Ortalama okuma süresi: 6 dakika

İnsanların, hele hele Türklerin küçümseme eğilimi vardır. Yetiştiriliş tarzımızdan kaynaklı. Türk ailelerinde her çocuk “prens/prenses” gibi yetiştiriliyor. Çocuk oynarken, 10 yıldır orada duran masaya çarpsa “al sana masa” diye masayı dövüyoruz. Dolayısıyla sorumluluk alamayan, kendini üstün gören ancak özünde bir şey yapamayan nesiller yetiştiriyoruz. Maalesef millet olarak çocuk yetiştirmeyi bilemiyoruz.

Bu maalesef siyasetten savaşa kadar her yerde kendini gösteriyor. Bırakın savaşı, operasyon anındaki lojistik süreçten bihaber olan insanlar kalkıp “Şam’da namaz kılalım, Moskova’ya girelim” diye kolayca konuşabilir. Bunun en büyük nedeni yukarıda söylediğim üzere; yapılan şeyin ne kadar uğraş gerektirdiğini bilmemek, kendini uzmanlardan üstün görmek, yaptıklarını abartmak ve nicesi…

Oyun Konusu

Tabii ki bu iş oyun konusunda da değişmiyor. Genelde Call of Duty, Counter Strike gibi oyunlar oynayıp savaşı çözdüğümüzü düşünürüz. İyi savaşabileceğimizi düşünürüz. Benim gibi uçaklara meraklı olan varsa, telefonuna “iniş oyunu” yükleyip ve hepsini başarıyla bitirip; vay be ben neymişim diyebilir…

Fakat Microsoft Flight Simulator‘ü öneririm. Özellikle oyun konsol kumandanız varsa, gayet güzel olacak. Telefonunuzdaki “sağ sol, alçal vs” gibi bir sürü işlemin ne kadar basit kaldığını göreceksiniz. Eğitim bölümünü tamamladıktan sonra (ve önerim Cevdet Acarsoy’un Sanal Pilot kitabını alıp birlikte yürütmeniz); sadece tasi süresince bile nelerin olduğunu göreceksiniz. Dolayısıyla hiçbir şey o kadar kolay değil.

Gerçekçi Savaş Oyunları: Çatışma

Call of Duty tarzı oyunlar yerine biraz daha gerçekçi bir şey mi istiyorsunuz?

Oynaması ücretsiz Heroes and Generals oyunu mevcut. Yine arcade tadında ancak işler o kadar kolay değil. Şimdi nasıl tam bilemiyorum ancak paraşütçüleri seviyordum.

Pubg’nin “gerçekçilik” konusunda bir şeyler başlattığını düşünüyorum. Arma gibi gerçekçi operasyon oyunları falan vardı ancak, pubg’deki “düşman-dost” ayrımı olmadan, daha gerçekçi bir oyun alanı her şeyi değiştirdi (şimdiye kadar hiç oynamadım, pekte sevmedim gerçi).

İşleri biraz daha ilerletelim… Gerçek bir savaş oyunu mu istiyorsunuz? Üstte dost, düşman yazmayacak?

Red Orchestra 2

Gerçekçi bir oyun istiyorsanız, tam size göre. Takip listemdeydi, çok ucuza aldım ancak açıp biraz oynamaya çalıştım ama bıktırttı beni. O kadar gerçekçi!

(görsel kaynağı: newgamenetwork.com)

**

“Ulan bu düşman mı, dost mu” derken ölüyoruyorum. Bir kaç adam öldürdüm de o da karambolde herhalde. Sovyet-Nazi olunca tamam o cepheyi ve üniformaları biliyorum ama Japonlar falan girince işler değişiyor.Nereye gideceksin, ne yapacaksın, hangisi dost, hangisi düşman hepsini sen bileceksin. Merminin balistiği var, mermi belirli süre sonra yere düşer. Haliyle uzaktaysa yukarıya nişan alacaksın. Rüzgar varsa dikkat edeceksin. Tona şey var… Öyle “çata çata çata” hoopp herkesi öldürmüşsün yok.

 

War Thunder

Hem 2. Dünya Savaşı hem gerçekçi, hem de çatışma severlere… Benim gibi tank hayranları zaten biliyordur.

2018’de “World of Tanks’tan War Thunder’a geçiş” diye başlık açmıştım. World of Tanks’ta olay arcade… Yani can puanı var, vuruyorsun ve delerse can puanı düşüyor. Mesafeyi kendi ayarlıyor, taret döndüğünde nişanın odaklanması gibi saçma şeyler de var.Üstelik belirli bir seviye altında oynamak fazlasıyla can sıkıcı.

War Thunder’da ise ilk tanktan son tanka kadar eğlence var. Fakat üst seviyeler biraz pahallı. Ücretsiz olduğu için, üst seviyelerde oynamak için özel hesap almak gerek o da Türkiye şartlarında çok pahallı. Dolayısıyla alt seviyelerde dolaşmak süper. Üstelik 3 modu var, simülatör moduna girdiğinizde; tıpkı üstte saydığım Red Orchestra 2 gibi burada da dost düşman göstermiyor, tanklardan bileceksin. Fakat ele geçirilmiş tanklar olabiliyor, o zaman işler karışır.

Nişanı, mesafeye göre ayarlayacaksın. Mesafe bulucu var. Tek atışla tanklar imha oluyor ya da ağır hasarlar veriliyor. Tamamen gerçek gibi… Hoş bazı saçmalıklar var, yine de güzel…

DURUN! En güzel bölüme gelmedim: UÇAKLAR, UÇAKLAR UÇAKLAR…..

1. Dünya Savaşı uçaklarından başlıyorsunuz, F4’e kadar var. Seviye seviye ve it dalaşının en zevkli hali de var, “boom&zoom” deniler yukarıdan vurkaç da var… Uçaklar çok güzel. Fakat simülatöre bir kez girdim, bir daha tövbe ettim, o derece..

 

Gerçekçi Savaş Oyunları: YÖNETİM

Canlandırma yani simülayon konusuna çok önem veriyorum. Artık F35, 100km’den düşmanı vuruyorken it dalaşı geride kaldı. Suriye’deki SİHA kullanımımız, savaş doktrinlerini en az blitzkreig (yıldırım savaşı) kadar değiştirdi bence. Dolayısıyla ileride hava savunma füzeleri, SİHA’lar, yerden kullanılacak (SİHA gibi) yeni nesil uçaklar ve bunlarda kullanılacak olan yeni nesil akıllı füzeler ile her şey değişecek. Dolayısıyla simülatörler daha da önemli hale gelebilir.

Üstelik eğitim konusunda da “yabancı üniversitelerdeki canlandırma oyunları” gönderimde bahsettiğim üzere “ekonomi ve politika” alanlarında dahi canlandırma (yani simülasyon) üzerinden yürüyorlar. Şirket yönetmekten muhasebeye, diplomasiden müzakereye kadar durum bu…

Bilgisayar ve internet biraz “teknolojik” olsa da; DAÜ uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi bölümünde Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler üzerine bir kaç canlandırma dersi yapmıştık. Aylar öncesinden ülkeler belirlendi, konu belirlendi; takımları giyinip, yuvarlak masa etrafında süreçleri canlandırdık. En verimli şekilde böyle öğrenmiştim.

Durum bu olunca, askerlik, yönetim gibi bir sürü konuda simülasyona ağırlık verilmelidir!  2030 projem olan “yönetke (siyaset) okulu” elbet bunları barındıracak. Yeri gelmişken yineleyeyim; “orduda airsoft kullanılmlı!”. Eğitimler için iyi olacaktır. Bknz: “airsoft ve oryantring ile gençlerin eğitimi ve orduda kullanımı“.

Yönetim

Şimdi gelelim esas bölüme… Kapak görselindeki haritayı okuyabiliyor musunuz? Eğer okuyamıyorsanız “askeri birim simgeleri ve nato standartları” doğru bir konu olabilir. Bir bölümünü vermiştim. Aynı zamanda “Hearts of Iron 4” ile biraz daha “arcade” olarak eğitime başlayabilirsiniz. Sefa Özkaya’nın yazdığı “Türk Askeri Kültürü” ve altta görebileceğiniz gibi onlarca kroki ve haritanın da olduğu Orgeneral İzzettin Çalışlar tarafından yazılan (ki Atatürk’ün adamıdır) “Org. İzzettin Çalışlar’ın Anılarıyla Gün Gün, Saat Saat İstiklâl Harbi’nde Batı Cephesi” kitaplarını mutlaka okuyunuz.

Daha Balkan Savaşında, Bulgarlar’ın Gelibolu’dan asker çıkartması ile ilgili bir tartışmada diyorlar ki “buraya kimse çıkamaz, engeller var”. Mustafa Kemal bunun üzerine, “istediğiniz kadar engel koyun, hepsini parçalayıp çıkarım. Eğer karada ilerlememi engelleyecek üstün kuvvetler yoksa ele geçiririm” diyor (Rauf Orbay’ın hatıralarından).

Zaten Gelibolu ve Çanakkale’yi dolaşıp, incelemiştir. Çanakkale savaşında parlaması ve kuvvetleri “ihtiyat” olarak tutulurken insiyatif alarak düşmanlara engel olması öyle “içine doğma” ile olacak iş değil! Oturup inceliyor, her yere bakıyor. Tabii ki askerlikle ilgili bir sürü kitaplar okuyor, incelemeler yapıyor. Yani araziyi tanıyor, olayları biliyor.

Bunun için DFT Tarih, Harp Tarihi, Kayra Atakan, Yusuf Kayaalp, Kings and Generals, EmperorTigerstar gibi bir sürü kanalda savaşları ve haritaları inceleyiniz (seviyorsanız). Atatürk’ün bizzat yazdığı kitaplara “buradan” ulaşabilirsiniz. Özellikle takımın ve bölüğün eğitimi kitaplarını (çevirmiştir ve notlar vermiştir) öneririm.

Birlik Yönetimi Oyunları

Eğer amacınız “güzel vakit geçirmek” ise bence yanlış konudasınız. Ancak savaş, yönetim vb gibi konularda bir şeyler öğrenmek istiyorsanız, CEHENNEME HOŞGELDİNİZ! Çünkü birimleri öğrenmek bu işin binde biri bile değildir. Karargahlar (HQ), bağlantılar, stratejiler…

Hiçbir fikriniz yoksa, direkt bunlardan başlamayın. Hearts of Iron 4, Civilization 5-6 gibi seçenekler sizin için daha doğru olabilir. Çünkü burada, operasyon sırasında ağaçlar, ırmak, dağ vs var mı; hava üstünlüğü bizde mi, birliklerin sayısı ne kadar gibi bir sürü şey geçerli.

Civilization, Europa Universalis gibi oyunlardan görece “savaş yönetim” oyunu ama ben burada GERÇEK anlamda bir şeylerden bahsediyorum. Hadi başlayalım, hem de en haslarından:

Command Ops 2

Oynaması ücretsiz (bir kaç senaryo var). Birliklerin yönetimi ile ilgili, hayatınızı cehenneme çevirebilecek bir oyundur. Hangi birlik, saat kaçta nerede olsun bunu ayarlıyorsunuz, yollarını ayarlıyorsunuz, topçu atışları kaçta başlayacak, cephe neresi olsun gibi tonla ayar var.

Görsel verecektim ancak iyisi mi ben size bunun oynanışı ile ilgili bir çalma listesi vereyim (maalesef İngilizce):

“Ben var ya acayip strateji oynuyorum” diyen adamın aklını alır. Öyle işçiye tıklayıp “tamam efendim, hemen efendim” deyip pata küte dalınan oyunlara benzemez! Gerçek anlamda “askeri yönetim simülasyonu” olarak bakıyorum.

 

Hearts of Iron 3

Bilgisayarda tanışır tanışmaz hayatımı cehenneme çeviren ama meraktan bırakamadığım bir kaç şey var.. Bir tanesi linux ile ilk kez tanıştığım Pardus 1.0 örneğin… Hearts of Iron 3 (HoI3) de bu sınıfta. 2010 ya da 2011 idi sanırım… Strateji falan bilmem anlamam, zaten Call of Duty 2 ve 4’ü oynadım (hâlâ bunları severim) o kadar. Birliklerin “hangi karargaha bağlı olacağını” dahi yönettiğin, gerçekten zor bir oyun.

Sadece birlikler de değil, ülke yönetim oyunu gibi… Altyapıdan tut, araştırmaya, ekonomiden birlik yönetimine her şey var. Tam DLC ve BlackIce ile birlikte kombo oluşturuyor. Ehh, satın aldığımı söyleyemem; o dönemlerde sahiplenmiştim.

Türkçelerini bulabilirsiniz, ben düzgün çeken (en azından ağzını yaymadan konuşan doğru düzgün birisini bulamadığım için) sizlere birlik yönetimine örnek İngilizce video paylaşıyorum:

 

Biraz Daha “Az Gerçekçiler”

Conflict of Nations

Biraz daha “tarayıcı tabanlı” gibi değişik bir oyun. Rehber videosu buldum, enerjisini sevdiğim için bu gencin videosunu paylaşayım, beğenirseniz bakarsınız:

 

 

Diğer Yönetim Oyunları

Yukarıdakiler dışında “WarPlan” gibi oyunlar var ancak gerçek zamanlı değil, Civilization gibi sıra sıra. Böyle oyunları pek sevmiyorum. Ancak onun da yönetimi HoI3 ve CO2 benzeridir. Steam sayfası: WarPlan

Hearts of Iron 4

Bu işlere başlamak isteyenler için kesinlikle önce Hearts of Iron 4’ü öneririm. Mantığını, olayları bununla anlayabilirsiniz. Üsttekiler bir çok insana ağır gelebilir. Açıp, yarım saat oynayıp, tiksinip kapattığım çok oldu. Hearts of Iron 4 eğlencelidir… Fakat Youtube’da Taureor diye bir kanal var, güzel şeyler var. Fakat “Order 66” dediği ve çeşitli mantıksal boşluklarla dünyayı ele geçiriyor. Bu yüzden fazla “oyunumsu” geliyor bana. Yine de eğlenmek için ideal. EU4 gibi uzun sürmez, Civilization gibi çok “oyunumsu” değil. Fakat bir HoI3’te değil.

Rebel Inc Escalation

Plague Inc yapımcılarından çıkmış, Rebel Inc… Yönetim oyunu fakat yukarıdakilerine kıyasla tamamen “arcade”. Fakat kafa dağıtmalık, arada bir bakabilirim, buradan vermek istedim.

Wargame var, bunun bir çok sürümü var (alabilirseniz Red Dragon var ancak o da olmazsa European Escalation iyidir). Yukarıdakiler gibi “gerçekçilik” beklemeyin ancak birim yönetimi, kanat saldırısı vs gibi bazı şeyleri kontrol etmeniz gerek.

Company of Heroes var, ilk çıktığında sevmiştim sonrakileri sevemedim. Bir daha da oynamadım. Şimdi nasıl bilmiyorum.

Crusader Kings, aile ilişkileri şunlar bunlar bana fazla karışık geldi. Pek sevmedim ancak sevenler olabilir. Biraz daha Europa Universalis gibi ama aile ilişkileri, hanedanlıklar, ittifaklar falan önemli.

Order of War, açıkçası Company of Heroes’a tercih ederim. Zaten bir süre oynamıştım. Bir daha pek ellemesem de güzel olarak kalmış aklımda, videosunu paylaşayım:

**

Theatre of War

Bu da ilginç bir oyun, yine birimleri yönetiyorsunuz ancak üç boyutlu arazide. Biraz daha Company of Heroes tarzı.

 

 

Sonuç Olarak

Eğlenmek için War Thunder, Hearts of Iron 4, Rebel Inc, Tropico (yazmadım ama ada yönetim simülasyonu, güzeldir) gibi oyunları öneririm.

Delirmek ama öğrenmek için ise; Command Ops 2, Hearts of Iron 3 önerimdir.

Hem delirmek hem de bir şey öğrenmemek için Red Orchestra 2 Multiplayer şart!

Son Değişiklik: 03/05/2020 - 17:53
Kategori: Genel - Teknoloji