Ortalama okuma süresi: 7 dakika

Andıç: Bir kaç yerde yatay olarak asmak yerine sürekli böyle asılması gerektiği gibi bir algıya düşenler olmuş. Bayrak dikey ve yatay olarak asılıyor, ancak “ipin geçtiği bölüm” nedeniyle dikey asarken aşağıya geliyor. Fakat bu şekilde asmanın işgal ve ölüm zamanlarında olduğunu söylüyorum. Bunun yerine dikey asımda yukarı bakması, altta saydığım nedenlerden dolayı doğru. Bu yüzden “her zaman” değil, “dikey asılınca, işgal altında olmadığımız için aşağıya bakmaması” gerektiğini anlamnız çok önemli.

**

Üzülerek söylüyorum ki, televizyon kültürümüzü bozuyor. Annemden duyduğum bir şey var ve duyunca şaşırmıştım: bizim dönemimizde tek taş, yere çökme falan yok demişti. Düşünce; küçüklüğümde polis durdurunca aşağıya inerdik. O dönemlerde Amerikan filmleri izlediğimde, polis durdurunca sürücü yerinde otururdu. Şimdi Türkiye’de de böyle.

Dolayısıyla Amerikan filmleri bir anlamda halka hangi durumda ne yapması gerektiğini anlatıyor. Daha doğrusu dizi ve filmler böyle. Biz de Amerikan dizi ve filmlerini ağırlıkta izlediğimiz için; ABD vatandaşlarının davranışlarını programlama olayı bizim de davranışlarımıza yansıtılıyor.

Bunu neden anlattım? Daha önce “devlet bilinciniz nerede? Milli Marş okunurken bayrağa bakılır” konusunda belirtmiştim; bizler asker kökenli bir milletiz ve İstiklâl Marşı okunurken, hazır ol durumunda okuruz. Bayrağa ve bayrakta da yıldıza bakılır. Fakat bayrağa bakmayan, hazır ol pozisyonunda durmayan ve bunları da geçtim; bir Amerikan vb vatandaşı gibi İstiklâl Marşı okunurken sağ elini kalbinin üstüne getiren garip kişiler de türedi.

Bizler binlerce yıllık kültürün sonucuyuz. Fakat 1952’de ilk TV yayını yapıldı, özel kanallar falan derken daha 100 yılı geçmeden kültürümüz bozuluyor. İslam adı altında Arap kültürü, çağdaşlık (medeniyet) adı altında yozlaşma (Avrupa’nın ve Amerika’nın saçma sapan şeylerini, ama düzgünleri değil saçmalıklarını) benimsedik. Kendi dilimizi, tarihimizi, kültürümüzü unuttuk.

 

Bayrağı Yanlış Asıyoruz (Mu?)

Türkçenin Diriliş Hareketi sayfasını facebook’tan yıllardır takip ediyorum ve turkcenindirilisi.com betini (websitesi) yıllardır takip ediyor ve elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Kültür yozlaşmasına; başkalarının iddia ettiği gibi “dilin değişimi” değil, Türkçe sözcükler yerine Arapça, İngilizce, Farsça, Fransızca kullanılmasına karşı bir uyanış hareketi. Çünkü dil, bir millet için en önemli öğelerden birisidir. Başındadır. Haliyle Türkçeye sahip çıkmak önemli.

Bu sayfada bir kaç yıl önce gördüm, yine gördüm ve pek bir şey değişmedi; bayrağın yanlış asıldığı söyleniyordu. Bugün de görünce, hem kendim araştırmak hem de blog üzerinden aktarmak istedim. Maalesef konuyla ilgili kişiler, tarihçiler vb gibi uzmanların konuşmalarına rastlayamadım fakat Yalçın Mıhçı’nın konuşmasını buldum [1].

Tabi bundan sonra bazı şeyleri incelemek farz oldu.

 

**

Ayrıca Atatürk ile ilgili bir kaç fotoğrafta, yine yukarı doğru bakan ay-yıldız görmüştüm:

 

 

Bayrak kanunu ve tüzüğüne göz attım ancak bununla ilgili net bir şey bulamadım (bulanlar ve bilenler lütfen: iletisim@emrecetinblog.com adresinden iletişime geçsin).

Fakat Yalçın Bayer’in Hürriyet’teki yazısında şöyle bir şey var [2]:

SELÇUKLU Sultanı, Ertuğrul Gazi’ye bir berat vermişti. Bu beratta mealen önemli şu üç husus vardı:

1. Domaniç yaylaları sizindir, gidip yerleşebilirsiniz.

2. Para, sikke basabilirsiniz.

3. Tuğ (bayrak) dikebilirsiniz.

Gelelim üçüncüye: Tuğ dikmek, bayrak gezdirmek bir bağımsızlık, hürriyet nişanesidir. Bizim için mukaddes bir emanettir. Son kazılarla Asya ortalarında çok eski yıllara ait ay yıldızlı tamgalarımıza (damga) rastlanmıştır. Hilal sonraları Salib’in (haç) karşı sembolü olarak İslam’da da kullanılmaya başlanmış olup üç hilalli kuruluş bayrağımız Batı’daki Türkler ve Müslümanlar anlamına da gelebilecek olan kırmızı (eski Türklerde Batı, kırmızı ile anlatılırdı) zemin üzerine hilal ve yıldız şeklinde kabul görmüştür. 1. Kosova (1389) Savaşı’ndan beri böyledir, kıyamete kadar da böyle kalacaktır.

Bayrakların savaşta, barışta ve işgal altında nasıl asıldıklarına bakalım.

Yatay çizgili ve renkli bayraklar örneğin: Fransız, Bulgar vs. Savaşta kendi ekseninde alttaki renk üste gelecek şekilde asılır.

Bizim bayrağımız ise tabii sembollerden oluşur. Balkanlar’daki, Anadolu’daki ve Arap Yarımadası’ndaki tapu senetlerimiz olan şehitliklerimize ve kabir taşlarımıza bakarsak hilal alttadır ve iki elini göğe açmış yıldızı kucaklamaya hazırdır.

Şimdi gönder için yapılan bayraklarımızı binalara asıyoruz ve hilal aşağı doğru duruyor. Bu işgal yıllarının garipliğidir. Cebinizdeki paralara bakın, hilal göğe el açmış, yıldız da üsttedir. Okullar, üniversiteler, askeri karargâhlar hep hatalı bayrak asmaktadır.

Gönder bayraklarını, asılı olarak kullanacaksak, ipin geçtiği kanalı kesip diğer tarafa dikmek, askıdaki bayrağımızın hilalini göğe doğru baktırmak ve bunun bağımsızlık ve hürriyetimizi temsil ettiğini unutmamak gerekir, yoksa ‘Meşrutiyet dediler, istibdada düştük’ diyenler gibi kıymetini bilmediğimiz, bilemediğimiz hürriyet ve istiklalimiz için çok gözyaşı ve kan dökeriz, çok ah vah ederiz. İş işten geçmiş olur.

Bayrağımızı evlerimize doğru asalım.
Yalçın KOÇAK

**

 

Türkler Şamanizm ve Eski Kültür

Türkler İslam’ı kabul ettikten sonra, Türk kültürü ve Şamanizm ile birlikte İslam benimsendi. Yani bizler Araplar gibi inanmıyoruz. Araplar genel olarak “korku” nedeniyle inanır. Allah korkusu vardır, cehennem vardır. Fakat Anadolu Müslümanlığına bakarsanız (Taptuk Emre, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli ve nicesine), bizde “Allah sevgisi” yani “sevgi” vardır. İslam adı altında Araplaştık dememin nedeni bu.

Çocuklarımıza Türk destanları yerine Arap masalları anlatıyoruz.
Türk isimleri yerine Arap isimleri koyuyoruz.
Arap gibi giyiniyor, Arap gibi düşünüyoruz (kadına taciz ve nice konuda).
Bunları yapmayan tam tersine kitle var ki, onlar da batılı olma peşinde yozlaşıyor.

Bunları defalarca anlattım o yüzden girmiyorum (ilgilenenlere: Arap sevicisi Osmanlıcılara anlatamadığımız Türk tarihi).

Türk kadını ne çarşafa girip, sosyal hayattan çekilecek ne de cinsel obje olarak önplana çıkacaktır. Türk kadını, Tomris Hatun gibi boy yönetir, at kullanır, beceriklidir, yeteneklidir, erkeklerle BİRİLİKTE yönetime katılır. Atatürk’ün yapmaya çalıştığı da Türk kadınını, Türk kültüründeki yerine ulaştırmaktı. Fakat bazıları (Soner Yalçın) diyor ki; “sizler Cumhuriyet kadısınız, inadına rakı içeceksiniz, etek giyeceksiniz. İnadına mini etek inadına dekolte giyeceksiniz.”

İşte bu da tam Araplaşmaktan kaçanların Atatürk’ü anlamadan tutuldukları yozlaşmadır. Atatürk dekolteyi sevmezdi, kadının makyaj yapmasını sevmezdi! Arkadaşlarının, yaverlerinin yazdıkları kitaplarda geçiyor bunlar. Kendileri diyor. Türk kadının bakımlı olması (makyaj demek değildir bu) ayrı konu. Atatürk Türk kadının zekasıyla, karakteriyle, bilgisiyle parlamasını isterdi. Fakat şimdiki sözümona Atatürkçülere bakıyorsunuz; “inadına rakı içeceksin, inadına etek giyeceksin”. Öyle olunuyor çünkü Atatürkçü değil mi? Belli parti, rakı, etek… Tamam Atatürkçüsün! (daha fazlası için: Atatürk’ü anlamak: öyle kuru kuruya Atatürkçü olmayacaksın!)

Neyse konudan sapmayalım…

**

Tuğ dikmek değimini bilir misiniz?

 

Şamanizm ve eski Türklerde de hilal önemliydi. Tuğlarımızda hilal taşırdık. Sonradan İslam ile bütünleşmiştir. Ayrıca Şamanizmde kırmızının önemi vardır (bknz: kırmızının Türk kültüründeki önemi bölümü). Fakat kırmızı, Türklerde batıyı simgelerdi. Batı üzerine ay-yıldız, yani kırmızı üzerine…  Balballar, Asya’daki Türk piramitleri gibi bir çok tarihi eserde, doğaya ilişkin bu tür simgeler mevcuttur.

Hatta biz kırmızı ve beyaz demeyiz, beyaz at olmaz veya kırmızı bayrak olmaz; kırat deriz, ak deriz ve al bayrak deriz. Yani beyaza al, kırmızıya da al deriz. Derdik… Şimdi değişti.

***

Ayrıca Kaşgar kiliminden, Cengiz Han yüzüğüne, Kubilay Han heykelindeki kemer tokasından Sivas Divriğ camiine, Konya Karatay Medresesinden kam (şaman) davullarına kadar bir çok yerde görebildiğiniz oz tamgası (Hitler’in Türklerden aşırdığı ve batılıların svastika dediği şey) yine Türk kültürüne aittir.

 

Şamanlar ve Türkler için ateş önemli ve kutsal idi. Ateş ve duman döne döne göğe yükselirdi. İslam’da Türk kültürünün yoğun yaşandığı (erkek kadın birdir, kırmızı önemlidir vs), alevi ve Bektaşilerde bu şekilde dönerek semah yapılır. Semazenleri de biliyorsunuz, dönüyorlar. Şamanlar da bu şekilde ateşin etrafında dönerek dans ederdi ve bu ritüeldir, ibadettir. Bunların dışında “dört” ile ilgili bir çok şeyi de içerir; maddenin dört hali, dört yön gibi…

İşte oz tamgası, buradaki olayı anlatmaktadır. Okuduğum bir kaç kitap ve materyal ile bir kaç kişiden dinlediğim açıklama bununla ilgiliydi.

Dolayısıyla bayrağın yukarı bakması Türklerde kutsallık sayılacaktır. Hem İslam öncesi hem İslam’a geçtiklerinde. Ben bu şekilde yoruyorum.

 

 

Tersine Kullanım

Atatürk konuşma yaparken arka tarafta CHP ambleminin ters olduğunu görmüştüm. Uzun yıllar sağa sola sordum fakat cevabını alamadım:

 

Şu anda bulamadım ama CHP logolarının ve bayrağın böyle yere baktığı görselleri de görmüştüm.

Çanakkale şehitliklerinde de tam tersi bir durum söz konusu:

***

 

 

Durum nedir tam olarak kesinleştirmek uzmanların ve tarihçilerin işi ancak söylenilenler doğrultusunda:

 

 

Sonuç Olarak

Ben Atatürk’ün tasarladığı bozkurtlu para, CHP amblemlerine bakarım. Buralarda da Türk Bayrağı üste bakmaktadır:

 

***

Atatürk’ün tasarladığı para, amblemlerde böyleyken; benim için doğru kullanım Atatürk’ün de izinden giderek ve Türk kültüründekine benzer şekilde yukarı bakacak (gök, göktengri ve sonradan Allah’a denilebilecek) şekilde kullanmaktır. Üstte oz tamgası bölümünde açıkladım.

Kısaca bunları anlatmak istedim.

 

Kaynaklar

[1] Türk Bayrağı Yanlış Asılıyor! Türk Bayrağı Nasıl Asılmalı? (6 Aralık 2019) Türkçenin Dirilişi. https://www.tdhturk.com/turk-bayragi-yanlis-asiliyor-turk-bayragi-nasil-asilmali-makale,23.html

[2] Bayer, Yalçın. Bayrağımız nasıl asılır (19 Mart 2010). Hürriyet. http://www.hurriyet.com.tr/bayragimiz-nasil-asilir-14151128

Abdülkadir İnan. (1976). Eski Türk Dini Tarihi. Milli Eğitim Basımevi, İstanbul.

Son Değişiklik: 19/07/2020 - 15:05