Ortalama okuma süresi: 7 dakika

BAĞIŞI CANLI YAYINLAYIN!

Kurun bir site, gün gün kaç lira toplanmış ve harcandığında da kaç kişiye ne kadar gitmiş bunları canlı şekilde verin! Bu kadar ağır vergi toplayan bir bir devletin bağışa ihtiyacı; zaten yıllardır iyi yönetemediğinin göstergesidir. Krizin teğet geçmediğinin, “2018-2019’da kriz çıkacak diye düşünenlerin” yanılmadığının, devlet kasasının tam takır kuru bakır olduğunun göstergesidir. Sadece bizim “günü gününe” ödemeleri yapmıyoruz anlaşılan (ya da konuştuğum diğer insanlar), “devlette günü gününe idare ediyor, çark zor dönüyormuş”.

Saçma sapan ünvanlara sahip ve önemli kişinin (vali, belediye başkanı vs) dıdısının dıdısı niteliğindeki ünvanlara sahip insanlar en lüks araçlarla dolaşıyordu. Para bitti. Görünen bu.

Kendi adıma bu kampanyaya da, yapanlara da güvenmiyorum. Seçim öncesi ağır ifadeler ile “onların seçmeni” olmadığımız için ağır ifadeler kullananlar, sıkıştığında millete “dolar harcayın” diyor, “milletimiz bağış yapsın” diyor. Kusura bakmayın, güvenmiyorum. Açın websitesini, her şeyi şeffaf hale getirin, STK’lar da bu süreci kontrol ettin ve hatta müdahil olsun. En azından insanların bir bölümü güvenir.

Ben yine güvenmeyeceğim. Belediyelerin hesaplarına, güvendiğim çeşitli yerlere yapacağım bağışları. Deniz Fener’inden Kızılay’a “zihniyetinizin müdahale ettiği” yerlerde neler olduğunu gördüm. Devleti ne hale getirdiğinizi gördüm. Güvenmiyorum.

ekleme (2 Mayıs 2020): websitesi hizmete açılmış, bizbizeyeteriz.gov.tr güzel iş. Gittiği yerleri de proje sonunda veya önemli aşamalarda alttaki grafiğe benzer bir şekilde “gruplar, hizmet alanları vb bilgileri içerecek şekilde” paylaşırlar umarım

 

**

Korona salgınına karşı, dayanışma kampanyası başlatıldı. Çin’de de benzer dayanışma kampanyaları yapılmıştı. İşin ilginci, Çin’de bunları yapan gençler idi. Sağlık çalışanlarını arabalarıyla işe götürdüler, insanlara arabalarıyla yiyecek dağıttılar. Ahbap vb oluşumlar bunları yapsa anlayacağım. Kim yaptı bunu?

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ!

Hâlâ bu işin şaka olup olmayacağından emin değilim çünkü biraz önce Cumhurbaşkanının ağzından çıkanları doğru mu duydum anlayamadım? MİLLET BAĞIŞ YAPACAK?

Bir araba kendimize, bir araba devlete alıyoruz. Bir litre benzin kendimize, 3 litre benzin devlete alıyoruz. Ben hammadde alırken vergi kesiliyor, üretirken vergi kesiliyor, satarken vergi kesiliyor; kalan kârdan da vergi kesiliyor. Hizmet için vergi kesilip yol yapılıyor, yapılan yoldan geçerken para ödüyorum. Fakat bunca vergiye rağmen BEN BAĞIŞ YAPACAĞIM. Yanlış mı anladım?

2020’de 5,4 milyar TL’lik örtülü ödeneğe sahip olan Cumhurbaşkanı, 7 maaşını bağışlamış? Saraylar, köşkler, kasırlar, yüzen ve uçan “saraylar”…

Abuk subuk ünvanları olan insanların bindiği lüks+lüks araçlar???

Vergi veren devlet, lüks içinde yaşayan sınırlı sayıda kesim öyle mi? Sen-ben-bizim oğlan kafasıyla ihaleler? İlla ağzımı açtıracaksınız, 3 günlük davetli ihaleler ile proje yazımı ve milyonlarca liralık destekler… Belediye ve çeşitli ihalelerde “adrese teslim” koşullar….

YEYİN EFENDİLER YEYİN! Milletin ya!

Nereye kadar?

Gelişi Belli İdi!

Burada yazdım, 5 yıldır yazdım ve yazacağım!

2015: Ekonomik Kriz Yaklaşıyor

2015: 2002’den 2015’e Türkiye’nin ekonomisi (göründüğü kadar iyi olmadığını anlattım)

2016: 2017-2018 Türk ekonomik krizi

2017: Tüketmeden önce üretmenin önemi

2018: Zengin yaşamaya çalışan bir milletin ekonomik çöküşü ve vergiler

2019: Sürdürülebilir Ekonomi Vergiler ve Türkiye’de Yaşamanın Ekonomik Ağırlığı

***

BANGIR BANGIR GELDİ EKONOMİK SORUNLAR! Fakat burnunun ucunu görmekten aciz insanların sırf sadakat ile yönetimi ele geçirmesi, doğruları söyleyenlerin baskılanması… Adaletsiz ve liyakatsiz devlet yönetimi… Ne olacaktı?

Zaten 2030 amacıma doğru öngördüğüm şey bu idi… Fakat korona gibi bir şey düşünmedim. 2026-2027’ye doğru ekonomik, kültürel, sosyolojik, politik krizler ile Türkiye darboğaza girip çözüm yolu arayacak. Yanlış bir kaç çözüm yolundan sonra kutuplaşan Türkiye’yi “birleştirecek” bir hareketle ve yeni partiyle; mevcut siyasi partilerin görmekte zorlandığı geleceği şekillendirebilecek bir yapı ile Türkiye’yi bölgede ve dünyada model yapmak!

Ekonomik krizde önce “ayakları üzerinde duramayan”, ancak desteklerle bir şeyler başaran yandaşların çökeceğini; dolayısıyla burada çalışan “seçmenlerin” ve bu insanların etkileneceğini düşünüyordum. Bu işler hiççç 2026’lara kalmadı, ekonomiye kalmadı. Görünen o ki, korona virüs bunu fazlasıyla yapmış durumda.

Korona Salgını İnsanlığın İhtilali Olacak

Korona virüs her şeyi değiştirecek! “İnsanlığın ihtilali korona virüs ile başlayacak” yazımda yazdım. Fakat burada kısaca değineyim, artık bitti. HER ŞEY BİTTİ! Ne dediğimi şimdi anlamıyorsunuz belki ancak 3 yıl içinde anlayacaksınız. AKP’ye kendi seçmeni sırtını dönecek. Soru şu: CHP eline geçirdiği büyük avantajı bakalım bu sefer nasıl kaybedecek? Hangi gafla, hangi yanlış politik hareketlerle kaybedecek? Kaldı ki, CHP’nin kurucu özelliklerinden uzaklaştığı ve Atatürkçülükle bağının giderek inceldiği (fakat Atatürkçüymüş gibi göründüğü) şu günlerde CHP’nin gelmesini ister miyim o da ayrı konu. İşin garibi mevcut partilerden hiçbiri görüşlerimi yanasıtmıyor.

Mevcut partiler arasında internetin getirdiklerini ve geleceğin nasıl bir şey olabileceğini bilen insanlar yok! 1985 ila 1995 yılı arasında doğanların “geçiş dönemi” nesli olduğunu ve bizden öncekilerin interneti ve geleceği anlayamıyorken bizden sonrakilerin ise (hiç lafı dolandırmadan) aklının bir karış havada olduğunu; tarih, kültür, dil bilgisi olmadığını ve yozlaştığını söyledim. Peki ne nasıl olacak? Fazlası için “2030 Amacı nedir: Türkiye’yi bölgede ve dünyada model yapmak“.

Korona salgını ile birlikte her şey değişecek… Tabirim biraz kaba olacak kusura bakmayın ancak “Pavlov’un köpeği” deneyindeki gibi bir nevi… İnsanlar tüm öğrenilmişliklerini, tüm her şeyi unutacak. Yep yeni devlet anlayışı, yepyeni ekonomik modeller… Sosyal davranıştan tutun, eğitime kadar HER ŞEY DEĞİŞECEK!

Günlerdir içim içime sığmıyor. Kaosun içerisinde, önümüzdeki bir kaç yılı gördükçe, 2030’ları, 2050’lileri gördükçe ve oluşturacağımız temel ile (ki 1924 Anayasasının üzerine inşa edilecek), yüzlerce yıl yıkılmayacak bir sistem ve AKP sağolsun bir daha böyle bir zihniyet yetişmeyecek, çok güzel örnek oldular ve haberlere, youtube’a, tüm internete kanıtlarıyla geçti!

Belki ne demek istediğimi anlamayacaksınız, belki anlayacağınızı düşünecek ancak gerçek potansiyeli fark edemeyeceksiniz. Fakat ben size gerçek potansiyeli göstereceğim! Yeter ki kamburları atın!

Biz Bize Yetersek Onlar Neden Var?

Neler duydum neler… Çoğu projemi ve düşüncemi burada yazmadığım gibi, duyduklarımın ve bizzat tecrübe ettiklerimin bir çoğunu buraya eklemedim… Milletin parasının nasıl savrulduğundan tutun; parti fark etmeksizin, oy verdiğiniz vekillerin milleti nasıl soyup soğana çevirdiğine kadar… Ya da Katar’a giden uçak dolusu paralar…. Yazık.

Şerefli olan insanlar var, fakat meclisten dışarı atılıyor.

Devletin kamburları ve sistemsizlik” bölümünde, devlet memurlarının bir bölümünün neler yaptığını üzülerek duydum. Hangi devlet kurumundan birileriyle görüşsem durum bu. Devletle iş yapan kimlerle biraz oturup konuşsam durum bu. Bizim vergilerimiz bizim paralarımız…

2019 Şubat ayında yazdım bu yazıyı. Şimdi ise 2020 Mart ve Nisan olmak üzere. Bugün yapılan açıklamayla gördüğünüz gibi, devletin asıl kamburları devleti yönetemeyen; göz göre göre bu ülkeyi ekonomik çalkantıya sokup, hiçbir olağanüstü duruma hazır olmayıp, milletten yardım bekleyenlerdir!

Türkiye’nin sömürgeleştiğini DEFALARCA YAZDIM!

Ayrıca bakınız: Ekonomik Tetikçi ve Arabistan’ın Dönüşümü

Türkiye Cumhuriyetini sömürgeleştirenler, Türkiye cumhuriyetine diz çöktürenler; Atatürkçülüğü ve Türklüğü unutturacaklarını sandılar. Çünkü bu ülke, sömürgecilik ve dağılmanın eşiğindeydi; Atatürk, silah arkadaşları ve onlara inanan yüce millete, Türklüğünü hatırlatması sayesinde bağımsızlığına kavuştu. Şimdi süreci tersine çevirmek isteyenler var.

Kendi rahatları için, kendi eşi dostu çevresi rahat etsin diye bunu yaptılar.

Türkiye’nin en büyük kurum ve kuruluşlarını, madenlerini, limanlarını özelleştirip parayı “yapılabilecek en kötü şekilde” asfalta ve betona gömdüler. Eğitim, bilim, sanat, sporu umursamadılar! Türkiye bu alanlarda git gide çöktü. Anlattım, daha fazlasına gerek yok.

Şimdi gelinen noktada Kızılay yardım istiyor, Cumhurbaşkanlığı ve bakanlık eliyle yardım kampanyası başlatılıyor…

TÜRKİYE’NİN KORONA SALGININDAN ÇIKMASI İÇİN SADECE BAŞLANGIÇTA 35-40 MİLYAR DOLAR BİR PAKETE İHTİYACI VAR!

Bunu Suriyelilere harcadınız. Suriye’de bu parayı harcadınız. Türklüğü duyunca su görmüş kedi gibi olan İstiklâl Mücadelesi düşmanlarının tohumları yardım kampanyaları yaptı ve bu paraları gidip Filistin’de orada burada harcadı. Hatta Deniz Feneri olayı var ki zaten biliyorsunuz…

Şimdi kurumların ve devletin bütçesi tam takır kuru bakır anlaşılan? Bu iş millete döndü değil mi? Lüks AUDI ve MERCEDES araçlarınıza binmek yerine; saraylarda yenilediğiniz peteklerin tanesine 47 bin lira vermek yerine; yandaşlarınızı beslemek yerine doğru yerlere yatırım yapsaydınız da milletten eşek yüküyle vergi aldığınız halde yine millete el açmasaydınız.

BİTTİ BU İŞ!

Devletin yapamadığını millet yapar, birbirine sahip çıkar. İktidarıyla muhalefetiyle kutuplaştırdığınız bu millet ise milli birlik ve beraberliği öğrenir! Ondan sonra da dinazor çağından kalma bütün politikacılara gereken cevabı verir, sırtındaki kamburu atar. Bundan sonra da yolsuzluğa, çalmaya çırpmaya, hileye hurdaya göz açtırmaz; gerektiği gibi yetkililerin boğazına yapışıp hesap sorar. Olmaz mı diyorsunuz? İzleyin görün.

AKP’yi en çok AKP’liler eleştirecek. Kendi seçmenleri, AKP’yi ne hale çevirecek görün. Fakat sadece iktidar değil, muhalefette bu işten payını alacak. Düzgün bir kaç kişi (evet Mansur Yavaş gibi), bu süreçten güçlenerek çıkar. Beceriksizler, basiretsizler ise her şey düzgün iken o kadar gaza getirici konuşmalarıyla, kaos anında beceriksizlikleriyle milletten en sert darbeyi yer.

Bu salgından sonra devlet muslukları MECBUREN AÇACAK! KDV indirimleri mecburen gelecek. Sadece kendi yandaşlarına değil, herkese destek gelecek. Devlet memurları içerisinde yatan, bankamatik memuru olan en az 3’te 1’lik kesim mutlaka temizlenir. Artık MEMUR-TÖ mü derler başka bir şey mi yaparlar hatta bu süreçten sonra AKP ne kadar iktidarda kalır bilmem ancak bunların olacağı kesin.

Bütün bunlarla birlikte sermaye el değiştirir. Zaten bu süreçten önce devletten destek alamadan idare etmeye çalışanlar ve bunun yolunu bulanlar; bu süreçle birlikte daha da güçlenir ve ayakta kalırken, yardımla ayakta duran yandaşların durumunu göreceğiz.

**

Benim içim rahat… Önümüzdeki 2-3 yılda politik anlamda ne olur bilmem ancak 5 yıl içinde her şey değişecek. Ve söz verdiğim gibi, hayatımın amacı olacağı ve her şeyimi koyacağım, var gücümle çalışacağım üzere milleti birleştirecek; Türkiye’yi bölgede ve dünyada model alınacak bir ülke haline getirecek adımlar ise 2030’a doğru bir bir atılacak gibi…

5 yıldır yüzlerce yazı yazdım. 2015’ten beri anlatmaya çalıştım… Ne mailler, ne tweetler aldım, dava bile açıldı saçma şekilde… Fakat hepsinin üstesinden geldim. 2 milyon gösterim var. Öğrenci iken yazdığım ve şu an kişisel olan ancak politik içerikli blogun etkilerini ise 2030’dan sonra bir bir itiraf edecekler fakat buralardan “esinlendiği halde”, zahmet edip benimle görüşmeyen kimler oldu kimler… İşte ben tek kişiyim. Amaçlarım var, bunları gerçekleştirecek cesaretim var. 2 milyon gösterim var, fakat benim için önemli olan ayda bir kaç kez gelip bakan 8 bin civarındaki özel insanlar. Çünkü bu insanlar okuyor, beni takip ediyor ve gelecekte bu insanlarla bir şeyler yapacağız…

Fakat 5 yılda, yaklaşık 1,3 milyon kişiye yüzlerce yazıda anlatamadığım ve hatta ağır hakaretler aldığım şeyleri; korona salgını bir kaç günde gösterdi.

30 Mart 2020! Bu tarihi bir kenara yazın. Çünkü sadece Türkiye Cumhuriyeti devletinin değil, devlet kurumlarının da kasasının yağmalandığının resmidir. Bunca ağır vergi almalarına rağmen, devletin nasıl verimsiz yönetildiğinin itirafıdır!

Türkiye Cumhuriyetini bu hale getiren BEYEFENDİLER, HANIMEFENDİLER!
Türk milleti, kendine yeter..
Fakat bu süreçten sonra sizin fişinizi de çeker.

Türk milleti kendine yeter,
Sizleri de sepetler!

***

Twitter’da #ZırnıkYok etiketi TT olmuş… Yıllardır devletin imkânlarını sen-ben-bizim oğlan yediniz, yandaşların milyonlarca liralık vergi borçları silindi; ısmalarma ihaleler, 3 günlüğüne açılan ve sadece hazır olabilenlerin (proje 3 günde yazılmaz) gireceği destekler, lüks saraylar ve arabalar…

Yoksul Türk milletinden en ağır vergileri aldınız, Avrupa’da aynı işi yapan insanların kat kat altında sömürge gibi çalışmalarına neden oldunuz. Başınız sıkıştı, “dolarları bozdurun”, başınız sıkıştı “biz bize yeteriz”…

İstanbul Belediyesine, Ankara Belediyesine ya da bulunduğum yerdeki belediyelere yardım yaparım ancak buraya yapmam! AHBAP ise ilk tercihim olur! Yazık yaa… Gerçekten yazık!

ekleme:

İnternette bolca “bak belediye de bağış alıyor” demiş… Siz belediye ile devletin farkı nedir açın buna bakın. Belediyenin görevleri nedir, hepsi kanunda var. Devletin görevleri nedir, bunlar da var. Yardımlar kime yapılır, kim tarafından yapılır bunun usulü nedir hepsi var. Açıp okuyacaksınız. Okuyun ki rezil olmayın.

 

*Bloke rezaleti nedeniyle kaldırdım ilgili hesap numaralarını. Yazık.

Son Değişiklik: 02/04/2020 - 19:10
Kategori: Genel - Politika
%d blogcu bunu beğendi: