Ortalama okuma süresi: 4 dakika

Bir sürü gaspçının, hırsızın, tecavüzcünün “süre düşürülerek” dışarı çıkması (ama politik söylemle af ile çıkmadılar!), fakat başkalarına karşı hiçbir suç işlememiş gazetecilerin ve siyasi yazılar yazanların hâlâ içeride olması…

Bunlara alıştık zaten. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, artık git gide AKP devleti haline geliyor. Otoriterleşiyor. Adalet yok, liyakat yok; sistem, düzen, disiplin hibçir şey yok!

Artık son kale mahkemeler kaldı… Savcılar dahi, AKP’nin savcısı gibi davranmakta. Önce adalet olacak. Bir yerde adaletin temel kavramları, insan hakları, özgürlük, eşitlik yoksa; Anayasa’ya bağlılık yoksa ve hukuki kararlar böyle verilmiyorsa, orada sorun vardır.

Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı kınadığım için adıma açılan dava konusunda yazmıştım; dosya polise gidiyor, bakıyorlar ve suç unsuru yok diyorlar. Sonra başka savcı, “ifadesi alınsın” diye tekrar geri yolluyor. Artık savcılık makamı böyle oldu. Eskişehir savcılığı ve Manisa milletvekili Tur Yıldız Biçer hakkında da aynı olaydan dava açıldı (ikimiz de beraat aldık). Biri Manisa biri Eskişehir savcılığı ancak iddianamede “Kılıçtaroğlu” yazıyor T ile! Dolayısıyla tek bir merkezden yönetildiği apaçık belli olan siyasi bir dava.

İşte Türkiye’de durum buydu… Yargı, tamamen millete sopa göstermek için, korkutmak için kullanılıyor. Tur Hanım milletvekilliğini bırakıyor, bin bir çeşit dava ile uğraşıyor. En basitinden askerlerin zehirlenmesi ile ilgili bir olay vardı. Tur Hanım bu durumun peşini bırakmamış, hastahaneden naklen yayın yapmış, askerleri zehirleyen şirketi ihalelerden 1 yıl men ettirmişti. Ne oldu biliyor musunuz? O şirket, “marka değerimi zedelediniz” diyerek Tur Hanıma dava açtılar…

İş bu kadarla da kalmıyor, 29 Ekim 2016’da Cumhuriyet Bayramı’nda Manisa’daki yürüyüş nedeniyle “Toplantı ve gösteri kanununa aykırılık”tan dava açıldı. Nedeni nedir? Yürüyüş yapılırken sağ taraftan değil de, sol taraftan gitmişler.

**

Öte yandan parmak izi bulunan ve polisin “parmak izini bulduk, yakında yakalanır” dediği ve mahallede herkese dadanan hırsız 2 yıldır yakalanamadı. Trafikte sinyalsiz şerit değiştiren, makas atan birisi hayatı boyunca ceza yemez. Sağlığınızla nasıl oynuyorlar bir bilseniz… İşte bu adamlar hiçbir şekilde ceza yemiyor.

Üstelik rüşveti ben size anlatsam, yaz yaz bitmez…

Yargı Yolunu Kaybetti

Savcılar siyasi işler yaptığı gibi, yargı tamamen kamuoyu tepkisiyle işini yapıyor. Yapılması gerekeni yapmıyor, kamuoyu tepkilerini ölçüyor. Örneğin birisi serbest bırakıldı ve Twitter’da TT olduysa içeride. Troller herhangi bir siyasetçi ya da gazeteciyi sürekli yazıyor, TT yapıyor ise; bir kaç ay geçmeden ya dava açılıyor, ya soruşturma başlatılıyor ya RTÜK ceza yazıyor.

Böyle yargı mı olur? Şimdi duyduğum haberden sonra artık delirme noktasına geldim:

Ankara’nın Haymana ilçesinde kangal köpeklerini saldırtarak yavru bir eşeği öldürten Berat Kaya isimli kişi, sosyal medyadan gelen tepkilerin ardından gözaltına alındı. Kaya’nın para cezası verilerek adli kontrolle serbest kaldığı belirtildi.

**

Tam görseli vermeyeceğm. “SIPA YAVRUSUNU EMERKEN, KÖPEKLERİNE PARÇALATTIRAN MANYAK DIŞARIDA”…

Bu kararı veren sözümona yargı üyesi! Neyi düşünüyor, bu psikopatın cezalandırılması konusunda nede tereddüt ediyor? Bugün sıpa parçalatan yaratık, yarın bu kararı veren yargı mensubunun çocuğunu da doğrar. Buna kadar bekleyecek miyiz?

Psikopatın daha büyük zarar vermeden tespit ve tedavi edilmesi gerektiğini yazmıştım (suçlunun erken tespit ve tedavisinin önemi). Bu eleman yakalanıp, psikolojik tedavi görmeli. Açıkça görünüyor ki psikolojisi yerinde değil.

Fakat daha kötüsü Türk yargısının geldiği nokta. Artık içim içime sığmıyor. Gerçekten içim içime sığmıyor!

Bu kokuşmuş sistemi başlarına yıkmak gerek. Bunun için değil hapse girmek, can vermeye razıyım. Böyle bir ülkede yaşanmaz. Böyle bir zihniyetin her köşeyi tutarak, belirli bir zümreyi zengin ettiği bu düzende yaşanmaz.

Böyle bir ülke gerçeğine uyanmak; bu psikopatların sevdiklerimiz ile yan yana yürüyor oluşu, hapse girmek ve ölüm ihtimallerinden daha acı verici. Artık patlama noktasına geldim.Dua edin henüz ekonomik ve siyasi anlamda güç kazanabilmiş değilim. Yoksa başınıza büyük dertler açmak için şu an harekete geçerdim.

Türkiye’yi bu duruma düşürenler bedelini ödemelidir!

 

Yavru Öldü Anne Kurtarıldı

Yavru kan kaybından öldü. Anne kurtarıldı ancak neye yarar?

Tek bir dileğim var, bu eşeğin yaşadığını; bu kararı veren yargı mensupları yasasın! Eğer çocuğu varsa, aynı tecrübeyi yaşamanı dilerim. Siz bundan daha beterini hak ettiniz! Vicdansız yaratık! Böyle kararları nasıl verebiliyorsunuz!

Her şeyin temeli adalet bile çökmüş, savcılar siyasi karar veriyor ve mahkemeler kamuoyuna göre, TT’ye göre adam yakalıyor. Olacak iş değil. Hepiniz izliyorsunuz ve sakinsiniz. Bugün sıpa parçalatan, yarın sevdiğini doğrar.

Gerçekten sinirden elim ayağım titriyor… Başkanlık geldiğiden bu yana Türkiye’nin başı pislikten kurtulmadı ve bütün kurumlar çöktü. İnsanlar ise “aman hapse girmeyelim” derken, rahat rahat dolanıyor. NE HAPSİ? GEREKİRSE CAN VERECEKSİN! Sevdiklerin böyle pisliklerle yan yana dolaşmasın, Türkiye’nin kaynakları belirli bir zümreyi zengin etmesin; çocuklarımız bari bunları yaşamasın diye GEREKİRSE CAN VERECEKSİN!

Rahatlığınızı, bir araya gelmekteki bu direncinizi, korkunuzu anlayamıyorum. Birleşeceğiz, teşkilatlanacağız! Yoksa her günü hapis ve hatta tımarhane gibi olan bir ülkede uyanacağız…

Şu bakış, insanlığın ayıbıdır! Biliyorum sizler kin, nefret dolusunuz; bugün cehennem korkunuz olmasa, dünya üzerindeki en pislik şeyleri yapacaksınız. Sizi tutan tek şey içinizdeki korku. Bu nedenle söylediklerimi anlamayacaksınız ancak bu bakışların altında ezilip, hayatınızın sonuna kadar eziyet çekmeniz dileğiyle… Diğer dünyayı bilmem ama bu dünyada en ağır bedelleri ödemeniz dileğiyle!

Sadece bu psikopat değil; bu çocuğu yetiştiren aile, eğitemeyen okul, yanlış mesaj veren televizyon yapımları, bunu salan yargı mensupları, bu sistemi kuran iktidar ve bunu engelleyemeyen muhalefet! Hepsine ağır dersler vermek gerek. Öyle bir ders verilmeli ki, bir canlının canını yakma düşüncesini aklından geçiren birisi, başına gelecekleri düşünüp titremeli. Başka çözümü yok! Bugün eğitimi ve sistemi düzeltsek, ancak 10-15 yıl sonra sonuçlarını alırız. Mevcut ahlaksızlar, psikopatlar, pislikler; sadece ağır yaptırımlardan anlar. Psikopatların erken tespit ve tedavisi bu yüzden şart. Gereken çalışmalar başlatılmalı. Hayvan ve doğaya zarar verenlere ağır yaptırım uygulanacak cezalar çıkmalı!

**

Beğenen 700 Kişi?

Video, tiktok’ta paylaşılmış ve 700 kişi beğenmiş. Bu beğenenleri de tespit edip işlem yapmak gerek. Psikopatlara göz açtırmamak gerek! Devletin görevlerinden bir tanesi, halkın güvenliğidir.

 

Son Değişiklik: 04/05/2020 - 18:41
Kategori: Genel - Politika
%d blogcu bunu beğendi: