Kısa cevap: hiçbir şey!

Uzun cevaba geçelim…

Renkli devrimlere pek yetişemese de Arap Baharı ve Occupy hareketleri (ki Gezi bunların içinde), Twitter ve sosyal medyanın önemini gösterdi. Rusya, Türkiye gibi ülkelerde ise bu harekete karşı organize hareketler başlattı. Rusya’da 9 milyon trol hesaptan falan bahsedildi 1. Sayılar döneme göre değişiyor. Türkiye’de de TT yani trend topic, Türkçesiyle “gündem” bölümündeki etiketlerin yarısı sahte imiş 2.

Bot, Trol Hesap, Linç Nedir?

Bot hesap: Normalde “bot” sözcüğünü programlamada, belirli işleri otomatik olarak yapan script/yazılım olarak kulalnırdın (cron vb). Fakat instagram ve facebook ile birlikte, çok basit şekilde beğeni ve yorum scriptleri yazabiliyorduk. Daha sonra bunu geliştirip, merkez programdan binlerce hesabı kontrol eden yazılım haline getirdiler.

Yani zararsız olarak bot hesap, önceden girilmiş bir takım görevleri yapan uygulamalar iken; siyasi amaçla kullanılmaya başlandı ve gündem oluşturma, başkalarına saldırı gibi çeşitli alanlarda kullanıldı.

Twitter başta bir şey yapamadı. Sonra aynı şeyleri tweet olarak yazıp atarak gündem oluşturanları banldı. Yazılımcılar bunun da çözümünü buldu. rastgele sözcüklerle tweet attılar. Örnek:

**

Normalde “hilmi22157336” gibi hesaplar iken daha sonra normal ad soyad şekline döndü ve ardından kadın hesaplarına geçtiler. Hem erkekler takip ediyor, daha doğal (organik) bir ilerleme oluyor hem de bot gibi durmuyordu.

Twitter, bununla ilgili çeşitli algoritmalar geliştirip, hesapları kapattı. Fakat burada son buldu mu? Hayır.

 

Linç Tayfası: Altta daha da açacağım fakat, ilgili konuda en ufak bir şey söylerseniz ve bu bırakın küfürü falan, “ya bu bence yanlış” bile olsa, hemen çeşitli hesaplar geliyor, cevap yazıyor ve cevap 10 saniye önce yazılmışken 50 beğeni alıyor, tweetiniz alıntılanıyor linçleniyorsunuz. Bu ise merkezi hesaplardan çok, birlikte hareket eden bir takım siyasi hareketler.

 

Troller: Bir takım tartışmalar yaratmak için “aşırı aptal” gibi görünen ancak amacı başka olan şeyler yazıyorlar. Kısacası budur. Herhalde tarihin en trol kişilerinden birisi 4,2 milyon hesaplı bir siyasi. Doğru rakamlarla yanlış algı oluşturuyorlar. Eğer benim gibi inci sözlük, ekşi sözlük, zaytung, Batelmotespro gibi çeşitli internet kültüründen gelmediyseniz; trolleri anlamak biraz zor olabilir.

Troller de 2’ye ayrılıyor. Espiri amacı taşıyan var, siyasi amaçlı ve yine örgütlü olanlar var.

 

Linçleyen Tayfa

Twitter hesaplarım herhalde 2008-2009 gibi açılmıştı. Facebook’un girişi bu dönemlere geliyor, buraya gelmiştim. Akrabalar falan gelince twitter’a kaçtım. Fakat espiri, şakalar falan devam ediyordu. Esas 2011’den itibaren kullanmaya başladım ve 2014’te blogu açtığımda, blogun twitter hesabını da açmıştım. Daha ilk gün linççi tayfa geldi. Bir tane hesap “bu nasıl isim, bu nasıl logo” diye saydıran twitter atmıştı. Şaşırdım tabii..

İşte o zamandan başlar; AKP bot hesapları, cemaat hesapları, feminist görüşlü feminazilerden bir ara Adnan Oktarcılara kadar çeşit çeşit gruplardan bot saldırısı, şikayet edilme, linçlenme gibi bir sürü olayla karşılaşdım. İlk başta cevap vermeye çalışıyor, sonra sinirleniyordum. Şimdi umursamamayı öğrendim.

Geçmişte Yediğim Linçlere Örnekler

Yıllardır gelinliğe takılan kırmızı kurdeleye takılmışlardı. Türk kültürüne ilgi duyduğum için, “özellikle feministlere: gelinliğe takılan kurdelenin anlamı Şaman adetlerinden gelir” başlıklı yazı yazmıştım. Ayrıca kız demeyelim diyenler vardı, onlar içinde “bir karmaşıklığı gidereyim: kız kadın bayan” başlıklı konuyu yazmıştım. Sırasıyla 2017 ve 2015’te.

Bu konulardan sonra, özellikle gelinlikteki kırmızı kurdelenin anlamını aynen verdiğim örneklerle insanlar twitter’da kullanmaya başladı. Blogumu bilmeseler de okuyup, akıllarında kalmış. Kısaca ne demiştim:

1- al karısı (konuyu okuyun), yeni iş yerindeki kırmızı kurdele, sözdeki kırmızı kurdele, çocuğa takılan altın vb şekilde kırmızı kötü ruhları kovar ve uğur getirir. Bu yüzden düğünde takılır.

2- Anadolu’da kaç çocuğun var dediğinde: 2 kız 2 oğlan der mesela. Erkeğin küçüğüne oğlan, kadının küçüğüne kız denir.

İkisinde de bekaretle ilgili bir şey yok. Bunlar kültür ve dildir. Bunlara karşı savaşmayın. Fakat birlikte savaşmamız gereken konu şu: her kim bunları bekaret için kullanıyorsa, bu zihniyetle savaşalım demiştim. Hâlâ katılıyorum. Çünkü kız demesek ve kurdele kullanmasak bile kadını obje olarak gören bu zihniyet bu sefer başka bir şey bulacak. Önemli olan sözcükleri yanlış şekilde ve kötü amaçla kullanan zihniyeti bitirmek.

Mesela bu konu nedeniyle bir dönem feminist olduğunu iddia eden bir sürü hesap tarafından linçlenmiştim. Twitter’a bir girdim yüz küsür bildirim. Bir sürü hesaptan, bir sürü mesaj, alıntılanma. Altta neler dönüyor. Ne kadın düşmanlığım kalmış ne insanlığım.

Muharrem İnceciler (Bugün)

CHP’deki Atatürkçü ve vatanseverlerin (ulusalcılar), baskıyla istifa ettirildiğini, tasviye edildiğini biliyorum. Son kale Muharrem İNCE idi. Genel Başkanlık ile ilgili desteği vardı. Kılıçdaroğlu’nun, siyasi bir salvo ile Muharrem İNCE’yi bitirdiğini düşünüyorum (en azından CHP kariyerini). Cumhurbaşkanı adayı yaptı, sistem hazır dedi ve seçim gecesi bilgi vermedi. Kör ve sağır bıraktı.

Muharrem İNCE’nin bu gece kendi kendine yaptığı en büyük sıkıntı ise “adam kazandı” mesajıydı. Mesajı atabilir ancak gazetecinin görevi aldığı bilgiyi halk ile paylaşmaktı. Bu yüzden “kayıt dışı” veya “kimseye anlatma” demediği sürece mutlaka kullanacaktı. Halkın bu şekilde öğrenmesi kötü oldu. Bugün bu olay, çeşitli gruplarca kullanılıyor. Sokakta seçmene baktığınızda “adam kazandı” mesajı nedeniyle Muharrem İNCE’den kopmuş durumda.

Bunu dile getirdim. Tam bir linç diyemem fakat fanatik taraftarları hemen “doğruyu söylemiş” diyor. Tamam da doğru her yerde her şekilde söylenmez. Çıkar açıklamasını yapar. Bu kadar tecrübeli bir siyasetçi bu konuda büyük bir hata yaptı.

 

Linç Saldırısının Yapısı

2011 ve özellikle 2014’ten sonra bir çok hesabıma bu şekilde saldırı, tehdit, linç mesajları geldi (özellikle 2015 ve 2016’da yazdığım ekonomik kriz geliyor yazıları ile birlikte arttı). Peki linç edenlerin yapısı nasıl ve bununla karşılaştığınızda ne yapmanız gerekiyor?

1- Hesapların Yapısı

Linç hesapları gerçek kişiler tarafından yönetiliyor. Buraya kadar hiçbir sorun yok. Radikal solcu, terörist, cemaat, siyasi partili… Her türlü insan olabilir. Genelde 2-3 bin takipçi ve 2-3 bin takip oluyor. Birbirlerini takip ediyorlar.

Savunduğu fikir ne ise kapak fotoğrafından açıklamasına kadar her yer bununla dolu. Üstelik sizinle aynı fikirde bile olabilir ama yine sizi linçleyebilir.

2- Lincin Başlangıcı

Size cevap veriyorlar ama “alıntı” yapıyorlar bir de böyle cevap veriyorlar. Bu bir anlamda hedef göstermek. 2-3 bin takipçi (veya 4-5 bin takipçi neyse artık), buradan başlıyorlar. Ne yazdığınızdan bağımsız, sizi bezdirmek için mesaj atmaya başlıyorlar.

3- Lincin İçeriği

Başta yanlış anlaşıldığınızı düşünerek cevap veriyorsunuz. Cevap verdiğiniz konunun dışında başka cevap geliyor. Mesela bugün Özgür DEMİRTAŞ’a linç vardı. Dolar 10 tl olacak demedim tweeti ve A Haber’in “dolar 10 tl olacak diyenler neredesiniz” tweetine yazdığı “buradayım” olayı.

Olayı biliyorum, 10 tl olacak demiyor. A Haber sürekli Özgür Demirtaş’a bulaştığı için geyik niyetine “buradayım” yazıyor ve o gün bugündür linç devam ediyor. Böyle bir hesaba mesajı attım.

 

4 bin takipçili ve Rusya işçi partisi komite üyesinin adı ve resmi olan hesap (tabii ki kapakta kırmızı bayraklar var), bana bir tweet atmış (alıntılayarak). Aşağı kaydırarak oku diyor. “Liberallerin zekası olsasydı, gerizekalı olurdu” diyen hakaretle başlıyor. 4-5 tweet var zincirde. Hiçbirinde 10 tl olacak tweeti yok.

Amaç Özgür Demirtaş’ı karalamak. Asgari ücret haberi tetikliyor (ki bu haberleri yapan basın da trol gibi davranmış, lafı cımbızla çekip işine geldiği gibi yazmış). Geçim sıkıntısı çeken asgari ücretliler de lince başlamış. Sverdlord gibi hesaplar da hemen atağa geçmiş.

**

Görebileceğiniz üzere linç içeriği belli oluyor ve fark etmiyor. Cevap verdiğiniz anda başka bir şeyden bahsediyorlar. Engellediği için İnce’ci hesabı gösteremeyeceğim. “Doğruları söylemiş” dedi. Gazeteci görevi ve etiğini, gazetecilere “kayıt dışı” denmesi gerektiğini anlattım. Hâlâ doğrusu bu deyince, bakın siyaset bilimi mezunuyum, doğrusunu anlatıyorum ve ısrarla yaptığının yanlış olduğunu söylüyorsunuz. Dünya düzdür diyenler de sizin gibi. Dolayısıyla fikrinizi değiştirebileceğimi düşünmyüorum dedikten sonra bana, “işte siyasetiniz böyle kirli, bu yüzden ailemde 6 oy var ve oy atmıyoruz, sizin gibiler yüzünden” demeye başladı.

Gördüğünüz gibi olay ne dediğiniz değil. Asla ikna olmayacaklar. Kalıplara girmişler, duygusal düşünüyorlar. Daha da önemlisi bilimsel düşünce gibi bir kavram yok. Oysa fikirler ve olayları yorumlamalar; deneyim, bilgi ve temel teorileri öğrendikten sonra yapılmalı.

 

Linç Saldırılarında Ne Yapmalısınız?

HİÇBİR ŞEY! Cevap verdikçe konuyu başka yöne çekecekler. Onlara da cevap verseniz yine başka yöne çekecekler. Olay sizin cevabınız değil. Olay sizi bezdirmek. O yüzden SALLAMAYIN. İki haneli IQ’ya sahip, tek başınayken özgüvensiz ve ancak internetten bir kaç bin kişiyle birlikte hareket ederek güç bulan bu tiplere hiçbir şey anlatmak zorunda değilsiniz. Daha güzeli, yasaları öğrenirseniz bunları toplayıp mahkemeye gidip tazminat alabilirsiniz. En azınran bir daha linçlerken dikkatli olurlar.

Duygusallığa kapılmayın, üzülmeyin, sizi bezdirmelerine izin vermeyin. Twitter hesabında Dr, avukat, muhasebeci falan fişman yazabilir; ya eski kafalı, kalıpçı ya da sahtedir.

Türk milleti olarak hem en ufak şeyi linçlemeye bayılıyoruz, en ufak şeye hakaret ediyoruz hem de “fikir özgürlüğü” diyoruz. Bazın bu baskı ve zorbalıktır. Dolayısıyla zorbalığa boyun eğmeyin. Bu linç eden tayfaya direnin. Ciddi cevap vermeyebilirsiniz ama dalga geçin. Sinir edin. Ya aşırı nazik olun ya işi dalgaya vurun. Trolleyin. Hem bu atışmalar sonunda takipçileriniz de artıyor, tecrübeyle sabit.

Tekrarlıyorum: duygusal olarak kötü hissetmeyin, amaçları bu. Tweet atmaktan vazgeçmeyin, amaçları bu.

Bunları Kim Yapıyor?

İktidar diyeceğimi sandınız değil mi? DEĞİL. Bot hesap döneminde AKP’li botlara maruz kaldım ama botlar engellendikten sonra sadece gündem için bastırıyorlar. Hesapları çok fazla linçlemiyorlar. Genelde radikal solcular var. Hatta gördüklerimi yazayım: LGBT, feminist, Atatürkçü, terör sempatizanı, cemaatçi, Oktar’cı ve şu sıralar Muharrem İnce’cileri, hatta ve hatta Arapları gördüm. Türkçe attığım tweetlere İngilizce cevap yazan Arap hesapları musallat olmuştu.

Fakat her harekette olduğu gibi burada da “bütün Atatürkçüler, bütün LGBT hesapları” gibi düşünmeyin. Bu siyasi oluşumların içerisindeki bir takım sempatizan. Hatta bazen, bu siyasi oluşumlara mensupmuş gibi görünen ama tam tersine bu oluşumlardan nefret edenlerin bunu organize ettiğini bile sıkça düşünüyorum.

Ünlüler, siyasiler, çeşitli dernek ve STK hesapları altına saçma sapan şeyler yazanlar bunlar mı? Genelde değil. Bunlar kim? Türkiye’de IQ ortalaması 88 imiş. Ne demek bu? Çok kabaca, Türkiye’nin yarısı 88 IQ altı.

Amerika’da işaret dilini bilen Koko vardı. İŞARET DİLİYLE KONUŞUYORDU. Yapılan çeşitli IQ testleri arasında sonuçlar 75 ile 95 idi 3. Bazı kaynaklarda da 86 olduğu söyleniyordu 4.

Bunları neden mi yazdım? İlber hocanın dediği gibi, yarı cahil kasaba insanları yüzünden. Bir bilim olan SİYASET konusunda temel teorileri dahi bilmediği gibi deneyimi de yok. Gazete başlıklarıyla, duygusal ve çeşitli kalıplarla (5 büyük ayile, dış mihraklar, ülkeyi sattılar vb), gündemi ve siyasilerin, ünlülerin tweetlerini yorumluyorlar. IQ’yu niye mi yazdım? Eh bağlantıyı siz kurun.

 

Sonuç Olarak

Eğitime, bilime, bilgili insana değer verilmeyen bir ülkede iş ancak botlara, linçleyen hesaplara kalır. Fikirleri yaymak için ikna kullanılmaz, eleştirenleri susturmaya çabalarlar. Bakın iktidar değil, muhalefette aynı yöntemi uyguluyor!

Atatürk’ü ve Türklüğü sevdirmiyorlar, anlatmıyor. Ben zaten Atatürkçüyüm, rakı da içiyorum. Beni Atatürkçü oluşumların yemeğine çağırıyorlar. Yahu rakı içmeyen insan oraya gelmez bu bir, ikincisi de Atatürkçü olmayanı İKNA EDECEKSİN. Bıkmadan usanmadan. Fakat bunun yerine Atatürk’e en ufak bir şey yazında binlerce hesapla hakaretler, linç saldırıları falan geliyor.

Bu her alanda böyle.

Suç oluşturmayacak bir şey yazdıysanız, silmenize gerek yok. Geri adım atmanıza gerek yok. Üzülmenize, sinirlenmenize gerek yok. Sakin olun, düşünceyi açıklama ve yayma hakkınızı kullanın. Asla hakaret etmeyin, iftira atmayın.

Mesajınıza cevap vermek yerine alıntı yapılarak yanıtlanmışsa; büyük ihtimal hedef gösteriyordur. Cevap yazmanıza bile gerek yok. Yazsanız da yazmasanız da linçleyecekler. Yazarsanız hem Koko IQ’lu ve ancak örgütlü hareket ederek özgüven sağlayan tiplere malzeme verir, kendinizi yıpratırsınız ve sinirlenirsiniz.

Çok daha açık ve sansürsüz söyleyeyim: SİKTİR EDİN!

 

Kaynaklar

1. Aja Romano (2018, Ekim 19). Twitter released 9 million tweets from one Russian troll farm. Here’s what we learned. Vox. https://www.vox.com/2018/10/19/17990946/twitter-russian-trolls-bots-election-tampering

2. Sertaç Aktan (2021, Haziran 4). Araştırma | Twitter Türkiye trend başlıklarının yarısı sahte Access to the comments. Euronews. https://tr.euronews.com/2021/06/04/arast-rma-twitter-turkiye-trend-basl-klar-n-n-yar-s-sahte

3. Sputnik Türkiye. (2021, August 10). İşaret diliyle konuşan goril Koko yaşamını yitirdi. Sputnik Türkiye. https://tr.sputniknews.com/20180621/isaret-dili-insanlar-aptal-goril-koko-oldu-1033958243.html

4. Deutsche Welle (www.dw.com). (2018, June 22). İşaret diliyle konuşabilen goril Koko öldü. https://www.dw.com/tr/i%C5%9Faret-diliyle-konu%C5%9Fabilen-goril-koko-%C3%B6ld%C3%BC/av-44347544

Son Değişiklik: 14/12/2021 - 21:53