Üyelik



Kayıt Ol
Site Kullanımı Hakkında İletişim Sözleşme Partner Olun
27 Aralık 2013 günü 17.21'de Akdeniz'de olan deprem ; Kıbrıs, Antalya ve çevrelerini etkiledi.


Tema hakkında detaylı bilgi için : emrecetinblog.com/tarcanbot
Tarih : 2013.12.28
Saat : 17:21:02
Enlem(N) : 36.0058
Boylam(E) : 31.3002
Derinlik(km) : 11.0
Yer : AKDENIZ


Bu yazıyı, deprem olduktan 3 saniye sonra ayakkabılarını giyip apartmana çıkan ve karşı dairesindeki arkadaşlarının kapısını çalarak "deprem oldduuu" diye bağıran ; adını bilmediğim, sesinden anladığım kadarıyla erkek olan süperman hızındaki arkadaşa adıyorum !

[h3]Kıbrıs'ta İlk Depremim[/h3]
5 senedir Kıbrıs'tayım. Yağmur, çamur, fırtına hatta kar görmüş bir insanım. Fakat ilk kez depremi hissettim. Belki 5. katta olduğum için.

[h3]İletişim Kopukluğu[/h3]
Olur da KKTCELL yada Turkcell çalışanlarından biri okursa bu yazıyı ;
Kıbrıs'ta iletişim berbattır. Telefon şebekelerinin kopması için rüzgar, fırtına, kar, yağmuş, çamur, deprem yeterlidir.

Son 2 senedir KKTCELL'in interneti ve hizmeti berbattı. Kopmalar, sorunlar, 3G'den sık sık düşme... Bu sene iyileşti derken, son 1-2 haftdır yine sorunluydu.

En son deprem olduktan 30-40 saniye kadar şebeke gitti. buradan yetkililere de seslenmek istiyorum ;

21. yüzyıldayız kardeşim ! Millet 4G'de, 2013'teyiz hatta 3 gün sonra yılbaşı. Herkese telefon, tablet sahibi. Devir mobil cihaz devri. Peki Kıbrıs'ta neden bu kadar boktan hizmet vermek zorundasınız ? Böyle bir devirde özellikle ?

İnternet desen, saçma salak fiber optik kablolar zırt pırt kopuyor. Kaldı ki hız, Türkiye'nin yanında konuşulmaya değmez. Öte yandan telefon yada tabletten internete bağlanalım desek, bir standart yok. Bugün süper hızlıyken, önümüzdeki 2 hafta boyunca sürekli kopmalar yaşıyoruz.

Nedir abicim bu ? Bunun bir çözümünü bulamıyorsanız kapatın dükkanı gidin. Başkalarına seslenmek istiyorum ; Kıbrıs'ta operatör olayına el atabilirsiniz. Getireceğiniz düzgün internet, sizi 2-0 öne geçirecektir.

Bütün olayı öğrencilerin aralarında bedava konuşması sanan Kıbrıs operatörlerine SELAMLAR !

[kaynakca]
Kaynakça

[1]- koeri.boun.edu : Kandilli Rasathanesi Son Depremler (Erişim Tarihi : 28/12/2013)
http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/lst6.asp
[/kaynakca]
Xampp ve Wamp'ta localhost yavaşlama problemi yaşanabiliyor. Sorunun çözümü, veritabanı bağlantılarında localhost yerine 127.0.0.1 yazmakta.
Localhostta eğer Windows'taysam, Xampp kullanıyorum. Fakat bu sürüm ile birlikte yavaşlama problemi var. Sadece Xampp'ta değil, Wamp gibi bir çok programda da yavaşlama problemi oluyormuş.

Bu sorunun kaynağı ; mysql bağlantılarınızda localhost yazmanızdır. Eğer aynı sorununuz varsa ; veritabanı bağantılarınızda localhost yerine 127.0.0.1 yazarak bu problemden kurtulabilirsiniz.

Bir insan neden sever ki ? Neden aşık olur ? Onu da biliyorum, okudum, araştırdım. Evrimsel sürecin bir parçasıydı
Biliyorum beni dinlemiyordu O'na bakarken...
Belki dinlemek için uğraşıyordu ama benim gibi duygularına kapılmış olabilirdi. Zaten bende mantıklı cümleleri bir araya getirebilmek için insan üstü bir uğraş veriyordum. Nedense...

Kitaplarda okumuştum, bildiğin ama emin olmadığın durumdu sanırım aşk. İğrençti. Zaten hiç sevmemiştim aşk kavramını. Bir insan aşıkken normal davranamaz"mış". Normal halimi sevmeyecekse neden beni sevmesi gerekiyordu ?

Kafam iyice karışmıştı. Gözlerimin O'nunkilere uzaklığı bir kaç santimken ve bütün vücudumun dengesi sarsılmışken, diğer her şeyimiz bir kaç ışık yılı kadar yakındı sadece(!). Uçaktan aşşağıya paraşütsüz atlayan iki aşık gibi, yan yanasın ama bir kaç saniyen var... Bir insan neden sever ki ? Neden aşık olur ? Onu da biliyorum, okudum, araştırdım. Evrimsel sürecin bir parçasıydı. Aşık olamayanlar, sevmeyenler, kıskanmayanlar ; bir eşe sahip olamadı ve nesillerini devam ettiremedi. Ben ve biz kıskanan, seven, aşık olanların nesilleriyiz. Bu yüzden ben kıskanmam diyen her insana da kıl olmuşumdur. NESLİN ON BİNLERCE SENE ÖNCE YOK OLDU OĞLUM ! Etraftaki kadınlara hava atmayı bırak.

AŞK, sadece neslin devamını sağlayabilmem için vücudumun salgıladığı hormonların yarattığı bir durum. Hepsi bu. İnsanlar neden aşka gereğinden fazla anlam yükler ? İnsan üstü şeyleri yaptırabildiği için mi ? Evet şarkı, şiir, resim gibi sanatsal çalışmalar aşkla beslenmiş olabilir. Peki Einstein teorisini aşk için mi buldu ? Wright Kardeşler uçak denemelerini aşk için mi yaptı ? Aman canım, onlarda bilime aşıktır herhalde... Ne manyak bir konu bu aşk.

Yolda kalpli bir yastık yada kalpli bir şeyi sevgilisine götüren birinin yüzüne "AŞK KALP İLE İLGİLİ DEĞİLDİR SALAK!" diye bağırmak istiyorum. Sigmund Freud'a göre sevginin her türlüsü cinsellikle ilgilidir demek istiyorum. Oturup anlatmak. Salaksınız işte, kalbin kan pompalamaktan başka bir varlığı yok demek istiyorum. Neden kalbe başka bir anlam yüklemeye çalışıyorlar ki ? Anlamış değilim. Sonuçta aşık olmayı sağlayan şey hormonlar. Oksitosin işte, lanet salgı... Üstelik kalple alakası yok, hipofizden salgılıyor be şaşkın...

Öff yine sıkıldım aşktan.
Üzerinde saatlerce düşünsem, sayfalarca yazı okusam dahi ; hormonlarımı harekete geçiren ve beyinsel açıdan tatmin eden biri karşımda oturduğunda sakin kalmak güç oluyor. Aşkı salakça bulsam da güç oluyor ama salakça.

Sadece gözümü değil, ruhumu ve beynimi tatmin edebilen bir kız dünyalara bedel değil midir ? Başkalarının ne yaptığından çok, kendi yaptıklarını ve yapacaklarını anlatan kız... İşte kafamdaki "kadın" modeli. Türkiye'de imkansızı aramak gibi...

Bu yüzden bitecek herhalde bizim gibilerin nesilleri. Sadece "nefes alan" bir kadına sırf askılı giydiği ve ruh sürdüğü için aşık olabilmek vardı. Ne konuştuğunu önemsememek ve boy boy çocuklar yaparak neslimi devam ettirmek. Tatmin olma seviyesini altta tutmak. Ama olmadı...
Google'da ilk sırada olmanın yanı sıra,ilk 3'te olmanız çok büyük hit kazandıracaktır.Bunların yanı sıra resimlere,og taglarına,özgün içeriğe dikkat etmek gerek
Bir çok insan url yerine Google'a site ismini aratıp, siteye giriyor. Google hayatımızda böyle bir yerdeyken, Google sıralaması fazlasıyla önem teşkil ediyor.

Aratılan kelimeye göre tıklanma oranları şöyle ;

1. sıra - 36,4%
2. sıra - 12,5%
3. sıra - 9,5%
4. sıra - 7,9%
5. sıra - 6,1%
6. sıra - 4,1%
7. sıra - 3,8%
8. sıra - 3,5%
9. sıra - 3%
10. sıra - 2,2%

Eğer sonuçlarınız 2. sayfadaysa, geçmiş olsun

[h2]Arama Motoru Optimizasyonu - SEO (Search Engine Optimization)[/h2]
Siteye yoğun hit gelebilmesi için; hedef önce ilk sayfa, sonra ilk 3 olmalıdır. Bunun için siteyi arama motorlarına uygun hale getirmek gerekir.

[h3]Bilinen Adımlar[/h3]
Keyword, description, url, title ve içerikte aynı kelimeler varsa ; o sayfanın konusu bellidir diye düşünür arama motorları. Bu yüzden mümkün olduğunca benzer yapmaya çalışmak gerek. Önemli kısım : her sayfadakiler özgün olmalıdır !

Bu ve bunun gibi bir çok şeyleri biliyorsunuz zaten. Bir çok sitede döküman olarak mevcut. Örnek olarak şuradan bakabilirsiniz : http://ilyasalcok.com.tr/seo-stratejileri-ve-teknikleri/

[h3]İmleme Siteleri[/h3]
İmleme siteleri, herkesin link girebildiği açık bir kütüphanedir. Konu başlığını, linki, tagları ve kısa açıklamayı girip yollarsınız. Benim en çok kullandığım imleme siteleri ;

[anf=http://oyyla.com/_anf]http://oyyla.com[/anf] - PR : 5
[anf=http://yemle.com/_anf]http://yemle.com[/anf] - PR : 3
[anf=http://buraya.co//_anf]http://buraya.co/[/anf] - PR : 1
ve
http://www.reddit.com/ - PR : 8
http://delicious.com - PR : 8

gibi sitelerde paylaşmak önemlidir.

[h3]Arama Motorlarını Pinglemek[/h3]
Yeni yazı yazdıktan sonra, arama motorlarını pingleyebilirsiniz. Bir çok site mevcut fakat ben en basitini kullanıyorum. Google, yandex ve bing (aynı zamanda yahoo) pingleniyor.

Bunun için sitemap (site haritanız) olması gerek ve güncel olması gerek. Örneğin benim kullandığım linkler direkt şöyle ;


Burada cetinblog.com/sitemap.xml kısmı yerine kendi sitenizin sitemap adresini ekleyeceksiniz.

[h3]Sosyal Ağlarda Paylaşım[/h3]
Günümüzde sosyal ağlar sadece politika sistemini değil, her şeyi değiştirdi. Teknolojiyi, pazarlamayı, üretimi... Aynı zamanda arama motorlarını da değiştirdi. Artık, sosyal ağlarda paylaşılan içerik daha değerli hale geliyor. Bu yüzden sitenizin sosyal ağlarda paylaşılması gerekir !

Yani ? Yani sitenize paylaşım butonu koyacaksınız. Eğer zorlanıyorsanız ; PR 10'a sahip olan addthis.com adresinden bir bar indirebilirsiniz. Siteye girdiğinizde sol tarafta göreceğiniz panelin kodlarını verecek. Onları, ekleyeceksiniz ve hangi sayfada paylaşıma basılırsa, otomatik olarak paylaşılacak.

[h3]Önemli Sitelerden Referans[/h3]
Dünyanin en önemli uzantılarından bir tanesi .edu adresleridir. Eğer edu adreslerinden bir uzantınız varsa, buradan sitenize link vermeyi ihmal etmeyin.

[h3]Resim Bölümü[/h3]
iOs ve bir çok konuda cetinblog.com'daki resimler, ilk 10'a girmeyi başardı. Hem Türkiye'de, hem global aramalarda üstlerde. Buda siteye büyük hit sağlıyor. Bunun için yazının meta kısmındaki og:image ayarlamasını yapın ve resimlerin alt taglarına eklemeler yazın.

[h3]OG Meta Tagı Nedir ?[/h3]
OG meta tagları, facebook ve diğer sosyal ağların kullandığı önemli etiketlerdir. Örneğin ;


http://emrecetinblog.com linkindekilere bakalım :







Title : Başlık
Type : Yazının tipi -> Article : makale
Image : Sosyal ağların kullanacağı resim (her sosyal ağlar için belirli ölçüler var, onlardan büyük olmak zorunda).
Description : Açıklama

Aynı Meta taglar twitter içinde geçerli ;






[h3]OG:image ve img alt Kullanımı[/h3]
Sosyal ağların ve Google örümceklerinin kullanacağı güzel 2 özelliktir. Bu sayede makalenin başlığı ile resim eşleşiyor ve Google'da üst sıralara çıkmanızı sağlıyor. Resimleri "mutlaka" alt tagını kullanarak ekleyelim ve makalenin resmini belirteceğimiz og etiketlerini kullanalım.

[h3]Özgün Tasarım[/h3]
Tehlikeli Google abimizin güzel örümcekleri ; siteleri belirli aralıklarla ziyaret ederek her şeyi gözlemliyor. Tasarımın hazır bir tema olması ile, özgün bir tema olması arasında fark var. Özel işlere Google değer verir.

Dikkat edilmesi gereken kısım ise ; tasarım elle yazılırken, HTML hatalarının en aza indirgenmesidir. Yani çarpık çurpuk, yanlış kodlamalara dikkat etmek gerekir.

[h2]Sitenin Güncelliği ve Makale Özgünlüğü[/h2]
Google için önemli olan başka birşey, sitenin ne kadar güncel olduğudur. Site, hangi sürede yenileniyor ?

[h3]Makale Ekleme Sıklığı[/h3]
Bazı sitelerde görüyorum ; PageRank kazanana kadar günde 2-3 makale ekleyin diyorlar. Sonra ? Sonra bırakacaklar demek ki. Asla ! İlk günden itibaren kendinize sınır koyun. Benim sınırım ; her gün en az 2 makale eklemektir. Yani blog'da günde 2 makale eklenerek, sürekli güncel olduğu bilgisi verilmeli.

Sosyal ağların gelişmesinin nedenlerinden bir tanesi de güncel olmasıdır. Başka insanların bir şeyler yazması, linkler paylaşılması ve güncel olması önemli nedenlerindendir.

[h3]Makale Özgünlüğü[/h3]
Sadece tasarım özgün olmamalı, makalenin içeriği de özgün olmalı. Günde 3-5 makale ekleyin diyenleri dinleyen arkadaşlar ; makaleleri "araklayıp" sitelerine ekledikten sonra , sitelerinin neden üst sıralarda çıkmadıklarını anlamaya çalışıyor. Google zekidir. Bünyesinde milyarlarca makale barındırır. Eğer bu makallelerin biriyle % cinsinden büyük oranda eşleşiyorsa, yandınız. Hele birde link yoksa bittiniz.

Alıntı yapıyorsanız, link verin. Link vermek sitenizin değerini düşürmez, aksine yükseltir. Sosyal ağlar, imleme siteleri, reddit, delicious bunlara örnek. Ne kadar fazla link varsa, Google sizi o kadar sevecektir.

***

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Özgür, güncel ve bol linki içerikler Google için güzeldir. Google için kalite önemlidir !
Başında kukuleta, ağzında düdük, yanıp sönen lambalarla 5'ten geriye doğru sayıp ; ardından mucize gerçekleştiği için yaşıyorcasına sevinenlerden tiksiniyorum !
Nedir kardeşim insanların bu yılbaşı sevinci ? Saçma sapan kukuletalar, düdüklerle yeni bir yılın gelişini bu kadar kutlayacak ne var ? Geride bıraktığın seneden mi tiksiniyorsun bu kadar ? 365 gün önce, 2013'ü sevinçle karşılaşmıştın ne oldu ? Hemen attın bi kenara ?

[h3]Yeni Yıl Ruhu[/h3]
5 4 3 2 1 0 .... Yihuuuuu mucuk mucuk... Yeni yıldayız yaşasınnn !!!

İşte yeni yıl ruhu. Koca koca adamlar, kadınlar geriye doğru sayıp ; sanki dünyanın gelmişini ve geçmişini silecek (k değil l) olan göktaşı biraz önce imha edilmiş gibi birbirine atlayıp seviniyor. Ne abicim bu kadar atraksiyona girmeye neden olan şey ?

Sevgililer günü, doğum günleri ve diğer "eğlenilecek" her türlü tekrar eden güne kılım. Anma dersen eyvallah ama sevinmeyi anlayamadım. Takvimlerde sene kısmı +1 oluyor diye mi bu sevinç ?

[h3]Süsleme[/h3]
Daha fecisi süslemedir. Bütün iş yerleri yanıp sönen ışık taktı ve tamam. Yılbaşına hazırlar. Nesine hazırsınız ? Takmasan ne olacak ? Ayıplayacaklar mı ? Ne gerek var ?

Hala anlayamıyorum. Ardından tam "insanlar bir sene daha yaşamış olmanın neşesini ve heycanını paylaşıyorlar" gibi bir felsefeye oturtacağım, bi gülme geliyor.

Sevgililer gününde yada masana gelen gülcüden bir kadına gül olmak ne kadar sahteyse, yılbaşında sırf yılbaşı diye eğlenmekte o kadar sahte geliyor.

[h3]Yeni Yılınız Kutlu Olsun[/h3]
Neyse, benim önemsemiyor olmam bir şey değiştirmez. Önemseyenlerin yeni yılı kutlu olsun. Fakat söyliyeyim ; önümüzdeki 365 gün size bi sik getirmeyecek ! Götünüzü sıkıp, istediğiniz şeyler uğruna çalışırsanız ; istediklerinizi elde edebilirsiniz. Fakat yeni yıl büyücüsü yada Noel Baba falan yok.

Yılbaşına hala 4 gün var. Belki bazılarımız yılbaşını görebilecek kadar ömre sahip değil. Fakat neler planlıyoruz. Yarını belli olmayan bu dünyada, hala yıl başlarına bel bağlıyorsanız ve amaçlarınız/istekleriniz için şimdi bir adım atmak yerine ; dualarla, noel dayılarla, yıl başlarıyla kendinizi avutuyorsanız kolay gelsin...
Google yeni bir ürün olan Web Designer'ı çıkartmış. HTML5 üzerine yoğunlaşılmış bu Web Designer Ne işe yarar ? Nedir ?
Google Web Designer, HTML5 reklamlarınızı ve normalde yapacağınız HTML5 sayfalarınızı hatasız bir şekilde yapabileceğiniz uygulamadır. Frontpage ve Dreamweaver'ın basit hali olarak düşünebilirsiniz.
[hr]
HTML5Rocks sitesini uzun süredir severek takip ediyorum. Altında HTML5 Rocks is a Google project yazar. Google'ın minimalist ve HTML5 üzerine tasarımlara sahip bir çok projesi mevcut. Ayrıca bunlara destek verir. HTML5 'i sevdiğini biliyordum ama bu adımı gerçekten ilginç.

[h2]Web Designer[/h2]
[h3]Ne İşe Yarar ?[/h3]
GWD (Google Web Designer) kullanarak hem HTML5 reklamları oluşturabilirsiniz, hem de diğer içeriğinizi oluşturabiliriniz. Bunları oluştururken 3 boyutlu oluşturabilirsiniz yada HTML, Javascript, CSS ve XML dosyaları oluşturabilirsiniz [supa=https://support.google.com/webdesigner/answer/3184833?hl=tr/_supa][1][/supa].

[h3]Amacı[/h3]
Asıl amacı, flash ile yapılan reklamlarları HTML5'e yönlendirebilmek. Yani HTML sayfalar oluşturmaktan çok, flash bannerları ; HTML5 banner şekline getirebilmek.

[h3]Türkçe Kullanılabilir Mi ?[/h3]
Evet, Türkçe desteği mevcut.

[h3]Arayüzü[/h3]
[altimg]https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/1483377_205288552992214_750659345_n.png[imgalttag]google,web,designer,site,yapma,aracı,banner,flash,html5[/altimg]

[h3]Örnek[/h3]


Kod kısmına geçip, kodlarını yazabilirsiniz yada direkt HTML üzerinden devam edebilirsiniz.

[h3]Kişisel Fikrim[/h3]
Frontpage ve Dreamweaver tarzı programlardan tiksiniyorum. Şahsen Sublime Text editor yada notepad++ tarzı kodları renklendiren bir editör ile (Sublime tercihim), herşeyi kodlarım. Fakat 3 boyutlu ve efektli HTML5 reklamları yapmak biraz zor gelebilir. Bunun için kullanılabilir.

Fakat Google'ın çöpe atacağı, bir kaç sene sonra desteği kesebileceği bir uygulaması da olabilir.

[kaynakca]
Kaynakça

[1]- support.google : Google Web Designer nedir? (Erişim Tarihi : 24/12/2013)
https://support.google.com/webdesigner/answer/3184833?hl=tr
[/kaynakca]
AKP ve Cemaat arasındaki gerilim neden oldu ? Eski AKP Milletvekili Feyzi İşbaşaran'ın anlatımıyla 89 madde de.
Twitter'da Feyzi İşbaşaran'ı hala takip etmeyen politika severler varsa takip etsin. AKP'nin yaptıklarını ve olayları güzel bir şekilde anlatıyor twitter'ından. Mümkün olduğu kadar buraya eklemeye çalışırım.

twitter adresi
Wordpress adresi

İşte 86 maddeyle, olaylar.

[h3]Feyzi İşbaraşan Kimdir ?[/h3]

Türk siyasetçi ve iş adamıdır. 19. Dönem Anavatan Partisi İstanbul ve 23.dönem AK Partisi milletvekiliği yaptı. 26 Aralık 2009'da AK Partiden istifa etti[supa=http://www.hurriyet.com.tr/gundem/13316775.asp/_supa][1][/supa].

[h3]Cemaat vs AKP'nin Perde Arkası[/h3]

1) Başbakan Erdoğan, gerek #Gezi ve gerekse bu korkunç soygun operasyonu olsun. Her olayın arkasında ABD-İSRAİL'i gösteriyor.

2) Başbakan Erdoğan'ın 'Dış güç' olarak gösterdiği ABD-İSRAİL ile iyi dosttu.Kendisi Milletvekili,Başbakan değilken Beyaz Saray'da ağırlandı.

3) Başbakan Erdoğan'ı W. Bush ile buluşturan, Türkiye'deki Musevi dostlarımızın önde gelenleri olduğunu daha önce burda isim isim yazmıştım.

4) Ak Parti tek başına iktidar olmuş, ama hareketin lideri Milletvekili adayı olamamıştı. ABD isteseydi seçimden önce müdahale edemez miydi?

5) ABD seçim arefesinde Türkiye'deki seçimleri yakından izledi. Arka arkaya kamuoyu yoklamaları yaptı.( Değişik şirketler adına) Olaya baktı

6) Türkiye, ABD için bir Lüksemburg değil. Türkiye ve Mısır bölgenin en büyük nüfuslu Müslüman ülkeleri. Her iki ülkeyi yanında görmek ister

7) ABD,Türkiye ve Mısır'ı kontrol ettiğinde, tüm diğer müslüman ülkeleri de kontrol eder.Bu ABD için yüzyılların politikası. Vazgeçmez.

8) 2002'de bu ABD gerçeği gören ve Beyazsaray'da Bush ile görüşüp anlaşan Erdoğan, bugün neden anti Amerikancı çizgide ? Anti Amerikancı mı?

9) ABD'nin aracılığı ile Ana Muhalefet lideri Baykal ikna edildi, TBMM'de yasal düzenleme ile Erdoğan'a Başbakanlık yolu açıldı.

10) Erdoğan ve Bush Abi-Kardeş gibiydi. Her hafta telefonla görüşüyorlardı. 1 Mart tezkeresi için "Bu bir kazaydı" telafi ederiz denildi.

11) Bush Türkiye'nin burnunun dibinde Irak'ı yağmaladı. 1.5 milyon insan katletti.Kadınların-Kızların ırzına geçildi. Erdoğan tek laf etmedi

12) Bush gitti.Yerine Barack Hüseyin OBAMA geldi. Ne şans be.. Ne de olsa Hüseyin.Müslüman aileden geliyor. Hristiyan olsa da.Harika...

13) Erdoğan şunu bilemedi; ABD Başkanı kim olursa olsun çizilen yüzyıllık politikayı takip eder. Duygusallık söz konusu olamaz.

14) F.GÜLEN ile Amerika'yı buluşturup, öne çıkaranlar ile Erdoğan'ı Amerika ile buluşturup anlaşmaya vardıran kaynak aynı kaynak.

15) Bir cami imamının Vatikan'da Papa tarafından kabul edilmesi tabi ki çok anlamlı. Hristiyan aleminin lideri PAPA, Müslümanların F.GÜLEN.

[altimg]https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/1526733_204898853031184_2112048828_n.jpg[imgalttag]fethullah,gülen,papa,vatikan[/altimg]

16) F.GÜLEN'e kızabilirsiniz, ama müthiş zekası ve dünyayı iyi okuyan biri. Vatikan'da Papa'nın muhatabı konumunu yakalamak kolay iş

17) Geriye dönüp bakın, Erdoğan ile F.Gülen'in İsrail-Abd dostluğu aynı paralelde yürüyor. Şimon Perez'in TBMM konuşmasını hatırlayın.

18) Erdoğan-Amerika arasındaki 1 Mart tezkere krizi askere fatura edilmiş ve askeri vesayet, Erdoğan-Cemaat vesayetine dönmüş oldu.

19) Artık Erdoğan-Cemaatin önünde hiç bir engel kalmamıştı. Cemaat artık koalisyon ortağıydı. Cemaat devlette yapılanmayı ustaca,hızlı yaptı

20) Cemaat, mütevazi bir gazeteyle (Zaman) başladığı medyasının ağını genişletti. Erdoğan da merkez medyayı ele geçirdi. Paralel büyüme....

21) Erdoğan artık OBAMA'nın kankası. Sabah akşam telefonla konuşuyorlar.Erdoğan bölge liderlerine emirler yağdırıyordu.TEK ADAM sandı.

22) Bir "Van Münüt" olayı yaşanmıştı,el altında "O anlık tepkiydi, Gazze konusu hassasiyeti sayın. Önümüzde seçim var" Onlar da peki dediler

23) ABD Ortadoğu-Arap ülkelerinde"Arap Baharı"hareketi başlattı.Bunun öncüsü kim olmalıydı? 'Van Münüt" ile Arap halkının sevgisinin kazanan

24) Gerçekten, Erdoğan 'Van Münüt" ile Gazze'yi sahiplenmiş ve Arap halklarının sevgili lideri konumunu yakalamıştı.posterleri elden ele...

25) Erdoğan,Arap liderlerini azarladıkça,ABD "Tamamdır,harika gidiyor" Arap liderleri de ABD'ye gidip "Bu adamı nereden başımıza çıkardınız"

26) OBAMA, Arap liderlerine; "Sabırlı olun,bir Suriye işimiz kaldı.Frenleriz" Türkiye-S.Arabistan-Katar koalisyonu öyle kuruldu.

27) Bu arada Erdoğan -ABD-İSRAİL arasında Mavi Marmara olayı patladı. Bu krize F.GÜLEN de dahil oldu. Kırılma çok sert yaşandı.

28) OBAMA bir kez daha devreye girdi. Nasıl söylendiği hiç anlaşılmayan bir "Telefonla özür" ile kriz aşıldı. Çünkü Suriye işi ortada.

29) F.GÜLEN, Cemaate mensup iş adamlarına ihalelerde eşit davranılmamasından rahatsızdı. "Meşhur "Bir havuz iki havuz,üç havuz" Konuşması.

30) F.GüLEN'e gidip gelen iş adamlarının talepleri karşılanmıyordu. İsrail krizi, F.Gülen için de bir fırsattı. Tam zamanında konuştu.

31) F.GÜLEN "Savaşa gider gibi yardım mı olur?İsrail ile konuşarak bu yardım yapılamaz mıydı? "Demeci,Hükümeti ilk defa ciddi olarak sarstı

[Hatırlatma : Gülen, Mavi Marmara için İsrail'den izin alınmalıydı diye açıklama yapmıştı [supa=http://www.ntvmsnbc.com/id/25102914//_supa][2][/supa]]

32) Cemaat-Erdoğan savaşı, F.GÜLEN'in o demeci ile resmen başladı. Erdoğan,Siyasette, bürokraside, iş aleminde Cemaat tasfiyesine başladı.

33) Bozulan Erdoğan-Gülen'nin kişisel ilişkileri değildi. 2002'de başlayan koalisyon ortaklığıydı. Erdoğan "Bu benim siyasette son dönemim"

34) Erdoğan Cemaate ve Cumhurbaşkanı Gül'e mesaj veriyordu. "Ben Cumhurbaşkanı adayıyım" diyordu. Ama, kendinden sonrasını konuşmuyordu.

35) Başkanlık sistemi, çözüm süreci, Mit Müsteşarı konusu. Neredeyse her konuda ters düşmüşlerdi. Cemaat medyası muhalefet boşluğunu doldurdu

36) Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı yolunun cemaat tarafından kesilmek istenmesi karşısında, gittikçe sertleşmeye ve restleşmeye başladı.

37) Erdoğan, uzlaşamayacağını anlayınca cemaate "Ya bendensin ya düşmanımsın" politikasını parti içinde de uygulamaya başladı.

38) Erdoğan, cemaati Türkiye genelindeki oyu ile değerlendirdi. Halbuki, cemaat Koalisyon ortağı ve Devletin tüm bilgilerine sahipti.

39) Erdoğan artık kızgınlığını gizlemiyordu.Medyasına maileden müffettişler, iş adamlarının altın madenlerini elinde almalar, bürokrasi tasfiye

40) Erdoğan, Cemaatin can damarı olan dershaneleri kapatırım haa.. Tehditini savurdu. "Kanunu Meclise getirin"talimatı verdi.

41) Cemaat için dershaneler ve okullar çok önemliydi. F.Gülen bu eğitim işine tüm hayatını adamıştı. Hükümet tek kanunla işini bitiriyordu.

42) Araya girildi,uzlaşır gibi oldular.Cemaat hükümet içinden hiç iyi bilgiler almıyordu. Başbakan'ın gizli toplantıda söylediklerini öğrendi

43) F.Gülen, "Bir gece yarısı bir aşüfteye gidiyordun, bir dostumuzla seni gece uyardım.Tuzaktan kurtardım ortak dostumuz yaşıyor" TEHDİT.

44) Erdoğan, F.Gülen'in bu sözüne Trakya gezisinde cevap verdi. "Bizde öyle bilgiler var ki, açıklarsam Türkiye'de yer yetinden oynar"

45) Bir Başbakan" Bende öyle gizli bilgiler var ki, açıklarsam yer yerinden oynar" Der mi? Bu, Kasımpaşa dilinde "Kofti" kabadayılık. BOŞ

46) Savaş her iki taraf için de çirkin bir hal aldı. Erdoğan'ın avantajı "Mit, Polis bende" (Öyle olmadığı görüldü) Cemaatin de vardı tabi.

47) Cemaatin avantajları; ABD- Erdoğan ilşkisinin bittiğini biliyordu, devletin tüm kilit noktalarında eğitimli adamları vardı

48) Cemaatin devlette ulaşamayacağı belge yoktu. Erdoğan'ın dış güç demesinin anlamı yok.Anlaşma gereği CIA-FBI ajanları resmen görev yapıyor

49) ABD ile yapılan terörle işbirliği gereği Atatürk Hava Limanında CIA elemanları görev yapıyor zaten. Yani kilit noktadalar.

50) 3 yıl önce Atatürk Havalimanında bir CHP Milletvekili (Prof.Yakup Kepenek)CIA ajanları tarafından aranıp sorgulanmıştı.Üstünde durulmadı

51) Ülkenizin hayati önemdeki Hava Limanınızı CIA'ya teslim etmişseniz, F.Gülen'e ABD ajanı demenizin bir anlamı yok.

52) Erdoğan-ABD ilişkisi 2012 Aralık ayında Obama ile yaptığı kavgalı telefonla bitmişti.Obama tekrar seçildi.Erdoğan tekrar görüşmek istedi

53) Yine araya girildi, Obama'dan randevu alındı.Erdoğan mayıs 2013'te tsm Beyazsaray'a gideceği gün Reyhanlı olayı oldu. 53 kişi öldü.

54) Ama, Erdoğan Obama randevusunu ertelemedi. O gün de yazmıştım "Böyle bir durumda gitmemelisin.Tüm ülke saygınlığını kaybeder" Ama, gitti

55) Beyazsaray'a tuhaf şekilde gidildi. Beyazsaray Beyazsaray olalı böyle bir cümle cemaat bir ziyaret görmedi. Tam komediydi.

56) OBAMA,bir kez daha "Biz Suriye işinde yokuz.Benim halkım,Müslümanlarla savaşıp başımıza fanatik Müslüman terörist yaratıyorsun diyorlar"

57) OBAMA, o toplantıda çok enteresan bir konuyu Erdoğan'ın önüne koydu ve Zafer Çağlayan'ı işaret etti. İran ile ilişkileriniz iyi gitmiyor

58) Erdoğan,"Başkan,biliyorsun doğal gazımızın % 20'sini İran'dan alıyoruz.Bunu sizinle konuşmuştuk.Aldığımız gaz karşılığı ödeme yapıyoruz"

59) OBAMA, elinin altındaki CIA raporlarına baktı. Sayın Erdoğan anlaşmanın çok dışına çıkmışsınız. Başka şeyler oluyor. "HalkBank'ı uyarın"

60) Erdoğan dinledi, önemsemedi. Çark dönüyordu. Reza'nın uçağı habire altın taşıyor, Türkiye'ye milyar Eurolar giriyor. Rüşvet çarkı işliyor

61) Burada bazen bana soruyorlar "Senin bilgin var mıydı?" Kimin yoktu ki?Her şey aleni yapılıyordu. Gazeteler bazen yazıyordu, kapatılıyordu

62) Ak Parti'nin içindeki Bakan ve Milletvekillerinin hepsi biliyordu. Kimse konuşamıyordu.İngiliz atasözü "Mutlak güç mutlaka hata yapar"

63) Bu yolsuzluk operasyonu düğmesine kim bastı ? Basan bir kişi veya kurum değil.Ortak çıkarları birleşenler eş zamanlı davrandı.

64) Bu Yolsuzluk operasyonu Erdoğan'ı bitirmek amaçlı mı ? EVET. Ama bu yolsuzluk yapılmadı değil. AB(D) Defalarca uyardı, BM,NATO dahil.

65) AB'ye gireceğim, NATO'dayım, ABD ile stratejik ortaksın ama, Rusya ile flört, İran ile para aklama, Çin'den füze alırım.YOK YA....

66) ABD, Suriye konusunda öyle aşağılayıcı dil kullandı ki!

67) Beyazsaray Sözcüsü (OBAMA demektir) "Bölgede saldırganlık yapma. Suriye konusu Rusya ile Cenevre'de konuşulacak" Bu laf ölümdür.

68) #Gezi olayında sizi azarlamayan ülke ve kurum kalmadı. Bardağı taşıran damla oldu.

69) #Gezi 'yi de "Dış mihraklar" dedin. Olay gayet açık ve basitti. Halk Gezi parkı'na rezidans-AVM istemiyordu. Masum bir hak arayışıydı.

70) #Gezi eylemlerinde gencecik çocuklar katledildi, yaralılar, tutuklular.Hala devam ediyor. Neden ? "Ben yenilmez adamım" YOK YA...

71) Sabah başlıyorsun insanlar yatana kadar azarlıyorsun. İnsanların karışmadığın hiç bir şeyi kalmadı. Bir tv haberlerini okumadığın kaldı.

72) İzmir'i zaten alamazdınız, bu korkunç soygun operasyonundan sonra Istanbul ve Ankara'yı da kaybedeceksiniz. BU ACI BİR SONDUR.

73) Böyle korkunç bir soygun operasyonunun altından hiç bir parti ve Başbakan kalkamaz. Hele ortağı cemaatin desteğini de kaybetmişse.

74) Başbakan neye güveniyordu? MİT ve "Benim Polisim" dediği polise. Bu Soygun operasyonunda Mit'in çapı görüldü. Polisi de dağıttınız.

75) Mit'in bir kesimi, görevden aldığınız Emniyetçiler, Cemaatin kilit noktalardaki adamları, CIA,FBI,MOSSAD boş durmayacak.

76) CIA,FBI Türkiye'de anlaşma gereği bürosu var ve ülkeleri için çalışıyorlar. Bizim de ABD'de var (Ne iş yapıyorlarsa) Bunlar normal.

77) Yani ABD'nin istihbarat örgütlerinin Türkiye-İran ilşkilerini izlemesi gayet normal.Anlaşma gereği buna izin verdiniz.Adamlar yakaladı.

78) Şimdi bağırıyorsun, "Bunlar bana komplo kuruyorlar beni götürecekler" Evet, aynen öyle. Beraber dostken iyiydi.Şimdi iş tersine döndü.

79) Cemaat de, gitmen için elinden geleni yapar mı? Yapar tabi, yapıyor da. "Mutlak Güç Mutlaka hata yapar" Bunu bilecektiniz.

80) Istanbul,Ankara, İzmir'i kaybetmiş (Istanbul yeter) bir Başbakan devam edemez.Cumhurbaşkanlığı'na da aday olabilir mi?Sn.GÜL bırakır mı?

81) Sayın Başbakan'ı, kendinizi demokratik yollarla ayrılmaya hazırlarsanız iyi olur. Zaten 3 dönem şartını da koydunuz,emeklilik de var.

82) Takip eden arkadaşlara bir şey söylemek istiyorum. Bireysel hak ve özgürlüğünüzü geri alıyorsunuz. Korkmayın, ülke iyi yere doğru gider.

83) İş çevresi, sanatçı, medya emekçileri, yazanlar, çizenler. Özgürlüğünüzü #Gezi 'de katledilen o çocuklara borçlusunuz.Yatmadan dua edin.

84) Korkmayın, yeri doldurulamayacak kimse yoktur. Türkiye'nin bir Süpermen'e ihtiyacı yok.İyi yetişmiş genç insanımız var.Yol açık.

85) Ak Parti de topyekün kötü parti değil. Ak Partide de iyi siyasetçiler var. Sizin gibi onlar da baskı altında. Kimse kimseyi dışlamasın.

86) Önümüzdeki dönem bir koalisyona hazır olun (Resmi ) Türkiye koalisyonlarla idare edilebilecek siyasi kültüre ulaştı. İYİ OLACAK.

[h3]Kişisel Fikrim[/h3]
Olaylar gerçekten karışık. CHP bu olayların neresinde ? Cemaat ile ilişkileri var mı, Beyaz Saray ile ne konuştular bilmiyorum. Fakat ; CHP'nin başa gelmesi halinde, AKP'ye karşı olan muhalif tutumum, CHP'ye karşı da olacakmış gibi geliyor.


Hayırlısı. Umarım biran önce Türkiye demokrasisi sağlığına kavuşur ve yurtdışı merkezli hareketler, Türkiye gündemini bu kadar etkilemez. Daha sonra, kendi analizimi yazacağım. Fakat şu an bazı şeylerin açığa çıkmasını bekliyorum.


[kaynakca]
Kaynakça

[1]- hurriyet.com : AK Partili Feyzi İşbaşaran partisinden istifa etti (Erişim Tarihi : 23/12/2013)
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/13316775.asp

[2]- ntvmsnbc : Fethullah Gülen " İsrail'den izin almalıydılar" (Erişim Tarihi : 23/12/2013)
http://www.ntvmsnbc.com/id/25102914/
[/kaynakca]
Opera, webkit'e geçmesiyle birlikte küllerinden doğmuş. Opera 18 sürümünü indirdim , bir kaç gündür kullanıyorum. Peki tavsiye eder miyim ? Nasıl ?
Opera 18'i indirdim. Webkit alt yapısına geçeceğini duyurmuştu, denemek istedim. Gayette süpermiş, memnun kaldım. Denemek isteyenlere : Opera 18 indir.
[hr]
Eskiden Google hayranıydım (Apple gibi yeni bir ürün geliştirme, kişisel veriler ve tasarım konusundaki bazı rahatsız edici yanlarını fark edene kadar). Chrome çıktıktan sonra, chrome'un bir numaralı kullanıcılarındna oldum ve çıktığı günden beri kullanırım. Yandex pazara giriş yaptıktan sonra, Yandex Browser (tarayıcı) seçimim olmuştu tabi.

Yayınlamasam da, bilgisayarımda (localhost) yaklaşık 10-15 proje her zaman olmuştur. PHP + javascript + html5/css3 ile çalıştığımdan ; sürekli firefox, chrome, opera bilgisayarımda yüklü bulunur. Explorer'ı sallamam, eğer IE10'u düzeltmeselerdi (hala saçma) ; siteye explorer ile girişleri yasaklayacaktım.

[h2]Opera Tarayıcı (Browser)[/h2]
Opera 18 ile birlikte bütün tercihlerim değişti. Şu andan itibaren uzunca bir süre yoluma opera ile devam edebilirim.

[h3]İlk İzlenimlerim[/h3]
Chromium alt yapısından sonra Opera kullanımında biraz gariplik geldiğini kabul edeceğim. Windows 8 tasarımına kıl oluyorum (sol üstte simge ve ona basınca açılan menü). Hoş windows'a komple kıl oluyorum da neyse... bir kaç gündür çıkartıyorum ve sorun çıkartmadı. Çıkartırsa yazarım zaten.

Ek : 25-30 tab açınca fan hızlı çalışmaya başlıyor. Biraz yüklenme oluyor sanırım. Yandex'te çok daha fazla tab açmama rağmen (3 farklı pencerede yaklaşık 30-40'ar tane) bana mısın demiyordu.

[h3]Webkit[/h3]
Apple'ın işin içinde olduğu mükemmel ötesi tarayıcı motoru olan webkit ; Safari ve chromium'dan sonra artık Opera'da. Açık kaynak kodlu proje. Google'ın Adobe'a, Apple'dan Blackberry'e kadar bir çok şirket destek veriyor ve android'den iOs'a, blackberry'den symbian'a bir çok telefon ve tarayıcı Webkit altyapısıyla çalışıyor.

Webkit alt yapısını kullananları buradan görebilirsiniz.

[h3]Başlangıç Sayfası[/h3]
iOs ana menüsü gibi olmuş. Uygulamaları (app) kaydırabiliyorsunuz ve klasör haline getirebiliyorsunuz. Apple'ın tasarım stilini ve Steve Jobs'un tasarım felsefesini bilen, kullanan, seven biri olarak ; Apple'ın tasarım felsefesinden esinlenilmiş bir materyal gördüğüm anlarım. Opera'nın mantık ve tasarım kısmı Apple'dan esinlenilmiş.

[altimg]https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/1533834_204500013071068_2019394539_n.jpg[imgalttag]opera,browser,tarayıcı,başlangıç,sayfası[/altimg]

[h3]Apple Tasarım Felsefesi[/h3]
Bir sosyal ağ kodluyordum ve twitter+wikipedia+google+siri karışımı birşey olacaktı. Cetinblog'un olması gereken siteydi fakat uzun süre harcayıpta yayınlamadığım bir projeydi. Aylarımı tasarımına vermiştşim. Bir html sayfası (html5), css ve javascript ile binbir çeşit minimalist efekt ve tasarıma sahip olan bir site. iOs ve MacBook'tan yüzlerce esinlenme (anlayın artık).

Sonra bir gün kalktım, twitter'ı görünce şok oldum. Eğer twitter'ın büyüklüğünü bilmesem, benim bilgisayarıma girip projemi çaldılar diyebilirdim (modüllerin yerleri benzemiyor fakat arama kutucuğundan bir çok tasarım inceliği ve efekti aynıydı). Ben Apple'dan esinlenmiştim, tasarımcısı da muhtemelen Apple'dan esinlenmiştir dedim. O sıralar Apple'ın tasarımına ait hem Apple'ın developerlar (geliştiriciler) için kendi yazdığı makaleleri, hem de başka yazıları okuyordum.

1-1.5 ay sonra Apple'ın twitter'a yatırım yapma kararı aldığını duydum. Yani olay çok daha önceden başlamıştı (: İşte Opera'nın olayını da buna benzetiyorum. Neyse...

[h3]Cep ve Keşfet[/h3]
Yine başlangıç sayfasında, cep ve keşfet modülleri mevcut. Cep, bookmark olarak duruyor. Yani siteleri oraya kaydedebiliyorsunuz, sonra gezip görmek için. Keşfet kısmında ise haberler yayınlanıyor.

[h3]Kullanmaya Değer Mi?[/h3]
Karar size kalmış. Eklenti konusunda chrome yada firefox gibi olmasa da, işime yarayacak eklentileri buldum. Kullanışlı geldi. Ekşi sözlükte beğenmeselerde [supa=https://eksisozluk.com/opera--55832?p=147/_supa][1][/supa], ben bir müddet deneyeceğim.

[h2]Tarayıcı Önerileri[/h2]
Fazla uzun yazmamaya gayret göstereceğim, kısaca değineyim. Chromium altyapısı kullananları tavsiye ediyorum. Webkit ve chromium geleceğin teknolojisidir. Diğerleri, chromium ve webkit'in gölgesinde kalacaktır (benim inancıma göre).

[h3]Safari[/h3]
Apple'ın ürünü olan Safari aslında bir çok konuda diğer tarayıcılardan üstün olsa da, reklam sıkıntıları yüzünden geride. Webkit kullanan ve Chromium ile yarışacak bir tarayıcıdır.

Safari Sayfası

[h3]Yandex Browser[/h3]
Chromium altyapısını kullanan, bana göre Google Chrome'dan uygulanış ve kullanış olarak bir adım önde olan tarayıcı.

Chromium altyapısını kullandığından, chrome extension (eklentilerini) kullanabilirsiniz.

Yandex Browser Sayfası

[h3]Google Chrome[/h3]
Chromium altyapısını kullanır. Google'ın tarayıcısıdır. açıkçası kişisel bilgi güvenliği nedeniyle, google arama motorunu kullanıyorum diye, chrome browser'ı ve gmail'i kullanmamaya gayret ediyorum. Önemli mailler yahoo'ya, tarayıcı yandex ve arama motoru google. Dağıttım yani.

Google Chrome Sayfası

[h3]Torch Browser[/h3]
Yine chromium altyapısını kullanıyor, yine chrom eklentileri için uygun. Bunun özelliği ise, hazır torrent ile gelmesidir. Torrent programlarından sıkılmıştım, ondan direkt bunu kullanıyordum.

[altimg]https://fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/1507176_204502869737449_68883753_n.jpg[imgalttag]torch,browser,tarayıcı,2014,torrent,chromium[/altimg]

Torch Browser Sayfası

[h3]Firefox[/h3]
Herşeye rağmen vazgeçemediğim, öğeyi incele (inspect elemnt) kısmında 3B görüntüsünün bana inanılmaz duygular yaşattığı tarayıcı.

[altimg]https://fbcdn-sphotos-d-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/1538905_204503933070676_1665008843_n.png[imgalttag]firefox,browser,tarayıcı,3b[/altimg]

Firefox Sayfası

***

Tarayıcıların skoru (555 Puan üzerinden):

Safari - 260
Explorer - 335
Firefox - 446
Opera - 492
Chrome- 503

Sizde tarayıcınızın skoruna bakabilirsiniz : http://beta.html5test.com

[kaynakca]
Kaynakça

[1]- eksisozluk : Opera (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
https://eksisozluk.com/opera--55832?p=147
[/kaynakca]
Türk Silahlı Kuvvetleri; psikolojik savaş ve propaganda gibi konularda oldukça iyidir.Özellikle darbeyle birlikte, halkı birbirine yakınlaştıran bir çok sözcüğun anlamı yanlış olarak algılatılmıştır.
Türkiye'de psikolojik savaş ve propaganda teknikleri kullanılmıyor gibi düşünülebilir. Bir çok kişi, "abi Amerika'da nası kullanıyor adamlar, baksana her filmde bayrak" diye kendi kendini küçümsüyor ve ülkesini küçümsüyor. Fakat Türkiye'de özellikle ordu, çok çok iyi şekilde kullanıyor psikolojik savaş ve propaganda tekniklerini. İyi mi kötü mü tartışılır fakat ülkemizde de gayet uzmanlaşmışlar (özellikle TSK). Örnek ;

1980 darbesi -> ihtilal,
Kıbrıs Savaşı -> Kıbrıs Barış Harekatı,
Militan -> terörist.
[hr]
Gerek savaşlarda gerek darbe dönemlerinde, halkı kontrol altına alma ve yapılan savaş yada darbeyi kabul ettirebilmek için, özellikle TSK doğru tekniklerle sağlam işler çıkartmış.

[h2]Başarılı Örnekleri ve Kavramlar[/h2]
[h3]İhtilal Nedir[/h3]
Devrimdir. İşte problem burada başlıyor. Devrim demek, yenilik demektir. Türkiye'de bir çok kişi devrimi, rejim devrimi olarak biliyor. Hatta devrim = komünizm olarak biliniyor. Yanlış. Örnek;

Fransa'da ve Türkiye'de; imparatorluklar, demokrasi konusunda adım atmak istemedi. Avrupa'daki bir çok ülkenin aksine; demokrasiye direndiler, meclisleri kapattılar ve padişah yetkilerinin, yasalarca kısıtlanmasını istemediler. Tabi ki bir kaç padişah bu konuda güzel adımlar atsa da, ondan sonra gelen padişahlar yine bildiğini okudu. Bu yüzden ; Fransa'da ve Türkiye'de ihtilal olmuştur.

2 toplum hayal edin ; ikisi imkan olarak aynı, at arabaları var, iş gücü insan üzerinden. Bu toplumdan bir tanesi ; bilim, sanat, spor ve teknoloji gibi konulara ağırlık veriyor. Yavaş yavaş gelişiyor ve sanayi devrimini yaşıyor. Arabası oluyor, tren yolları oluyor, buharlı makineleri oluyor. Diğeri ise fazla gelişemiyor ; at arabaları biraz modernleşiyor, iş gücünde ufak değişiklikler oluyor. İlk toplumda evrim vardır ve gelişme süreci olmuştur. Fakat 2. toplumda evrim yoktur. Halk aradaki farkı görecek, yöneticilere isyan edecek ve evrim olmadığı için o toplumda devrim olacaktır.

İhtilal ; zorba yöneticilere karşı, halk içinden çıkan lider tarafından yapılan ve zorba yöneticileri devirmeye yönelik harekettir.

[h3]1980 İhtilali Bir İhtilal Mi Yoksa Darbe Mi ?[/h3]
1980 darbesinin nedenlerine bakalım [supa=http://tr.wikipedia.org/wiki/12_Eylül_Darbesi#Darbenin_gerek.C3.A7eleri/_supa][1][/supa]:

* Siyasi İktidarsızlık
- Ülkede yaygınlaşan siyasi cinayetler,
- 6 Eylül'de Necmettin Erbakan'ın Konya'da yaptığı Kudüs Mitingi'nin şeriat amaçlı bir girişim olarak nitelendirilmesi,
- Kudüs Mitingindekilerin İstiklal Marşı'na tepki olarak yere oturup yuhlaması ve miting sırasında sürekli şeriat çağrısı yapılması,
- 6 aya yakın bir süre zarfında Cumhurbaşkanlığı için yapılan 114 turda da sonuç çıkmaması [supa=http://www.milliyet.com.tr/2007/04/17/yazar/gureli.html/_supa][2][/supa]

* Ekonomik sebepler
- Türkiye'nin ekonomik durumunun kötüye gitmesi ; döviz, işsizlik, cari açık vs...
- Aynen kopyalıyorum wikipedia'dan, çok ilginç. PSIR 101 (introduction to globalizm) dersini alanlar yada neo-liberalizmi inceleyenler birşeyleri bağdaştıracaktır ; "Aynı zamanda 1980'lere doğru tüm dünyada neoliberal bir ekonomik dönüşüm yaşanmaktaydı. Neoliberal reformları uygulayabilmek için toplumsal muhalefetin olmaması ve baskı ortamı gerekliydi. Amerika Birleşik Devletleri neoliberal politikaları hızlandırabilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinde sağ hükümetleri işbaşına geçirmek için askerî darbeleri desteklemekteydi. O dönemde Türkiye'de yükselen bir toplumsal muhalefet özellikle işçi ve öğrenci hareketleriyle kendini göstermekteydi. Fabrikalarda grevler artmıştı."

* Güvenlik sorunları
- Kahveler, sinemalar, dükkan taranıyor.
- Üniversiteler karışık.
- Sokaktaki halkın rahatı yok.


Kısaca üsttekiler nedenlerdir. Görebileceğiniz üzre ; 1980 öncesi durum tamamen ekonomik ve siyasi huzursuzluklar yüzündenmiş. Ardında neler döndüğünü bilemem fakat, siyasi kontrol kaybolmuş. Fakat demokraside siyasi kontrol kaybolduğunda askerin darbe yapması "saçmalıktır".

Neyse ; Kısacası ortada otokrasi yada zorba yöneticiler yokken, askerin gelip yönetimi ele geçirmesi bir ihtilal değil , darbedir ! Fakat darbe, halk tarafından benimsenmeyecek bir sözcüktü. Darbe yerine ihtlal denilerek, yapılan iş bir kahramanlığa dönüştürülmüştür.

Ve dipnot : 1980 darbesiyle birlikte, bugün yaşadığımız bir çok dini ve mezhepsel sorunun temeli atılmıştır. Zorunlu din dersleri bir örnek. Şu an referans verebileceğim bir kaynağım olmasa da, 1980 anayasasının, Türkiye Cumhuriyeti kurulurken yazılan ve bizi bir tutan bir çok temelini bozduğu söyleniyor. Kişisel fikrim de ; bugün Kenan Evren'in milletvekili olsa, AKP'den milletvekili olacağından yana. Kenan Evren'in hareketlerini çok yapmacık buluyorum ve fikirleri çok saçma geliyor.

[h3]Kıbrıs Barış Harekatı[/h3]
Ayşecik tatile çıktığında, amaç adadaki hem Rum hem Türk halkı için barışın gelmesiydi. Bu yüzden adına "Kıbrıs Barış Harekatı" dendi. Fakat bu bir savaştı. Türklerin adada ezilmesine; kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden herkesi öldüren Rum çetelerine bütün dünya göz yumdu. Tıpkı Irak'ta, Afganistan'da, Çeçenistan'da, Suriye'de ve dünyanın bir çok yrinde yapılan savaşlarda yaptıklarını yaptılar. Kadınlar, çocuklar tecavüze uğradı. Eziyet gördü. Neyse Avrupa'nın şımarık çocuğu Yunanistan ve onun yanında gezip yaptığı kötülükler yüzünden Yunanistan'ın cezalandırılmasını sağlayan Rumların yaptığı eziyetlere daha fazla girmeyeyim.

Sonuç olarak; Türklere Kıbrıs'ta, Irak'ta, Çin'de yapılanlara herkes göz yumuyor. Türkler dahi. Avrupa'da Türklere karşı uygulanan islam ve Türk karşıtlığı ve asimilasyonu da cabasıdır.

İşte Kıbrıs'ta yapılanları durdurmak için bir çok kez girişimde bulunan Türkiye'yi durdurmalarına rağmen, sonunda başarılı olamadı. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, oldukça güzel bir psikolojik savaş örneği ile gerekeni yaptı. Haklı olduğumuz konuda, haklı işi yapmamıza rağmen, Türkiye linç edilmeye çalışıldı. Buda gerçekten gariptir.

[h3]Devrim Militan Örgütlenme Gibi Sözcüklerin Anlamları Değişti[/h3]
1980 darbesiyle birlikte ; halk arasındaki bir takım hareketler engellenmeye çalışıldı. Sözcüklerin anlamı değiştirilerek ; militan, devrim, örgütlenme gibi sözcükler kötü ve hatta terörizm ile bağdaştırılan bir hale getirildi.

TDK'ya Göre ;
Militan : Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse.
Devrim : Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik.
Örgüt : Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat.


1980 darbesiyle birlikte ; TSK'nın sağlam teknikleriyle birlikte, halkın örgütlenmesi, örgüt, devrim, militan, teşkilat gibi birlikteliği simgeleyen bir çok sözcük "kaka" olarak yansıtılmıştır.

Oysa bugün örgütlü olmak, örgütlenmek ve örgütleneceğin fikrin militanı olmak her gencin görevidir. İnandığı doğru neyse ; onun peşinden koşmalı ve o konu hakkında herşeyi araştırıp öğrenmelidir. Bu konu sadece siyasi değil, herhangi bir alanda olabilir. İncisözlük gibi küfürün ayıp olarak lanse edilmesine baş kaldırı olabilir mesela. Her insan devrimci olmak zorundadır. Genetiğimiz budur. Sürekli değişiriz. Rejimlerin, sistemlerin, insanların ve kanunların sürekli değişmesi gerek. Bunu müzakere ederek yapmamız gerek. Fakat devrim dahi kötü bir kelime.

[h2]Sonuç Olarak[/h2]
Görebildiğiniz üzre, Türkiye'de bir çok başarılı operasyon yapılmıştır. Devamı getirilebilir, bir çok örnek verilebilir. Bunlar sadece benim hatırladığım örneklerdir.

Yalnız gerçekten şaşırdığım bir mevzu var ki, hepimizin üzerinde düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden tekrar kopyalıyorum ;

Aynı zamanda 1980'lere doğru tüm dünyada neoliberal bir ekonomik dönüşüm yaşanmaktaydı. Neoliberal reformları uygulayabilmek için toplumsal muhalefetin olmaması ve baskı ortamı gerekliydi. Amerika Birleşik Devletleri neoliberal politikaları hızlandırabilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinde sağ hükümetleri işbaşına geçirmek için askerî darbeleri desteklemekteydi. O dönemde Türkiye'de yükselen bir toplumsal muhalefet özellikle işçi ve öğrenci hareketleriyle kendini göstermekteydi. Fabrikalarda grevler artmıştı.


[kaynakca]
Kaynakça

[1]- tr.wikipedia : 12 Eylül Darbesi / Darbenin gerekçeleri (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://tr.wikipedia.org/wiki/12_Eylül_Darbesi#Darbenin_gerek.C3.A7eleri

[2]- milliyet.com : 115. tur: 12 Eylül darbesi (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://www.milliyet.com.tr/2007/04/17/yazar/gureli.html
[/kaynakca]
Avrupa Birliği kurulalı fazla zaman olmamışken, ekonomik krizlerle boğuşmaya başladı. Peki ekonomik krizler avrupa birliğinin çökmesine neden olur mu ?
1989 Berlik Duvarı'nın yıkılmasıyla birlikte, Avrupa genişledi ve birbirine yaklaştı. Maastricht Antlaşmasıyla, Avrupa ülkelerinde Avrupa Birliği'nin 3 Sütunu yani Avrupa Topluluğu, Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası ile Avrupa Ekonomik Topluluğu alanlarında ortaklık sağlandı. 2000'lerde krizlerle sarsılan Avrupa Birliği çöküyor mu yada çökecek mi ?

Tabi ki hayır. "Avrupa Birliği" (tırnak içinde) çöker, Avrupa ayakta kalır; başka şekilde devam eder. Ama bir bütün olarak, Avrupa olarak...
[hr]
Hepsinden önce Avrupa Birliği çöker mi demek için, önce Avrupa'yı, Avrupa Birliğini ve sonra Avrupa insanlarını analiz etmek ve anlamak gerekiyor. Ardından çökmesini kastettiğimiz şeyi anlamamız gerekiyor ve hepsine göre karar vermemiz gerekiyor.

[h2]Avrupa Birliği[/h2]
Avrupa Birliği'ne geçmeden önce, Avrupa'ya bakmak gerek. Kısaca Avrupa ; Avrupa, Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusunda bulunan yarımadadır[supa=http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa/_supa][1][/supa].
[altimg]https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/1526733_204385486415854_1073375634_n.jpg[imgalttag]avrupa,birliği,kıtası,ülkeleri,uydu,fotoğrafı[/altimg]

[h3]Avrupa Birliği Nedir ?[/h3]
28 üye ülkeden oluşan; ekonomi, güvenlik, dış işleri gibi alanlarla ortaklık oluşturan birliktir. AB üyesi ülkeler ;

Almanya, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, Hırvatistan, İrlanda Cumhuriyeti, İspanya, İsveç, İtalya, Kıbrıs (Rum kesimi), Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaritan, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, Yunanistan ve Çek Cumhuriyeti'dir[supa=http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Birliği_üyesi_ülkeler/_supa][2][/supa].


[h2]Demokrasi Konusu[/h2]
Demokrasi konusunda ilk adımlar ; genellikle Amerika ve Avrupa'dan gelmiştir. İlk yazılı anayasa olan Articles of Confederation Amerika'da 1777'de yazıldı.
Not: Bazıları ilk anayasayı The Mayflower Compact olarak biliyor. Fakat Mayflower Compact denilen şey, anlaşmadır. Kısaca hikayesi [supa=http://www.turkavenue.com/turizm/633-amerikanin-kulturunun-bilinmesi-gereken-yonleri-nelerdir.html/_supa][3][/supa];

Amerika'ya gelen 2. İngiliz Kolonisi, Mayflower gemisiyle gelirken ; gemide ortak bir metin üzerine yemin etti. “Mayflower Compact” adı verilen anlaşma metnine göre herkes eşit şekilde yaşayacak ve hiçbir ayrımcılığa tabii tutulmayacaktı. Gemidekiler karaya bastıklarında da metne sadık kaldılar.


[h2]Avrupa'da Gelişmeler ve Demokrasi[/h2]
Demokrasinin ve gelişmelerin Avrupa ayağında, dünyayı değiştiren adımlar atıldı. Sanayi devrimi ve parlamenter demokrasi ilk olarak İngiltere'de (Birleşik Krallık) çıkmıştır [supa=http://tr.wikipedia.org/wiki/Sanayi_Devrimi/_supa][4][/supa][supa=http://tr.wikipedia.org/wiki/Parlamento/_supa][5][/supa].

[h3]Fransız Devrimi (İhtilali)[/h3]
Dünyayı değiştiren en büyük hareketlerden birisi Fransız Devrimidir. 1789-1799 'da, Fransa'da monarşinin yıkılıp yerine Cumhuriyet kurulması olayıdır.

Amerika'da 1777'de gelen anayasa, İngiltere'de halkın söz sahibi olması ve padişahın yetkilerinin kısıtlanması, ekonominin fazlasıyla kötüleşmesi gibi nedenlerden ; Fransız ihtilali gerekli bir hale gelmişti.

[h3]Sanayi Devrimi[/h3]
Fransız devriminin, demokrasinin, sömürgeciliğin, kapitalizmin, sosyal sınıfların arasındaki farkın artması gibi bir çok sebebin etken olduğu 18. ve 19. yüzyıllarda ilk olarak İngiltere'de başlayan ve ardından Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya'ya sıçramış olan bir harekettir[supa=http://tr.wikipedia.org/wiki/Sanayi_Devrimi/_supa][6][/supa].

[h3]Demokrasi İndeksi[/h3]
Politik kültür, politik katılım, devlet fonksyionları, vatandaş özgürlükleri, özgür ve adil seçim gibi konuların kriter olarak alındığı Demokrasi İndeksi'ne bakarsak, ortaya şöyle sonuç çıkıyor [supa=http://tr.wikipedia.org/wiki/Demokrasi_İndeksi/_supa][7][/supa] (sadece işleyen demokrasiyi aldım):

№ Ülke İndeks Kategori
1 İsveç 9,88 İşleyen demokrasi
2 İzlanda 9,71 İşleyen demokrasi
3 Hollanda 9,66 İşleyen demokrasi
4 Norveç 9,55 İşleyen demokrasi
5 Danimarka 9,52 İşleyen demokrasi
6 Finlandiya 9,25 İşleyen demokrasi
7 Lüksemburg 9,10 İşleyen demokrasi
8 Avusturalya 9,09 İşleyen demokrasi
9 Kanada 9,07 İşleyen demokrasi
10 İsviçre 9,02 İşleyen demokrasi
11 İrlanda 9,01 İşleyen demokrasi
11 Yeni Zelanda 9,01 İşleyen demokrasi
13 Almanya 8,82 İşleyen demokrasi
14 Avusturya 8,69 İşleyen demokrasi
15 Malta 8,39 İşleyen demokrasi
16 İspanya 8,34 İşleyen demokrasi
17 ABD 8,22 İşleyen demokrasi
18 Çek Cumhuriyeti 8,17 İşleyen demokrasi
19 Portekiz 8,16 İşleyen demokrasi
20 Belçika 8,15 İşleyen demokrasi
20 Japonya 8,15 İşleyen demokrasi
22 Yunanistan 8,13 İşleyen demokrasi
23 Birleşik Krallık 8,08 İşleyen demokrasi
24 Fransa 8,07 İşleyen demokrasi
25 Mauritius 8,04 İşleyen demokrasi
25 Kosta Rika 8,04 İşleyen demokrasi
27 Slovenya 7,96 İşleyen demokrasi
28 Uruguay 7,96 İşleyen demokrasi


Türkiye kaçta diye merak eden varsa ;
88 TürkiyeTürkiye 5,70 Karma rejim


[h3]Avrupa Demokrasisi ile Dünya Demokrasisi[/h3]
Kısaca ve kabaca kıyaslama yapmak gerekirse ; Arap Baharı ile birlikte, Arap Baharı'nı yaşayan ülkeler hayatlarında ilk kez demokrasiyi tattı. Oysa İngiltere daha 13. yüzyılda (tam olarak 1295), Kral 1. Edward ile tanışmıştı. Her ilçeden 2 şovalye, 2 burjuva ve 2 köylü seçilip ; temsilci oluyorlarMIŞ. Bu, daha sonraki parlamentoların temelini oluşturMUŞ.

Kısaca ; İngiltere'nin 1295'te uygulamaya çalıştığı ve Avrupa'nın 18. yüzyıllarda uygulamaya çalıştığı sistemi, Arap ülkeleri 2013'te uygulamadığı için insanlar ayaklandı.

[h2]Avrupa Çöker Mi?[/h2]
Bir sürü yerde söylüyorlar; Avrupa Birliği çöktü, çökecek, çöküyor diye. Çökmez efendim. Demokrasinin, eşitliğin, özgürlüğün ve halkın söz hakkı olmadığı rejimler ; komünizm, faşizm, şeriat kısaca otoratik rejimler çöker, demokrasi ve Avrupa Birliği çökmez. Neden Çökmez ?

[h3]Müzakere Yeteneği[/h3]
Avrupa'da insanlar birbirlerinin fikirlerine önem verir, karşısındaki adamın fikri saçma olsa dahi dinleyip ; mantıklı ve öğretici şekilde cevap verir. Aynı şekilde Amerikan demokrasisi içinde geçerlidir. Başkanlık ve yarı başkanlık sistemleri, ancak ve ancak bu şekilde müzakere yeteneğine sahip olan ülkelerde işe yarar.

Avrupa Birliği çökmez. Çünkü 28+ ülke oturup, herhangi bir konuda mantıklı şekilde tartışarak bir karar alabilirler. Oysa bizim ülkemizde ve bir çok ülkede ; iktidar ile muhalefet birbirilerine karşı düşmanlık besler.

Ülkemizdeki gibi ulusal devlet düzenine sahip olan ülkelerde , particilik gelişmiş olur. Meclisimizdeki 4 partimizin (AKP,BDP,CHP,MHP) birbirleriyle müzakere ederek, bir karar alma olasılığı çok düşüktür. Çünkü millet olarak, tartışmayı ve tartışma sonucunda ortak bir karar almayı bilemiyoruz. Tartışmaktan anladığımız şey, birinin üstün olması gerektiği durumudur, kavgadır. 2013 (hatta 2014'e girerken), hala 1980 darbesinde yapılmış bir anayasayı kullanıyoruz. Büyün halk bundan rahatsız, partiler bundan rahatsız ; oturup bir araya gelerek, Türkiye için düzgün bir anayasada karar birliğine varamıyorlar. SAÇMALIK !

[h3]Eğitim Düzeyi[/h3]
"Eğitim sistemi nasıl olmalı" konusunda Finlandiya'yı anlatmıştım. %93'ü lise mezunudur. Türkiye'de ise rakamlar, kaynaklara göre 26-33% arası değişiyor. Aradaki farkı görebiliriz sanırım.

Eğitim düzeyi yüksek olan milletler, uygar olur. Uygarlığa erişir. Medeniyetin geldiği ülkelerde ise ; özgürlük, demokrasi, eşitlik, insan hakları gibi kavramlar oturmuş olurken, yolsuzluk, adaletsizlik, bencillik gibi ülkemizde de olan bir çok rahatsız edici kavram yok olur.

[h2]Sonuç Olarak[/h2]
Avrupa Birliği ülkelerinde eğitim düzeyi bu kadar yüksekken, sanayi devrimiyle birlikte üretim belirli bir düzene oturmuşken, demokrasi yüzyıllardır sağlıklı şekilde işleniyorken ; Avrupa Birliğinin çökmesi çok zordur.

[h3]İmkansız Mı?[/h3]
Tabi ki değil. Ekonomik krizler devam eder ve Avrupa'nın ekonomisi bozulursa, şu anda ufak ufak hissettiğimiz islam düşmanlığı (Türk düşmanlığı da dahil), artacaktır. Bunların artması, milliyetçilik kavramlarını tetikleyecektir. Tabi 2. Hitler vakasının yaşanacağını sanmıyorum fakat Avrupa'da faşistliğin artması sonucunda, en fazla etkilenecek olanlar Türkler olacaktır.

"Kürselleşen dünya" terimi ; artık bütün ülkelerin ve ekonomilerin birbirine bağlı olması demektir. Sadece Avrupa Birliği değil, ekonomisi belirli standartlara ulaşmış ve gelişmekte olan bir ülkenin ekonomisinin bozulması demek, domino etkisiyle birlikte bütün dünyayı sarsabilecek bir ekonomik krize dönüşebilme potansiyeli demektir.

Bu yüzden ne Avrupa Birliği, ne de diğer ülkeler yeterince rahattır. Eğer bu devirde hala sömürgeleşme ve ülkedeki kaynakların yabancılaştırılmasına destek veren ülkeler varsa ; belirli süre sonra, sömürdükleri ülkelerin batmasıyla bütün dünyaya büyük bir zarar vereceklerdir.

Bunu önleyebilmek için, bütün dünyada görevler dağıtılmalı ve her ülke ihracat ve ithalat dengesini sağlamalıdır. Bu da, bütün ülkelerden daha yüksek bir organizasyon kurularak yapılabilir.

Avrupa Birliğinin kendini kurtarma şansı yüksektir. Önemli olan bizimde Avrupa Birliğinin standartlarını yakalayabilmemiz.


[kaynakca]
Kaynakça

[1]- tr.wikipedia : Avrupa (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa

[2]- tr.wikipedia : Avrupa Birliği üyesi ülkeler (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Birliği_üyesi_ülkeler

[3]- turkavenue : Amerika’nın kültürünün bilinmesi gereken yönleri nelerdir? (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://www.turkavenue.com/turizm/633-amerikanin-kulturunun-bilinmesi-gereken-yonleri-nelerdir.html

[4]- tr.wikipedia : Sanayi Devrimi (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Sanayi_Devrimi

[5]- tr.wikipedia : Parlamento (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Parlamento

[6]- tr.wikipedia : Sanayi Devrimi (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Sanayi_Devrimi

[7]- tr.wikipedia : Demokrasi İndeksi (Erişim Tarihi : 22/12/2013)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Demokrasi_İndeksi
[/kaynakca]
Çetin Blog - Emre Çetin'e Ait Son Gönderileri
loading