Ortalama okuma süresi: 12 dakika

Aslında başlık şu idi: “Kadınlar cevaplıyor: kadınların pipisi olsaydı (+18)” fakat herkes her yerde paylaşamayabilir diye değiştirdim. Scorp adı verilen uygulamada (ki en az tiktok kadar iğrendiğim uygulama) bir çok şeyi fark etmiştim. Örneğin kadınların çektiği acıların sadece erkelerin yanlış büyütülmesinden kaynaklı olamdığını. Olay son bölümde, anlayacaksınız. Kendim, politik ve sivil haklar konusunda liberteryen diyebileceğim birisiyim. Liberalim diyebilirim ancak AKP’nin bazı adımlarından sonra liberteryen düşüncelere kadar ilerledim. Ekonomik alan başka ama konumuz değil.

Dolayısıyla konuşma özgürlüğü, düşünce özgürlüğü gibi bir çok konuda devletin müdahalesinden uzak ve sansürden uzak bir özgürlüğü destekliyorum. Ancak sosyal medya ve scorp gibi uygulamalarla şunu gördüm; konuştuğu konuda bilgisi olmayan ama bildiği olmadığından da habersiz kitlelerin eline özgürlük geçtiğinde bu tamamen saldırganlık, kin ve nefret ile linç etmeye dönüşüyor. Hem hlauk Levent hem sadece troller, sağcılar değil; solcu yobazların da linç kültürünü sonda anlatacağım.

**

Çok iğrenç bir dönemden geçiyoruz. Hayvanlara işkence ve tecavüz, küçücük çocuklara taciz ve tecavüz, orman ve doğa katliamları (siyanürler vs); hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık… Netflix konusundaki kısıtlama, özgürlükler ve “ahlaksızlık” kavramlarını özgürlüğün kısıtlanması ve ekonominin etkisi başlıklı konumda anlattım. Netflix’in bizi ahlaksız yaptığını düşünüyorlar ancak;

2012’de CHP Milletvekili Ali Özgündüz’ün soru önergesine yanıt veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıkladığı verilere göre [1]:

2002-2010 yılları arasında:
– fuhuş %220,
– ırza geçme ve çocuklara taciz %125,
– müstehcenlik %170 oranında arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ki 2017 yılı verileri [2]:

  • 2002’de cezaevine giren her 10 kişiden 1’i ekonomik suçlardan hapse girerken 2017 yılında bu oran 10 kişiden 3’e yükseldi
  • Cinsel suçtan hüküm giyenlerin sayısı 2002’den 2017’te tam 14 kat,
  • uyuşturucu kullanma, satma veya satın almadan hüküm giyenlerin sayısı ise 2002’den 2017’ye tam 7 kat arttı.

**

Türkiye’ye muhafazakâr bir iktidar geldi ve 18 yıldır tam güçle Türkiye’yi yönetiyor. Adult siteleri kapatmak, adım başı cami açmak, her yeri İmam Hatip’e çevirmek ile ahlak düzelecek sandılar. Oysa özgürlüğü kısıtladılar, “sevişmek” ayıp hale geldi ve sevişmeyi sevgiden uzaklaştırarak taciz, tecavüz, ahlaksızlığın patlamasına neden oldular. Film ve dizilerdeki kadına şiddet cabası.

Sonuç olarak Türkiye’de her gün en az bir kadın, erkek terörüne maruz kaldı. Kadınlar artık sokakta yürüyemez oldu. Etek giyiyor, tacize uğruyor. Özgürlükler, inanç ve yakın tarih konusunda ve yine özgürlüklerin kısıtlanması konularında bunları detaylıca anlatmıştım; kadının eteği bırakın, sokakta çıplak dolaşması demek sizin ona tecavüz edebileceğiniz, onu taciz edebileceğiniz anlamına gelmiyor! Çıplaklığın serbest olması gerektiğini (biliyorum lafı yanlış yerinden anlayan milyonlarca insan var) çıkartmayın. Böyle bir uç durum olsa dahi kimseye dokunamazsın, rahatsız edemezsin, tecavüz edemezsin. NOKTA.

Bu işleri kadın-erkek-çocuk falan diye ayırmak istemiyorum; birisinin kolundan tutup çekiştirmek bile bu insanın kişisel hak ve özgürlüklerine müdahale etmek ve özgürlüğüne, iradesine müdahale etmektir. Ben böyle yapıldığında dahi ağır ceza almaları gerektiğini savunurken, Türkiye’de tecavüzcüler ceza almıyor ya da çok komik cezalarla kurtuluyor.

Kimyasal Hadım İşi

İdama karşıyım, çünkü tehlikeli ve bizim gibi hukukun oturmadığı ülkelerde iğrenç. İdamın sorunlara çözüm olmadığı da ortada. Dolayısıyla eğitim ve psikopatların daha büyük zarar vermeden toplum içinde tespit edilmesi ve tedavi edilmesini savunuyorum (bknz: 2030 projesi: suçla mücadele ve suçlunun erken tespiti ve tedavisinin önemi).

Fakat ufak bir çocuğun cinsel bölgesine dokunan, köpeğe tecavüz eden şerefsizlerin ve bunlar gibilerinin ellerini kollarını sallayarak dışarıda dolaşması da beni vicdanen rahatlatmıyor. Bu nedenle kimyasal hadımı kesinlikle destekliyorum.

Kimyasal hadım nedir? Detaylı konu yazacağım fakat kısaca: penis ve testisler kesilmiyor ancak ilaç verilerek cinsel istekler azaltılıyor (hormonlar).

Buradaki sorunlar nedir?

1- Kimyasal hadımın insan haklarına uygun olması için, istek olması gerekiyor. Bunu çözmek kolay. Tecavüz suçu 5-10 yıl deniyor ama çeşitli maddelerle 12-20 yıl civarında olabiliyor. Dolayısıyla 15 yıl verilen bir tecavüzcü, kimyasal hadım kabul etmesi durumunda 1-2 yıla düşürürsün.

2- Tacize bildiğim kadarıyla ceza yeterli değil. Bir kaç ay ile 2 yıla kadar. Taciz diye bakılıyor, metroda kadının bir yerine dokundu ve 1 yıl ceza aldı. Normal mi? Hatta 3 aydan başlıyor sanırım, erteleniyor falan. YAHU BU TACİZCİ! Küfür etmiyor, baklava çalmıyor; bir kadının, bir insanın sosyal hayatta olma hakkını gas ediyor. Öncelikle bunun arttırılması gerek. Yine tacizcilere de bu ceza uygulanmalı. Köpek tecavüzcüleri yine 5 yıldan başlamalı.

Benim için bu işin köpeğe, eşeğe, kadına falan yapılması önemli değil; kime yaptığı, ne yaptığı (taciz, tecavüz vs) mi önemli yoksa bunları yapan psikopatın psikolojisi ve karakteri mi önemli? Hukuka bakış açısı değişmeli ve “suç işlendikten sonra ceza vermek” yerine suçun önlenmesi üzerine adım atılmalı. Yani kaç kere okuduk; kadını öldürmekle tehdit eden psikopatlar çıkıyor ve hiçbir işlem yapılmıyor. Sonra başlık, “koruma talep etmişti, öldürüldü”. E öldürülür. Sen öldürmeden ceza verilemez dersen, buyur öldür dersin.

3- Kimyasal hadımda aklımdaki tek bölüm şu; bu iş hormonlar nedeniyle mi oluyor yoksa psikoloji ile ilgili mi? Yani cinsel isteği bitirilse, bir çözüm olacak mı? Yoksa kişinin psikoloji ve yetiştirilme tarzı nedeniyle yine saldırgan olacak, belki tecavüz etmeyecek, taciz etmeyecek ancak bu sefer kadınlara başka türlü mü zarar verecek?

Bunlar ve dahası yanıtlanmalı, bunlar sonrasında kimyasal hadım, belirli koşullarda olabilir. Fakat tekrar tekrar söylüyorum; kadına taciz ve tecavüz benim gözümde sadece “cinsel” bir şey değildir! Eğitimden toplumun çocuk yetişirmesine, insanların kişisel hak ve özgürlüklerinden bağımsızlıklarına kadar bir çok konuya müdahaledir. Yani 15 yşaında bir kızın akrabası tarafından tecavüze uğramasını nasıl telafi edeceksiniz? ŞEYTANA UYDUM deyip, bir kaç yıl ceza alması, bu kızın 25-30 yaşına gelince erkeklere güveneceği ve psikolojisinin düzelebileceğini garantiliyor mu?

Giyim Kuşam ve Yaşam Özgürlüğü

Başlık olarak böyle koydum ancak şiddeti sadece “kadın” olarak göstermeye çalışan “kadına şiddet” başlıklarına karşı çıkıyorum. Özgürlüğün giyim, kuşam, yaşam vs şekli olmaz. Bağımsızlık ve özgürlük vardır (ikisi aynı şey değil). İlla ayıracaksanız, kişisel hak ve özgürlükler vardır. Bunlar “hukuk ve siyaset bilimi” açısından çeşitli dalları vardır.

Bunları neden anlattım? Bakın, kadına şiddet derseniz insanların sadece kadına yönelttiği şiddet oluyor. Ben böyle düşünmüyorum. Bir kadına şiddet uygulayan psikopat, ağacı da keser, hayvana tekme de atar, başkasıyla kavga da eder. Dolayısıyla sorun şiddetin kime patladığı değil; şiddet eğiliminde olan bireylerin psikopat olmasıdır. Bakın:

**

Kadına şiddet ve erkeğe şiddet konusunda sosyal deney. Yani burada erkeğe şiddet uygulanıyor ve insanlar gülüyor. Tamam belki kadına uygulanan şiddet, yaşananlar ve haberler nedeniyle ve sonuçları nedeniyle daha kötü ve daha sık ancak bu, erkeğe uygulanan şiddetin ya da erkeğin erkeğe uyguladığı şiddetin ciddiyetini azaltmaz. Bir insanın, başka bir insana veya canlıya uyguladığı şiddet acilen o insanın tespit edilip, daha büyük sonuçlar yaşayacak eyleme geçmeden müdahale edilerek tedaviye alınmasını gerektirir.

Konuya geri dönecek olursak; nasıl ki şiddet, tehdit falan bir kadının yaşamını kısıtlıyor, eylemlerini kısıtlıyor dolayısıyla kadının özgürlük ve hür iradesini alıkoyuyor ancak bunlara doğru düzgün yaptırım getirilmiyor; aynı şekilde sosyal medyada veya doğrudan gelen hakaretler de insanlarda sıkıntı yaratıyor.

Örnek: BÜŞRA KAYIKÇI

Genç kızımız piyanist. İnstagram hesabına bakarsanız, güzel işlerini görebilirsiniz. Severek dinleyebileceğim biri (size hitap etmez o ayrı). Hatta fazıl say bile şöyle diyor [3]:

Büşra’nın sayfasını ziyaret ettim bu sabah, çaldıklarını dinledim, ben çok yetenekli olduğunu düşünüyorum, önemli olan müzik sevdasıdır, tutkudur, emektir, bunu hissediyorum.
Tavsiye ederim, siz de dinleyin.
Büşra etrafındaki “o mahalle bu mahalle” tartışmasını bir kenara bıraksınlar, ve şunu unutmasınlar “müzik insanın kendini ifade etme şeklidir”.
İzin verin, sanatını yapsın, kendini iyi ilerletmesi için , daha çok üretmesi için müziği iyi bilen yol göstericileri onun en büyük yardımcısı olur.
Hiç bir siyasete malzeme edilmemesini dilerim.

Siyaset, müzikten uzak durmalı, “sansür” doğaya aykırı, ama “suistimal” de doğaya aykırı.

Büşra müzik dünyasının insanı olarak ilerlemeli.

**

Bu başlığı neden açtım? Yıllarca başörtüsü kullanan insanların eğitim hakkını ellerinden aldılar. Bir Atatürkçü olarak, CHP’liler başta olmak üzere kendine solcu, özgürlükçü diyenlere sesleniyorum; bizzat siz yaptınız, göz yumdunuz, desteklediniz! Aynı zihniyet şimdi kalkıp “piyano çalıyor ama türbanlı” diye kıza neler neler dedi. Yazmayacağım hiçbirini. Sosyal medyada var, bakabilirsiniz.

Öte yandan zamanında türban kısıtlamasını yaşayanlar şimdi dönüp dolaştı, etekle dolaşmasın, açık dolaşmasın diyor. Kız öldürülmüş; “böyle açılıp saçılırsa başına gelir tabii, evde otursaymış” diyecek kadar pislik zihniyete sahip olanlar var. Bu yaratıklara özgür bir ortam verirseniz, iş buralara dönüşüyor.

Bunları da niye anlattım? Yine inanç özgürlüğü falan diyen bu insanlar kıza diyor ki “müzik günah, türban takıyorsan bu işlerle uğraşma”.

YAHU SİZ NE İĞRENÇ YARATIKLARSINIZ BE!

Kadın tacize, tecavüze uğruyor polis ve hakimler başta olmak üzere millet ve sosyal medya üzerinden; “ne giydin, o saatte neden oradaydın” falan deniyor. Etek ve askılı giymiyor, bakıyorsun twitter’da bile “türbanlı” üzerine binbir çeşit cinsel içerikli video ve materyal var. Yahu hani olay etek idi? Şimdi türbanlı oldu. Görüldüğü üzere sorun ne türban ne etek, sorun bu zihniyet.

Bir kız gece 3’te yolda dolaşabilir. Gece 3’te etek giyip yolda dolaşabilir. Hatta ve hatta alkol alıp, gece 3’te yolda yürüyerek bir erkeğin evine gidebilir. Eğer kız “istemiyorum” diyorsa bitti. Orada olması, alkol alması, etek giymesi; tecavüzü haklı çıkartmaz. Bu nasıl bir hukuk kafasıdır?

Avrupa devletleri ve Türkiye dahil bir çok hukuk sisteminde tecavüz kavramı, “karşı koymama” üzerine oluyor. Yani istemiyorum deyip yeterince karşı koymuyorsa istiyordur. Nasıl? Bazı maço erkek söylemlerine benzedi mi? Oysa tecavüz nedir? Rızası dışında olan cinsel ilişkidir. Sadece kadın da değildir.

Giysi, saat, nerede olduğu falan önemli değil.

Sorunu Erkek Kadın Şeklinde Ele Alamayız

Burada suçlu erkeklerdir gibi bir tavır sergileyemeyiz. Ben sokakta yürüyorsam ve ıssız ise, sağımda solumda çekinen kadın varsa uzaklaşıyorum. Rahatsız etmemeye çalışıyorum. Çünkü hem arkadaşlarımın hem çevremde yaşayanların “sahte telefon görüşmelerini” biliyorum, ne hissettiklerini anlıyorum ve ülkenin kadınlarımızı bu şekilde güvensizliğe iterek onların rahatça sokakta yürümesini engelleyen her yürü sorunu; çocuk yetiştirmekten eğitim sistemine, adalet sisteminden politikacılara ne kadar iğrençlik varsa düzeltilmesi için uğraşacağım.

Bu sorunları çözebilmek için önce duygulardan arındırıp yani duygusal değil, gayet mantıklı şekilde ilerleyerek sorunun özüne inmemiz gerekiyor. Örneğin çocuklarımızı prens ve prenses gibi yetiştiriyoruz. Doğan Cüceloğlu’nun bir sözü vardı; çocuk koşarken masaya çarpınca masayı dövüyoruz, al sana diyoruz ama o masa yıllardır orada. Çocuk gelip vurdu. Dolayısıyla çocuğumuza sorumluluk almayı öğretmiyoruz diyordu.

Türkiye’de durum böyle değil mi? Suç hep birilerinde. Öğretmenlerimizde, politikacılarda, müdürlerimizde, işçilerde, eğitim sisteminde, erkeklerde, dinde, laiklikte, dış mihraklarda… Suç hep başkalarında. Bu kadar yanlışlık varken, bizde suç var mı, acaba hata yapıyor muyum diye soran yok. Çünkü yetiştiriliş tarzımız.

“Çok canlar yakacak” diye büyütülen çocuk, sünnet düğününde “merak etmeyin kızlar hepsi gitmedi” diye araba süslemeleri… Her şey erkeği can yakan ve istediğini yapan tiplemelere dönüştürüyor. Erkek çapkın ancak aynısını kadın yapınca kaşar. Erkek herkesle birlikte olacak ancak bakire kadın ile evlenecek.

Burada sorun sadece erkeklerde mi? Evet ataerkil yapının etkisi büyük ancak Haluk Levent şöyle bir şey yazmıştı: “erkek arkadaşınız herhangi bir şiddet gösterirse kabullenmeyin ve kıskançlık yaptığında sosyal medyaya yazıp erkeğim benim diye meşrulaştırmayın”. Adamı linç etmişler. Nesi haksız bu adamın? NESİ HAKSIZ?

Özellikle üniversitede böyle tiplere ağzım açık bakıyordum; erkek arkadaşı ile küfür ediyor, birbirlerine hakaret ediyorlar, erkek bunun kolundan tutuyor sarsıyor. Hatta bir kaç kez dayak atma durumuna gelen çiftleri ayırdık. Ne oldu? Devam ettiler. El ele kol kola devam ettiler. “O eteği giyme” deyince kız seviniyor, beni kıskanıyor yani beni seviyor diyor. Yahu böyle psikopatlık olabilir mi?

Saçma yaz dizileri ve toplum yapısı konusunda da böyle psikopat gibi başrollerin “ne cool erkek beee” diye millete gösterilmesinden duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. Herkesi azarlıyor, kıza böyle artistlik falan; kız ve tayfası “ne karizmatik, ne yakışıklı” diye hayran hayran bakıyor. Benim gördüğüm olay bu değildir; sevgi, saygı olacak!

Haluk Levent’e bunu yapanlar kimler? Politik doğruculuk peşinde olan linç tayfası.

Politik Doğruculuk ve Linç

6 yıldır blog yazıyorum ve her türlü saçmalığa maruz kaldım sanırım. Daha doğrusu vatan hainliği ile sosyal medya linci yemekten dava açılmasına, siteye toplu saldıran en son feminaziler tarafından kadın düşmanı ilan edilmeme ki ne yazdıklarımı okumuşlar ne de beni tanıyorlar. Hadi beni kimse tanımadığı için bir şekilde yanlış anlaşılabilirim ve lince uğrayabilirim ya Haluk Levent?

Adam yıllardır insanların peşinden koşturuyor. Bizzat ilgilendiği olaylar var, gidiyor yardım yapıyor, gidiyor hasta yatağında konser veriyor. Bu insanı bir tweeti nedeniyle linç ettiler ya! Linç edenlere bakalım mı?

**

Geri kalanını ilgili tweetlerin altından bakabilirsiniz. Bazıları haklı bazıları katılmasam da yazılabilir ancak bazıları var ki adamı yerin dibine sokmuşlar. Bıktık sevgi pıtırcıklığından yazandan tutun, sorun erkeklerde erkeklere yaz diyenlere kadar çeşit çeşit tweetler ve cevaplar.

Ben bu politik doğruculuktan tiksiniyorum. Başımızın belası ve özgürlüklerin kısıtlayıcısı politik doğruculuk. Bu konuyu yazdım, böyle düşünüyorum. Böyle gereksiz insanlar türedi. Ağaca kütük deme, ağaç alınır; ona böyle demeyelim, şuna şöyle demeyelim.

Birincisi; hakaret içermeyen her eleştiri kabul edilebilir. Örneğin piyanist kızımıza “beğendim, beğenmedim” diyebilirsiniz. “Beğenmedim çünkü tarzım değil” diyebilirsiniz. Ya da bu konularda biraz bilginiz varsa “beğenmedim çünkü şu şu” diyebilirsiniz. Başörtüsüyle piyano çalıyor şuna bak DİYEMEZSİNİZ!

Bir insanın piyano çalmasıyla etek giymesi, türban takması, A yada C partisine oy vermesi, alkol kullanması, hız yapması veya bu kadının dış görünüşünü, tercihlerini tanımlayan bir şey ile yargılanması SAÇMALIKTIR!

Önce hepimiz eleştiri yapmayı öğreneceğiz. Bu birinci bölüm.

İkincisi ise, eleştiriyi kabulleneceksiniz kardeşim! Doğru düzgün yapılan eleştiriyi kabulleneceksiniz. Politik doğrucu ilginç tipler var; beğenmediği, sevmediği bir şeyler yazıldığında hemen saldırmaya başlıyorlar. Sırf yazdığın şeyi beğenmedi diye seni tanımadan faşist, homofobik, kadın düşmanı falan ilan ediyorlar. Hoş bu hesapların bazılarına bakıyorsun her nasılsa Türk ve Atatürk düşmanı bolca paylaşımlar da var (birlikte hareket edip, herkese saldıran saçma sapan hesaplardan bahsediyorum).

**

Transeksüel birisi vardı sanırım Youtube’da izlemiştim, bu kişi diyor ki; “işe girdiğimde üstlerim taciz etmeye başladı, çalışanlarım ahlaksız tekliflerde bulunmaya başladı. Ne yapalım illa fuhuşa mı sürüklenelim?”. Bakın bu özgürlük ve sivil/politik haklarla ilgili bir durum. buradaki sorunu çözmek için konuşulabilir.

Fakat bir kaç yıl önce Onur Yürüyüşü yaptılar ve Ramazan ayında, Taksim’de tam cami önünde iki kişi çırılçıplak dans etti. Bunu eleştirdiğim diye hesaplar üstüme çullanmıştı. Veya Türkiye’deki kadın düşmanı gerici zihniyetle savaşın “kurdele, kız-kadın” olayları kültür ve Türk dili ile savaştır dedim diye kadın düşmanı ilan edildim.

Neden? Erkek ve kadının ufak olanına Türkçe ve Anadolu’da “oğlan ve kız” denir. Burada bakirelikle ilgili bir şey yok. “Kız demeyelim” dersen, dil ile uğraşmaktır. Önemli olan kız sözcüğünü bekaret anlamında kullanan zihniyeti bitirmek dedim. Öte yandan “”özellikle feministlere: gelinliğe takılan kurdele Şaman kültüründen gelir” diye bir yazım var. Türklerde kırmızının yeri başkadır. Yeni bir başlangıçta uğursuzluk ve kötü ruhlardan korunmak için kırmızı kullanılırdı. Bugün alkarısı diye bir efsane vardır, lohusa kadınlarla ilgiliv e bundan korunmak için kırmızı tülbent kullanılır. Türk kültürünün ağırlıklı olduğu Alevi/Bektaşi kültüründe de kırmızı yoğunluktadır. Çocuk doğar, altını kırmızı kurdele ile götürürüz. Yeni işyeri açılır, kırmızı kurdele kesilir. Yeni şeylerde “uğur getirmesi” açısından kırmızı kullanılır.

Sen kullanmak istemeyebilirsin. Birisi, Türk kültüründen kaynaklı kırmızı kuşak kullanmak isteyebilir. Birisi, “bekaret” anlamında bunu kullanıyorsa (ki Anadolu’da bu işe döndü), doğrusu anlatılmalı ve bu kafa yapısıyla mücadele edilmeli, Türk kültürü, Şaman adetleri ve kırmızı kurdele ile değil.

Bunları söyledik ya, kadın düşmanı olduk. Dinlemiyorlar, sadece kadın düşmanı, şöylesiniz, böylesiniz… Böyle bir kitle. Eğitimsiz, cahil; feminizmi bilmediği gibi savunduğu veya eleştirdiği kültürleri, tarihi ve dili de bilmekten acizler. İşte görseldeki naziler bayrağına benzeyen ve feminizmden ürettiğim görseli de bu yüzden çizdim. Kadın haklarına, eşitsizliğe, adaletsizliğe, kadınların Türkiye gibi bir ülkede yaşadığı bin bir çeşit iğrenç tecrübelere karşı her türlü kadınların mücadelesinin yanındayım. Bununla birlikte, kadın hareketlerini anlamaktan aciz ve işi neredeyse erkek düşmanlığına götürüp hepimizi genelleyecek kadar iğrenç işler yapan ve beğenmediği bir şey yazıldığı için milleti ağır ithamlarla suçlayan ve herkesi linç etmeye çalışan insanların da karşısındayım.

Yani neden erkekleri itham ediyorsun? Sen bize akıl vereceğine erkeklere ver ne demek? Türkiye’deki erkekler kadınlara taciz mi ediyor, tecavüz mü ediyor? Ataerkil zihniyetle, kadınları cinsel obje olarak görenlerle, kadınları çarşafa sokup sosyal hayattan uzaklaştırmaya çalışanlara sonuna kadar mücadele edelim. Fakat bana göre “etek giydiği için taciz edilir” kafasıyla “tacizci erkek, işte erkekler böyle” demek arasında da fark yok ve bu feminizm, kadın hakları, kadın hareketleri falan değil; birilerinin din ve kültür adı altında ypatığı baskı ve linci, solcu yobaz olarak yapmaktır. Dolayısıyla FEMİNAZİ diyoruz.

Sosyal medyada böyle saçma sapan linçlerle ancak insanları kendinizden uzaklaştırırsınız. Gerçekten sorunları çözmek istiyorsanız sözcük, kurdele falan değil zihniyetle mücadele edeceksiniz, cahillikle!

Cinsiyet eşitsizliği ile ilgili konularımdan birisi: maaşlardaki cinsiyet eşitsizliği ve Türkiye’de kadının durumu

 

Neden Sözcük vb Yerine Zihniyet?

Bunu anlatacan en iyi örnek şu: Pitbull ve köpek dövüşleri. Geçen Bakanın tweetinin altında böyle bir etkileşime girdim. Birileri diyor ki “Pitbull’ları öldürün”. Dedim ki zararlı olan Pitbull’lar değil. Tehlikeli cins, saldırgan falan diyorlar. Buradaki sorun şu; Türkiye’de psikopat olanlar var ve bunlar köpek dövüştürmek istiyor. Bakıyor, Pitbull’un adı çıkmış, hayvan güçlü. Alıyor bunu ve ufaklıktan bu yada tamamen saldırmak ve öldürmek üzerine yetiştiriyor. Bu köpeklerin ne hale geldiklerini Cesar Milan’ın Köpeklere Fısıldayan Adam bölümlerindeki “kırmızı vaka” dediği Pitbull’lardan görebilirsiniz.

Fakat dünyada bütün Pitbull’ları öldürdüğümüz zaman bu bitecek mi? Yoksa bu psikopat insanlar Pitbull yerine Kangal vb gibi güçlü köpekleri alıp bunları küçüklükten beri psikopatça mı yetiştirecek? Yani sorun burada köpek, kız sözcüğü, kurdele falan değil; bütün bu olayların ardındaki psikopatlar ve yetiştiriliş tarzı.

Eğitim sistemi değişmeli, adalet sistemi değişmeli, herkesin prens/prenses olarak yetiştirildiği Türkiye’de; çocuk yetiştirme üzerine bilinçlendirme “devlet eliyle” sağlanmalı. Lise ve üniversitede çocuk yetiştirme ile ilgili dersler konulacak gerekirse.

Kadın Cinayetleri Kadına Şiddet ile Kadınların Alakası Ne?

Yine lafı başka organlarından anlayacaklarına: burada da kadınları suçlamıyorum, aksine bu işin kadını erkeği yok, toplumsal bir bataklıktayız diyorum.

Scorp’tan video vereceğim ve +18, küfürlü yani. İzleyemeyecek olanlar için bazı cümleleri altına yazacağım ki bunlar da küfürlü. Yani bunları söyleyenler erkeklerle çıkıyor, ileride anne olacak ve erkek yetiştirecek. Dolayısıyla bu olayı Haluk Levent’e “erkekleri uyar” diyenler, şiddeti sadece “kadına şiddet” olarak uygulayıcısının psikolojisi ve eğitimi değil de kime uyguladığı olarak bakanlar ve nicesine belki bir bakış açısı sağlar.

Türkiye’de çok büyük sorunlarımız var doğrudan kişisel hak ve özgürlükler, demokrasi, insan hakları gibi en temel demokratik kavramlarla ilgili haklar. Taciz ve tecavüz cinsel bir şey değildir! Yetiştiriliş tarzındaki sorunlardır, hukukun ve devletin acizliğidir. İnsanları sokakta yürürken korkutacak ve giysileri nedeniyle lince uğrayıp “yahu bunu giyersem elalem ne der” diyerek dolarlı yoldan özgürlüğü ve hür iradesini engelleyecek kavramlara sadece “taciz, laf atma, sosyal medya linci, tecavüz” olarak bakamayız! Ben böyle görmüyorum, göremem de…

Aynı şekilde söylediği veya istediği bir şeyi; siyasi olarak veya hakaret içermeyen bir şekilde eleştirdiğim zaman sırf beğenmediği için beni homoseksüel, ırkçı, kadın düşmanı ilan eden ya da vatan haini gibi bir sözcüğü kolayca söyleyebilen ancak kim olduğumu bilmeyen bu pislik, cahil, savunduğu veya eleştirdiği kavramları bilmekten aciz bu zihniyete hukuk açısından yaptırımların yolu açılmalıdır.

Herkes dikkat edecek! Ben de duygusal davranıp bazen ayarı kaçırıyorum, ben dahil herkes dikkat edecek! Kimseyi, özellikle çocukları kırmayacağız, küfür etmeyeceği, hakaret etmeyeceğiz. Böyle insanları şikayet ettiğimizde de öyle 1 ay ceza alıp ertelenmeyecek. 20 yıl içeri atılsın da demiyorum, yaratıcı cezalar verilmeli. Örneğin sosyal medyada “ben haksız yere insanları linç ettim, kusura bakmayın” diye video çekip yayınlatabilirler. Yani bu işleri hapse atarak değil, yaptığının yanlış olduğunu anlamasını sağlayarak çözeriz.

Neyse lafı uzatmadan video ve altında içerik : dikkat küfürlü!

**

– pipin olsaydı ne yapardın?
+ karı sikerdim ne yapacağım? İlk işim o olurdu ama hakedene. Kaşınanı kaşırdım.

– abla pipin olsaydı?
+ tecavüzden yargılanırdım. İdamlık olurdum. Ülke nüfusu 70 milyon mu? 170 milyon yapardım.

– Çıkarır masaya vururdum, lannn şimdi sıra bizde.

– Durmadan, 7/24 çıkarır sallardım. Millet benden korkardı, ben böyle (sapık gibi bir ifade ile)

– ben her deliğe sokardım. Bulduğum her deliğe sokardım. Tabii küçük deliklere sığmazdı büyük ihtimalle.

– götünü güzel bulduğum her erkeği sikerdim. Şaka yapmıyorum. Erkeklerin götü kızlardan daha güzel. Resmen kızlar değil, erkekler sikilmek için yaratılmış.

– kadınların pipisi olaydı; en Behlül’den daha Behlül, en Coşkun’dan daha tecavüzcüü…

– alıcam abi böyle, çıkaracağım eye liner’ı farı, çizicem böyle güzel bir şey; fermuarımın önünden de çıkartacağım böyle, sallaya sallaya gezeceğim.

– pipim olsaydı kesinlikle önüme gelen bütün güzel popolu kızlara dayardım. Huncarca, acımasızca. Dolmuşta, otobüste, kuyruklarda, sıra beklerken…

– bakir erkek kalmazdı.

– hepinizi teker teker sikiverirdik.

– net bir şekilde herkese saplardım, hiç acımadan; gelene geçenine, güzeline çirkinine, varoşuna güzeline, zenginine , Porsche’lu olanına…

– beni sinirlendirenlere şöyle söylerdim; çıkarttırma bana aleti! veya salarım kobrayı üzerine.

**

Gördüğünüz gibi sorun erkekler mi? Yoksa buradaki sorun daha büyük bir şey mi? Sorunu sadece erkekler olarak görüp erkeklerin üzerine mi gitmek gerek (ki böylece haklı davada bile bazıları tepki gösterir); yoksa sorunun bir toplumsal sorun, çağdışı bir zihniyet sorunu olduğu ve okul öncesi eğitimden kanunlara kadar çok çeşitli aşamalarda bunun çözülmesi gerektiğini mi anlayacağız?

Yani pipisi olsa çıkarıp sallayıp dolaşacak, kadınların arkasına yaslanacak kızlar var. Bu kızların yetiştireceği erkekler “ne canlar yakacak” diye büyütülmeyecek mi sizce?

Öte yandan kızların sırf cinsiyetleri nedeniyle baskıyla büyümesi ve toplumda kadın olmanın dezavantajlı olduğu ve bu nedenle gerçekten öfkeli ve tepkili olduklarını anlıyorum. Bu konuda da olabildiğince haklılar. Fakat çözüm bu değil. Erkek, türbanlı, etekli, alkollü, gece 12’de gitmiş… Bunlar değil. Sorun erkek olmak değil, çağdışı zihniyetli ve psikopat erkek olmak. Fakat ne yazık ki bazı kızlar buradaki maçoluğu, şiddet olmayan fakat şiddet sayılması gereken sertliği beğeniyor, hoşuna gidiyor. Bütün  bunlardan sıyrılmamız gerek.

Kim bilir bu yazıdan dolayı da linç edileceğim belki, özellikle politik doğruculuk peşinde koşan solcu yobazlar tarafından fakat birinin gerçekleri anlatması ve doğruları söylemesi gerek. Siyasette her türlü riski göze alıp yıllardır iktidarı ve muhalefeti eleştiriyorken; buradaki sıkıntılara göz yumacak değilim.

İşin tek cümleyle özü şudur; bu işe mantıklı şekilde yaklaşmamız gerek, cinsiyet veya dış görünüş gibi şeyler değil, tam tersine zihniyet, eğitimsizlik, yetiştiriliş tarzı, politikacılar vurdum duymazlığı ve hukuk sistemindeki sorunlar en büyük nedendir. Cahillikle savaşacağız, cinsiyetle değil!

Son Değişiklik: 22/07/2020 - 14:36