkçü diyen bireyler isek, bunun arkasındaki önemi görmemiz gerekir.

yukarıda çok kısa bahsettiğim olaylar ve daha fazlasını her anlamda okumak, öğrenmek; Atatürk’ün nasıl düşündüğünü anlamak, kavramak istiyorum. Bu nedenle 2019’da İstiklâl Mücadelesi kitaplarını okumaya başladım. Bunları yavaş yavaş paylaşıyorum (bknz: her Türk gencinin okuması gereken kitap: Samsun’dan önce bilinmeyen 6 Ay). Fakat 2023 itibarıyla en beğendiklerimi ve mücadeleyi kronolojik şekilde öğrenmeniz için hangi sırayla takip edeceğinizi isteyenler için vereceğim. Tabii benim özel olarak ilgilendiğim Atatürk Orman Çiftliği gibi çeşitli projeler var ve mali yönden de inceliyorum. Esas mali yön olarak merak ettim çünkü çok özel bir proje idi.

Bu tür kitapları; Atatürk böyle kahraman, şöyle iyi, süper lider değil de, işin arkasındaki düşüncesini ve yapılanları evraklarıyla, çeşitli sosyal bilimlerce (ekonomi, siyaset, diplomasi, kültürel vs) yönüyle inceleyen ve beğendiğiniz kitaplar varsa iletisim@emrecetinblog.com adresine mail atabilirsiniz, oldukça sevinirim.

 

Aldığım Kitaplar ve Önceki Kitaplardan Önerilerim

Atatürk’ü hiç bilmeyen birisine hangi kitabı önerirsin diyen olursa gerçekten zor bir durum. Yılmaz Özdil’in yazdığı Atatürk kitabı, bir sürü şeyi anlatıyor. Fakat “Yılmaz Özdil’in 2.500TL’lik koleksiyon kitabı Mustafa Kemal üzerine” gönderimde çok ağır bir eleştiriyle belirttiğim üzere, “kaynak yok”. Kaynak nasıl olur, böyle kitaplar nasıl yazılmalı derseniz sn. Afet İnan’ın “Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler” kitabını ve İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitaplarını örnek gösterebilirim. Öneririm de aynı zamanda.

Tabi Atatürk’ü anlamak için düzgün bir biyografi gerekiyor. İlk önereceklerim Andrew Mango’nun Atatürk biyografisidir ve Bernard Lewis’in Modern Türkiye’nin Doğuşu kitabıdır. Hoş Bernard Lewis’in bir çok kitabını severek okudum, tarihi kitapları inanılmaz bir lezzettedir.

Bu süreçte izlenecek dizi ve film ile okunacak kitaplar başlıklı yazımda da okuyup, sevdiğim bir çok kitabı önerdim. Buradan da bakabilirsiniz.

Yani hangisini önereceğim konusu gerçekten zor. Çünkü;

  • Çankaya ve Tek Adam gibi kitaplar baş köşeye konulması gerek
  • Öte yandan Nuri Ulusu’nun anıları (Atatürk’ün Yanıbaşında)
  • Ali Fuat Cebesoy’un “Sınıf Arkadaşım Atatürk”,
  • ABD Büyükelçisi Charles Sherrill’in Atatürk ile ilgili anılarını yazdığı kitaplar (sanrıım 2 tane farklı kitaptı, yanlış hatırlayabilirim ama Mustafa Kemal’in bana anlattıkları eserinden eminim, bir tane daha vardı sanırım),
  • Turgut Gürer’in “Atatürk’ün yaveri Abbas Gürer”

kitapları gibi kitaplarda, Atatürk ile temas etmiş insanların, Atatürk ile çevresini de analiz eden eserlerini çok seviyorum. Armstrong’un Bozkurt kitabı var mesela. Burada da çok önemli bilgiler var. Atatürk’ün cevaplarıyla birlikte okuyunuz, Kaynak Yayınları’ndan ikisi bir var. Tabi bu adam İngiliz casusu ve bugün cemaatlerin kullandığı bir sürü gerçeği olmayan saçmalığı da gerçeklerin arasına katarak, çarpıtarak anlatmıştır. Dünyanın Atatürk’ü tanımak istediği dönemde böyle bir kitap ve Atatürk’ü gerçekten kötü gösteren bir kapak ile görevi olan propagandayı yapmaya çalışsa da ben kitaptaki Atatürk hayranlığını rahatlıkla fark ettim.

Bunların dışında günümüzde İstiklâl Mücadelesi bölgelerini adım adım gezmiş ve buralarda kamp yapan Dr Selim Erdoğan’ın Sakarya (Türk bitti demeden bitmez) eseri ile, Atatürk döneminde yaşayan, savaşlarda önemli işler yapan Orgeneral İzzetin Çalışlar’ın “Org. İzzettin Çalışlar’ın Anılarıyla Gün Gün, Saat Saat İstiklâl Harbi’nde Batı Cephesi” eserini de 26 liraya alabilirsiniz. İçerisinde aşağıya koyacağım kroki gibi bir sürü kroki ve harita mevcuttur:

**

Kazım Karabekir’in çok önemli anıları vardır. Doğu sorunu, yaşananlar ile ilgili ve istihbarat ile ilgili çok önemli kitapları var örneğin. Yukarıda anlattığım yine cepheleri anlatan çok önemli kitaplar var. Ayrıca Selim Erdoğan’ın youtube kanalını takip edebilirsiniz (kanal: Dr. Selim Erdoğan HARP COĞRAFYASI araştırmaları). Yine Twitter adresini takip ederseniz bu alanda bir çok çalışma yapan akademisyenlerin paylaşımlarını ve twitter hesaplarını bulabilirsiniz.

İstihbarat Savaşları, Türk Askeri Kültürü, Türk Savaş Sanatı, Kazım Karabekir Günlükleri, Atatürk ve Gerilla Savaşı, Kuvayı Milliye Ateşi, Tek Parti Cumhuriyeti, Savaşta ve Barışta Mustafa Kemal gibi bir çok önemli kitap var hepsini burada tek tek anlatmak doğru olmaz. Üstelik henüz çok erken. Fakat Bu süreçte izlenecek dizi ve film ile okunacak kitaplar başlıklı konumda kitaplarımın bir bölümünün görselini eklemiştim, ilgilenenler bakabilir.

Yine Atatürk’ün yazdığı ve takımın eğitimi, Zabıt ve Kumandan ile Hasbıhal, Hatıra Notları 1916 gibi çeşitli eserler var (Geometri kitabı falan dahil) ve bunların bir çoğunu internetten de bulabilirsiniz.

İstanbul kitapçısında kaçırdığım ve tükenen Suat İlhan Harp yönetimi ve Atatürk ve Alptekin Müderrisoğlu’nun Kurtuluş Savaşı’nın Mali Kaynakları kitapları gibi bir kaç eser tükense de; Askeri Öğrenci Mustafa Kemal’in Notları Arşiv Belgelerinin Işığında gibi bir çok eser, internette ücretsiz olarak yayımlanmakta…

 

Yeni Aldığım Kitaplar

İstanbul Kitapçısı ile aldığım kitapların her biri birbirinden önemli. İker Başbuğ’un 15 Temmuz kitabını özel olarak aldım ancak bunu bir kenara ayırırsak geri kalanı İstiklâl Mücadelesi ile ilgili. Bunları kısa notlarla vereyim (andıç: daha okumadım, sadece neden aldığımı anlatacağım):

  • Mustafa Kemal Şirket Yönetseydi – Koray Tulgar (6,93₺): açıkçası nasıl olduğu konusunda hiçbir fikrim yok, Atatürk Orman Çiftliği ve yurtdışından narenciye-çay vs getirerek sıfırdan kaynak yaratması gibi bir takım şeylere değinir ve yeni bilgiler öğrenirim diye aldım.
  • Mustafa Kemal Atatürk’ün Dış Politika Konuşmaları – Mustafa Bıyıklı (21₺): genelde koskoca ekonomiyi “dolar çıktı” veya “IMF’ye borcu ödedik” diye tek pencereden açıklıyoruz. Her alanda böyle. Atatürk’ün dışpolitikası nasıldı? “Yurtta sulh cihanda sulh” ama nereye kadar? Ben, Atatürk’ün çeşitli ülkelere nasıl “inceden” gözdağı verdiğini biliyorum (Bulgaristan’da yolunu kaybeden! Türk birliği gibi). Fakat söylemleri neydi, nasıldı? Buna bakmak istedim. Fakat 3 ciltlik Türk Dış Politikası (İletişim Yayıncılık) gibi akademik ve Atatürk dönemi Türk dış politikası ile ilgili Atatürk Araştırma Merkezi kitapları ve çeşitli araştırmacılar tarafından yazılmış kitaplar ile birlikte okunmalı
  • Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları – Semyon İvanoviç Aralov (10,40₺): Amerikan elçisinin hatırası çok hoşuma gitti. Arkadaşları, yaverler, o dönemde Atatürk’ü görmüş ve tanışmış kişilerin yorumları benim için ayrıca önemli. Bakış açılarını anlıyorsunuz, ayrıntılar ile daha net ve farklı bir bakış açısı yakalayabiliyorsunuz
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk – Veli Yılmaz (12₺): kendisi Harp Akademilerinde sözleşmeleri ders vermiş olan, önemli bir tarihçi. Sakarya’dan Lozan’a kitabını duydum fakat henüz almadım, 2023’e kadar alıp okuyacağım. Ancak bu kitabı bu fiyata kaçıramazdım.
  • Babanız Atatürk – Falih Rıfkı Atay (9,75₺) : ismi size gairp gelebilir, açıkçası Kurtuluş kitabında bazı söylemlerini (sosyalizm ile ilgili) doğru ancak sert bulsam da; “her insanın annesi ve babası vardır, onlar olmasa dünyaya gelemez. Eğer Atatürk, milletinin ve ordularının başında Anadolu savaşlarını kazanmasa idi, bu dünyada vatansız ve hürriyetsiz kalırdınız. Asıl öksüzlük budur.” yazarak açıklamıştır. “Ata-Türk” yani ata, Türkçe’de babadır. Türklerin babası… Babanız Atatürk sözcüğünün nedeni budur.
  • Atatürk ve Milli Egemenlik – Hamza Eroğlu (3,60₺) : AKP’nin yaptığı en iyi icraatlerden birisi kitaplardan verginin kalkmasıdır. Bunun yanında internetten satış ve kâr amacı gütmeyen çeşitli kurumların (Atatürk Araştırma Merkezi gibi) birleşimiyle, ÜÇ LİRA ALTMIŞ KURUŞA böyle bir kitap alabiliyorsunuz! Kargoda ilk elime alıp göz gezdirdiğim kitap. Ders kitabı gibi. Gerçekten siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümü derslerinde gördüğüm şeylerin bir özeti verilmiş gibi. Şaşırdım. Belki de ders kitabıydı bilemiyorum. Fakat ortaokul ve lisede böyle kitaplar ve dersler okutulmalı!
  • Mustafa Kemal Atatürk Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler – Sabahattin Özel (12,04₺): yine Veli Yılmaz gibi başka bir akademisyen ve tarihçi… Tarihçilerin Atatürk ve İstiklâl Mücadelesi ile ilgili kitaplarını seviyorum. Bu kitapları da bu nedenle aldım. Zaten bilinmedik bir şey anlatır mı, tekrarlar mı bilmem fakat bilgilerin nasıl bulunduğu ve neyin nasıl yorumlandığını yani bir düşünce tarzını veriyor bu kitaplar. Okumadan bir şey diyemem ancak almamın ve profesörlerin yazdığı tarih kitaplarını sevmemin nedeni bu.
  • Arıburnu’nun İlk Müdafaası – Sermet Atacanlı (13,24₺) : Arıburnu neden önemliydi? Bunu her Türk gencinin bilmesi gerek. Kitapların ardından yazacağım. İlk müdafaa ise ok önemliydi. Bunun için aldım, kalın ve çok önemli bir kitap.
  • Sivas Kongresi Günleri – Mustafa Kemal Atatürk (13,20₺) : Aslında Velidedeoğlu’nun sadeleştirdiği Nutuk (evet ve orjinal Nutuk) üzerine farklı bir şey olacak mı bilmiyorum fakat Atatürk’ün notları vb’den daha geniş şekilde derlendiğini, sadece Nutuk’tan alınmadığını düşünüyorum. Bilgim olarak almadım.
  • Cumalı Ordugahı – On Günlük Manevranın Hatırası 29 Ağustos – 8 Eylül 1909 – Mustafa Kemal (15,40₺) : Atatürk’ün yazdığı eserlerden, bunun pdf halini bulup okumuştum (dili biraz ağır gelmişti). Hem korsan iş yaptığım için içime sinmedi hem de daha düzeltilmiş bir dil olabilir diye aldım. Üstelik pdf olduğu için üzerini çizememiş, notlar alamamıştım. Önümüzdeki süreçte takımın ve bölüğün eğitimi ile ilgili kitaplarını ve Türk Askeri Kültürü kitabını okuduktan sonra bu kitabı da not alarak tekrar okursam daha iyi anlayacağımı düşünüyorum.
  • Londra Konferansı Mektupları – Falih Rıfkı Atay (5,85₺) : bu çalışmaları Alev Coşkun kitaplarında kullanmıştı ve Salahi Sonyel’in mükemmel eserleri ve çalışmalarında bir sürü gizli belge ve arşiv çalışmaları ile önemli eserler yayınlanmıştı. Propagandadan suikast girişimlerine kadar çok önemli şeyler vardı. Dolayısıyla bu kitap ilgimi çekti
  • Gavur Mümin – Gazi Paşa’nın Casusu – Yaşar Aksoy (19,20₺) : İstiklal Mücadelesini kazandıran şeylerin başında telgraf diplomasisi, casusluk, Atatürk’ün propaganda kabiliyeti (basın ve haberleşme kontrolü) gibi şeyler geliyor. Kişisel olarak İlyas (Elyesa) Bazna, Gavur Mümin, İngiliz Kemal gibi çok çok çok önemli insanlar var. Bunların hayatları film yapılmalı ve incelenmeli. Gençlere anlatılmalı. Bu nedenle Çiçero filmini seviyorum. Öte yandan Topal Osman, Çerkez Ethem, Kara Fatma gibi bir çok şahsın da hayatları film ve kısa dizilerle anlatılmaı (evet evet Ethem’i biliyorum ancak tarih ve gerçekler anlatılmalı!). Kurtuluş dizisi ve Cumhuriyet dizisi 6’şar bölümlük, mükemmel eserler örneğin…

 

Arıburnu ve Gelibolu

Çanakkale’ye iki kez gittim ve bazı kitapları okuduktan sonra tekrar gideceğim. Rehber Bayram Er’i özellikle beğendim ve rehbersiz bir geziye katılmamanızı, hatta Bayram Er’e ulaşabilirseniz gezmenizi MUTLAKA ÖNERİYORUM. Bir bölümünü youtube’a yüklemiştim (bknz: Çanakkale Savaşı ve Çanakkale Turu). Hem Bayram Er’in anlattığı bilgiler, hem tarih kitapları ve Atatürk’ün anıları, Atatürk hakkında yazılan kitaplarda çok önemli bulduğum Arıburnu muharebeleri var. Bazı yerlerde “Kocaçimen Tepe” olarak geçtiği için bulamadığım ancak daha sonra canakkalemuharebeleri1915.com internet adresinde (twitter hesabı: @cephe1915), “Muharebe yer alanı isimleri Koca Çimen Tepe Arıburnu” gönderisini buldum ve sevindim. Çünkü harita, krokiler ile hatıraları ve savaşları takip etmek benim için hem önemli hem de zevkli.

Yukarıdaki kroki İngiliz krokisi. Gönderide ise hem harita görüntüsü hem Osmanlı tahkimat krokisi hem İngiliz krokisi hem de yukarıdaki krokite benzer çeşitli krokiler bulacaksınız.

Peki bu Koca Çimen Tepe, Arıburnu ve muharebelerininin önemi nedir? Harita Genel Müdürülüğü’nün Atlas‘ı üzerinden alttaki topografik haritayı alıp bir kaç ok vs ekledim. Başlı başına bir konu, sadece Arıburnu ve önemi, yaşananlar üzerine kitaplar yazılabilir. Ben bu konuda uzman değilim, bu nedenle çok kısa anlatacağım fakat eklediğim Arı Burnu’nun İlk Müdafaası ve Atatürk’ün yazdığı “Arıburnu Muharebeleri Raporu” gibi bir çok önemli kitap, rapor ve inceleme okunmalı. Fakat gençlere bunun önemini aktarmak şart! Büyük ve Küçük Anafarta’nın olduğu bölgede, Atatürk Enver Paşa’ya yazmasına rağmen neler yaşandı ve Liman von Sander, burada yeni oluşturulan birliği Atatürk’ün emrine nasıl verdi yine bunlar bilinmeli. Liman von Sanders’in hatıralarını da okumak gerekiyor bu nedenle… Fazla karışmasın…

Sedülbahir’den çıkartma yapılacak ama on binlerce asker buralara nasıl çıkartılır? İmkânı yok. Buradaki sahiller gemilerin yanaşması için zor, stratejik olarak sorunlu… Üstelik henüz Balkan Savaşı döneminde, Atatürk’ün Gelibolu yarımadası ile ilgili şunu söylemiştir; “istediğiniz kadar önlem alın, hepsini yıkar geçerim. Eğer düşmanın ilerlemesini önleyecek askeri birliklerini yoksa burayı tutamazsınız”. Bölgeyi daha önce incelemiş, ihtimalleri incelemiş ve biliyor.

Konuya geri dönecek olursak; gemiler Çanakkale’den geçememiş, İngiliz komutanlar İstanbul’da çay içememiştir. Dolayısıyla çıkartma şart ancak Seddülbahir ve güney tarafları sorunlu. Bu nedenle Arıburnu (görünen koy Anzak Koyu denilen yer burayı kırmızı okla işaretledim) tarafına çıkartma yapılmak istenmiştir. Conkbayırından ve 57 Alay’ın şehitliğinin bulunduğu bölgeden Google Maps’teki panaromik fotoğrafları da ekleyeceğim ki neden buraya geldiklerini anlayabilirsiniz. Yine haritalar ve panaromik görüntülerden yarımadanın diğer bölgelerini inceleyebilirsiniz. Atatürk’te zamanında incelemiş ve doğru noktaları biliyordu. Atatürk’e Çanakkale muharebelerinde verilen görev öncesinde ihtiyat yani yedek tümeninin başındaydı.

Düşman birlikleri, Arıburnu tarafından çıkartma yaparak, buradan kuşuçuşu 8 km kadar olan bölgeyi ele geçirip, Seddülbahir’deki askerleri kıskaca almak istiyorlardı. Bu nedenle Arıburnu muharebeleri oldukça önemlidir. Zaten kahramanlıklar (duymanızın muhtemel olduğu 57. Alay başta olmak üzere nice direniş), Atatürk’ün Anafartalar Kahramanı olması, savaşın gidişatının değişmesi, çok çetin mücadeleler buralarda olmuştur. Kanlısırt, Conkbayırı, Arıburnu, Anzak Koyu, Koca Çimen Tepe gibi nice bilinen yerler de bu bölgedeki çetin mücadeleler ile tarihe kazınmıştır.

Atatürk’ün buradaki yönü genelde askeri deha olarak görülebilir. Doğrudur da. Fakat sadece askeri deha anlamıyla bakmamak gerek. Buradaki çekişmeyi de görmek gerek. Enver Paşa ile olan ilişkisi, savaş ve yaşanan durumlar üzerine ileri görüşlülüğü (Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurduğunda, Türklerin yaşadığı topraklara çekilme fikri, Filistin ve Suriye’de yaşananlar vs dahil) bir çok şeyi anlamak için; Gelibolu’daki bu muharebeleri ve Çanakkale muharebeleri döneminde yazışmaları, raporları ve olayları takip etmek gerekiyor. Arıburnu, askeri açıdna önemliydi ve iyi ki Atatürk oradaydı. Fakat Atatürk’ün hayatını, Atatürk’ü, Enver Paşa ve Osmanlı ordusunun durumunu daha iyi anlayabilmek için bu dönemi MUTLAKA iyi okumak, iyi öğrenmek gerekir.

Atatürk olmadan Çanakkale başarısı yazmaya çalışan bazı kahvehane tarihçileri ve iki gün önce İngiliz sever cemiyetlerde dün Lozan’a bile karşı TBMM içerisindeki İkinci Grupta olan zihniyet bugün Atatürk’ü Çanakkale’den silmeye çalışıyor. Bu nedenle önce Arıburnu muharebelerini ve buradaki çatışmaları anlamak ŞARTTIR! Belgeleriyle anlamak, gençlere anlatmak gerekir! Bu konuda biraz eksiğiz. Ben uzmana değilim fakat önümüzdeki dönemde bir blog konusu açarak; kronolojik sıra ve sadece askeri değil, diplomatik ve politik bağlantıları da yine belgeleriyle ancak gençler başta olmak üzere herkesin anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışacağım ama biraz zamanı var. İyice hazırlanmam gerek.

İstiklâl Mücadelesi

İşte bütün bunlara bakarsanız, neden istiklâl mücadelesi anlarsınız… İstiklâl yani bağımsızlık mücadelesi… Milli mücadele, kurtuluş mücadelesi, kurtuluş savaşı deniyor. Evet Kurtuluş Savaşı, İstiklâl Mücadelesinin bir parçasıdır. Henüz 1906’da kurulan, Balkan Savaşları ve Çanakkale Muharebeleri ile pekişen ve Samsun ile başlayan İstiklâl Mücadelesi sadece Lozan’da bitmez! Atatürk öldükten sonra Hatay’ı kapsar, Atatürk’ün attığı adımlarla açılan Köy Enstitülerini kapsar, Etimesgut Uçak Fabrikasını, Devrim arabalarını kapsar… Hatta bugün kendi SİHA’mızı yapmamızı dahi kapsar… Dolayısıyla İstiklâl Mücadelesi, her alanda; diplomasi, politika, ekonomi, kültür, tarih, dil, teknoloji, spor, sanat vb gibi her alanda verilmiş BAĞIMSIZLIK mücadelesini kapsar!

Bu nedenle İstiklâl Mücadelesi (ya da Türkçesi ile Bağımsızlık Çabası) diyorum. Atatürk’ün açtığı bu yolda fikri, devrim ve yaptıklarıyla gösterdiği hedefe; tam bağımsızlığa durmadan yürüyeceğiz…

 

Son Değişiklik: 08/05/2020 - 14:16