Altayların ruhani lideri Atay Kine, Türklerin selamlaşma şeklini gösteriyor. Gözden göze, kandan kana ve yürekten yüreğe olmak üzere 3 basamağı var diyor.

Anadolu Türkleri tos vuruyor, ancak iki keçi toslar diyor. Türk Türk’e karşı durmaz, iki keçi gibi toslamak; gözden göze, kandan kana, yürekten yüreğe selamlaşır diyor.

Selamlaştıktan sonra; annen nasıl, çocuklar nasıl, malların nasıl diye sorarız diyor.

Siz Türkler, “esenler” dersiniz diyor. Ben de kişisel olarak “merhaba/selam” yerine “esen ol” veya “esenlik” demenin daha uygun olduğunu düşünüyordum. Hatta ilerisi için askerlere “esen ol asker” demeyi düşünüyordum.

Osmanlı döneminde, halk Türk olduğunu unutmuş ve Türklerin algısı kaba saba olan insanlar olarak görünüyordu. Atatürk ise Fransız Devriminden sonra ortaya çıkan ulus devlet yapısı ve milliyetçilik akımları nedeniyle Balkanlar ve Arap yarım adasındaki parçalanmayı görmüş; Misak-ı Milli sınırlarını Türklük üzerine kurarak, tekrar güçlenmenin ancak Türklük bilinci ile olacağını anlamış ve uygulamıştı.

Selamun aleyküm asker denildiği tarihlerde Atatürk, ilk kez “merhaba asker” diye selamlamıştı askerleri. Bu işin daha da Türkçeleşerek, “esen ol asker” denmesi gerektiğini yıllardır savunuyorum. Merhaba/selam yerine “esenlik” veya “esen ol” denmesi gerekiyor.

İlk başta alışamayabilirsiniz. Fakat alıştıktan sonra vazgeçemeyeceksiniz. Çünkü özümüz! Esen sözcüğünün anlamı; ruh ve beden açısından sağlıklı olmaktır. Ne güzel bir dilek!

İslam adı altında Araplaşmayacağız,
Çağdaşlık adı altında yozlaşmayacağız.
Ne demek bu?

Türk kültürü ve tarihi zengindir! Çağdaştır! Sadece özümüzü öğrenip, özümüze dönmek gerek. Örneğin Dünya Savaşları ile birlikte kadınların iş dünyasına dönüp, haklarını aramaya başldığı 100 yıl öncesine kadar Avrupa’da kadının adı yoktu. Türkler ise Milattan Önce boyları kadınlar ile birlikte yönetiyordu, Tomris Hatun, boyunu yönetip savaş kazanıyordu!

Kadınlarımızı İslamiyet adı altında Araplaştırarak, sosyal hayattan çekmeyeceğimiz gibi; çağdaşlık adı altında, cinsel obje haline getirmeyeceğiz!

Türk kadını, Atatürk’ün istediği ve Türk tarihinde olduğu gibi; cesaretiyle, bilgisiyle, becerisiyle, aklıyla öne çıkacaktır!

Toplum olarak yozlaşmanın ve bozulmanın önüne geçmemiz, milli birlik ve bütünlüğü sağlamamızın tek yolu; Türk tarihi, Türk kültürü ve Türkçeyi öğrenerek, sahip çıkmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.

Esen kalın.

Etiketler: , ,
%d blogcu bunu beğendi: