Ortalama okuma süresi: 5 dakika

Kendimi bildim bileli televizyon ile aram pek olmamıştır. Bir ara bilgisayara körü körüne bağlanmıştım ki o dönemler (2001’den 2008’lere kadar), bilgisayar ve internet yeni gelişiyordu, ben ergenliğe giriyordum ve bazı şeylerin cezası tam yoktu (hack). Güzel zamanlar geçirsem de kademeli olarak araya mesafe koymak istedim.

Yıllardır televizyon izlemiyorum. Evimde televizyon istemiyorum, böyle düşünebilecek birisiyle evlenmek istiyorum ve belki bu yüzden evlenemiyorum 🙂 Fakat kızların “romantizm” dediği şey, dizi ve filmlerde gördükleri sahnelerden ibaret. Okulla aram kötüydü, her insanla kolay anlaşamam… Biraz “aykırı” bir insanım diyebilirim ama kimseye saygısızlık ve terbiyesizlikte yapmam. Belki bu yüzden belki ayrıntılara dikkat eden birisi olduğum için toplulukların kapılıp gittiği şeylerin peşinden de gitmedim/gidemedim. Herkesin sabahtan akşama kadar konuştuğu sörvayvırlar, mastır şefler, bilmem ne odası apartmanı diziler bana cezbedici gelmiyor örneğin…

Bilgisayarda genelde yabancı haberler, farklı youtube videoları, düşünce kuruluşlarının son yazıları, twitter’da falan takılırım ancak hafızam kötüleştiğinde bunu anlıyorum. Örneğim satranç oynuyorken 1 hafta ara verip tekrar başladığında 100-150 elo düşüyor. O zaman ara vermem gerektiğini anlıyorum. Hafıza ve beyin için satranç, sudoku ve kitaba yoğunlaşıyorum.

Medyanın Beyne Etkileri

Bir çok çalışma var aslında, televizyon tabiri caiz ise “beyni boş vitese alıyor”. Fakat yazar Bilal Sami Gökdemir’in şöyle bir açıklaması var [1]:

Bizim mümkün oldukça televizyondan uzaklaşmamız gerekiyor. Televizyon insan beyninin sol tarafının çalışmamasını sağlıyor. Beyin 2 loptan oluşuyor. Sağ lop ve sol lop. Beynin sağ lopu okuma, tahlil etme işlevi görürken sol lop şekillendirme, hareketlendirme ve resimlendirme işlevi görüyor. Biz televizyon izlediğimizde beynimizin sol tarafını kiraya vermiş oluyoruz. Beynin sol tarafı çalışmıyor. Belli bir süre sonra çalışmaya çalışmaya, kabiliyetini kaybediyor ve belli bir süre sonra dikkatte, hafızada ve zekada gerilik başlıyor. İnsanlar belli bir süre sonra gözünün gördüğüne inanmaya başlıyor

1 saat televizyonun verdiği zararı 7 saat bulmaca çözerek kapatıyoruz diyor ancak bir araştırmaya dayalı mı bilmiyorum.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Ertaş şöyle diyor [2]:

Fazla televizyon izlemenin; bilişsel fonksiyonlar, dikkat ve zeka üzerine zararlı etkileri olabiliyor.

(…)

Çalışmalar gösteriyor ki, fazla televizyon izleyen çocukların okul başarıları düşüyor. Yani dikkat ve zekalarında problem olabililiyor. Bu yüzden televizyon izleme sınırlı olmalı.

Aynı zamanda 2 yaş öncesi çocukların yaratıcılığına da olumsuz etki yaptığı için 2 yaş öncesi çocuklara televizyon izlettirilmemeli diyor. Tabii buna saçma sapan youtube videoları da dahil edilebilri sanıyorum.

ABD’de yapılan bir araştırma, örgü örmek, kitap okumak gibi hobilerin bunamayı geciktirebileceğini ortaya koydu. Televizyon seyretmek ise hafıza kaybına neden oluyor. [3].

BBC’nin internet sitesindeki habere göre Minnesota’daki Mayo Clinic hastanesinden araştırmacılar, hobilerin bunama başlangıcını geciktirdiğini, ancak televizyon karşısında vakit geçirmenin hafıza kaybı gibi sorunlar yarattığını belirledi. Araştırmada, 70 ila 89 yaşlarında, hatırlama sorunu yaşayan yaklaşık 200 kişi, bu sorunu yaşamayan bir grupla karşılaştırıldı. Araştırmacılar, katılımcılara son bir yıl içinde günlük faaliyetleri ve 50 ile 65 yaş arasında zihinsel olarak ne kadar aktif oldukları hakkında sorular sordu.

Orta yaşta okuyan, oyun oynayan veya dikiş dikmek, örgü örmek gibi el sanatı ile uğraşanlarda hafıza kaybı riskinin yüzde 40 oranında azaldığı belirlendi. İlerleyen yaşlarda ise aynı faaliyetlerin bu riski yüzde 30 ila yüzde 50 oranında azalttığı sonucuna varıldı.Araştırmada ayrıca günde 7 saatten az televizyon seyredenlerin, ekran karşısında daha fazla oturanlardan yüzde 50 oranında daha az hafıza kaybına uğradığı sonucuna varıldı.

Her gün 4 saat ve daha fazla televizyon izlemenin Alzheimer riskini artırdığını ortaya çıktı [4].

San Fransisco’da bulunan Kuzey California Araştırma ve Eğitim Enstitüsü’nün yaptığı ve Alzheimer Derneği’nin Konferansı’nda açıklanan sonuçlara göre hareketsiz yaşam bilişsel becerileri kötü etkiliyor ve gününü 4 saatten fazla televizyon izleyerek geçiren insanlarda bunama riskini artırıyor. Araştırma için bir grup insan genç yetişkinlik çağlarından itibaren 25 yıl boyunca izlendi.

 

Medya, Toplum ve Politika

Blog ve alanım olan politikaya gelmek gerek… En çok zorluk çektiğim nokta, gerçekler ve komplo arasını iyi ayırabilmek. Örneğin bir köy kahvesine gittiğinizde, “dünyayı beş büyük ayileler yönetiyor” diyenler var. Aileleri sayamıyor ancak bunu söylüyor. Okumuş bazı insanlarla görüştüğümde de diyor ki “bizi zorla hasta ediyorlar”, nasıl yapıyorlar diyorum; bize gluten, abur cubur yedirip, bağışıklığımızı zayıflatıyorlar ve ardından covid vs gibi korkularla üzerimizde iğne deniyorlar diyor.

Dedim ki, bunu zorla mı yapıyorlar? Başınıza silah mı dayıyorlar? Sizler abur cubur yiyorsunuz. Dedem şeker hastası, tutamıyor kendini illa yiyecek. Şimdi bunu beş büyük aile, küresel güçler falan diye adlandırmanın amacı var mı?

**

Evet bazı STK’lar var, evet ekonomik gücü elinde tutanlar var ve bunlar geleceği şekillendirecek alanlara yatırım yapıyor ve ellerinden geldiğince yasal boşlukları da kullanabiliyor. Fakat bunu, “bizi yönetiyorlar, bize çip takacaklar” diye çevirmeye gerek yok. Çipi sen kendin takmak isteyeceksin. Çünkü takanla mücadele edemeyeceksin.

Elon Musk, Jeff Bezos gibi insanlar sadece görünen yüz, bu şirketleri başkaları kontrol ediyorlar diyen üniversite mezunları var bu ülkede. Şimdi buradaki yanlış ile, “hiçbir şey yok” demek arasında bir yerde doğrular var. Nedir o doğrular?

**

Oltadaki Balık Türkiye kitabını okuyun ve Banu Avar’ın yayınlarını izleyin. Bazı şeylere şüpheli yaklaşabilirsiniz ancak aklınızın bir köşesinde dursun. Banu Avar, Dışişleri ile başka ülkelerin Büyükelçiliklerinin baskısıyla TRT’den kovulan birisi. Kendisinin açıklaması bu yönde, Youtube’da var. Diyor ki, “Amerika ve küresel çetenin planlarını olduğu gibi açıkladığım için durum bu”. Başta inanmıyorsunuz fakat yıllar geçtikçe doğru olduğunu görüyorsunuz. 2009’da, 2010’larda yaptıkları programlarında söyledikleri her şey birer birer çıkınca; doğruluğunu anlıyorsunuz.

Toplumun Algılarını Yerle Bir Etmek

Defalarca yazdım ve anlattım; annem diyor ki, bizim dönemimizde yüzük alma, evlilik teklifi yoktu. Nereden geldi? Dizi ve filmlerden. Şimdi herkes böyle davranıyor. Beybi şovır falan bir şeyler çıktı saçma salak, nereden geldi? Dizi ve filmlerden.

Daha da kötüsü ailelerin kontrol edemediği Youtube. Etrafımdaki gençlere bakıyorlar, Youtube’daki asalaklar gibi davranıyorlar. Asi, saçma sapan davranışlar… Örnek vereyim mi? Dikkat küfürlü!

Şunu bir izleyiniz. Gençlerin, özellikle 10-15 yaşındaki çocukların izledikleri youtube ve twitch yayıncılarına örnek.

Devamını anlatayım mı? Beni “kadın düşmanı” diye linç ettiler. Nedeni de şu yazım: gelinliğe takılan kurdelenin anlamı Şaman adetlerinden gelir. Feminizm adı altında kadın haklarını bilmeden neredeyse “tuvalette erkek kadın o ne öyle cinsiyetçilik, hepsi bir olsun” demeyi çağdaşlık ve kadın hakları olarak düşünen bir kitle var. Bunlara, Türk dilini ve Türk kültürünü anlatmaya çalışırken yazılarımı bile okumadan Twitter’da beni kadın düşmanı ilan ettiler.

Israrla tecavüzcülerin, tacizcilerin, ahlaksızların bitmesi için; iyi eğitim gerektiğini ve kadınların eğitimi, özgürlükleri ve cesur olmaları için ağırlık vermemiz gerektiğini anlattım ve anlatıyorum. Peki neden? İşte şu kızların yetiştireceği erkeklere bir zahmet bakın. Bu da küfürlü:

“Önüme geleni” falan diyen kızın yetiştireceği erkek nasıl olur da kadınlara değer verebilir anlamak güç!

İşte bunları dile getirdiğinizde, “duymak istemediği bir şeyi söylediğiniz için” sizleri kadın düşmanı ilan edecek kitle var. Feminist komünist, LGBT destekçisi falan diye kendilerine bir şey sıralayan ve “yasalarla” ilgili bir şeye eleştiri getirdiğinizde de doğru olmanıza rağmen duymak istemedikleri, kendi düşünceleri olmayan bir şeyi söylediğiniz için size saldıran bir güruh var.

İşte bunlar çocuklar için zararlı. Peki ya büyükler?

Bütün gün saçma sapan televizyon yarışmaları, diziler, filmler izliyorlar. SABAHTAN AKŞAMA KADAR. Bu insanların algıları kapanıyor. EVET ALGILARI. Politika, dünya görüşleri vs anlamında bizim düşündüğümüz gibi düşünemiyorlar, anlamakta zorlanıyorlar. Sürekli dizi, film izleyen ile; kitap okuyan, bulmaca çözen, gazete okuyan ve televizyon izlemeyen insanın algısı bir olabilir mi?

Banu Avar’dan bir kaç şey paylaşmak istiyorum, dikkatle izleyinzi:

 

Sonuç Olarak

Her şeyi büyük ayileler yönetiyor, Masonlar, İllumünati her yerde ve kedi kesiyor, Amariga ve Alamanya bizi gısganıyor gibi deli saçması komplo teorilerinin dışında; parayı elinde tutan ve bazı amaçları için politikacıları destekleyip kullanmaya çalışanların varolduğu ve dünyada kendilerine sorun çıkaracak insanları temizleyen birilerinin olduğu ve yöntemlerini de çözmemiz gerekiyor.

Yani deli saçması komplo teorilerine tutulmadan, bazı STK’ların ve oluşumların; dünyayı nasıl etkilediği ve Türkiye ile bölge üzerindeki planlarını iyi anlayıp bunlara karşı yürümemiz gerek. Bunun için konuyu açmak istedim. Medyanın zararı, tek şirketin elinden çıkan saçma sapan programların dünyayı kasıp kavurması ve BİRDEN yükselenler…

1919’da planlarını bozan biri vardı. Gerekirse yine bozulur. FAkat dikkat edin, hiçbir şey olmasa bile kendi sağlığınız için bunlara dikkat edin.

 

Kaynaklar

[1] Yazar Bilal Sami Gökdemir, “Televizyon bizi aptal yerine koyuyor” (12 Ekim 2016). https://www.iha.com.tr/edirne-haberleri/yazar-bilal-sami-gokdemir-televizyon-bizi-aptal-yerine-koyuyor-1514719/

[2] Prof. Dr. Mustafa Ertaş, Televizyon izlemenin beyne zararı var mı? https://www.uzmantv.com/televizyon-izlemenin-beyne-zarari-var-mi

[3] Örgü örmek bunamayı geciktiriyor. https://www.hurriyet.com.tr/mahmure/orgu-ormek-bunamayi-geciktiriyor-34610696

[4] Çok televizyon izlemek beyni öldürüyor (27 Temmuz 2015). https://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/292356.aspx

Jeffrey G. Johnson et a., Extensive Television Viewing and the Development of Attention and Learning Difficulties During Adolescence, Arch Pediatr Adolesc Med. 2007;161(5):480-486

Hikaru Takeuchi, The Impact of Television Viewing on Brain Structures: Cross-Sectional and Longitudinal Analyses, Cerebral Cortex, 20. November 2013.

Son Değişiklik: 05/11/2020 - 16:42