Ortalama okuma süresi: 4 dakika

Dün biraz bahsetmiştim [1], işyeri ihtiyaçları için Metro Market’e gittim ve insanların yarısında pitta maske vardı. Bugün işe gelirken, yine her yerde pitta maske vardı. Fakat bu pitta maskeler ne kadar sağlıklı?

**

Görülebileceği üzere bu maskeler tozu engelliyor. Bakın yukarıda 0,3 mikronun hepsini geçirmiş. Korona virüsün boyutu 0,12 mikron. 120 nanometre. Kim hatırlamıyorum ancak bir Türk bilim insanı ekranda 0,17 demişti. Sonuç olarak bu maskeler bakteri ve virüslere karşı koruma sağlamaz.

En büyük riski olarak bunları görüyordum:

  1. 48 saat dışarı çıkma yasağından sonra “tamam her şey bitti” diyerek dışarı çıkmaz
  2. İnsanların paniğe girerek yağma ve düzensizlik başlatması (Cuma günü ve Pazartesi günü gördük)
  3. Örgü maske (dün gördüm), bez ve kağıt maskelerin tam koruma sağladığını düşünerek dışarıya çıkılması.

Pitta maskenin içine (bezin, şalın vs) çeşitli özel kumaş katmanı koymak gerekiyor. Sadece bez, örgü vs olması sizi ancak kum fırtınasından korur. Kötü maske tehlikesinde söylediğim üzere; şu an Türkiye’de abuk subuk bir sürü maske üretiliyor. Merdiven altı ve saçma sapan bir sürü şey. Bunlara dikkat etmek gerek.

Devletin Maske Dağıtması ve Kargaşa

Devletin herkese maske dağıtmasını olumlu buluyorum. İsteyenler buradan maske almalı. Bunda hiçbir problem yok. Fakat ihalelerin kime gideceği ve ne kadar para verileceği çok önemli! Düzgün şartlarda üretilmiş maskeleri, normal fiyatına almak gerek. Diğer türlü işler sen-ben-bizim oğlan durumuna dönüyor.

Fakat burada bir hata yapıldı. Parayla maske satışı yasak dendi. Yani herkese maske dağıtılacak ve herkes eşit olacak. Bu iş komünizme döndü. Herkes eşitlendi, şimdi kimse maske bulamıyor.

Bugün sokakta ya pitta maske denilen bu maskelerden ya da maskesiz bir sürü insan gördüm. Haklılar, dün de bunu giyen adam dedi ki; “kaç eczaneye sordum maske yok, parayla satın almak istiyorum maske yok”… KOMÜNİZME HOŞGELDİNİZ! Devlet verecekse versin, fakat satışın engellenmesi hoş değil. En azından üreticileri denetleyin.

Maske işinden bir kesit:

**

Bu taraf eczacıların sıkıntıları. Bir de bu işin başka bir boyutu var, doğruysa işler karışır:

**

Kaç kişiye kod gelmemiş. Eğer 10tl ödeyenler öncelikliyse işler karmaşık boyuta gidiyor.

 

Sistem Oturana Kadar Satış Yapılmalıydı

Herkese bedava dağıtacaksınız ancak insanlar maskesiz kaldı. Cuma günü yaşanan rezillik, derken bu hafta, 22 Mart’tan bu yana görmediğim kalabalık ve maskesizlik ne demek biliyor musunuz? Ay sonuna doğru patlayan vaka grafiğini görünce anlarsınız.

Burada çok büyük yanlış yapıldı! ÇOK BÜYÜK YANLIŞ. En azından sistem oturana ve insanlara maske gidinceye kadar insanlar maske alabilmeliydi. Bırakın parayla maske alsınlar da bez maskelere kalmasınlar.

Cuma günü olayı gibi bu süreci de kim yönettiyse beceremedi. Olmadı bu iş.

 

Herkese Bulaşacak

Herkes bir şekilde temas edecek. İstediğimizi yapalım bunu engelleyemeyiz. İsveç gibi “herkes kendi önlemini alsın” dediğimizde ölüm sayısı normalin de üzerine çıkacak ve hsatahaneler sağlık çalışanları kapasitesinin üzerine çıkacak; insanlar tedavi göremeden ölecek. Dolayısıyla bunu yapmak mümkün değil. Tamamen kısıtlanma konusuna da başından beri karşıyım. Fakat Cuma günü yapılanlar ve bu hafta çok kritik bir noktaya götürebilir bizi. Bu şartlarda dahi Haziran sonu Temmuz başına kadar biraz gevşeme olacaktır, rahatlama olacaktır. Maalesef herkese bulaşacak.

Sorun şu; sigara içiyorsunuz, abur cubur ve şekere abanıyorsunuz, yeterince su içmiyorsunuz, yeşilik yemiyorsunuz (öğünlerin yarısı yeşillik olmalı) spor yapmıyorsunuz. Dolayısıyla kanser, solunum yolu hastalıkları ve her türlü hastalığa kapıları açıyorsunuz (akraba evliliği de cabası). Korona değil, normal salgında dahi risk gurubuna giriyorsunuz. Yapmayın!

Hepimize bulaşacak ve insanlık için vicdan sızlatsa da şu sözler bilimsel bir gerçek; “doğal seçilim işleyecek”. Son zamanlarda hayvana, doğaya; kadına, çocuğa karşı çok kötü haberler duyuyorduk. Bir vahşet vardı ve insanlar sapıttı. Hayvanları doğal hayattan yakalayıp, kafeslere kapatıyor ve para alarak izletiyorlardı ve biz de para verip izliyorduk. Şimdi o hayvanlara döndük.

Korona salgını, aklımızı başımıza toplamamız için güzel bir uyarı oldu. İnsanlık; silahlara, askerlere para harcayacağına bilime harcamalı. Kutuplaşacağına, “salgın hastalıklar” konusunda birleşmeli. Bunu gördük. Bu süreçten de ancak yardımeseverlik, iyilik ve hoşgörü ile çıkacağız.

Hiç değilse 2020’de, tüm insanlık el yıkamayı öğrendi. Uluslararası haber ajanslarında “Türklerin kolonya alışkanlığını” anlatıyorlar. Eve gelenlerin kolonya ile dezenfekte edildiğini. Aynı şekilde Amerika’da “taharetli tuvaletlerin” satışı başlamış (ki yurt dışında çıktığında taharetsiz tuvalet büyük sorundu). Kısacası, Türk olarak başkalarına benzemek yerine; kültürümüzün ne kadar gelişmiş olduğunu fark etmemiz gerek. İslam adı altında Araplaşıp, çağdaşlık adı altında yozlaştık ve değerlerimizden saptık. Oysa koskocaman tarih orada; kültürümüzle, tarihimizle, dilimizle, dünyanın en önemli topluluklarından birisiyiz ve atalarımızın yaptıkları ne kadar doğru görüyoruz.

 

Türkiye’den Erbil’e(!) -> IKBY’den(!) PKK’ya Maske

Şimdi size ANADOLU AJANSI’ndan iki haber vereceğim.

1- Türk Kızılaydan koronavirüsle mücadelede Erbil’e 30 bin maske yardımı [3].

2- Ömer. IKBY’den terör örgütü YPG/PKK’ya koronavirüs için tıbbi yardım [4].

**

Eğer iki haberi birbiriyle ilişkilendirmediyseniz ben sizin yerinize ilişkilendireyim…. Nasıl PKK, Kandil oldu ve Öcalan ise İmralı (evet Esad’da Esed olmuştu); işlerinde gelince “Irak Kürt Bölgesel Yönetimi” dediğimiz yani “Kürdistan” ise işlerine gelince IKBY, işlerine gelince Erbil oluyor.

Erbil, Kuzey Irak’ta uluslararası alanda Kürdistan, bizde ise “Irak Kürt Bölgesel Yönetimi” adı geçen bir bölgedir. Barzani tarafından yönetilir. İlk haberde 30 bin maske yardımını görüyorsunuz.

İkinci haberde ise Erbil değil de, Irak Kürt Bölgesel yönetimi denmiş. Yani haberin içeriğine göre Erbil ya da IKBY oluyor. Buranın Cumhurbaşkanı Neçirvan Barzani’dir, Başbakan ise Mesrur Barzani. Tabi Türkiye’nin bakış açısını Dışişleri Bakanlığı sayfasındaki “Irak” bölümünden görebilirsiniz.

PKK’ya destek veren yönetime maske göndermişiz. Türkiye çok yardım sever, herkese yardım ediyor. Bunu da destekliyorum. Fakat içte halkımız maske bulamıyor. Eczanede yok, devlet henüz veremiyor. Biz ise PKK’ya yardım edenlere maske göndermekle meşgulüz. Ne için?

 

 

[1] ÇETİN, Emre. Sokağa Çıkma Kısıtlamaları Mecburi Hale Geldi (13 Nisan 2020). http://emrecetinblog.com/sokaga-cikma-kisitlamalari-mecburi-hale-geldi/

[2] ÇETİN, Emre. Yasak Kararı Ancak Bu Kadar Basiretsizce Alınabilirdi! (10 Nisan 2020). http://emrecetinblog.com/yasak-karari-ancak-bu-kadar-basiretsizce-alinabilirdi/

[3] OKUDUCİ, İdris & YESSEEM, Heman Hüseyin. Türk Kızılaydan koronavirüsle mücadelede Erbil’e 30 bin maske yardımı (19 Mart 2020). https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/turk-kizilaydan-koronavirusle-mucadelede-erbile-30-bin-maske-yardimi-/1771825

[4] MİSTO, Mohamad & KOPARAN, Ömer. IKBY’den terör örgütü YPG/PKK’ya koronavirüs için tıbbi yardım (13 Nisan 2020). https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ikbyden-teror-orgutu-ypg-pkkya-koronavirus-icin-tibbi-yardim/1802829

Son Değişiklik: 14/04/2020 - 12:43
Kategori: Genel - Hayat - Politika
Etiketler: , ,