Son bir kaç gündür tedirginlikle olayları izliyordum. Dün fazlasıyla ürkütücü bir boyuta ulaştı ve sabah kalktığımda, olayların korktuğum yöne gittiğini üzülerek öğrendim.

Bunların nedenlerini anlayabilmek için aslında biraz arkaplan bilgisi gerek. Eski SSCB ülkelerinin kültürü, düşüncesi, halkın bakış açısı nedir bunu anlayabilmek gerek. Bulgaristan göçmeni bir ailenin torunu olarak ve hem Bulgaristan’da en azından (2 ziyaret toplamında) 1,5 ay kadar yaşamış hem Sırbistan, Kazakistan gibi ülkelere gitmiş hem de KKTC’de geçirdiğim 9 yıl boyunca 106 farklı ülkeden gelen öğrencilerle ki bunların içinde Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Ukrayna vb eski SSCB ülkeleri var; protestoların çıkışı gibi bazı konuları anlamakta kolaylık çekerken, olayların gidişi ve dünyanın ne olup bittiğini anlamakta zorlanması ve bizimkilerin sessizliği karşısında hiçbir şeye anlam veremedim.

öncelikle bir kaç yazımı okumanızda yarar var (halkın düşüncesi, olaylar ve durumları belki daha farklı açıdan bakıp görebilirsiniz):

Çok kısa neler olduğunu verip, sonrasında yorumlayacağım.

Kazakistan’da Neler Oluyor? Protesto ve Olaylar

Öncelikle Kazakistan olayları için iki ana kaynağım vardı, Kazakistan.kz ve Twitter’da Nazgül KENHETAY. Başka insanlardan da takip ediyorum ancak genel olarak bu iki kaynak önemliydi. Kazakistan.kz, internet kesintisi sonucunda ulaşılamaz hale geldi. Türk basını gibi dünya basını da gördüğüm kadarıyla anlamakta zorlandıkları için düzgün bir şey aktaramadılar (diğerleri için bknz: takip ettiğim kişi ve kuruluşlar).

60 tenge olan gaz fiyatı (sıvılaştırılmış gaz), 1 Ocak 2022 ile birlikte 120 tenge (3,80 tl ve 0,27 dolar) olunca, protestolar başladı ve Aktau ve Janaözen yolları kapattılar 1. Fakat protestolar başladığında durmaz. Protestocuların isteği, düşürülmesi yönündeydi ancak düşürülmesine rağmen protestolar durmadı. Hükûmet düştü, istifa Devlet Başkanı tarafından onaylandı. Gösteriler devam etti.

4 Ocak’ta binlerce gösterici Aktau’da toplanmaya başladı.

5 Ocak’ta Almati’de olaylar büyüdü. Hükumet binaları protestocular tarafından ele geçirilmeye başlandı. Hükumet burada değişti. Başbakanlıağa geçici olarak Başbakan Yardımcısı Alihan SMAYİLOV getirildi 4. Ayrıca Güvenlik Konseyi Başkanlığı da Nazarbayev’den alındı. Normalde ömürboyu Güvenlik Konseyi Başkanlığı vardı. Burası ilginç bir durum, geleceğim. Tokayev halka seslendi ve itidal çağrısı yaptı. Aynı zamanda OHAL ilan edildi 2. Almatı ve Mangıstav eyaletinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

6 Ocak’a ise korktuğum gibi başladık. Kazakistan Devlet Başkanı Tokayev, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nden (kısaca KGAÖ) yardım istedi 5. Son olarak KGAÖ ise, askerleri Kazakistan’a gönderdi 6.

Hükûmet binası yakılıp, Almatı’da Mir24 TV kanalı ele geçirilmiş 2.

Burada Nazarbayev heykelinin devrilmesi çok acıdır. Göstericiler, Nazarbayev için “ihtiyar dışarı” sloganları atmış 6. Avrupa destekli radikal sol ve komünizm hayali ile yanıp tutuşan ütopyacı fantazistler hemen bunu beğenmiş. İşte halk falan diye fakat Nazarbayev, Orta Doğu’daki ucuz diktatörlerden değildir. Neyse bu konuya geleceğim.

 

Olaylara İlişkin İç ve Dış Açıklamalar (Kısaca)

5 Ocak tarihinde Dışişlerimiz lütfederek; eylemlerin yakından takip edildiğini, Kazakistan’ın istikrarını, Kazakistan halkının barış ve huzurunu temenni ettiğimizi falan dileyerek, yaralananlara acil şifa dilemişler 7. Bu konuya, Türk tarafına geleceğim. Bu yüzden kısaca geçiyorum. Ayrıca ŞAKA DEĞİL; Kazakistan’daki durumla ilgili olarak bizim Dışişleri Bakanımız ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı görüşmüş 8. Tabii bu durum başka bir konu (protestolar, bölgedeki eski SSCB (Türki Devletleri) konusunda da tedirginlik yaratabilir ama.. Neyse geleceğim.

Kazakistan’daki Açıklamalar

Devlet Başkanı Tokayev, Halkla birlikte olmak, benim anayasal yükümlülüğüm, azami düzeyde sert olmayı planlıyorum. Her ne olursa olsun başkentte bulunacağım dedi. Mali olarak desteklenen protestocular olduğunu vurguladı. Protestocuların; asker ve polisi dövdüğü, dükkanları yağmaladığı ve kadınları taciz ettiğini de ekledi 9.

Peki bunların ne kadarı doğru?

 

Nazgul KENZHETAY’dan aktarıyorum çünkü hem gazeteci, hem Rusça biliyor (bölge nabzını takip ediyor) hem de Kazakistan’da ve olayları içeriden bildiriyor (internet kesilmiş, VPN vs ile bağlanıyor, fazlasıyla zorluk çekiyor üstelik):

  • Almatı’da internet çalışmıyor, çoğu dükkan kapalı, karakolda ve sokakta polis yok, tren seferleri çalışıyor (Aktava’ya durmuş), silah dükkanlarında yağma oluyor 10.
  • Şimdiye kadar 10 özel jetin Kazakistan’dan Avrupa’ya gittiği teyitlendi 11.
  • Kazakistan’daki olaylarda halkın çoğu ne için sokaklara çıktığını bilmiyor. Bunu kendim deneyimledim. Liderleri yok, spontane toplanan çok fazla insanlar var. Bu durumlarda provoke etmek çok daha kolay oluyor 12. (5 yıl sonra Gezi Parkı değerlendirmesi konusunu bu yüzden vermiştim).
  • Rus medyası Kazakistan’daki olayı ‘milliyetçi’ bir gösteri olarak yorumluyor 13.
  • Daha dün barışçıl bir şekilde başlayan gösterilerin sonu bugün; bankomat, altın dükkanları, silah dükkanlarını yağmalama ve silahlı karşılaşma ile devam ediyor. Gösteriler amacından saptırıldı 14.
  • Sosyal huzursuzluğa yol açan sebep sadece azalan gelir ve işsizliğin artması değil; Sosyal gruplar arasında çoklu gelir farklılıkları, yerel ve merkezi hükümet kurumlarının düşük yeterlilik düzeyi nedeniyle ülkenin verimsiz yönetimi, yoksulların sosyal güvenlik düzeyinin düşük olması vb., Hükümete ve onun kamu idaresi kurumlarına olan güvenin zayıflaması 15.

Kazakistan Dışişleri Bakanlığı’nın “yurtdışında eğitilmiş terörist gruplar ile karşı karşıyayız” gibi açıklamaları da var, kaldı ki terörle mücadele birimlerinin de dün gece operasyonlar yaptığı ve 400 kadar göstercinin (kendi deyimleriyle saldırganların) öldürüldüğü söyleniyor. Havalimanı geri alınmış. Silah yağmalanması, protestocuların askerleri gözaltına alması gibi durumlar mevcut.

Gezi Parkı dahil, bir çok protestoda görerek üzüldüğüm (ki Gezi Parkı’na gitmiştim) bir nokta var, o da polis araçlarının, binalarının falan yakılıp tahrip edilmesi. Kendi malına zarar veren bir devlet…

Yabancıların Açıklamaları

Rusya

Rusya dün akşama (5 Ocak) kadar ses çıkartmamıştı ve sonrasında Kremlin Sözcüsü (ve Türkolog) Peskov, şunları iletti 16:

Tüm sorunların sokaklarda karışıklık çıkarma ve yasaların ihlalleri yoluyla değil, anayasa, yasalar ve diyalog çerçevesinde barışçıl bir şekilde çözümünden yanındayız.

Ayrıca Rusya Dışişleri Bakanlığı açıklaması ise şöyle 16:

Rusya’nın stratejik ortaklık ve ittifak ilişkileri, kardeşlik ve insani ilişkileri ile bağlantılı olduğu ülkedeki durumun mümkün olan en kısa sürede normalleşmesini umuyoruz.

Özbekistan Dışişleri Bakanlığı 17:

Kardeş Kazakistan’daki son olayları büyük endişeyle algılıyoruz ve bu ülkedeki gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. (…) Kazakistan’ın bilge halkının, gerilimin tırmanmasını önleyebileceğinden, şiddet ve insan kayıplarından kaçınabileceğinden eminiz. Kazakistanlıların, birliği korumak, ülkede barış ve huzuru yeniden tesis etmek ve ortaya çıkan sorunları bağımsız olarak aşmak için gerekli kararlılığa ve iradeye sahip olduklarından eminiz

Ermenistan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan, facebook’ta yaptığı açıklamada, Kazakistan Devlet Başkanı Tokayev ile konuştuğu ve isteği üzerine KGAÖ askerlerinin göndereceğini bildirdi 18:

Amerika Birleşik Devletleri, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise “ABD, değerli bir ortak olan Kazakistan’daki durumu yakından takip ediyor. Şiddet eylemlerini ve mülklerin tahrip edilmesini kınıyor ve hem yetkililer hem de protestoculara itidal çağrısında bulunuyoruz” dedi 19.

**

İşin garibi bu yaşanan olaylardan sonra Uranyum fiyatları %8 oranında artmış, çünkü Uranyumun %40’ını Kazakistan karşılıyormuş 19. Ayrıca bitcoin madenciliğinde Kazakistan önemli bir yerdeymiş ve yaşananlardan bitcoin’de etkilenmiş 20.

 

Kazakistan’da Yaşananlar ve Olayların Arka Planı

Protestocular ne istiyor diye baktığımızda, şöyle bilgilere ulaştım 21, 22:

Kazakistan’ın etnik haritası ve Rusların söylemlerine de bakmak gerekir çünkü Gürcistan ve Ukrayna olaylarında benzerlikler vardı:

Kazakistan devletinin kendi sayılarına göre Kazakistan’ın %18,4’ü Rus’tur 23. İşin kötüsü devlet sitelerine erişemediğim için şu an kaynağı wikipedia üzerinden verdim. Rusya Devlet Duması Milletvekili Vyaçeslav Nikonov, “Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden Kazakistan’a büyük bir armağandır” demişti 24.

Ek : Rusya’nın Kazakistan Emelleri (7.01.2022)

Bazı olaylar dillendirilmeye başlayınca, bu yazıyı eklemem farz oldu. Kazakistan’ı resmen Ruslara teslim eden Tokayev ve dişine kan değen bazı Rusların Kazakistan konusundaki gizli arzularını yeniden kabarttı..

 

Rus basınından önemli ismin küstah açıklaması

Russia Today (RT) ve Sputnik Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, Kazakistan’a yardım için şöyle 4 şart öne sürmüş 36,

  1. Kırım’ın Rusya’nın toprağı olduğunu kabul
  2. Rusça’nın Kazakistan’ın 2. dili olarak kalması
  3. Kril harflerine dönüş
  4. Rus okullarına serbestlik

Rus hayranlığına devam

Devlet Başkanı Tokayev, ulusa sesleniş konuşmasının tamamını Rusça yaptı, sadece selamlamayı Kazakça yaptı, KGAÖ ve özel olarak Putin’e teşekkür etti 37, 38.

Kazakistan için özel asker!

Kazakistan’daki Rus “Barış Gücü” Kuvvetleri Komutanlığına atanan Rus Generali Andrei Serdyukov’un 2014 yılında Kırım işgalinde yer aldığı, 2019 yılında Suriye’de Rus birliklerini komuta ettiği, öncesinde de Rus-Çecen Savaşına katıldığı ifade ediliyor 39.

**

 

Tabii Rusya’da da bizdeki gibi “82 Kerkük, 83 Musul, 84 Şam, 85 Moskova, 85 Berlin” diyen bilgisiz, basiretsiz tipler olduğu için pek önemsememek gerek ancak bu düşünceleri dile getiren politikacı ve televizyondaki tiplerin temsil ettiği bir kitlenin olduğu da aşikâr. Haliyle böyle kitleler mevcut. Bunu da cebe atmak gerek.

Bu arada konudan bağımsız ama Amerikan İşaret dilini öğrenmiş Koko’nun IQ’su 86 idi.

 

Sovyet Tipi Darbe Mi?

Gazeteci Oral ÇALIŞLAR’ın şu sözlerine dikkat etmek gerek 25. (konuşmanın yazısı)

Bir darbe oldu orada bence, örgütlü. Nazarbayev’i devirdiler anlaşılan. Yapılan açıklamada öyle gözüküyor. Demokrasi gelenekleri olmayan ülkeler bunlar. Örgütlü partileri olmayan ülkeler. Sonunda kimin nasıl gideceğine toplum değil, çeşitli saray içi oyunlar karar veriyor. Ben hep şunu söylemişimdir; Türki ülkeler kardeşimiz, dostumuz ancak; siyaset gelenekleriyle, demokrasiye uzak gelenekleriyle bize çok da yakın değiller, siyasi tecrübeleri itibarıyla. Bazen Türkiye Azerbaycan’a, Türkmenistan’a benzer mi diye tahliller yapılır; Türkiye hiçbir zaman bu ülkelere benzemez, hepsinden daha tecrübeli, 200 yıllık parlamenter mücadele geleneği olan, bir imparatorluk devletinden üremiş yeni bir devlete sahip olan tecrübeli ülke burası. Onun için oralara heves etmek yerine, dünya çapında demokrasi konusunda yeni başarılar kayededek yeni bir başarıya yönelmemiz gerekir.

Açıkçası Nazarbayev’in peşinden giden politikacıların devletten uzaklaştırılması, Nazarbayev’in Güvenlik Konseyi’nden alınması gibi konulara bakarsak, Sovyet tipi darbe doğru görünüyor. Üstelik takip ettiğim onca uzman, onca düşünce kuruluşu vs. “Kazakistan’daki gerilim” gibi bir şey yazmadı, çizmedi.

Nazarbayev Orta Doğu’daki Ucuz Bir Diktatör Değildir

Heykellerin devrilmesi… Orta Doğu’da gördük değil mi? Arap Baharıyla zirveye ulaşmıştı. Balkanlar, eski SSCB ülkeleri, Orta Doğu… Renk devrimleri… Neler neler gördük. Mısır, Libya, Suriiye, Irak, Sudan… Bu görüntüleri Kazakistan’da göreceğimizi, hele hele bu kadar yakın dönemde göreceğimizi düşünmüyordum.

Nazarbayev’in “demokrasi yolun başı değil sonudur” sözüne dikkatinizi çekerim 26.  Şunları söylemişti:

Kazakistan için az demokrasi ile yönetildiğini söylüyorlar. Demokrasi, yolun başlangıcı değil, yolun sonudur, bizim amacımız da bu.

Biz ilerliyoruz, aşama aşama (hedefimize) gidiyoruz, şimdi bu (yaptığımız anayasa reformu), toplumun demokratikleşmesine doğru yapılan aşamalardan biridir

Nazarbayev demokratik mi? Değil. Evet Kazakistan’da demokrasi ile ilgili sorunlar var. Demokrasiden kastınız, “liberal değerler” olan; hukukun üstünlüğü, yasama-yürütme-yargı dengesi, güçlerin ayrılığı, insan hakları, basın özgürlüğü, düşünce ve konuşma özgürlüğü gibi bir takım kavramlar mı? Çünkü Avrupa destekli radikal solun (KKTC’de de bolca gördüm, burada da ve örgütlüler), liberal değerlere karşı çıkarken, “demokrasi” diye söylenmesi gerçekten garip geliyor.

Stalin’in kültürel soykırımına karşı, kim olduklarını milletine hatırlatmaya çalışan bir Nazarbayev’den bahsediyoruz. Hem Rus sömürgeciliğine karşı iken, aynı zamanda İslam adı altında Araplaşmaya da dik duruyor ve Türk kadının, Türk tarihindeki yerini yani eşit, cesur, kültürlü, bilgili, becerikli olarak kalması için uğraşıyordu.

Tabii ne siyasal İslamcılar ne Ruslar ne de Avrupa bunu beğenmeyecektir. Nazarbayev’in ucuz bir Orta Doğu diktatörü gibi muammele görmesi benim canımı çok sıktı.

Saddam’ı günahım kadar sevmem, yaptıkları da rezaletti. Fakat Saddam devrilirken yaşananları hatırlamak gerek. Heykeller devrildi, ABD askerleri çiçeklerle karşılandı. Sonrası yağma, tecavüz, taciz… ABD askeri araçları sağa sola çarpıyor ve hesap vermiyordu. Kitle imha silahları var dedni, BM kararı olmadan Irak işgal edildi. İnsanlar öldü, eziyet çektirildi. Dahası Saddam sonrası Irak zayıfladı, Saddam’ın özel birlikleri IŞİD ile ortaya çıktı…

Her ülke 2 günde demokrasiye ulaşamaz. Herkese diktatör derken, herkese terörist derken 2 kez düşünmek gerek. Diktatör Saddam sonra yaşananlar bile rezalettir.

ABD’nin bulduğu kitle imha silahları mı?

 

Kaddafi Olayına Dönmesin Türkiye Tetikte Beklemeli

Çok üzüldüüğüm konulardan birisi de Kaddafi’nin başına gelenlerdi.

1971’de yasaklanan haşhaş üretimi 1974’te tekrar serbest bırakılıyor. MSP ve DSP (Erbakan ve Ecevit) koalisyonu, yıllardır yapılan hazırlığı ise noktalandırmak istiyor, yani Kıbrıs Operasyonu ki 1974’teki darbe ve cunta yönetimi ile başlayan Türk soykırımı adımlarıyla MUTLAK hale gelmişti. Ambargo nedeniyle sıkıntı çekiyorduk ancak Kaddafi bize yardım etti. Peki Ankara’da eğitim görmüş, 1974’te petrol, para, techizat, mühimmat yardımı sağlayan Kaddafi’ye Türkiye’nin minnettarlığı nasıl oldu? Katledilmesine göz yumarak…

Lafa gelince THY 85 yıl reklamında, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda koltuklar sökülerek Libya’ya giden uçağa petrol, mühimmat vs yardımı yapılmasından ve taşınılmasından bahsediliyor… Peki bu desteği, ABD’ye rağmen veren Kaddafi’ye karşı minnettarlığımızı katledilmesine göz yumarak ödediğimizden ne zaman bahsedeceğiz? Ankara’da okumuş Kaddafi….

Olmaz ama yine de aklımızın bir köşesinde dursun, olur ya Nazarbayev zor anlar yaşar, Türkiye hazır olmalıdır.

 

Demokrasi Üzerine: İngiltere, Fransa, Türkiye

Demokrasi demişken şunu anlatmam gerek. Bu saydığım ülkelerde farklı oluşumlar mevcuttur. Bugün parlamenter demokrasi konusunda örnek ülke İngiltere’dir. Milliyetçilik nedir? Ülkeye nasıl zarar verir nasıl katkı sağlar? başlıklı konumdan kısaca bilgi aktarmak isterim:

İngiltere’de, her şeyin hakimi Kral idi. Her şey kralın idi. İstediği gibi davranıyordu. Toprak ağaları (Land Lords) buna karşı çıktı ve “kafana göre vergi yükseltemezsin, bizi adil yargılama olmadan içeri atamazsın” diyerek isyan etti ve kral (buraya dikkat) kendi isteği ile yetkilerini vermeye başladı. Yıl 1215, MAGNA KARTA antlaşması. Henüz Osmanlı İmparatorluğu ortada yok. Tabii bu çiğnenmeye başladı. Sonra 1628’de İngiliz Haklar Bildirgesi ile tekrar düzene oturtuldu. Bağlantılara tıklayarak, metinleri okuyabilirsiniz (Türkçedir).

Kabaca İngiltere’de, toprak ağaları olsa da “halk”, yetki istemiş ve çeşitli iniş çıkışlarla krallık; kendi isteği ile yetkilerini halka devretmiştir. Bugün sembolik olarak devletin başındadır. Zaten yaşamasının nedeni budur (birazdah anlayacaksınız).

Yani İngiltere’de halk da kral da “kendi isteği ile ve anlaşarak” yetki devri yapmıştır. Demokrasi böyle gelmiştir. Evrim vardır.

Fransa’da, ise, aydınların başkaldırmasını görürüz. Demokrasi isteyenler, yenilikçiler vardır. Fakat kral buna karşı çıkar. Sağ-sol kavramı da, mecliste kralın sağına oturanlar rejimin devamını isteyenler soluna oturanlar ise İngiliz tarzı özgürlük, eşitlik isteyenlerin oturmasından kaynaklanır. Sonucunda ne oldu? Kral, aydınların istediğini vermedi. Halk, aydınlara destek verdi. Evrim olmadı. Evrimin olmadığı yerde de devim olur. Devrim olursa, eski düzene ait hiçbir şey kalmaz. Fransa’da da bu yüzden krallık kalmamıştır.

Türkiye… Kaç kez denense de olmayan bir parlamenter sistem. Osmanlı’nın ecnebilere teslim oluşuyla “imparatorluk kararını verdi, artık söz milletin” diyerek temsilcileri toplayan, ileride meclis kuran ve savaşlarda dahil her türlü kararı meclis onayıyla geçiren bir Atatürk…

İngiltere ve Fransa’nın aksine, bizde ne İngiltere’deki gibi toprak ağaları ve halk ne de Fransa’daki gibi aydınlar ve halk demokrasi için baskı kurmadı! Çünkü cahil, okuma-yazması olmayan halkımız yıllarca savaşlardan ve yoksulluktan ezilmişti. Fakat askerlerimiz yabancı diller bilir, gelişmeleri takip ederdi. Osmanlının aydınları askerler diyebiliriz. Dolayısıyla İttihat ve Terakki gibi çeşitli oluşumlar vardı. Atatürk ise İ&T cemiyetiyle ayrıştı. En başında da “askerlerin üniforma çıkarttıktan sonra yönetime katılması” hususunda oldu.

Sonuç olarak İngiltere ve Fransa aksine, büyük oranda Atatürk’ün getirdiği bir demokrasiden bahsediyoruz. Halka anlatmak için uğraşsa da İnönü ve sonrasında gelenler bu devrimi halka yeteri kadar anlatamamış ve 100 yıl sonunda bile demokrasi ve demorkatik haklar konusunda sıkıntı yaşayan bir ülkeye dönüştük.

**

Bütün bunları ve dahasını değerlendirdiğimizde, 1991’den 2021’e, 30 yılda demokratik adımları ne kadar bekleyebiliriz tartışılır. Başta millet buna ne kadar hazır? Gerçi Kazakistanlıların çağdaşlığı beni şaşırttı. Nazarbayev’in ülkeyi getirdiği nokta çok önemlidir. Halka ne kadarının yansıdığını tartışabiliriz fakat önemli bir konumda.

Diplomatların 1990 sonrası Türki Cumhuriyetleri ziyaret ettiklerinde, “serbest piyasayı anlamadıkları” ile ilgili hem kitap hem anı hem videolar okudum, izledim, dinledim. Böyle olacak dersiniz diyorlar, o kadar uzaklar. Haliyle buradan, Avrupa tipi demokrasiye gelmek yavaş yavaş olacak. Aslında yerel seçim istekleri gibi bir takım istekler tabii ki normal. Fakat ne kadar masum?

Orta Doğu’da ülkeler neden 3’e bölünüyor? konusunda yazdığım gibi, ülke olarak sayılabilmek için 4 gereklilik var:

  1. Kalıcı nüfus
  2. belirlenmiş sınırlar
  3. hükumet
  4. diğer ülkelerle iletişim kurma yetisi

Bu İstekleri Rusya ve Çin İstek ve Çıkarlarıyla da Yorumlamak Gerek

Eğer bir ülkede önce özerklik sağlayabilirseniz, devamında bağımsızlık sağlarsınız. Bunu Gürcistan’dan Hatay’a bir çok örnek ile açıklayabilirim. Dolayısıyla Kazakistan’ın %20’ye varan Rus nüfusu özerkliği ve sonrasında Kazakistan’ın topraklarının %20’sini istemeye kadar gidebilecek bir takım tehlikeler yaşanbilir.

Çin’in de Kazakistan’dan toprak talebi var, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın bir zamanlar Çin’e ait olduğu propagandaları ile nabız yoklanmaktadır 27. Hatta Kazakistan’ın 2 ilçesini borç karşılığında Çin’e sattığı iddiaları var ancak büyük ajanslar tarafından doğrulanmamış. İnsamer makalesinde 28, Kazakistan’daki Çin etkisine dikkat çekilerek şunlar vurgulanmış:

Ülke, 1990’ların başında pek çok problemle karşılaşsa da izlenen rasyonel politikalar sayesinde sorunlarını önemli ölçüde çözmüş ve zamanla Orta Asya’daki ağırlığını artırmıştır. Özellikle sahip olduğu zengin yer altı kaynakları ve stratejik konumu sayesinde ekonomik olarak hızla kalkınan Kazakistan, yabancı yatırımcıların da ilgisini çekmektedir. Bu durum gelişmekte olan Kazakistan’ı küresel güçlerin rekabet alanı hâline getirirken ülkede etkisini hissettiren temel aktörlerden biri de komşusu Çin’dir.

Türkmen gazının Çin’e transferinde de oldukça kritik bir rol oynayan Kazakistan, Çin’in enerji talebini karşılayan en önemli tedarikçilerden biridir, ayrıca Çin şirketleri de Kazakistan’ın enerji piyasasında ciddi bir etkinliğe sahiptir.

Çin, ticari ilişkilerin yanında kültürel olarak da Kazakistan’da etkinlik kurmaya çalışmaktadır. Bu noktadaki en önemli aracı ise Konfüçyüs Enstitüsü’dür. Genel olarak Çinceyi yaymaya çalışan enstitü bünyesinde, Çin kültürünü tanıtmak için de çeşitli konferans ve etkinlikler düzenlenmektedir.

Nitekim Çin’de eğitim gören Kazak öğrenci sayısı da sürekli olarak artış göstermektedir. Bu artışın temel sebebinin, Çin kültürüne ve ülkeye duyulan ilgi ve sevgiden ziyade ekonomik olduğu anlaşılmaktadır. Çincenin Kazakistan’da sağlayacağı imkânların diğer yabancı dillerle kıyaslandığında oldukça fazla olduğu anlaşılmaktadır.

Yine Burak ÇALIŞKAN’ın yazdığı Asya’nın diplomasi merkezi: Kazakistan analizini okumanızı öneririm.

Dolayısıyla bütün bunlara baktığımızda ülkemizdeki “yerel yönetimi güçlendirme” söylemi veya Kazakistan’da normalde haklı bir istek olan “yerel seçim” isteğinin ucunun “yerel yönetimlerin ne kadar güçlendirileceği ve özerklik durumuna” ne kadar dokunduğuna dikkat etmek gerekiyor.

 

Yaşananların Nedeni Kazakistan’ın Türk Dünyası Yakınlığı

Türk Keneşi ve sonrasında Kazakistan’ın yaptığı açıklamalar ile birlikte, Türkistan’da (Orta Asya) Rusyanın Türklük konusundaki rahatsızlığını bilirken Kazakistan’a karşı bir açıklama yapılmaması ilginç gelmiş, hatta bununla ilgili bir yazı yazmayı planlamıştım fakat “abartıyorum ve objektif bakamıyorum herhalde” diyerek vazgeçmiştim.

Fransız Le Monde, “Kazakistan, Türkiye ile stratejik bir yakınlaşmanın ameliyatını gerçekleştiriyor” diye yayımladığı yazıda ise (ki bu başlık çevirisi ne kadar doğru bilemedim), yaşananların Türk dünyası-Kazakistan yakınlığı ile ilgili olduğu yorumunda bulunmuş 29, 30. Kazakistan’ın, NATO üyesi Türkiye’den İHA almasından (Rusların ve hatta bir çok devletin Türk İHA rahatsızlığını bilirsiniz) bahsedilmiş.

Moskova ile 22 Aralık 2021’de ve istihbarat, terörle mücadele ve siber güvenlik alanlarında imzalanan antlaşmada; Kazakistan’da ABD askeri üssü olmaması ya da NATO ile işbirliği yapılmaması gibi bir dizi isteklerini empoze ettiği ifade edildi.

Orta Asya ve Kafkaslar’da SSCB’nin beş eski uydu ülkesini bir araya getiren Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye ile bu ülkelerin büyük bir dilsel ve kültürel yakınlığa sahip olması ve nüfusları büyük çoğunluğu İslam dinini benimsemesi, Tokayev’in Mart 2021’de “Hedefimiz Türk dünyasını 21. yüzyılın en önemli ekonomik, kültürel ve insani bölgelerinden biri haline getirmek” sözleri aktarılmış.

Kazak siyaset bilimci Dossym Satpaïev ise, “Türkiye, 2020’de Dağlık Karabağ’da kilit bir oyuncu olduğunu gösterdi, OET üyelerinin gözünde güçlü argümanları var. Şimdi her şey iki şey etrafında dönüyor: Ekonomi ve güvenlik. Pan-Türk ittifakı şimdiden olaylara hızlı tepki verecek, askeri araçlarla hareket edecek bir yapı kurmayı planlıyor” açıklamalarında bulunmuş.

**

Açıkçası “sarayda Sovyet tipi darbe” ve “Türk dünyası ile yakınlaşan Kazakistan’ın bedel ödemesi” fikirleri bende fazlasıyla temel bulmuş durumdadır.

Nedense Tokayev’in müthiş bir Rus kuklası olduğu hissiyatındayım. Ukrayna ve Gürcistan’daki Kuçma ve Şevardnadze’ye benzettim. Bu kadar köklü ve birebir değil ancak Kazakistan’ı Rusların kucağına atabilecek ve hatta ilerleyen süreçte bölünmesine, Ukrayna’daki gibi Rus müdahalelerine sahne olabileceği hissine kapılmıtım. Maalesef bu yönde de ilerliyor.

 

Rusyanın Girdiği Bölgelerden Çıkmaması

Dün çok endişelendim ve korktuğum şey, Kazakistan’a karşı bir Rus müdahalesi idi. Fakat Rusların sessizliği, “acaba bu olayların arkasında renkli devrimler ve Arap Baharı benzeri Batı desteği mi var?” duygusunu uyandırsa da, Tokayev’in çağrısı ve KGAÖ’nün Kazakistan’a asker göndermesi işleri değiştirdi.

Gürcistan: Güney Osetya ve Abhazya

Süleyman ERKAN’ın “Güney Osetya Sorunu ve 2008 Rusya-Gürcistan Savaşı” başlıklı makalesi, arkaplan ve gelişmelere ışık tutuyor 31.

İlgilenenler okuyabilir. Fakat kısaca aktarmak gerekirse, Güney Osetya sorunu Çarlık Rusya’sına kadar gidiyor. İmparatorluk çöküşüyle Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan bağımsızlıklarını ilan ettiklerinde Güney Osetya ve Abhazya, Rus desteğini de almak için “Bolşevik” yani komünist gibi durmuştur. Sovyetlerin bu ülkeleri işgal etmesiyle, ayrı bir statü verileceğini düşünseler de ERKAN’ın aktardığına göre “Marks’ın etnik ayrım yapmamalarını göstermek için”, Gürcistan’a bağlı kalmışlar. SSCB dağılırken Gürcistan toprak paylaşımında bu iki bölgeyi kendine almış fakat Güney Osetya buna direnmiş, Halk Cephesi kurmuş, iktidara gelmiş ve Gürcistan’dan otonom cumhuriyet talebinde bulunmuş ama red cevabı almıştı.

Görüşmeler yapılmış ve 23 Kasım 1989’da başarısızlıkla sonuçlandı. 1991’de “Gürcistan Gürcülerindir” sloganıyla iktidara gelen Zviad Gamshakurdia yönetimi, bölgenin otonom statüsünü kaldırmış, Güney Osetya bunu tanımayınca askeri kuvvet gönderilmiş ve çatışmalar başlamıştı.

1991 Eylül’ünde, Güney Osetya’nın bağımsızlık kararı deklarasyon ile açıklanınca 15 bin Gürcü askeri buraya girerek, 1992’ye kadar büyük çatışmalar yaşanmış ve Abhazya’ya sıçramıştır. Başarısız savaşla birlikte Gamshakurdia’ya karşı hareket başlamış, Gamshakurdia ülkeden kaçmış ve düzenlenen gösterilere sert müdahale sonrasında iç savaş yaşanması üzerine Askeri Konsey kurularak, Gürcistan’ın yönetimini ele almış ve Şevardnadze’de başına getirilmişti. Girdiği seçimlerde de %70 oy alan Şevardnadze, Güney Osetya ve Abhazya sorunu için Rusya ile antlaşma imzaladı. Kısa adı Soçi Antlaşmasıydı ve Karma Kontrol Komisyonu kuruldu. Ateşkese zorlama ve denetleme yetkilerinin de olduğu komisyonda Rusya, Gürcistan, Kuzey Osetya ve Güney Osetya askerlerinden oluşan 1.500 kişilik barış gücü bulunacaktı.

Daha sonra Renk devrimleri ile birlikte Rusya yanlısı Şevardnadze devrilmiş ve Saakaşvili yerine geçmişti. Şu anda Ukrayna’ya benzer durum yaşanmaya başladı. NATO ve AB üyelikleri konuşuluyor, Rusya’nın tepkisine rağmen Batı, “yanınızdayız” diyor; silah, ekonomik ve politik destek veriyordu. Saakaşvili ise bunun üzerine “enough is enough!” dedi ve ayrılıkçılara karşı operasyon başlattı.

Putin’in Rusyası adıyla Dailymotion’da bulabileceğiniz (Ukrayna’da neler oluyor? konusunda linklerini verdim) ama asıl adı “Putin, Russia and West” olan 4 bölümlük çok güzel bir belgeselden alarak yüklediğim kısa videoyu size vereyim:

**

Saakaşvili’nin Batıya güvenmesi, Rusya’nın 2 günde Gürcistan’ı tamamen çökertmesi, Fransa’nın (Sarkozy) araya girerek antlaşmaya itmesi ve Gürcistan’ın hezimet olarak görüleceği antlaşmayı imzalaması sonucunda bu 2 bölge büyük haklar kazanmıştır. Mutlaka belgeseli izleyiniz.

Ukrayna’da olaylar patladığında çok iyi hatırlıyorum, DAÜ’de uluslararası ilişkiler okuyordum ve Rus politikaları dersimiz vardı ve “Putin’in Suriye Dersi – Rusya’dan Sevgilerle” yazısını yazmıştım. O zamandan beri Putin’in Kırım ile işi yarım bırakmadığını ve Donetsk’i er ya da geç alacağını düşündüm. Alacaktır da.

Ruslar bir kez girdiğinde (Suriye, Ukrayna, Gürcistan ya da Kazakistan fark etmez), çıkartamayacaksınız. Kazakistan’da da olacak olan budur.

 

KGAÖ Kazakistan’da ve Bölünmeye Gidebilir

Devlet Başkanı Tokayev’in Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Ermenistan, Belarus’tan oluşan Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nü davet etmesi; kendi halkına karşı, Rusları davet etmesi gibi bir olaya neden oldu. Tabii SSCB çöküşüyle bine yakın nükleer başlıklı füzenin Kazakistan’da kalması, Rusya’nın burada askeri üssü gibi bir çok doğal ve tarihi durumunu da incelemek gerek.

Fakat şu sözcüklerin hem trajedisine hem de komedisine bakar mısınız: Ermenistan Kazakistan’a ‘terörle mücadele’ kapsamında 1 tabur asker gönderdi 32. Türk Keneşine geleceğim elbet geleceğim!

KGAÖ sitesinde, örgütün tanımı şöyledir 33:

Kolektif Güvenlik Antlaşması Organizasyonu, 15 Mayıs 1992’de Taşkent’te (Özbekistan) imzalanan “Kolektif Güvenlik Antlaşması” sonucunda Ermenistan, Kazakistan, kırgızistan, Rusya, Tacikistan ve Özbekistan’ın temeline dayanır. Azerbaycan, Belarus ve Gürcistan daha sonra katılmıştır (1993).

4’üncü Madde, “taraf devletlerden birisi, herhangi bir devlet ya da devlet grubu tarafından saldırıya uğrarsa (aslında tavır olarak da saldırganlık gibi bir anlamı var), bu saldırganlık, antlaşmanın tüm taraf devletlerine karşı yapılmış olarak kabul edilecektir. Saldırganlık eylemi durumunda, diğer tüm katılımcı devletler, askeri yardım da dahil olmak üzere her türlü yardımı, BM Antlaşmasının 51’inci maddesi uyarınca yapacaktır.

Sanırım KGAÖ’nün nasıl bir organizasyon olduğunu daha fazla anlatmama gerek yok. Peki size neyi hatırlatmış olabilir?

Madde 5 – Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldın olursa BM Yasası’nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır.

Bir yerden tanıdık geldi mi? Mesela NATO’nun Madde 5’i olabilir mi?

**

Benim anlamadığım olay, ülke içerisinde olan protestolar nasıl olur da NATO benzeri bir askeri yapılanma olan KGAÖ’ye kadar gider? Ben bu işin arkasında başka iş ararım.

 

Kednini Galaksi Lideri Sanarsın Ama Putin Her Şeyi Bozar

Blogda ve youtube kanalımda Putin ile ilgili bir çok bilgi verdim, konuşmalarını çevirdim. Bilgisayarımda onlarca belgesel var, Putin ile ilgili çıkan ne kadar Türkçe kitap varsa (son yıl hariç) hepsi kütüphanemde. Çünkü uluslararası ilişkiler okurken, Putin’i incelemeye başlamıştım ve attığı adımların Rusya açısından ne kadar doğru ve kendisinin ne kadar sağlam lider olduğunu gördüm. Evet demokrasi konusunda örnek gösterilemez, evet Türkiye ve Türklüğe karşı çok sıkıntılı adımlar var. Fakat kişileri, kendi çıkarlarımdan ve duygularımdan bağımsız olarak düşünüp; görevini (Rusya ve Rusların çıkarlarını savuma), ne kadar iyi yapabildiğini ve dahası da Sergey LAVROV, Sergey ŞOYGU gibi isimlerle nasıl ciddi ve sağlam işler çıkarttığını gördükçe; idol kabul ettim. Nasıl yaptığını, neden yaptığını anlamaya çalıştım.

10 yıl olmasa da 8-9 yıldır çok yakından takip ediyorum. Bunun bir nedeni de, uluslararası ilişkiler bölümündeki derslerde 40 kişilik sınıfın 35’i yabancıydı (Nijerya’dan Türkmenistan’a, İtalya’dan Pakistan, Filistin’e bir çok öğrenci vardı) ve eski SSCB ülkelerinden çokça öğrenci vardı. Bir şey anlatırken bizim hocalarımız hem aldıkları eğitim gereği hem derslerde kullandığımız kitapların yazarları ve menşei gereği hep batı yanlısı anlattı. Haliyle eski SSCB ülkesinden gelen öğrenciler “ama biz böyle öğrenmedik” dedikçe, İngilizce’nin yetmediği, Rusça öğrenerek bu süreçlere başka açıdan bakmam gerektiğini anladım. Kültürümüze sahip çıkmıyoruz yazımda da bu hocaların batılı gibi davrandığı ve Türk kültürü, tarihi ile ilgili çalışmalar yapmadığını anlatmıştım. Uluslararası hukuktan örneği verdim. Çok üzücü.

**

Konuya geri dönecek olursak, Putin’in sessiz, sakin ama iyi planlanmış adımları vardır. Hibrit Savaşı çok iyi kullanır, adımları planlıdır, antlaşmaları çok iyi yapar. Rusya’yı, tam olarak küresel diyemesek bile bölgesel bir güç haline getirmiştir. Biz kendimizi galaksi lideri, çok önemli diye düşünelim, Kazakistan’da yaşananlar bence gereken dersi vermiştir.

ABD’nin, her olaydan çıkar sağlamasına bakarak “olayların arkasında ABD var” diyenleri görüyorum. Ben de böyle düşünürdüm. Sonra fark ettim ki, uzmanları iyi kullanıyor, analizleri iyi değerlendiriyor ve her olaydan çıkar sağlayacak adımlar atıyor. Rusya’da bu hale gelmeye başladı. Dolayısıyla Kazakistan’daki olayların arkasında kimler ve neler olursa olsun, Rusya bu olaydan çıkar sağlayacaktır.

 

Türk Keneşi Başarısızlığa Uğradı

Türk Birliği hayal mi? Yıllardır bir takım duygusal milliyetçilerin Turan, Türk Birliği gibi söylemlerini duyarım. KKTC’yi Karadeniz’de sanan, Kıbrıs Türklerinin yapısını bilmekten aciz insanları taaa Kazakistan, Türkistan hakkında ahkâm kesmesi çok saçma geliyor. Bu birlik hayal değil elbet olur ancak oluşması için bazı adımlar gerek. Bu adımların hiçbiri yok! Tamamen popülist söylemler vardı. Derken Türk Keneşi son zamanlarda önplana çıkmaya başladı. Buraya geleceğim.

Kazakistan’da yaşananlara karşı Türk Devleti, yeterli iradeyi göstermemiştir (en azından göründüğü kadarıyla). Azerbaycan Dışişleri ile görüşmek bir çözüm değildir. Erdoğan’ın Gezi Parkı tecrübesi varken, basına yansıdığı kadarıyla doğru düzgün hiçbir yardımda bulunulmamıştır. Türk Keneşi Dönem Başkanlığı Türkiye’dedir!

Ne gördük peki? Ne oldu? Hiç. Koca bir hiç. Açıkçası yaşananları, devleti yönetenler ne kadar anladı bundan da emin değilim. Sınıfta kaldı.

Türk Keneşi nedir? Kurucu Nahçivan Antlaşmasına bakmak gerek 34.

Preamble

Türk Dili Konuşan Ülkeler, halkları arasındaki tarihi bağları, ortak dil, kültür ve gelenekleri temel alaarak, kapsamlı işbirliğinin daha da derinleştirilmesini arzu ederek,

Siyasi çok kutupluluk ile ekonomi ve bilginin küreselleşmesi süreçleri çerçevesinde bölgede barışın güçlendirilmesine, güvenlik ve istikrarın teminine ortak katkıda bulunmayı arzu ederek,
(…)

Madde 2’de görevler var. Genel olarak uluslararası anlaşmaların çerçevesinde ortak çıkarlar, iyi komşuluk, iyi niyet falan filan gibi bir sürü şey…

Fakat temel olarak “kültürel birlikten” bahsediyoruz. Tabii ki bu anlamda kültürel olarak “Türk Keneşi’nin” yapabileceği bir şey yok değil mi? O zaman Türk Keneşi’nden Türk Birliği beklemeye gerek var mı? Demek ki yanlış bir oluşum.

Birlik Nedir Nasıl Kurulur?

Bunu da Türk Birliği hayal mi? konusunda verdim fakat uluslararası ilişkiler okurken Avrupa Birliği dersleri mevcut. Burada kafama mıh gibi çakılan “3 pillars” yani türkçesiyle “3 sütun” var. Hocamızın vurgusuyla birlikte kafamda yer etmiş mesela. Avrupa Birliği, 2’inci Dünya Savaşı’ndan sonra bir savaş daha yaşanmasın diye başlayan ve ekonomik&siyasi birliğe uzanan süreçtir.

Önce Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kurulmuştu. Çünkü bir ülke savaş başlatacaksa bunlara ihtiyaç duyacaktı, dolayısıyla bunlaron kontrolü olacak bir komisyon gerekiyordu.

Paris Antlaşması ile hammaddeleri kontrol altına alan BENELÜKS (Belçika, Hollanda, Lüksemburg), Fransa, Almanya ve İtalya; Roma Antlaşması ile ekonomik olarak bütünleşme ve kontrol sağlamak istedi.

Nükleer güvenlik, “EURATOM” ile sağlanırken Amsterdam Antlaşması ile Avrupa Topluluğuna gidildi. Yukarıda kronolojiyi göreceksiniz, yazı daha da uzamasın.

Avrupa Birliği’nin 3 sütunu da böyledir. Hatta Avrupa Ordusu kavramı açısından çok değerli hocamın dersinde ilgili bölümü de dinlemek güzel olurdu.

**

Görüleceği üzere Turan, Türk Birliği gibi bir takım istek ve hayaller öyle kendi başına oluşmuyor. Bölge halkını tanımak, anlamak gerek. Daha Sünni Müslüman değilse Türk olduğunu düşünmeyen, Kıbrıs Türklerinin yaşantısını anlayamayan bir toplumun bu bölgedeki insanları nasıl anlayacağı ise bir muamma. Aslında değil, bu bölge insanlarını tanımak, oralara gitmek gerek. Fakat herkes benim gibi yaşasın, düşünsün, giyinsin, oy versin gibi dik düşüncesi olan ve hoşgörüsünü kaybetmiş Türk halkının bu bölge insanlarını anlayabileceğini de düşünmüyorum.

Hadi bunu başarsak dahi; Türk Birliğ’ne gidecek süreçte bu işin kültürel bölümü olduğu kadar, (hadi askeri bölümünü yapmaya müsade etmeyecekler, bir kenara koydum); hukuk, eğitim, bilim, teknoloji, üretim gibi nice konuda ortak adım atması ve birbirlerine güç sağlaması gerek. Gereken ülkelere sağlık eğitimleri verilecek (bir çoğunda bilgi anlamında rezalet var), gereken ülkelerle gerekli yöntemler aktarılacak… Örneğin, Türkiye’de OSB yapılanması mı iyi? Gidip buralarda ortak komisyonlarla aktarım ve geliştirme konuşulacak.

En sondan bir önceki adım ekonomik birlik ve son adım askeri birlik sağlanacak. Fakat kültür, eğitim, bilim, teknoloji vb alanlarda bir birlik sağlanamadan “ortak para birimi, ortak asker, ortak birlik”… Bunlar hayaldir.

Bölge insanını bilmeyen, bölge tarihini bilmeyen, buraları gezip görmemiş, bu insanlar ve bölge hakkında iki kitap bile okumamış insanları rakı sofrası ve kahve masası muhabbetleri ile duygusal bir söylemle “Türk Birliği kurulmalı” gibi düşünceleri bu yüzden beni ürkütüyor.

Türk Devleti Buna Tepki Veremedi Çünkü Çok Meşgulmüş

Neden tepki veremediği anlaşıldı (ayrıca muhalefetin acizliğine de tekrar dikkatinizi çekerim).

Gazeteci Batuhan ÇOLAK’ın tweet zincirinden 35:

Kazakistan’a Rus askerleri girme hazırlığı yaparken, televizyonda Cübbeli, Meclis’te ise stokçularla ilgili düzenleme vardı.
Meclis’ten limanların 49 yıllığına devri ve yabancılara özelleştirilmesi çıktı.
Resmi gazetede ise T.C. Vatandaşlığına geçiş için kapsam genişletildi.

Şimdi diyeceksiniz ki yahu “Stokçularla ilgili düzenlemeden nasıl bunlar çıkıyor?”
O kadar rahatlar ki kimsenin tepki göstermeyeceğini biliyorlar.
Normalde muhalefetin ülkeyi ayağa kaldırması gerekirdi.
Muhalefet partilerinden biri sadece 14 vekille Meclis’teydi.

Oylama sonrası “Biz hayır verdik” diye hatıra pozu vererek günü tamamladılar.
Diğer muhalefet partileri de farksız. Tam kadro Meclis’te olup yapacakları yayınlarla kamuoyunda farkındalık uyandırmalı, yapılmak istenenleri Türkiye’ye anlatmalıydılar.
Yapmadılar, yapmıyorlar!

(…)

Bu da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının yeni yolu.
Artık 500 bin doları olan 3 yıl bu parayı Türkiye’deki herhangi bir bankada tutar, 3 yıl sonra geri çekerse vatandaşlığa hak kazanabilecek.

**

Ne diyeyim?

Türkiye’nin Türksüzleştirilmesi ve hatta Türklüğün Türksüzleştirilmesi projesi takır takır çalışıyor. Daha dünden razı olan gönüllü sömürge Türk milleti ise buna sessiz. Hoş zam protestosu denince Galaksi Liderimiz, “nereye sokağa çıkıyorsun, 15 Temmuz’da görmediniz mi? Çıkın da görelim, milletimizi sizi ezerrğğğ geçerrğğğ” dedi.

bknz: Çeşitli gruplar işbaşında, Atatürkçülere karşı çirkin imâ. 2020 Mayıs’ta yazmıştım. Bu işin sonu son değil… Fakat tekrar edeyim:

Dönemin süpergüçleri İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar ve onların maşaları Ermeniler, Rumlar, gerici ve bölücü hareketler ve Yunanistan… Sayılarına, devlet güçlerine, silahlarına güveniyordu. Bir tek Atatürk, hepsini silip atmaya yetti. Şu an Atatürkçülerin sayısı fazla. Bence iki kez düşünün.

 

Sonuç Olarak

Kazakistan’da yaşananlar, Türk Birliği fikirleri açısından bir sınavdı, başarısız olundu. Güvenlik bölümünde başarısız olundu. Türk Keneşi’nin böyle bir birliğe bizi götürmeyeceğini, bu hareketin ancak “kültürel bir bölümü” olabileceğini ancak dil konusunda Arapça ve İngilizce hayranlığı ile öztürkçe kullanamayan bir milletin de böyle bir hareketin lokomatifi olamayacağını söylemiştim. Gönüllü sömürgeyiz. Bknz: Türkiye kültürel olarak bir sömürgedir. Bunların açığa çıkması ve düşüncelerimi doğrulaması benim açımdan sevindirici değil, üzücüdür.

Kazakistan’da yaşananlar, Türkistan bölgesi ülkeleri için tedirgin edici ve muhtemelen buralarda da patlak verecek olayların bir başlangıcıdır. Türkiye bu yüzden doğru şekilde müdahale etmeli, gerekenleri yapmalıydı. Beceremedi. Büyük sıkıntı.

Türk basını zaten bu işte patladı. Zaten hiç de sevmem.

 

2 Gündür Yazıyorum Yazımı Tamamlarken Son Durum

Yaşanan gelişmeler, Rusların açıklamaları da yukarıda yazdığım durumları destekler nitelikte… Nazgül hanımın tweetlerinden:

  • Rusya Liberal Demokrat Partisi Başkanı ve aynı zamanda Milletvekili Vladimir Jirinovski: Kazakistan’daki olaylarla ilgili; “Kazakistan zayıf ve 2 saatte yıkılabilecek bir ülke. Sadece ikiye bölünebilir; Kazakistan Kuzeyi Rusların, Güneyi ise Kazakların” tweet.
  • Kazakistan’daki son durum; Benzin istasyonlarında büyük kuyruklar oluştu. Çoğu dükkan kapalı olduğu için insanlar yiyecek almakta zorlanıyor. İnternet blokajı nedeniyle insanlar nakit çekemiyor, hatta telefonlarına kontör yükleyemiyor tweet.
  • Rusya parlamentosunda güvenlikten sorumlu Sultan Hamzayev, Orta Asya’nın (Türkistan) Rus toprağı olduğunu iddia ediyor. Kazakistan’da referandum yapılmasını ve Rusya’ya katılması gerektiğini söylüyor tweet. (görseli sona ekleyeceğim)
  • Kazakistan’a gelen KGAÖ kuvvetleri aşağıdaki gibidir:
    Rusya’nın 98. hava indirme tümeni -3600 asker
    Ermenistan-70 asker
    Tacikistan-200 asker
    Görünüşe göre Ruslar ve Ermeniler çoktan gelmişler tweet.
  • Yetkililer Almatı’da terörle mücadele mesajı veriyor. İnsanlara güvenli yerlere geçmesi gerektiğini bildiriyorlar tweet.

 

**

 

Yaşananlar Üzücü

Protesto, gösteri olsa da desteklesek kafasıyla, komünizm geliyor kafasıyla dolaşan bir takım insanların değişik tutumlarını gördüm sosyal medyada… Bunlar protestoyu gidip göz yaşartıcı gaz yemekten ibaret sandıkları için, Kazakistan’da yaşananların Kazakistan’ın Türk dünyası yakınlaşmasına nasıl olumsuz etki göstereceği, Ruslara teslimiyeti ve ilerleyen süreçte Rusya tarafından Ukrayna’da olduğu gibi parçalanacağını görmekten aciz insanlar.

Zaten demokrasi dedikten sonra, işçi sınıfı diktatörlüğü olan “komünizm” söylemlerinde bulunmaları, nasıl bir cehalet ve şaşkınlık içerisinde bulunduklarını da gözler önüne sermektedir.

Türkiye’nin Türkistan adımlarına karşı Çin ve Rusya’nın adımlarını göreceğiz. Gözler Ukrayna’dayken, olay Kazakistan’da patladı. Türkiye ise, bölgesel bir güç olma isteğinde olsa da, Kazakistan konusunda 6 Ocak 16.50 itibarıyla ve basına yansıyan/yansımayan tarafıyla; bölgesel güç olmak, Türk dünyası lideri olmak, Türk Birliğini kurmak gibi bir takım olaylardan ne kadar uzak ve kopuk olduğunu göstermiştir.

Uzun soluklu etkiye bakarak dehşete kapılıyorum. Sınır ötesi harekâtlar ve tuvalet kağıdı görevi gören onlarca yandaş gazetenin “galaksi liderisin reyiz” başlıklı gaz alma manşetlerine ben kapılmıyorum. İşte size gerektiği zaman gerektiği gibi hareket edememiş bir Türkiye…

**

Son olarak:

 

Kaynaklar:

1. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 4). Kazakistan’da neler oluyor? 60 tenge olan gaz fiyatı 1 Ocak itibarı ile 120 tenge oldu… (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478347303773683714?s=20

2. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). Almata’da göstericiler hükümet binasını yaktı… (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478703455313309700?s=20

3. Sputniknews (2022, Ocak 4). Kazakistan lideri Tokayev, Almatı kentinde ve Mangıstav eyaletinde olağanüstü hal ilan etti. Sputniknews Türkiye. https://tr.sputniknews.com/20220104/kazakistan-lideri-tokayev-almati-kentinde-ve-mangistav-eyaletinde-olauanustu-hal-ilan-etti-1052407709.html

4. Sputniknews (2022, Ocak 5). Kazakistan Devlet Başkanı Tokayev, hükümetin istifasını onayladı. Sputniknews Türkiye. https://tr.sputniknews.com/20220105/kazakistan-devlet-baskani-tokayev-hukumetin-istifa-kararini-onayladi-1052413293.html

5. Aa (2022, Ocak 5). Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, ülkesindeki durum ile ilgili halka seslendi. Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kazakistan-cumhurbaskani-tokayev-ulkesindeki-durum-ile-ilgili-halka-seslendi/2466383

6. BBC (2022, Ocak 5). Kazakistan’da zam protestoları: Almatı’da polis gece onlarca protestocunun öldürüldüğünü açıkladı. BBC Türkçe. https://www.bbc.com/turkce/59876117

7. MFA (2022, Ocak 5). No: 2, 5 Ocak 2022, Kazakistan’da Düzenlenen Protesto Gösterileri Hk. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. https://www.mfa.gov.tr/no_-2_-kazakistan-da-duzenlenen-protesto-gosterileri-hk.tr.mfa

8. Sputnik (2022, Ocak 6). Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Azerbaycanlı mevkidaşı Bayramov ile Kazakistan’ı görüştü. Sputniknews Türkiye. https://tr.sputniknews.com/20220106/disisleri-bakani-cavusoglu-azerbaycanli-mevkidasi-bayramov-ile-gorustu-1052455113.html

9. Sputnik (2022, Ocak 5). Kazakistan lideri Tokayev: Azami düzeyde sert olmayı planlıyorum, ne olursa olsun başkentte olacağım. Sputniknews Türkiye. https://tr.sputniknews.com/20220105/kazakistan-lideri-tokayev-guvenlik-konseyi-baskani-artik-nazarbayev-degil-benim-1052435384.html

10. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). Kazakistan’da son durum:… (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478712654587957255?s=20

11. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). Şimdiye kadar 10 özel jetin Kazakistan’dan Avrupa’ya gittiği teyitlendi (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478758148148285448

12. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). Kazakistan’daki olaylarda halkın çoğu ne için sokaklara çıktığını bilmiyor… (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478759906866040833?s=20

13. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478773707619409929 (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478773707619409929?s=20

14. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). Daha dün barışçıl bir şekilde başlayan gösterilerin sonu bugün… (Tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478831601295536139?s=20

15. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). Sosyal huzursuzluğa yol açan sebep sadece azalan gelir ve işsizliğin artması değil… (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478347309633126405?s=20

16. QHA (2022, Ocak 5). Rusya, Kazakistan’daki durumun normalleşmesini umuyor. Kırım Haber Ajansı. https://qha.com.tr/haberler/rusya-dan-kazakistan-daki-olaylarla-ilgili-ilk-aciklama/365425/

17. Sputnik (2022, Ocak 5). Kazakistan’da kriz: Ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildi. Sputniknews Türkiye. https://tr.sputniknews.com/20220105/almatida-protestocular-belediye-binasina-girdi-1052423192.html

18. Nikol Pashinyan (2022, Ocak 5). (durum güncellemesi). Facebook. https://www.facebook.com/nikol.pashinyan/posts/470247554456551

19. Sputnik(2022, Ocak 6). Kazakistan’da kriz: Almatı’da silahlı çatışmalar başladı, KGAÖ barış gücü gönderme kararı aldı. Sputniknews Türkiye. https://tr.sputniknews.com/20220106/kazakistanda-kriz-almati-kentinde-silahli-catismalar-basladi-guvenlik-gucleri-operasyon-baslatti-1052447846.html

20. Cointelegraph (2022, Ocak 6). Kazakistan interneti kesti, Bitcoin hash oranı çakıldı. https://tr.cointelegraph.com/news/kazakh-government-resigns-shuts-down-internet-amid-protests-causing-bitcoin-network-hash-rate-to-tumble-13-4

21. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 5). Kazakistan’daki Protestocuların talepleri… (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1478731223744847873?s=20

22. Dan Bilefsky (2022, Ocak 5). Revolt in Kazakhstan: What’s Happening, and Why It Matters. New York Times. https://www.nytimes.com/2022/01/05/world/asia/kazakhstan-protests.html

23. Wikipedia. Ethnic demography of Kazakhstan. https://en.wikipedia.org/wiki/Ethnic_demography_of_Kazakhstan

24. TRT (2021, Ocak 6). Kazakistanlı gençlerden, Rus milletvekillerine ‘Kazakistan haritalı’ çikolata. TRT Haber. https://www.trthaber.com/haber/dunya/kazakistanli-genclerden-rus-milletvekillerine-kazakistan-haritali-cikolata-544446.html

25. Haber Global (2022, Ocak 5). Ülke Şokta! “İhtiyar Dışarı” Sloganları Atılıyordu, İstifa Etti!. Youtube. https://www.youtube.com/watch?v=mMQEy2KNTCg

26. Webarchive (2017, Mart 09). Nazarbayev: “Demokrasi, yolun başlangıcı değil, yolun sonudur”. Kazakistan.kz. https://web.archive.org/web/20170309143030/http://www.kazakistan.kz/nazarbayev-demokrasi-yolun-baslangici-degil-yolun-sonudur/

27. Ömer KAYA (2021, Mart 18). Çin medyası, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’ın toprak bütünlüğüne göz dikti!. Kırım Haber Ajansı. https://qha.com.tr/haberler/guncel/cin-medyasi-kazakistan-ozbekistan-ve-kirgizistan-in-toprak-butunlugune-goz-dikti/310451/

28. Burak ÇALIŞKAN (2019, Ağustos 19). Kazakistan’daki Çin Etkisi ve Doğu Türkistan Açmazı. İnsamer. https://insamer.com/tr/kazakistandaki-cin-etkisi-ve-dogu-turkistan-acmazi_2322.html

29. Euronews (2022, Ocak 5). Le Monde: Kazakistan, Türkiye ile stratejik bir yakınlaşmanın ameliyatını gerçekleştiriyor Access to the comments. Euronews. https://tr.euronews.com/2022/01/05/le-monde-kazakistan-turkiye-ile-stratejik-bir-yak-nlasman-n-ameliyat-n-gerceklestiriyor

30. Emmanuel Grynszpan (2022, Ocak 5). Le Kazakhstan opère un rapprochement stratégique avec la Turquie. Le Monde. https://www.lemonde.fr/international/article/2022/01/05/le-kazakhstan-opere-un-rapprochement-strategique-avec-la-turquie_6108274_3210.html

31. Süleyman ERKAN (2015). Güney Osetya Sorunu ve 2008 Rusya-Gürcistan Savaşı. Turkish Studies. Volume 10/13 Fall 2015, p 71-92. ISSN: 1308-2140. Ankara, Türkiye. https://turkishstudies.net/DergiTamDetay.aspx?ID=8846

32. Nazgul KENZHETAY (@nazgulkenzhetay) (2022, Ocak 6). #sondakika Ermenistan Kazakistan’a ‘terörle mücadele’ kapsamında bir tabur asker gönderdi (tweet). Twitter. https://twitter.com/nazgulkenzhetay/status/1479024013921947651?s=20

33. CSTO. From the Treaty to the Organization. Collective Security Treaty Organization. https://en.odkb-csto.org/25years/

34. Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin Kurulmasına Dair Nahçıvan Anlaşması. https://www.turkkon.org/assets/pdf/temel_belgeler/Nahcivan_Anlasmasi_Turkce_20140417_193951.pdf

35. Batuhan ÇOLAK (2022, Ocak 6). Kazakistan’a Rus askerleri girme hazırlığı yaparken… (tweet). Twitter. https://twitter.com/batuhancolak33/status/1478866039035289600?s=20

36. Yeni Şafak (2022, Ocak 6). Sputnik yöneticisi Margarita Simonyan yine haddini aştı: Kazakistan’ın yardım çağrısı sonrası skandal 4 şart. Yeni Şafak.https://www.yenisafak.com/dunya/sputnik-yoneticisi-margarita-simonyan-yine-haddini-asti-kazakistanin-yardim-cagrisi-sonrasi-skandal-4-sart-3729031

37.Gulsum Khalilova (@KhalilovaGulsum) (2022, Ocak 7). Cumhurbaşaknı Tokayev on dakikalık millete konuşmasının…(tweet). Twitter. https://twitter.com/KhalilovaGulsum/status/1479376794214150146?s=20

38. Ömer KAYA (2022, Ocak 7). Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev: Orduya vur emri verdim. Kırım Haber Ajansı. https://qha.com.tr/haberler/guncel/kazakistan-cumhurbaskani-tokayev-orduya-vur-emri-verdim/365919/

39. TÜRK DEGS / TURK MAGS (@turkdegs). Kazakistan’daki Rus “Barış Gücü” Kuvvetleri Komutanlığına atanan Rus Generali Andrei… (tweet). Twitter. https://twitter.com/turkdegs/status/1479401113979965441?s=20

 

Son Değişiklik: 07/01/2022 - 15:50