Malûm bu ara herkes Z kuşağı diye tutturduğu bu dönemde, Y kuşağı ya da diğer bir deyişle milenyum kuşağı olarak, özellikle 2025’ten sonra özel sektör ve devlette köşe başlarını tutmaya; Z kuşağı ve sonraki nesil için bir şeyler değiştirmeye başlayacağız. Sokakta oynayan son, bilgisayarla oynayan ilk nesil olarak; bizden öncekilerin teknolojiyi anlayamadığı, bizden sonrakilerin ise teknolojinin olmadığı dünyadaki ilişkileri anlayamayacağı geçiş dönemi nesliyiz.  (bknz: 2030’un amacı)

Benim gibi Y kuşağının anlayacağı bir yazı yazmak istedim.

Eve Dönüş Yok

Son Spider Man filmini (2021, No Way Home yani Eve Dönüş Yok) filmini izleyecektim ancak onun bir öncesi Far From Home (2019, Evden Uzakta) filmini izlemediğimi anlayıp önce bunu açtım. Genel olarak Hollywood filmlerini tipik Amerikan düşüncesi olarak görürüm. Evleri ve arabaları gibi büyük, gösterişli, aksiyonlu (kapitalist işi)… Maalesef ne Amerikan Futbolu ne de F1 hayranı olarak Amerikalıların Indy Car, Nascar vb şeylerini sevemedim. Neyse bu başka konu.

Çoğu filmi (ve youtube videolarını) hızlandırarak izlerim ya da atlarım. Ne yazık ki Evden Uzakta filmini böyle izledim. Açıkçası izlemeseydim de olurmuş ancak Mysterio falan dendi, dönüp eski filmi izledim. Ben beğenmedim.

Eve Dönüş Yok filmine gelirsek… Para basılıp şişirilmiş Hollywood filmlerini can sıkıntısından izliyorum. Sevdiğim filmler genelde Fransız tipi filmler. Ya da bu haftasonu izlediğim “Küçük Şeyler” filmi gibi filmler. Küçük Şeyleri de mutlaka öneririm, İstanbul’a gelirseniz nasıl bir hayat ile karşılaşacağınızı bire bir yansıtmış. Sinirlendiğim, beni delirten ne varsa hepsi burada (saçma sapan müteahhitlerden, gerzek plaza çalışanlarına ve saçma sapan kişisel gelişimcilere ne ararsanız var).

Eve Dönüş Yok filmini izlemeye başladığımda başını biraz atlatsam da, genel süper kahraman filmlerinden farklı bir şeyler görmeye başladım. Demek Hollywood’da da ilginç ve etkileyici filmler çıkabiliyormuş…

Nostalji

Ne kadar doğru bilemeyeceğim ancak nostaljinin antik Yunan’da “kapanan yaranın sızısı” olduğunu duymuştum. Bazı şeyler izlersiniz, bazı kokular duyarsınız ve birden sizi çok uzun zaman önce ve belki çocukluğunuza döndürür…. İşte öyle bir şey.

Buradan sonra süpriz bozan (spoiler) olabilir

**

**

İlk Spider Man filminin başrolünde Tobey Maguire vardı. Yıl 2002. Evime bilgisayar geleli 1 yıl olmuş, programlamaya başlayalı 2 yıl… Sipariş veriyoruz, CD çekiliyor, korsan tabii… Sonra getiriyorlar izliyoruz falan, o dönemler. Filmi sinemada izlemem olası, bunu pek hatırlamıyorum.

Filmde birden Tobey Maguire’ı görüyorsun. Tabii ondan önce Andrew Garfield’ı fakat benim için açıkçası pek bir şey ifade etmedi. Çok sevdiğim bir seri değildi. Tabii yeni Spider Man’de burada… 3’ü de aynı evrende birleşiyor. Eski düşmanları da burada… Norman Osborn, Dr. Otto Octavius falan çıkıp gelmiş…

Dergilerini falan izlemedim ancak ilk Örümcek Adam’ın kolundan ağ çıkarken, diğerlerinin aletle atması garip gelmişti. Burada tamamlanıyor. 20 yıl sonra filmde neden böyle olduğu (paralel evren) anlaşılıyor. Hepsini sahnede görmek inanılmaz…

Bir anda bütçesi şişirilmiş Hollywood yapımı olmaktan çıktı, çocukluğuma götürdü. İçiniz cız ediyor. Üstelik 3 Örümcek Adam da eminim ki farklı yaş gruplarını etkilemiştir. Bu nedenle ekranda görmeleri herkese dokunacak. Tabii Tobey Maguire yaşlanmış… İnsan garip alıyor.

Y Kuşağı Süper Kahramanları

Burada bir çok ismi, bir sürü şeyi sayabilirsiniz ancak filmi izleyince aklıma gelen bir kaç şeyi anlatacağım…

**

Bu oyuncağı bileniniz var mı?

1996’da Mc Donald’s menüsüyle gelen bir oyuncak. Bisiklete takıyordunuz. Düdük idi sanıyorum. Hâlâ E-Bay’de, Amazon’da paketli halini gördüm, 32 dolarcık.

Batman filmini izleyip, bu oyuncağı takıp, karda bisiklet çıkartıp sürmüştüm. Batman’ın değişik arabası vardı, belki bilirsiniz. Bu oyuncağı yıllarca kullanmıştım, bisiklet bu oyuncakla satıldı sanıyorum.

Bisikleti karda sürerken başta frenler çalışıyor ancak sıkınca kaydığı için pek etkili olmuyor. Sonra frenler donuyor, zaten etkili olmuyor. Böyle detaylar birden aklıma geldi fakat o hevesi ve “Batman gibi” karda takılmayı, Joker’i falan hatırlıyorsunuz. Mc Donald’s menüleri hatırlıyorsunuz. Küçükken babamla, annemle arada Mc Donalds’a giderdim, bunları hatırladım birden…

 

Sonuç

Aslında yazmak istediğim çok şey var ancak böyle güzel duygular yaşadığımda hepsini aktarmayı tercih etmiyorum. Zaten istesem de ne hissettiğimi anlatabilmek çok zor olur.

Bu film, bir çoğuna küçüklüğündeki duyguları hissettirmiş olabilir. Bu açıdan ilginç bir filmdi. Yani ilk Örümcek Adam’ın güçlerini deneyip koşturduğu sahneleri, sonraki filmde psikolojik olarak etkilenerek ağ atamaması, ayağı kayan kızı kurtarması veya kavga sahnesinde sineği bile hissedebilmesi… Bir sürü şey ilk günkü gibi aklımda.

Gün biraz sıkıntılı geçse de, film güzel bir bitiriş yaptı…

 

Anmadan Geçemeyeceğim: Altın Elbiseli Adam – Barkın BAYOĞLU

Kendisi anlatmıştı, askerde keskin nişancı imiş. Anneannesiydi sanırım (veya babaannesi) millete sniper’ı “oğlum askerde spider man oldu” diye anlatırmış. Örümcek Adam aklıma gelince, rahmetli aklıma geliyordu.

Kendini geliştiren, müthiş zeki, donanımlı, becerikli bir insandı. Yaşadığı kazanın saçmalığına ise değinmeyeceğim…

**

Dostlar hayat bu kadar belirsiz, kısa ve boktan. Ne yazık ki Türkiye simülasyonunda zor seviyede tamamlamaya çalışıyoruz. Arada böyle filmler, böyle süprizler bize bu saçmalığı hatırlatıyor…

Son Değişiklik: 29/03/2022 - 00:03