Ortalama okuma süresi: 8 dakika

33 şehit var! 29 yaralı deniyor. Fakat İdlib’te askerlerimiz terk edilmiş binalardaydı ve bu binalar bombalandı. Şehit sayısının fazla olduğu ile ilgili haberler var ve hatta uzmanlar söylüyor ancak bu konuyla ilgili hiçbir açıklama yok! Resmi açıklama yok! Şehit sayısı nedir? Önümüzdeki günlerde mi gelecek? Hiçbir şey yok!

Daha önce özel sektörün açılışını üstlenen ve hatta aynı tesisi beş kez açıp poz verenler [1]; şimdi sorumluluktan kaçıp, Hatay Valisine yıkıyor sorumluluğu. Televizyonlarda yoklar! Anlaşılan durum o kadar ciddi ki, interneti bile özel bir şekilde kestiler, sosyal medyaya giremedik. Açıklama yapın!

 

Televizyonlar

Rusya ve Suriye olayı ile ilgili ayrı bir konu yazacağım. Fakat televizyonlarla ilgili konuşmam gerek. Ne oldu? Televizyonlara da emir mi gitti? Şehitlerle ilgili konuşulmaması, şehitlerle ilgili durumun “toplumsal hassasiyet” nedeniyle ön plana çıkartılmaması mı istendi? Yoksa televizyon kanallarındaki rezillik tamamen Türk basının büründüğü saçmalığın bir yansıması mı?

 

28 Şubat 2020 Cuma günü yayın akışı…. 33 şehit verilmiş (resmi açıklama), Türkiye ise dönemin en büyük saldırılarından birisini yaşamış ve televizyon kanallarının gündemi:

TRT1 yayın akışı:

11:30 1’de Bugün
13:00 Aileler Yarışıyor
15:15 İncir Ağacı
17.05 1’de Bugün
17:15 Seksenler
19:00 Ana Haber
20:00 Payitaht “Abdülhamid”
00:15 Pelin Çift ile Gündem Ötesi

Kanal D

06.15 Akasya Durağı
07.30 Balçiçek ile Dr. Cankurtaran
09.00 Neler Oluyor Hayatta?
11.00 Zalim İstanbul
13.30 Gönül Yarası
15.45 Arka Sokaklar
18.45 Buket Aydın’la Kanal D Haber
20.00 Arka Sokaklar
01.15 Gönül Yarası

ATV Yayın Akışı

07:00 Kahvaltı Haberleri
08.30 Nihat Hatipoğlu Sorularınızı Cevaplıyor
10:00 Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00 Gün Ortası
14:00 Beni Bırakma
16:20 Esra Erol’da
19:00 ATV Ana Haber
20:00 Hercai

FOX TV Yayın Akışı

07:15 Çalar Saat
10:00 Çağla ile Yeni Bir Gün
12:15 Zümrüdüanka
14:00 Temizlik Benim İşim
16:00 Zuhal Topal’la Sofrada
19:00 FOX Ana Haber
20:00 Yaparsın Aşkım

STAR TV Yayın Akışı

07:00 Mesut Yar ile Bugün
09:30 Sevdim Seni Bir Kere
10.45 Hayalimdeki Gelinlik
13:30 Gerçeğin Peşinde
16:45 Sevdim Seni Bir Kere
18:45 Star Ana Haber
20:00 Babil

TV8 Yayın Akışı

06:00 Oynat Bakalım
07:00 8’de Sağlık
08:00 Gel Konuşalım
10.45 Survivor Panaroma
13:00 Doya Doya Moda
16:00 Seda Sayan ile Yemekteyiz
20:00 Survivor

Show TV yayın akışı

06:00 Kuaförüm Sensin
08:00 Kendine İyi Bak
09:30 Zahide Yetiş’le
12:30 Kuaförüm Sensin
16:00 Kuzey Yıldızı İlk Aşk
18:45 Show Ana Haber
20:00 Güldür Güldür Show

 

Televizyon izlemediğim için internetten aldım [2] fakat Yılmaz Özdil’in gündeme getirmesi üzerine kontrol ettim.

Eğer yas gerekiyorsa, yas olmalıdır! Neden yas ilan edilmedi? Neden derhal meclis toplanmadı? Bunlar da ayrı konu. Bakın Almanya’da ırkçı saldırı oluyor, Fransa’da terör saldırısı oldu; insanların bir araya gelişine ve yasına bakınız.

Biz ise ne terör ne de ırkçı saldırı yaşadık; Türkiye Cumhuriyeti, başka devletin topraklarında ağır bir saldırıya uğradı. Kirli çıkarların olduğu bir savaş alanında! Dünyaya birliğimizi göstermemiz gerekirdi, yas tutmamız gerekirdi.

Peki biz ne yaptık?

Aileler yarışıyor, Arka Sokaklar, gönül Yarası, Esra Erol, Beni Bırakma, Çağla ile Yeni Bir Gün, Zuhal Topal’la Sofrada, Yaparsın Aşkım, Sevdim Seni Bir Kere, Oynat Bakalım, Sörvayvır Panaroma, Doya Doya Moda, Seda Sayan ile Yemekteyiz, Kuaförüm Sensin, Güldür Güldür Show…

İptal edilenler varsa bilemem. Diğer kanallarda da aynı rezillikler mevcuttur eminim. Nefes filminde dediği gibi:

Öldün sen Hataylı. Annenizin gözü yaşlı, hüngür hüngür ağlıyor kadın.
Komşularınızın kolları arasında.
Bileklerini ovuyorlar kolonyayla. ‘Evladım’ diye ağlıyor.
Babanız da ağlıyor.
Göstermiyor ama yıkılmış bir köşeye içten içe ağlıyor adam.
Ama ağzında bir cümle, ‘Vatan sağolsun, memleket sağolsun, bir oğlum olsa onu da gönderirim’ diye ağlıyor.
Aldılar hepinizi, aldılar.
Gönderdik cenazeleri ailenize, kurşun izlerini silerler, yıkarlar sizi.
Bir güzel de bayrağa sararlar.
(…)
Koydular helikoptere, gönderdiler memleketine.
Televizyona bile çıkarsınız. 45 saniyeliğine kahraman olursunuz.
Çıkar süslü bir karı, hüzünlü sesle anlatır.
Hekim Bulut, karakol baskınında şehit düştü.
45 saniye.
Sonra da magazin haberleri.

Bırakın insanlar yas tutsun! 28 Şubat saat 1’de olaylara ilişkin ilk bilgileri almaya başladım. Gece zor yattım, sabah erken kalkıp takip ettim. Gün içerisinde sürekli haberleri, yabancı basını ve sosyal medyayı takip etmeye çalıştım. Akşam eve geldiğimde kafa dağıtmak için spora gideyim dedim, fakat ne mümkün. Sanki çatışmaya ben gitmişim. Stres ve üzüntüden halim yok. Tüm gün zaten kafam doğru düzgün çalışmadı.

Eminim tüm Türk milleti de böyleydi. Susuyor, içine atıyor. Yıllardır olduğu gibi… Ekonomi, siyaset, adalet… Her konu bitti şimdi asker kökenli bir milletin yas tutması bir anlamda ENGELLENİYOR! Türk basının geldiği yer içler acısı… Basın, gerçekten basın olsa; ahlakıyla, bilinciyle davransa zaten doğrulanmayan haberleri vermeyecek ve topluma haber verme bilinciyle davranacak.

Bu ülkede Türk basının geldiği yer içler acısıdır! Ya iktidarı savunur ya tamamen muhalefet eder. Bilgi veren basın kuruluşu yok gibi! Örneğin yerli bir İHA üretildiğinde ya “galaksi liderimizin girişimleriyle yerli milli; diğerlerini döven süper İHA’mız” diye abartır ya da “İHA üretildi de bunun çipi Çin’den geliyor, fabrikada da Afgan çalışmış” diye saçma sapan muhalefet.

Zaten interneti saymıyorum… Aldatan başlıklar, bikinili kızları koyup tık çekme çabası… Ünlü biri babasını kaybetmiş, haberi neredeyse bikinili resmiyle verecekler. Haber ne alaka görsel ne alaka? Böyle saçma bir haldedir basınımız. 3 cümleyi çevirip, değiştirip haber yaratmaya çalışıyorlar. Aynı cümleyi 5-6 kez okuyorsun. Editörler zaten kopyala/yapıştır meraklısı… İnternette bir şey bulup, onları paylaşıyor; ajanslardan gelen haberleri okumadan kopyalayıp yapıştırıyor. YETER BE!

***

Bu milletin yas tutmaya, şehitlerini anlamaya ihtiyacı var. Bunun karşısında “biz bu zor günlerde milleti eğlendiriyoruz” diye çıkılmaz! Şaklabanlar her yerde var zaten. Açarsın Youtube’u, oradaki şaklabanları izlersin. Para için amcasını rezil eden, boyu kısa biriyle dalga geçenler; saçma sapan hareketler… Televizyonda bari biraz ciddiyet olsun.

Ne devlet, devlet gibi ne basın, basın gibi… Ne yargı, yargı gibi ne de muhalefet, muhalefet gibi…

Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için canını ortaya koyanlar 45 saniye kahraman oluyorlar… Milletin içi kan ağlıyor ancak basında göremiyoruz… Devlet yetkilileri ortada yok.

Basın, devlet yetkililerinin yanındaki yalakalar tamamen başka bir profil çizmekte… Oysa milletimiz şehitlerini toprağa değil, yüreğine gömdü! Acı çekiyor. Fakat acısını bile yaşatmıyor basın. Güleceksin! Eğleneceksin! Unutacaksın! Saçma salan insanların televizyonda birbirine bağırdığı, birbiriyle yarıştığı; aptal saptal programları izleyeceksin… Olay bundan ibaret…

Fakat Türk milletini bu kadar saf zannedenler, gerçekleri görecek. Bu millet bunca şeyi içine attı ve atıyor. Fakat millet olma bilincinden! Bizler Libyalı, Suriyeli gibi değiliz. Binlerce yıllık devlet geleneğimiz var ve ülkemiz için sineye çekiyoruz.

 

Son Sözüm

Yetkililer lüks içinde, saraylar içinde, makam odalarında hamamlar içinde yaşarken; bu şehitlerimizin evlatları, anne ve babaları, eşleri, sevgilileri, kardeşleri eğer yoksulluk çekerse, bu hayatta ızdırap çekerlerse ben hakkımı helal etmiyorum. Vatan ve millet için canını ortaya koyan bu insanların hatıralarına (sadece ailelerine değil, yaptığı kahramanlıklara) sahip çıkmak, sevdiklerine sahip çıkmak; Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyetinin boynunun borcudur!

Gök girsin, kızıl çıksın ki; kendileri rahat yaşarken bu yiğitlerin kahramanlıklarına saygı gösterilmez, sevdiklerine maddi ve manevi yardım edilmez ise, elime geçirdiğim ilk fırsatta, herkese bedelini ağır ödetirim. 2030’dan sonra bunun bedelini çok ağır ödersiniz!

**

 

Yüreğimize gömülen yiğitlerimiz (Kara Kuvvetleri Komutanlığı sitesindeki şehitlerimiz bölümünden aldım):

 

Osman AK

Muharem ÖĞÜTCÜ

Mehmet ORHAN

İbrahim TÜZEL

Güven KURTULMUŞ

Emre BAYSAL

Cuma BAĞATUR

Cuma BAĞATUR

Birhan ER

Bayram OLGUN

Batuhan TANK

Ali TURGUT

Ali TAŞÖZ

Akif AKÇADAĞ

Adem AKIN

Veysel GÜNAY

Turgut Burkay KORKMAZ

Tolga Can YILMAZ

Tayfun PEKEL

Süleyman ŞAHİN

Selman CANKARA

Recep BEKİR

 

 

 

Böyle görmek ne kadar kolay değil mi? Aynı bayrak, aynı logo, neredeyse aynı üniformalarda yüzler değişiyor… Ya bu gençlerin de bir ismi olduğunu versem?

Adem AKIN
Ahmet ALPASLAN
Ahmet SAYGILI
Akif AKÇADAĞ
Ali TAŞÖZ
Ali TURGUT
Batuhan TANK
Bayram OLGUN
Birhan ER
Cuma BAĞATUR
Emin YILDIRIM
Emre BAYSAL
Güven KURTULMUŞ
Halil İbrahim AKKAYA
İbrahim TÜZEL
Mehmet Muhammet AKAY
Mehmet ORHAN
Muhammed Ali ÖZER
Muharem ÖĞÜTCÜ
Mustafa BAYRAKDAR
Nihat KARA
Osman AK
Recep BEKİR
Selman CANKARA
Süleyman ŞAHİN
Tayfun PEKEL
Tolga Can YILMAZ
Turgut Burkay KORKMAZ
Veysel GÜNAY

 

Veya bu insanların da sizin, etrafınızdaki sevdiklerinizin gibi bir yaşantısı olduğunu; anne, baba, sevgili, eş, hatta çocukları, kardeşleri, arkadaşları olduğunu söylesem?

 

 

Düzenleme (29 Şubat 2020): yiğitler uğurlanıyor…

 

 

 

 

Tüm şehitlerimizi ekleyecektim fakat üstteki fotoğraflardan sonra yüreğim kaldırmadı, kusura bakmayın. Dileyenler Milliyet, Sabah ve Star gibi haber kuruluşlarından bakabilir.

Ben resimleri gördükçe böyleyim; sevdikleri, aileleri ve yakınları ne durumda düşünemiyorum. Allahtan sabır diliyorum.

Ayrıca şunu söylemek istiyorum; Türk bayraklı sıvasız bir eve yanaşan siyah ve lüks araç görmek istemiyorum artık. Sonraki gün şehit cenazesinde, Türk bayraklı tabuta el koyarak konuşma yapan politikacıları da! YETER!

Bilmem kaç rejim unsuru imha edilmiş, bilmem kaç tank top yok edilmiş. Şu üstteki acıyı silecek mi? Hava desteği olmayan yerde, topçu ateşiyle can verdiler. Ne lüks araçlarınızla oralara gitmek yakışık alıyor ne de cenazelerde Türk bayraklı tabuta el koyup siyasi söylemlerde bulunmak…

Hele hele şehitler ardından fıkra anlatmaya girmiyorum bile…

**

Vicdanım hiç rahat değil, içim rahat değil. Yeriniz uçmağ olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimden. Fakat gün gelecek, bu maymun medyadan da; yiğitlerimizi bu hale düşürenlerden de hesap soracağım.

Son Değişiklik: 29/02/2020 - 23:53