Ortalama okuma süresi: 4 dakika

Düzenleme: linç severler gelmeden başa tutturayım; Sayın Erdoğan demekte sorun yok, söylenmesi gereken de budur. Politikalarını eleştiriyoruz, kendisine saygısızlık yapmayı gerektirecek durum yok. Fakat nasıl Erdoğan diyebildiğine göre, Atatürk’te diyebilirsiniz! Soyisimleri kullanılır. Saygı için kullanılır. Görgüsüzlüğün gereği yok!

**

Üniversiteyi okurken “uluslararası ilişkiler” okuyan yani nasıl oturup kalkacağını, nasıl konuşacağını daha iyi  bilmek zorunda öğrencilerin; öğretmenler hakkında isim ile hitap etmesi beni rahatsız ederdi.

Eski SSCB ülkelerinde yetişmiş olan öğrencilere hayranlıkla bakardım. Ruslar zaten böyle fakat Tacik, Türkmen, Kazak, Azerbaycanlı öğrenciler de böylesine inceydi; elinde eldiven varken tokalaşmaz ve eldiveni çıkartır, SEN demez, siz der vs..

Benim için kültür önemlidir. İş dünyasında da SEN diyen, mail yazarken “X hnm, tşkr edyrm” şeklinde yazan insanlar bana görgüsüz, eğitilmemiş tipler olarak gelir ve böyledir de!

Kültür, başkalarına olan saygı, bencillik etmemek çok önemlidir. Bugün trafikte hakkımızın gasp edilmesinden tutun, garsonlara “buraya bak oğlum, gel, al, yap, et” gibi emir vererek konuşanlar; insanlardan kendini para, mevki, makam vb nedenlerle üstün görenlerin olmasının en büyük sorunu; kültürümüzü kaybetmemizdir.

CHP’de Atatürk Diyemeyen Canan Kaftancıoğlu

“Sayın Erdoğan’dan özür dilerim.”

Bu söz kime ait biliyor musunuz? CANAN KAFTANCIOĞLU’na ait [1]. Şimdi biraz geri sarıp Türkçe dersi vereyim.

Erkek, kız, bayan, kadın… Çok tartışılıyor. Kim tarafından? Kendi dilini bilmeyenler tarafından ve burada ilgili konu var. Fakat kısaca:

Eril ve dişil, bilimsel anlamda eşey yani cinsiyet belirtir. Erkek ve dişi de denilir.

Adam: insanın erkeği (Arapça olduğu için ben erkek demeyi tercih ediyorum)
Kadın: insanın dişisi

Oğlan: erkek insanın küçüğü
Kız: kadın insanın küçüğü
Anadolu’da “kaç çocuk var?” derseniz, 2 oğlan 2 kız derler mesela; bekaret vb anlamı YOKTUR!

Hanım: kadınlarda isimden sonra kullanılan ünvan, “Zübeyde Hanım”
Bey: erkeklerde isimden sonra kullanılan ünvan, “Ali Rıza Bey”
(o dönemlerde soyadı olmadığı için işi söylenir, ünvan olarak hanım/bey söylenirdi)

Gelelim bay ve bayana, İngilizce’deki Mr. ve Mrs. gibidir; ailenin soyisimi açısından söylenir.
Bay İmamoğlu dediğimizde, İmamoğlu ailesinin erkeği yani Ekrem İmamoğlu kast edilir.
Bayan İmamoğlu dediğimizde, İmamoğlu ailesinin kadını yani Dilek İmamoğlu söylenir.

Buraya kadar sıkıntı olmadığını düşüyorum.

Liderler, önemli insanlar, toplum açısından değerli olan kişilerle ilgili isim kullanılmaz. Şimdi Canan Kaftancıoğlu’na gidip, “Canan ne yaptın müdür? Keyifler nasıl?” demem. Veya Cumhurbaşkanı’na gidip, “Recepçiğim nasılsın?” demem. Yaş olarak da hoş olmaz, yaş olarak eşit olsak ve hatta tanısam bile hoş olmaz.

Bu basit bir görgü kuralıdır. Yeni tanıştığınız insanlara da asker arkadaşı gibi SEN demeyin, isimleriyle hitap etmeyin. İsim söyleyecekseniz bile “bey ve hanım” ünvanlarını kullanın.

**

Bu çok basit görgü kurulanını bilmezsen veya içindeki Atatürk düşmanlığı daha ağır basarsa

Mustafa Kemal dersin, Gazi Mustafa Kemal dersin…

Bu blog üzerinde adını anmaktan tiksindiğim ve bey/hanım ünvanlarını da hak görmediğim insanlar var ve bu insanlara isim ve soyisim ile hitap ediyorum. Bu kadar. CANAN KAFTANCIOĞLU diyorum, Canan demiyorum mesela.

Türkiye Cumhuriyeti ve CHP’nin kurucusu olan Atatürk, ülkeyi modernleştiren Atatürk ancak CHP’deki il başkanı Atatürk demekten kaçınıyor, Mustafa Kemal’in askerleriyiz militarizm demektir diyebiliyor (keşke neden Mustafa Kemal’in askerleriyiz dendiğiniz Turgut Özakman’dan öğrenebilseydi).

Buradaki Bir Konuya Dikkat!

Atatürkçülük ve Kemalizm nedir? Farkları nedir? konusunda yazdığım bir sorun var ortada. Soyadı kanunu 1934 yılında çıktı ve dolayısıyla 1934’ten önce Mustafa Kemal, sonra Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. Kimlik bilincinden yoksun liberallerin, gericilerin, bölücülerin; kısacası Türkiye, Türklük ve Atatürk düşmanı olan ve Atatürk’ün ne yaptığını anlayamayanların sinir olduğu bir sözcük “Atatürk”… Bu yüzden söylemezler.

Kemalizm denir, bunun nedeni de; 1919’dan sonra İstiklâl Mücadelesi başlamış ve Atatürk’ün soyadı o dönemde olmadığı için, Mustafa Kemal olarak biliniyordu. Nasıl ki “Karl Marks” bize “Makrsizm” olarak geri döndü, ecnebiler de Mustafa Kemal’in “Kemal’ini” soyadı gibi alarak Kemalizm demiştir. -izm eki, Türkçede yok, doğrusu Kemalcilik olur. Fakat soyisim kanunu çıktı ve Atatürk soyadını aldı. Dolayısıyla Atatürkçülük daha doğru tabirdir.

O dönemdeki hareketlere atıf için Mustafa Kemal’in askerleriyiz, “Atatürk’ün askerleriyiz” sözüne kıyasla daha doğrudur. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı muharebeleri için Gazi Mustafa Kemal denilmesi, Atatürk denilmesinden daha uygundur. Tıpkı Çanakkale’ye Yarbay olarak gelen Mustafa Kemal’e o dönem için “Mareşal Atatürk, Çanakkale’de önemli görevler üstlendi” diyemeyeceğimiz gibi.

Bu da ufak bir bilgi olsun; hem Kemalizm-Atatürkçülük hem de Mustafa Kemal ne zaman denilecek anlamında.

CHP İçindeki Sorunlar

HDP’ye yakışacak Sezgin Tanrıkulu, Canan Kaftancıoğlu gibi isimlerin CHP’de ne yaptığını anlamak zor. Hem kendilerine eziyet, hem Atatürkçülere hem de CHP’lilere.

Aslında CHP’deki bu bozulan düzen ve Yeni CHP ile, CHP’nin Atatürkçü çizgisinden sapmasının nedeni delege sistemidir. Size bir örnek [2]:

Çanakkale delege sayısı: 8, Çanakkale’de aldığı oy : 126.495
Adıyaman delege sayısı 10, Adıyaman’da aldığı oy: 41.797

Edirne delege sayısı: 8, Edirne’de aldığı oy: 125.474
Bingöl delege sayısı: 6, Bingöl’de aldığı oy: 3.310 (evet üç bin üç yüz)

Bartın delege sayısı: 4, Bartın’da aldığı oy: 32.305
Diyarbakır delege sayısı: 21, Diyarbakır’da aldığı oy: 21.285

Tunceli delege sayısı: 4, Tunceli’de aldığı oy: 14.703
Van delege sayısı: 16, Van’da aldığı oy: 13.910

Eskişehir delege sayısı: 14, Eskişehir’de aldığı oy: 187.579
Erzurum delege sayısı: 12, Erzurum’da aldığı oy: 19.276

Böyle bir delege sistemi olabilir mi? Oluyor. Neden oluyor? Temelde Erdoğan ile aynı mantık: TEK ADAM CHP’si.

Bugün playstation oynarken partiye giren(!), CHP tarihinde ilk kez grup başkan vekilliğinin seçilerek değil atanarak olduğu (ki üstteki delege yapısı ve önseçimsiz CHP’de bile böyle!) insanlar dahi Canan Kaftancıoğlu’na destek çıkıyor. Tasviye etmelerine rağmen bitiremedikleri gerçek Atatürkçüler ve vatanseverler de bu duruma haklı olarak tepki gsöterdi ve CHP içerisinde “bu konuyla ilgili konuşmayın” mesajı gidiyor. Olacak iş değil.

**

Canan Kaftancıoğlu kimlerden nasıl destek alıyor (parti içinden mi dışından mı bilemiyorum, ki bilsem de henüz yazmam), fakat büyük oynamaya çalıştığı ve CHP içerisinde güç kazanarak kontrolü ele geçirmek istediği açık.

Diyeceksiniz ki bu kadar mı? Bu kadar!

İsim vermeyeceğim fakat çok önemli bir Büyükşehir Belediyesinde yıllardır çok önemli işler yapan Belediye Başkanına karşı, Başkanın arkasından iş çevirerek belediyede kadro kazanmaya çalışıyor. AYNI CHP!

En Büyük Problem Gerçek Atatürkçülerde

Gerçek Atatürkçüler, CHP’de aktif rol almadı (CHP’li laik teyze kıvamından bahsetmiyorum), buradaki tasviye ve mobinglere; CHP’nin AKP olmasına ses çıkartamadı. CHP içerisinde Atatürk ve Türklük düşmanı insanlarının güç kazanmasını önleyemedi.

Bu nedenle Muharrem İnce’nin hareketini ve parti kurmasını destekliyorum. CHP, artık Atatürk’ün CHP’si olmaktan uzak.

Recep Tayyip Erdoğan’a soyadıyla “sayın Erdoğan” diyen kişi, Mustafa Kemal Atatürk’e bırakın sayın demeyi; Atatürk diyemiyor.

Türkiye’yi kurtarmak için önce CHP’yi kurtarmak gerek. CHP’yi kurtarmak için delege sistemi değişmeli ancak kimsenin işine gelmiyor. O yüzden gerekirse CHP’yi baraj seviyesine yaklaştıracağız. Başka türlü işler karışmayacak. İşler karışmazsa, düzelmez.

Yobaz, gerici, bölücü, yurt dışı destekli saçma sapan tipler ve zihniyetlerin CHP’de yuvalanmasına da izin vermeyeceğiz.

Erdoğan’ın en zayıf döneminde Yılmaz Büyükerşen’i Cumhurbaşkanı yapacağım deyip, sonra ekranda Ekmeleddin İhsanoğlu bizim çatı adayımız diyen CHP’nin adımlarını da dikkatle sorgulayın derim.

Bu arada olur ya Canan Kaftancıoğlu Öcalan deme gafletinde bulunur, o zaman tekrar konuşuruz!

Son Olarak

 

Kaynaklar

[1] Kaftancıoğlu: O fotoğraf için Erdoğan’dan özür diliyorum (17 Ocak 2018). https://tr.sputniknews.com/turkiye/201801171031845138-canan-kaftancioglu-erdogan-domuz/

[2] Muharrem İnce ve Bin Günde Memleket Hareketi (13 ağustos 2020). http://emrecetinblog.com/muharrem-ince-ve-bin-gunde-memleket-hareketi/

Son Değişiklik: 18/09/2020 - 10:44
Kategori: Genel - Politika - Tarih