2019’da, Anıt Sayaç‘a göre 391, Birgün’ün haberine göre ise 430 kadın öldürüldü!

Erkek kızı beğeniyor, kız erkeği beğenmiyor; erkek öldürüyor.
Erkek kızı beğeniyor, kız da beğeniyor, sevgili oluyorlar. Kız ayrılmak istiyor, erkek tarafından öldürülüyor.
Ayrılmak istemiyor ama evlenmekte istemiyor, öldürülüyor.
Boşanmak istiyor, öldürülüyor.
Başkasını seviyor, öldürülüyor.
Barışmak istemiyor, öldürülüyor.

Kamyon arkası sözlerle, “ya benimsin ya kara toprağın” gibi zihniyetle yetişen toplumun sonucu!
Daha fazla cami var, daha fazla din eğitimi var ancak ahlak, Cumhuriyet tarihinin en dip seviyesinde.
Ülkeyi 17 yıldır yönetiyorlar, fakat sorumluluğu dış mihraklara atacaklar neredeyse!

Yıl      – İşlenen Suç
2002 – 295.828
2003 – 321.805
2004 – 353.578
2005  – 487.761
2006  – 785.510
*** ***
2010 – 3.320.676
2012 – 3.285.925

Yeni yıllara ilişkin veriler yok! Ne var? Yüzde var! Ne var? Şüpheliler var.

2018 yılında 8 milyon 892 bin kişiye “şüpheli” sıfatıyla işlem yapıldı [2]

Yani? Yanisi şu, 300 bin işlenen suçtan, 8 milyon şüpheliye… Durmak yok, yola devam. daha önceki yazılarımda (2030 projesi: suçla mücadele), bunu aldığım resmi kaynaktan da bağlandı KALDIRILMIŞ! Defalarca denk geldim. Özellikle “ekonomik kriz” ile ilgili yazılarda kullandığım devlet kurumları raporları kaldırılmıştı!

***

Bakın 430 kadın, erkekler tarafından öldürülüyor.
Binlerce kadın taciz ediliyor!
Kadınlar artık sokakta yürüyemeyecek vaziyette! Yiyecek gibi bakan ayılar yüzünden.
Trafikte 7 bin insan ölüyor, 300 bin civarı kişi yaralanıyor ve %90’ı insan hatasından!

Ölüm bu kadar basit Türkiye’de. Öldürmekte bu kadar basit. Ne diyor “bana direnemeyecek birini aradım” diyor. Olay bu… İnsanlar bir günde katil olmaz, suçlu olmaz! Hayvanlara eziyet, çocuklara taciz ve şiddetin altında da bu geçiyor. Kendinden daha güçsüz gördüklerine eziyet!

14 yıl önce çocuğu öldürmüş, hırsızlık yapmış, açık ceza evine koymuşlar, oradan kaçmış. Silah bulsam katliam yapacaktım diyor.

İşte Türkiye’deki yasalar, kolluk kuvvetleri, yargı ve ADALET kavramı! Bu kadar! Tweet yazarsın, korkutmak için mahkemeye çıkartırlar. Savcı zaten siyasi karar veren mekanizma içerisinde. Mahkemede, temiz ve dürüst hakimlerin adaletine kalıyorsun… Fakat psikopatlar dışarıda. Ne rehabilitasyon ne de caydırıcılık var.

 

Psikopatın Tespit ve Tedavisi

Kimyasal hadım gelsin, hiçbir problemim yok ama idamın sorunları çözeceğini düşünmüyorum. Neden? Diyelim ki bir yakınım öldürüldü. İdam geri mi getirecek? İnsanlar bir gün kalkıp “bugün psikopat olayım” demiyor. Çevresi, televizyonlar, çeşitli durumlar bu hale getiriyor.

Psikopatlar kırmızı ışıkta bilinçli şekilde geçiyor, makas atıyor, kurallara uymuyor, silah taşıyor, hayvanlara eziyet ediyor… Sen burada tespit ve tedavi boyutuna götürmezsen işi; tabi ki bir gün kadına tecavüz eder, gasp eder, insan öldürür. Psikopat çünkü! 14 yıl önce çocuk öldürmüş, hırsızlık yapmış; tutup açık cezaevine koymuşsun! Bir de baklava gönderseydin?

Suçlunun erken tespit ve tedavisi (sistem böyle olmalı) gönderimde bahsetmiştim, 2030 suçla mücadele projesinde de bahsettim; psikopatlar erkenden tespit edilmeli ve tedavi edilmeli. Merkezlere gönderilmeli; burada toplum ve kurallar anlatılmalı, sanat ve spor ile uğraştırılmalı, askeri düzende ve beyin yıkarcasına sistem işlemelidir.

Böylece sadece kurbanı kurtarmış olmazsınız, üzerine bu psikopatın hayatını ve ailesinin olası utancını kurtarırsınız.

 

Fakat Bu Polislerle Olmaz

Polisin önünden makas atıyor, yanında telefonla konuşurken polisin üzerine gidiyor (aracın), yola sağ taraftan girmeye çalışıyor (iki şeritli yola, tali yoldan gelen arabaymış gibi yapıp 3 şerit oluşturuyor ve güvenlik şeridinde devam ediyor); polisler sadece izliyor, korna çalıyor, uyarıyor.

Bunun aynısını Avrupa ve Amerika’da yap bakalım neler olacak. Kaç kere yapabiliyorsun? Burada sinyal vermeden sağa sola dönsen, şerit değiştirsen belki hayatının sonuna kadar ceza yemezsin. Orada 3 gün geçirebilecek misin?

Haliyle suç işlendiği halde işlem yapılmalı. Güvenlik şeritleri, makas, sinyal… İşte bunlar psikopatların ihlalleri. Peki bunu işleme almazsan, sisteme girmezsen; YANİ CEZA KESMEZSEN, psikopat olduğunu nasıl bileceksin? Aynı hatayı yılda 3-4 kez tekrarladığını, dolayısıyla normal olmadığını ve “vatandaşlık kamplarına/okullarına” gitmesi gerektiğini nasıl bileceksin?

**

İşler biraz daha ciddi olmalı! Yasalar değişmeli, kolluk kuvvetlerinin gerekiyorsa iş yükü azaltılmalı gerekiyorsa yetkileri genişletilmeli, yargıda tecavüze tacize “iyi hal” indirimi falan verilmemeli!

Ayrıca bknz: Toplumsal Gelişim Projesi: Vatandaşlık Okulları

 

Hapishaneler

Bir kaç konuda belirttim. Hapishanelerde rahatlık beklemeyecekler! Otel değil. Fakat öyle toplu şekilde de olmaz. Çünkü hapishaneler, suçluların üniversitesidir. Gidip, aynı suçtan yatanlarla konuşup; yeni teknikler öğrenip çıkıyorlar.

Öncelikle 2 kişilik veya tek kişilik koğuşlar olmalı! Dar olacak, yatak ve tuvalet olacak. Yaklaşık şöyle:

 

 

Tabi daha bakımlısı. Hücresinde 3 adımdan fazla gezemeyecek. Kitap okursa, spor ve sanat kurslarına giderse; toplum, toplumda yaşama vs gibi derslere katılırsa, “bahçeye çıkabilir”.

Üstelik hapishanelerde meslek edinme kursları da olabilir. Yani dikiş, marangozluk vs gibi şeyler. Çıktığında o alanda iş yapabilsin (hapisten çıktıktan sonra iş bulması da zor, bu yüzden sürekli suça yönelebilir).

Tabi bunlar ağır suçlular için değil!

 

**

 

İşte bu tarz önlemler alınmazsa, kapsamlı bir reform yapılmazsa; trafikte 7 bin, erkek terörüne 400, ona 100, buna 200 derken binlerce ve hatta on binlerce yetişmiş insanı (ki eğitim, tecrübe vs şeyleri düşünün) kaybederiz. Neden? Psikopatın birisi, başkasını öldürmek istedi diye.

 

Keşke yaşasaydın da, bugün doğum günün olduğunu sadece etrafındaki insanlar bilseydi…

Bu devlet, en temel görevini yapamadı! Seni hayatta tutamadı!
Bu millette bu yapılanlara yıllardır göz yumdu!

Umarım artık bir başkaldırı olur!
Çocuğa ve kadına tacizin, tecavüzün, şiddetin bitmesi için gerekiyorsa devrim yapılır!
Bu son olmayacak biliyorum.
Bu devlet yapısıyla, bu millet zihniyetiyle asla son olamaz!
Sanmıyorum ya, belki bir değişim olur…

Devletin temel görevleri, Anayasanın değişmez ve değiştirilmez maddelerinden sonraki ilk madde olan TC Anayasası 5. Maddesi:

Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

Ben Anayasal suç işlesem, beni hemen yargılarlar.
Devleti yönetenler ve hatta devletin kendisi görevlerini yapamaz ve suça zemin hazırlarsa? Sıkıntı yok.

Ben yolda 150 km/s ile gitsem ceza yerim ancak 40’ın altında gitmenin yasak olduğu yerde tedbirsizlik, plansızlık ve APTALLIK (yandaşı besleme, yandaşın gerizekalı mühendisler alması gibi nedenler yüzünden) otobanda trafik sıkışıklığı sık sık oluyor ve dur kalk trafiği oluyor ancak devlet burada sıkıntı yaşamıyor!

Ya da şehir içinde trafiği aksatacak şekilde yavaş gitmek ceza nedeni ancak trafiği aksatacak ahmakların belediyeyi yönetmesi ve ihaleleri alan şirketlerin saçma sapan X yollar yapması hiç sorun değil (bknz: trafik sıkışıklığının nedenleri).

**

Diyeceğim o ki; 2002’den bu yana suçlar katlanarak artıyorsa, neredeyse her alanda rezalet büyüyorsa, bunun nedeni mevcut iktidardır. Üstelik suçlarla ilgili yazıları yıllardır yazıyorum. Böyle olacağı belli, daha önceden uyaran uzmanlar da var. Fakat kimse elini taşın altına koymuyor.

Kadına tecavüz eden adama “iyi halden” indirim veren yasayı hazırlayanlar ve ona bu indirimi veren hakim tecavüze uğrasa(!), acaba ne olur merak ediyorum. Yine iyi hal indirimi verilmesine göz yumarlar mı? Yoksa yasayı değiştirirler ve böyle bir şey vermezler mi?

Yani bu ülkede bir şeylerin değişmesi için, illa “keyfi yerinde olanlar” takımına mı dokunulması gerek?

 

Yaşananların Suçlusu Kim?

Bugün bir dizi fragmanı çıkıyor; sürekli bağırış, çağırış, kavga, gürültü, kadına şiddet. Her gün görebileceğim kan, sigara, alkol buhulu ancak silah, kavga, kadına şiddet serbest.

Yarışma programını açıyorsun, kavga, gürültü, drama.
Diziyi açıyorsun, filmi açıyorsun öyle. Tüm TV programları böyle.

Sürekli suç sürekli suç. Düzgün hiç kimse yok mu? Sen televizyonda suça spot ışığı tutuyorsun! Bugün yolda kaldığında hemen durup yardım eden, açım dediğinde para veren, kitap alacağım param yok dediğinde yardım eden (bknz) Türk milleti var! Hayvanlara yardım eden, gizliden gizliye yardım yapan nice insanlar var. Çok sınırlı sayıdaki bu psikopatlara neden spor ışığı tutuluyor?

Yani bu olayların bir ayağında medya var.

**

Diğer bir ayağında ise tabi ki siyasiler var. Birbirlerini yemekten iş yapmıyorlar! Zaten Cumhuriyetin yok edilmesi ve başkanlık sisteminin gelişiyle her şey daha da sarpa sardı. Hoş biz söyleyince inanmıyorlardı, buradan hızla gidersen duvara çarparsın dedik; kendileri deneyip görmek istediler. Şimdi geriye de dönemiyorlar. Henüz kabullenemediler. Fakat meclis yasa çıkartmak konusunda rezil halde! Yasalar değiştirilemiyor, partiler bir araya gelip bu insanlık suçlarına karşı hiçbir şey yapamıyor!

İktidarından muhalefetine rezilsiniz! O 600 kişilik mecliste işe yarar, işini yapan, halk yararına çalışan 10 kişi bulursak öpüp başımıza koyalım!

**

Üçüncü ayağında ise yargı var. Tecavüzcüye iyi hal veren, psikopatı açık cezaevine koyanlar var. Tabi sadece hakimler değil, bu tür şeylere izin veren yasalar da suçlu. Bu nedenle yasama-yargı da suçlu.

**

Ya yürütme? İşte dördüncü ayak. Polisler, gözleri önündeki kural ihlallerine karşı bırakın ceza yazmayı, arabayı durdurup uyaramıyor bile!

 

Gördüğünüz üzere nereye el atsanız sıkıntı. Bunları koskoca devlet çözmeyecekse kim çözecek? Fakat anladığım kadarıyla devlette bunları düşünebilecek, bunları geliştirecek ya akıl yok ki fikir gelmiyor ya da bunları yapabilecek irade yok. Üçüncü seçenek ise daha vahim: KASTEN YAPILIYOR! Bunun altındaki fikirler ne olabilir? Aklıma bir kaç şey geliyor. Fakat o da şimdilik bana kalsın.

Her zaman dediğim gibi: devlet, en temel görevlerini icra edemiyor! Devlet yapamazsa, millet yapar. Millet kendini de korur, ailesini de korur. Fakat orada kaos çıkar. Kaos çıkmaması için, devlet acilen kendine çeki düzen vermeli ve görevlerini yapmalı. Şu anda insanlar boşlukta. Suriye’de Libya’da da böyle oldu. Devlet halkı koruyamadı, halk silahlandı, halk bir şeyleri kendi kendine yapmaya başladı. Sonra devletin gücü bitince işler karıştı.

Türk milletinin “millet olma bilinci” binlerce yıllık ve yine Türkiye Cumhuriyeti devleti sadece 1920’den değil, Osmanlı döneminden ve öncesinden bu yana yine yüzlerce ve hatta binlerce yıllık gelenekle oluşuyor. Dolayısıyla Suriye, Libya, Irak vs gibi olmayız. FAKAT CANIMIZ YANAR!

Sistem olmalı,
Kurallar olmalı,
Cezalar olmalı,
Ceza yetmez, tespit ve tedavi olmalı ki psikopatlar rehabilite edilsin!
Sistem tıkır tıkır işlemeli.

Türkiye’de bir şeyler oluyor, onlara karşı önlem alınmaya çalışılıyor, çok geç oluyor.
Oysa öncesinden oturup, bu öncü sıkıntılar değerlendirilse ve önlem alınsa, bu kadar insanın canı yanmaz.

Umarım biran önce yargı reformları gelir. Unutmayın ki halkın canı belli bir yere kadar yanar. Sonra canına tak eder ve can yakanlar kaçacak delik arar.

 

Örneğin tespit ve tedaviye şu psikopatlarla başlamak gerek, zira geleceğin katilleri, azılı suçluları bunlar olacak:

https://www.instagram.com/iaemae11/

devlet gereken işlemleri başlatsın. Facebook grubu, gerekli başvuru yapıldığında bilgileri verecektir. Hatta bu şerefsizi tecavüzcüler koğuşuna koymak gerek.

 

Bana diyorlar ki “Emre sus, yazma, boşver”… Tamam ben susayım. Bu kadar orospu çocuğunu yattığın yerden saçma salak televizyon programları izlerken sen mi temizleyeceksin? Okumadığın, gezmediğin, kurtuluşu düşünmediğin halde sen mi temizleyeceksin bunları? Hayır. O zaman sus, benim asabımı bozma. Benim amacım bu manyakları temizlemek. Bu sistemi düzeltmek. Derdim para, pul, güç, makam, mevki değil. Tek derdim, bu ülkeyi bize bırakan, canlarıyla bu ülkeyi kurtaran nice yüce insana minnettarlık göstemrek ve çocuklarımıza daha güzel bir ülke bırakmak. Sen çözüm üretemiyorsan, düşünmüyorsan, bir şeyler yapmayacaksan sus ve kenara çekil. Başkalarına engel olma!

 

Kaynaklar

[1] İşte Emniyet istatistikleri: Son beş yılda suçlular ?canla malla’ çalışmış! (20 Şubat 2007). Memurlar.net. Erişim tarihi: 6 Aralık 2019, https://www.memurlar.net/haber/65470/

11 ayda en az 430 kadın öldürüldü (4 Aralık 2019). Birgün. Erişim tarihi: 6.12.2019, https://www.birgun.net/haber/11-ayda-en-az-430-kadin-olduruldu-278731

 

%d blogcu bunu beğendi: