Ortalama okuma süresi: 11 dakika

Savunma sanayinin sivillere açılması ikinci bölümde. Tank gelişimini istemeyenler direkt oraya atlayabilir.

**

Tanklara çok özel bir ilgim var. Uçakları da seviyorum, ancak İkinci Dünya Savaşı dönemlerini ve mühendisliğini çok seviyorum bu nedenle tankların yeri çok apayrı. Üstelik siyaset bilimi konusunda da bazı şeyleri çözebilmek için o dönemi de anlamak gerke. Ne gibi?

Örneğin Almanların üstün mühendisliği V1 ve V2 füzeleri, uzay çağını başlattı. Bugün SpaceX dahi, bütün iletişim ağı ve uzay V2 füzesi temelinden geliştirildi. Veya çok sevdiğim Ferdinand Porsche’un tanklardaki mühendislik tasarımları, 1980 ve 1990’lardan sonra binek arabalarda kullanılmaya başladı. Transmisyon denilen vites sistemi vs dahil. Aynı şekilde Hitler’in “halkın arabası” anlamına gelen Volkswagen projesi (bizde Tosbağa, Beetle vb gibi geçiyor) yine bu kapsamda yapılmıştır.

Geçmişten Günümüzde Tank Kullanımı

Alman mühendisliğini Hitler, propaganda amacı olarak kullanıyordu. Heinz Guardian (yadığı Bir Askerin Anıları kitabını öneririm), tanklarla ilgilenmeye başladı. Ardından önce maketler (Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya, askeri anlamda kısıtlanmıştı, bizdeki Sevr gibi), ardından da Rusya’da özel destek ve çalışmalarla tank üretimi ve tank doktrinlerinin test edilmesi başlandı.

Tanklar aslında İngilizler tarafından Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda kullanıldı. Çünkü cephe savaşları, Çanakkale Muharebelerinde olduğu gibi 8-10 metre yakınlaşsa dahi aylarca kımıldamadan devam ediyordu. Cepheyi kırmak için tanklar geliştirildi. FAkat Hein Guardian ve Almanya, “Yıldırım Savaşı’nı” geliştirdi ve kullandı. Peki bu nedir? Normalde kara kuvvetlerinde piyade ana unsur iken, tank ana unsur oluşturuldu. Düşman cephesindeki toplar ve savunma silahları hava saldırıları ve topçu ateşleri ile imha ediliyor, ardından tanklar cepheyi yarıyor ve piyadeler yarılmış ve kaos içine girmiş düşman cephelerini yok ediyordu. Cephe, kanatlardan yarılıp, ilerleniyor ve ortada kalan düşman askerleri öldürülüyor ya da esir alınıyordu.

 

Daha fazlası için : “yenilikler sorunların çözümünden doğar: yıldırım savaşı

**

Almanların Panzerleri çok etkiliydi. Fransızların tankları da güçlüydü ancak yanlış savunma, arkalanmalarına ve yenilmelerine neden oldu. Bu sırada Sovyetler Birliği’nde Mikhail Koşkin, kişisel projesi T-34 üzerinde çalışıyordu. Önce reddedildi ancak kişisel çabalarıyla uğraşıp, devam edip, sonra yarışmaya soktu ve başarılı oldu. Stalin de memnun kaldı ve ürettiler.

(ikinci görsel t 34-85, 85mm’lik topu var bir kaç sürüm üretildi)

Nazilerin Panzer 4’leri, T 34’ler ile karşılaştığında ne olduğunu anlayamadılar. Topları güçsüz kalıyordu, T 34’ler karşısında şansları yoktu. Peki neden? Alman panzerleri, otobanlar ve civar bölgelerin koşullarına uygun şekilde yapıldı, Rus çamuru ve karı için değil. Panzerlerin paletleri dar. Temas yüzeri düştükçe, ağırlıka rtıyor ve saplanıyor. Tanklar, kutu gibi idi:

**

Peki T 34’lerin farkı neydi? Nesi özeldi? Nesi farklıydı? Sadece T 34’ler değil, T 34 ve sonrasından günümüze kadar Rus tankları, üretim ve işletme maliyetleri düşük, basit tanklar yapmaya çalıştı. Almanlar, propaganda amacı ile yüksek teknoloji ürünü, pahalı ve işçilik açısından çok sıkıntılı tanklar ürettiler. Hele hele Tiger 1, Tiger 2 ve Panther’ler…

İnternette tank belgesellerini izlediğinizde, T 34’ün paletini tutan pimi göreceksiniz. Serbest dolaşımı var. Dışarı çıkınca, tankın gövdesine kaynakladıkları basit bir metal parçasıyla tekrar yerine oturtuluyor. Palet değişimi falan kolay iken Almanların çok daha uğraş isteyen yanları var. Dolayısıyla işletmesi de daha kolay.

Örnek vermek açısından Panther’in Wikipedia’da Alman arşivleri ve kitaplrdan aldığı kaynaklara göre şöyle yazıyor (bknz: Panther cost):

1 Panther tankının üretim maliyeti 117,100 Reichmark (RM yani İmparatorluk Mark’ı) idi.

StuG 3’ün 82,500 RM
Panzer 3’ün 96,163 RM
Panzer 4’ün 103,462 RM
Tiger 1’in 250,800 RM

Üstelik Tiger 1’in üretimine başlandığı 1942-1943 yıllarında 800 bin RM tuttuğu söylenmiş.

1940’ların başında 1 Reichmark yaklaşık 2,5 dolar ediyordu [1]. Enflasyon konusu önemli. 1940’larda 100 dolar, günümüzde 1.424 dolar yapıyor imiş [2]. Çok kaba bir hesap ile o dönemde Amerikan dolarına çevirelim:

StuG 3 = 82.500 RM = 206.250 dolar
Panzer 3 = 96.163 RM =240.407 $
Panzer 4 = 103.462 RM = 258.655 $
Panther = 117.110 RM = 292.775 $
Tiger 1 = 250.800 RM = 627.000 $
Tiger 1 (1942) = 800.000 RM = 2.000.000 $

Bu kadarcır. Günümüz fiyatlarına çevirmemiz gerek. Enflasyonu hesaplarsak yine çok kabaca :

StuG 3 = 3.777.233$
Panzer 3 = 4.402.779$
Panzer 4 = 4.736.970$
Panther = 5.361.839$
Tiger 1 = 11.482.788$
Tiger 1 (1942) = 36.627.714$

Bu kadarcık ediyor. Tabii yılların değişimi, bir sürü değişken falan var ancak anlayabilmeniz için fiyatlar bu şekilde. Fakat T 34’ler ve Sherman’lar ne halde idi, bunlara bakmamız gerek.

Çok net bir veri bulamadım, farklı yerlerde farklı verilerden bahsediyorlar. Fakat üretim maliyeti 1941’de 269,500 ruble’den ilerleyen süreçte 193.000 ve savaş sonu ve sonrasında 135.000 ruble’ye kadar düştüğü bulunmuş [2]. 1940’ların başındaki 1 ruble, günümüzde 27,79 dolara eşit imiş. Dolayısıyla:

T 34’ün maliyeti 269.500×27,79 =  7.489.405 dolardan, 135.000×27,79 =  3.751.650 dolara kadar düşmüş.

SHERMAN

**

Amerikan yapımı Sherman ise farklı sürümlerine bağlı olarak 607.861 ila 879.336 dolar arasında tutuyormuş. Amerika’da tank üretimi ilginçtir, araba üreten fabrikalar falan çok koordine ve çok sağlam şekilde çalışmıştır. Sherman’ın altyapısı sabit idi ve bir çok araçta kullanıldı. Bir şey ne kadar fazla üretilirse maliyeti o kadar azalacak.

Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, burada fazla sayıda ve işlerine en çok yarayacak yani “verimlilik esasına dayalı” projeler üretmiştir. Bu nedenle hem üretim süresi hem üretim maliyeti ve sonrasında da işletme maliyeti azalmıştır. Savaşı ekonomik açıdan kazanmışlardır.

“Efendim bir Tiger tankı 12 adet T 34’ü vurmuş”. Vurur. Daha fazlasını da vurur. Panzer 3 ve 4’ler, T 34’ler ile karşılaştığında ne yapacaklarını bilemediler. Çünkü atış işlemiyordu. Bir mühendislik dehası vardı. Neden mi?

**

Yukarda gördüğünüz şey normalde dik dursa 100 milimetre olan bir zırhın, eğimli şekilde konulduğunda 200 milimetrelik bir etkin zırh kalınlığına ulaşabilmesidir. Almanlar bunu delebilmek için, tanksavar topları olan 8.8’lik topları Tiger ve Panther tanklarına takmıştı.

Tiger 1 maliyeti = 11.482.788$
T 34 maliyeti = 3.751.650$
Sherman maliyeti = 819.000$ (normalde 607.861 dolar diyor günümüz parasıyla ancak dönem dolarını günümüz kuruna çevirince, enflasyon siteleri böyle diyor, böyle aldım)

Anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz… Naziler ürettiği 1 Tiger’a karşılık ; 3 adet T-34 ve 14 Sherman üretiliyor. Tabii yanlışlık yapmış olabilirim. Günümüz dolarına çevirdim çünkü Sovyetler Birliği döneminde bu para mevzuları tam bir kargaşa. Bir de Altın Standartı olayları falan var ki insanı delirtmeye yeter.

İkinci Dünya Savaşı Sonrası Tankların Durumu

Üretim maliyetlerinin azaltılması, işletme maliyeti düşük tankların olması, mühendisliğin “gösteriş” için değil de eğim vb açılardan kullanılması; SSCB’nin işini kolaylaştırdı. Nazilerin çöküşünü hızlandırabilmek için zaten gerilemiş ve yenilmek üzere olan Nazilere karşı ABD savaşa girdi (1943). Naziler yenildi.

İkinci Dünya Savaşı sonrası, Nazilerin projeleri ve bilim insanları ABD ve Sovyetler Birliği tarafından paylaşıldı. ABD yanında İngiltere, Fransa dahil tabii ki. Kısaca Batı ki daha sonra NATO olacak. Uzay yarışına girildi. Soğuk Savaş başladı. Bu süreçte T 34’lerden sonra T-44’ler falan devam etse de T-54, T-55, T-62 gibi tanklar (bugün Suriye’de halen kullanılanlar), Sovyetler Birliği’nin isyanları bastırmasında önemli hale geldi.

Çin’de çok bilinen bu fotoğraftaki tanklar T54’ün Çin kopyası olan Type 59’dur.

 

Tankların Çağı Bitiyor Mu?

Netflix’te Age of Tanks belgeselini öneririm. İkinci Dünya Savaşı sonrasında tankların maliyetli olduğunu, bu nedenle batı üretmiyorken T-54’ten sonra Leopard 1’in geliştirilmesi, T 72’den sonraki gelişimleri çok güzel anlatmışlar. Tank savaşları İkinci Dünya Savaşından sonra hiç tanımadığı doktrin ile Çeçenistan’da tanışması ve Rus tanklarının burada ve devamında Amerikan tanklarının Irak’ta çuvallamasını güzelce anlatmışlar. Tankların çağı geldi diye ve maliyetli diye ülkeler tank geliştirmiyor. Çünkü Amerikan tankları (M1 Abrams), Irak’ta RPG adı verilen basit roketlerle vurulunca önce çeşitli ekipmanlar geliştirilse de tankların şehir savaşları için uygun olmadığı anlaşıldı.

Rular ise T 14 Armata ile özel sistem geliştirdi ve kendisine gelen kovanları yapay zeka ile vurabilecek mekanizmayı tanıttı. Bundan sonra işler nereye gidebilir deyip bırakmışlar.

Tanksever iseniz belgeseli mutlaka izleyin. Fakat Türkçesini izlemeyin. Çeviri de altyazı da berbat.

Tankların geliştirilmesi, ürünleri vb her şey maliyetli ve ne yapılırsa yapılsın, basit savunma silahları ile vurulacak. Bu kesin. Peki üretmenin gereği var mı?

**

Korhan’ı ilk gördüğüm an bayılmıştım! Korhan’ın üretim ve işletme maliyetleri uygun, mürettebatı T 14 Artmata gibi güvenli bir modül içerisinde olursa ve hatta ilerleyen süreçte insansız kara aracı (İKA) şekilinde kullanılırsa çok daha iyi olacak. Açıkçası Altay tankı yerine bu tür tanksavar ve çeşitli araçların daha iyi olacağını düşünüyorum. Savaşlarda daha yarar sağlayacaktır.

**

Altay’ın birim maliyeti yaklaşın 14 milyon euro gibi bir duruma geliyor [5]. Sadece savunma değil, eğer bir ülke için hayati önem taşıyan 5 stratejik maddede üretim ve yerli bir şeyler yapılması sözkonusu ise tabii ki fiyatına bakılmaz. Neler onlar?

  1. Savunma
  2. Gıda (tarım ve hayvancılık dahil)
  3. Sağlık
  4. Enerji
  5. İletişim

Fakat Altay tankı tam bir Arap saçı oldu. Çeşitli komplo teorileri atmak istemiyorum ancak yaşanan bazı şeyler var. Çok bilindiği için yurt dışına Altay ile ilgili bir konu için çıkacak insanın bir gün önce kalp krizi geçirmesi gibi tesadüf şeyler var. Fakat siyaset bilimi mezunu olarak komplo teorilerine takılmayı pek uygun bulmuyorum. Ancak Altay’ın maliyeti, desteğe rağmen sıkıntıda olması bir sorun.

Uçtan Uca Sistemler Şart!

Açıkçası Altay tankında bu kadar ısrar etmek yerine; füze savunma sistemleri, SİHA’lar, Korhan vb gibi araçların ve akıllı füzelerin birlikte kullanıldığı ve yapay zeka ile güçlendirilmiş, ülke çapına yayılmış bir ağın çok daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Yani 40-50 Altay tankını savaşta göndermek yerine SİHA, Korhan, füze savunma sistemlerinin birlikte çalışarak ve akıllı mühimmat ile düşman unsurları hava, kara, denizde yok etmek çok daha mantıklı geliyor.

Tabii savunma sanayinde çalışmadığım için, yeterince bilgim olmadığı için sadece görüşlerimi yansıtıyorum. MMU (yerli uçağımız) önemlii. Helikopterlerimiz, KMT’lerimiz önemli. SİHA’lar, akıllı mühimmatlar önemli. Her şey hayatı öneme sahip. Fakat Altay tankı üzerinde bu kadar üstelenmesi gerekliliğini düşünüyorum. Korhan’ın anti tank şeklinde kullanılması da mümkün.

Hatta ve hatta bombalama falan tamam fakat Suriye ve Libya’da yaptığımız SİHA operasyonları, hava doktrinlerini değiştirecektir. Sağlam bir SİHA ve füze savunma sistemleri ile buralarda kullanılacak akıllı hava-hava füzeleri ile günümüzde olmasa bile ilerleyen yıllarda F-35’lerin belki de çok ileriden imhası mümkün olacak.

 

Savunma Sanayinin Sivillere Açılması

Mercedes, askeri kullanım için bir araç yaptı ve İran Şahının isteği üzerine sivilleştirmişti. Yıllar geçti, Mercedes G kasası fazla değişiklik yapmadan günümüze kadar ulaştı. Mercedes burada da kalmadı ve 6×6’lar üretmeye başladı. Yabancıların offroad videolarına bakınca bu tür araçların kullanıldığını görüp iç çekiyorum tabii ki. Bizdeki Pars, Akrep 2, Cobra, Cobra 2, Kaya 2, Ural (genelde Otokar’ın yaptıklarını seviyorum) gibi nice araçlar sivil kullanıma açılabilir belki?

Bahsettiğim şey aynıların satmak değil, ancak Tesla’nın kamyonetini gördünüz mü?

**

 

Mercedes’in şu görüntülerini görünce iç geçirmedim değil.

 

Smart Tarzı Dayanıklı Az Tüketen Şehir Aracı Şart

İstanbul’da yaşıyorum ve araçlara bakıyorum, kocamaan kocaman araçlarda bir kişi, iki kişi. Çok ağır konuşmak istemiyorum ancak etrafımdaki bazı insanlardan gördüğüm budur; kompleks, ego, karakterdeki zayıflığı kapatmak istedikleri KOCAMAN araçlar. Meşhur bir tane var, ondan almak istiyorlar. İki milyon. Servis ve arıza yapma oranına bakıyorum; iki tane al, birisi servisteyken diğerini kullanırsın. Sportif sürüş hiç yok, hemen yatmaya başlıyor. Güvenlik desek, dünyanın en güvenli aracı olan (en son öyle idi) Volvo XC60’tan 1,5-2 kat daha fazla. Şekli desen Peugout 3008 ile aynı. Anlamakta güçlük çekiyorum.

Bana göre şu an alınabilecek en mantıklı araç, Toyota Corolla. İstanbul Trafiğinde dayanıklılık, yakıt tasarrufu vb konularda bu. Hoş bu sefer MTV ödeyeceğiz, buradan çaresiz kalıyoruz ancak Toyota’nın dayanıklılığını biliyoruz:

**

Elbette parası olan istediği gibi harcayabilir ancak SİZİN ŞİRKETİNİZDEKİ yaptığınız şeyler bile milli servettir. Dolayısıyla parayı, hammaddeyi, insan kaynağını doğru kullanamamak; hepimizi uçuruma sürükler ki öyle de oluyor. Üretmeden tüketen milletiz. Donuna kadar hacizli insanların lüks araç kiralayıp iş görüşmelerine gittiğini biliyoruz. Gerçi nedenini de anlıyorum.

5 yıl önce ilaç ARGE firması kurduk, gerçekten ARGE, yani araştırma geliştirme. Diğer firmalar gibi ÜRGE (ürün geliştirme) ya da ÇALGE (çal geliştir) değil. Fakat şirketi kurduğumuz yıl kalkışma, sonrasında OHAL oldu. Sözcüğün tam anlamıyla sıfır lira ile kuruldu. SIFIR! TÜBİTAK projeleri çıkmadığı gibi, reddedilen projelerin BAŞKALARINA verildiğini gördük. Onların onaylandı. Millet “payını alıp” bir yerlerde proje onaylatıyor. Birileriyle çalışmazsanız ülkede çok büyük sorunlar çekiyorsunuz.

Çalışanlar var, önemli işler yapıyoruz fakat borç ödüyoruz. Büyük bölümü ödendi ve hepsi bitecek. Arabamız yok. Dedem, 2001 model Astra Classic aracını verdi. Bununla sağa sola gidiyoruz. Biz arabayı araç olarak gördük. Fakat iş yaptığımız insanların lüks araçlarıyla sağa sola gidince, başkalarının araba, giysi, makam, mevki, para, iş yeri gibi gösterişleri ne kadar dert ettiğini çok net gördüm. Polislerimiz kibar ancak lüks araçla radara yakalanınca kibarlığın çok daha ötesine nasıl geçebildiğini gördüm.

Kazakistan gezimde anlatmıştım; buralarda arabaya, görünüşe böyle değer verilmiyor. Bizde Arap gösterişi gibi bir algı oluştu. Bu nedenle dolandıranlar ve dolandırılanlar çok olur. Karaktere, yeteneğe, bilgiye, deneyime falan değil; bindiğin arabaya, kullandığın telefona, giydiğin giysiye, oturduğun koltuğa, cebindeki tomarlara bakan bir millet haline geldik.

İşte böyle bir ülkede, lüks araçlar, kompleksten kaynaklı büyük büyük araçları görüyorsuuz. Soruyorum neden büyük araç diye, net cevap yok. Biraz zorlayınca “güzeller, beğeniyorum, başkaları sıkıştıramaz” gibi cevaplar. Tamamen kompleks, ego tatmini. Bindin mi? Hayır. Sürdün mü? Hayır. O büyük büyük araçların otobanlarda nasıl yattığını gördüm en basitinden.

Diyeceksiniz ki, “aile, güvenlik, eşyalar”.. O halde station wagon seçilmesi gerek aile arabalarında ki Avrupa’da bir çok araba böyle. Bakıyorsunuz yollara, bagaj vb nedenlerle station wagon seçilirken bizde eski kafa sedan. Demek ki olay aile, genişlik, bagaj değil.

Benim için olay budur. Smart Fortwo. Mercedes ile Swatch saatlerinin birleşimiyle ortaya çıkan ufak, şehir aracıdır. İki kişilik ve dört kişilik versiyonları var. Gönlümden geçen 1,6 litrelik “hibrit motorlu” Smart For Two ya da ForFour (dört kişilik) sürümleridir. Şehir trafiğine çözüm bu araçlardır. Hibrit, elektrikli, ufak… Koca araçlarla şehir içine girmek yerine, bunlarla giriş serbest olacak. Devlet bu araçlardan vergileri kesecek.

Yerli araç üretildiğinde, bunu söylemiştim. Bknz: yerli otomobil hakkında değerlendirme. Açıkçası böyle bir araç geleceğini düşünmüştüm. Geri kalanlar tamam ancak böyle bir ara ŞART! Ufak ve iki kişilik, şehiriçi aracı.

Diyeceksiniz ki küçük ama kaza anında? Özel kabin var Smart’ın. Size iki kaza videosu göstereceğim:

 

Sonuç Olarak

Kısa bir değerlendirme ve kapanış yapmak gerekirse; Altay, MMU gibi işler bir anda ortaya çıkmak. Onlarca yıllık çalışma gerekir ki zaten Eskişehir’de 20 yıldan fazla bir süredir jet motoru çalışmaları devam ediyor ve umarım Hürjet’te bu kullanılacak. Tabii kullanılmayabilir, çünkü siyasi, diplomatik nedenlerle başka ülkelerle işbirliğine gidilip, ambargo vb sorunlar ortadan kaldırılabilir. %100 yerli bir araca karşı başka bir ülke ambargo koyabilir ancak 4-5 ülke ile ortak geliştirdiğimiz ürüne ambargo daha zor olacaktır.

İnsansız hava ve kara araçları, yüksek yapay zeka ve ortak ağ ile donatılmış ve milli akıllı mühimmatlar ile donatılmış savunma ve saldırı sistemleri daha mantıklı geliyor. Korhan’ın tank ve uçak savar olarak kullanılabileceği ve meskun mahal yani yerleşim yerleirnde operasyona girebileceği sağlam sistemler donatılabilir. Üstünden çıkacak drone ve SİHA’lar, etrafı tarayabilir ve hatta ortak ağ ile füzelerden yakınlarda işaretlenen olası tehditler ortadan kaldırılabilir. Üstelik içinde insan yokken. Bugün F-16’nın maliyeti yüksek. Saatlik uçuş maliyeti için 8 bin dolar diyen de var 25 bin dolar diyen de. Varın siz düşünün.

Sivillere Araç

Öte yandan kamyonet, 4×4 araçları vb gibi şeyler belki sivillere satılabilir. ÖTV vergisi falan olmadan, şirketler kâr sağlasın ve gelişsin diye. Yabancılara da satılabilir. Dediğim gibi “özel sürümleri”. Amerika’da savaş uçağı alabilirsiniz. FAkat silah sistemleri sökülüyor. Aynı şekilde zırhlı/zırhsız versiyonlarla savaş sistemlerinin olmadığı araçlar satılabilir. Biz zaten alamayız ama Arap çöllerinde ve kutup soğuğunda dayanıklılıkları canlı şekilde test edilir.

Öte yandan şehiriçi aracı şart. Hatta madem yerli otomotiv sanayinden bahsediyoruz, burada üretim yapanlar bir araya gelip ortak altyapı kullanabilir. Ortak altyapı ile maliyetler azaltılır. Coupe, SUV, sedan vb sürümleri çıkartılabilir. Sadece yüksekliği ayarlanacak ve büyük ölçüde donanımları aynı olacak. Lüks olanlarda ekran, deri koltuk şu bu ayarlanabilir. Ucuz ve herkesin erişebileceği, hibrit araçlara ihtiyacımız var.

**

Son olarak, savunma sanayimizin geldiği noktadan çok memnunum. Umarım diğer kurumlarda olduğu gibi bir bozunma yaşanmaz. Emeği geçen herkesin eline sağlık. Eğer sistem düzgün olursa ve çalışan insanların önü açılırsa, Türkiye’den de diğer ülkelerle mücadele edebilecek projeler çıkabilir. Bunu defalarca gösterdiler ve gösteriyorlar.

 

Kaynaklar

[1] Historical Dollar-to-Marks Conversion Page. http://marcuse.faculty.history.ucsb.edu/projects/currency.htm

[2] https://www.in2013dollars.com/us/inflation/1940?amount=1

[3] Zaloga, Steven J., James Grandsen (1984). Soviet Tanks and Combat Vehicles of World War Two, London: Arms and Armour Press. ISBN 0-85368-606-8.

[4] (wikipedia’da verilen kaynak): Army Service Forces Catalog ORD 5-3-1, dated 9 August 1945

[5] Yusuf METİN. ALTAY’ın birim maliyeti çok mu yüksek?(7 Temmuz 2019) https://www.ntv.com.tr/galeri/teknoloji/aselsanin-yeni-nesil-zirhlisi-korhan,uy6hacuCy0-Lzvo0iAoYkg

Son Değişiklik: 17/06/2020 - 16:20
Kategori: Ekonomi - Genel - Politika
Etiketler: , , ,